DOLAR
9.3248 0.33
EURO
10.8515 0.23
ALTIN
533.33 0.88
BIST
1432.84 0.21

Bülent Ersoy'dan 'diva değil divan yaparlar' diyen Mustafa Keser'e bombardıman

Bülent Ersoy, Mustafa Keser ile yaptıkları program yayından kaldırıldıktan sonra kendisi hakkında ''Seni ‘diva’ değil divan yaparlar.'' diyen eski partneri hakkında zehir zemberek sözler sarf ederken ''Benim oturduğum koltuk ona battı. Ölmüş anneme küfür etti. Kürdo diye de çağırdım doğru. Kürt olmak ayıp mı?'' dedi.

Magazin 13.10.2021, 15:20 13.10.2021, 18:12

Bülent Ersoy ile Mustafa Keser’in kavgası magazin camiasındaki sıcaklığını koruyor. Bülent Ersoy ile Mustafa Keser’in sunduğu 'Benzemez Kimse Bize' adlı program iki bölüm sonra yayından kaldırıldı.

Ünlü sanatçı Mustafa Keser, programın yayından kaldırılmasın ardından YouTube kanalından özel açıklamalarda bulunmuş Bülent Ersoy'u topa tutmuştu. Programın Bülent Ersoy yüzünden bittiğini belirten Mustafa Keser, şu ifadeleri kullanmıştı; ''Sanki karşısında hizmetlisi var. Bana “Keserrr” diye bağırıyor kimsin lan sen! Arkasından "Kürdo, kürdo" bana Kürdo diyor. Keser senin babanın uşağı mı lan öyle çağırıyorsun? Seni ‘diva’ değil divan yaparlar. Zaten ses mes kalmamış, rezalet bir okuyuş.''

'HADDİNİ AŞMIŞSA CEVABINI VERİRİM'

Bülent Ersoy, meslektaşı ve eski partneri Mustafa Keser'in zehir zemberek sözlerine bugün Beyaz TV'de yayınlanan 'Söylemezsem Olmaz' programında yanıt verdi. Bülent Ersoy, Mustafa Keser’in iddialarına tek tek cevap verirken şu açıklamayı yaptı; ''Hayatım boyunca bunları hiç umursamadım. Herkesin eğer gerek görüyorsam, haddini aşmışsa cevabını veririm. Somut göstergelerle, verilerle masanın üzerine atarım ve şahitlerle delillerle ispatlarım. Mustafa Keser’i sevmiyorum. Bu tarz hareket eden insanlara sevgim vardı ise hiçbir dirhem sevgi kalmaz. O konuşmalar benim için 'Diva' denmezmiş de beni 'divan' yaparlarmış. 'Diva bir kere kadına denir' diyor.

Bülent Ersoy, Mustafa Keser’in ölmüş annesine küfür ettiğini söyledi. Bülent Ersoy'un küfür iddiasına yanıt veren Mustafa Keser, Posta gazetesine konuştu. Keser, şu ifadeleri kullandı; ''Bülent beni sevmese benimle program yapar mıydı? Programdan sonra sevmeye bilir evet. Canlı yayına çıkmış adeta ajitasyon yapıyor. Ben onun annesine neden küfredeyim? O diyalog aramızda yaşanan bir espriydi. Sadece ufak bir kısmı almışlar beni kamuoyu önünde küçük düşürmek istemişler. Stüdyoda dakikalarca gülen Bülent Ersoy, katıldığı magazin programında kendisini acındırmak için ağlıyor.Ben görüntülerin tamamını YouTube hesabında yayınlayacağım. Hatta Bülent Ersoy, benim ona dediğim esprili çıkışın ardından dakikalarca stüdyoda güldü. Kendisi sadece ajitasyon yaparak haklı olmaya çalışıyor.''

'ALTINA TAKOZ KOYDURDUK'

Programa karar verildiğinden itibaren Polat Yağcı, gerekli kişilerle toplantı yapmış ve verilen karar bant yayını olmayacak yönündeydi. Beyefendi diyor ki 'Tanıtım reklamlarında geç kaldı. Bu şartlar altında böyle yürümezdi, hemen canlıya aldık.' Bu yayınlar en baştan beri canlı yayındı. Hiç ‘bant yayın’ diye konuşulmadı. Ben beyefendinin uçağının kaça alındığını bilemem, bana sadece '16.00 - 17.00 arası gelin' dediler. Ben tam tersine erken gittim iki gibi orada oldum. Beyefendinin makyözü yoktu, benim vardı onunkini de yaptırdım. Artık yol arkadaşımdı, beraber bir yola çıktık. Boyu benden biraz daha kısa olduğu için altına da çekimlerde takoz koydurduk.

'AĞZI BOZUK BELDEN AŞAĞI ESPRİLER'

Beyefendinin uçak saati anladığım kadarıyla dörtte havalanıyormuş uçak. Ben bunu bilemem benim muhatabım Polat Yağcı. Beyefendi gidiş uçağını kaçırmış, gece 24.00 ya da 01.00'e alınmış... Burada benim bir suçum yok. Ben kendimi cici çocuk yapmak adına bunları söylemiyorum. Hayatımda geç kalmadım. Zaten ben kendi ağzımla söyledim ona 'gelenlerle siz ilgilenin, ben hoş geldiniz derim ama karşılayamam' dedim. Kendisi de bunu kabul etti. Ben ayağa kalkacağım, zıplayacağım bunları yapamam da... Siz beni öyle düşünebiliyor musunuz? Mustafa Keser bana hiç şikâyette bulunmadı. Gayet candan, içten yaklaştı. Bir arkadaş diğer arkadaşıyla nasıl davranırsa o şekilde bir iletişimim vardı. Bir kadına 'ulan' diye hitap edebiliyor. Son derece ağzı bozuk. Küfür, belden aşağı espriler. Televizyonda orayı kesiyorlar ama biz duyuyoruz. 'Keser' senin soyadın ne diye bağıracaktım. Soyadıyla çağırdım ne var bunda. Kürdo diye de çağırdım doğru. Kürt olmak ayıp mı? Kürt olunca ne oluyor onlar bizim vatandaşımız değil mi? Benim oturduğum koltuk ona battı. Program zaten benim programım, ondan rahatsız oldu. Orada bana bir oda hazırlanmış görmüyor mu? Zaten maddesel olarak da bir fark var, bunları bilmiyor mu?

'NEDEN KABUL ETTİN PROGRAM YAPMAYI'

‘Madem bu kadar değersizdim, kaprisliydim’ neden kabul ettin program yapmayı. Ben hayatımda hiç kimseyi kovmadım. En küçüğünden en büyüğüne, kimsenin işine mani olmadım. Orda prompter ile ilgili sorun oldu. Onu da çalıştıran beyefendinin oğluydu. Bütün aileyi getirmiş zaten! Bir tanesi koroda, biri prompter’a bakıyor biri saz çalıyor, hepsi beraber ekmek yiyor. Eğer orada prompter çalışmıyorsa orada yazı hiç görünmüyorsa ben bunu dile getiririm. Onun başında duracak kim görevliyse vazifesini yapacak. Çünkü bu yüzden orada belirli bir parayı alıyor, işini yapmıyorsun. Ben programın neden kaldırıldığını bilemem. Sormadım da! Hayatım boyunca hiç kimseye ‘neden böyle oldu’ diye sormadım. Bu beyefendinin söylemlerinden sonra bütün müdürler toplanmışlar, bu yayının bu şekilde gidemeyeceğine karar vermişler. Yayına bakınız sürekli sesi, bip’leniyordu. Argo konuşmalar, espriler vardı. Bizim yüzümüzden ceza mı yesin insanlar. Herkesin birilerine karşı sorumluluğu var. Getirisinden çok götürüsü olacağına karar vermişler.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Anketi Tümü
İstanbul'da son zamanlarda artan trafik sorununun sebebi nedir?