banner2

FETÖ, PKK ve DHKP-C... O kampanyada bakın kimler var?

Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelesini fırsat bilip Türkiye siyasetine yön vermeyi amaçlayan manipülatörler günlerdir sosyal medyada sahte hesaplarla kampanyalar yürütüyor. Gazeteci Nedim Şener, sosyal medya operasyonuna dair önemli bir yazı kaleme aldı. Şener manipülasyonda FETÖ, PKK ve DHKP-C izini anlattı.

Gündem 04.08.2021, 17:46 04.08.2021, 21:25
Abone ol
FETÖ, PKK ve DHKP-C... O kampanyada bakın kimler var?

Türkiye'deki orman yangınlarına karşı zamanla yarışarak verilen mücadelede, yangınların önemli bir kısmını kısa sürede kontrol alınması, dünyadaki mevcut örneklerine bakıldığında bir başarı. Sosyal medyada organize bir kesim durumun tam tersi bir tablo çizmeye çalışsa da yangınlara müdahaleye dair nesnel veriler bunun en önemli kanıtı. Bunu bahane ederele  ''Global Call'' adı altında bir çeşit "dış müdahale" çağrısı yapanların gerçek maksadı ise tartışma konusu. 

Her fırsatta sosyal medya üzerinde kaos ortamı yaratmaya yönelik kampanyalar yürüten kesim, ülkenin çeşitli noktalarında çıkan/çıkarılan yangınları konusunda da siyasetten sanat dünyasına kadar bilinen isimler üzerinden, sahte hesapların da dahil olduğu aynı kirli kampanyalarını yürüttüler. Tıpkı Gezi Parkı olaylarında olduğu gibi toplumu kin ve isyana sürüklemek için daha önceden organize edilmiş planlarını sosyal medyada sahaya sürdüler. Gazeteci Nedim Şener, Hürriyet'teki köşesinde bugün, sosyal medya kundakçılarını detaylarıyla kaleme aldı. Şener'in "Sosyal medyanın kundakçıları: %32 FETÖ %23 Marjinal sol %18 PKK %12 DHKP-C" başlıklı yazısında, sosyal medyada orman yangınları üzerinden hükümeti hedef alan ve ülkeye müdahale çağrısı yapan kesime dair çarpıcı detaylar öne çıkıyor.

ORMAN YANGINLARI ÜZERİNDEN KAOS GİRİŞİMİ

Terör örgütleri ile benzer şekilde devletlerin bağımsızlığını hedef alan odaklar, bugün sosyal medya sayesinde geniş bir kitleye ulaşarak "algı operasyonları" düzenleyebiliyorlar. Türkiye'de peş peşe baş çıkan/çıkarına orman yangınlarında da aynı sistematik çalışmanın yapıldığını ve kaos ortamı yaratılmak istendiği görüldü. Şener, Avrupa'daki sosyal medya kullanımının yüzde 30, Türkiye'de ise yüzde 70'i bulduğunu ifade ederken, bu durumun organize kesimler tarafından ne kadar istismar edildiğini de gözler önüne sermiş oluyor. Yazıda başka detaylar da göze çarpıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın da yakından takip ettiği ve elindeki kaynaklara bakıldığında sosyal medya üzerinde sistemli şekilde üretilen dezenformatif içerikleri (hashtag, gönderi) paylaşan hesapların yüzde 32'si FETÖ'cü kullanıcı hesapları tarafından yapılıyor. Benzer paylaşımların yüzde 23'ü marjinal, yüzde 15'i genel kullanıcılar ve yüzde 18'i de PKK terör örgütü tarafından yapılıyor.

YÜRÜTÜLEN "TERS ALGI" OPERASYONLARI

Söz konusu verilere göre, FETÖ terör örgütü üyeleri ve destekçilerinin sosyal medyayı etkin kullandığı, firari olarak yurtdışında olan örgüt mensuplarının alenen, yurtiçindeki destekçilerininse sahte hesaplar vasıtasıyla toplumu yanıltmaya, kutuplaştırmaya ve devletin üst düzey isimlerine itibar suikastı girişiminde bulunmaya yönelik çalışma içerisinde olduklarını ve devletin yetkili birimlerin faaliyetlerinin değerini hedef alan çarpıtmaların yer aldığını gözler önüne seriyor. Buradaki amacın toplumda korku ve panik yaratmak olduğu görülüyor.

YASAL ÖNLEM KAÇINILMAZ

Yeni Sosyal Medya Yasası ile Ekim ayında hayata geçecek olan önlemler tam bu noktada önem kazanıyor. Yasal olarak caydırıcı önlemler olmadığı sürece, ifaede özgürlüğünü kötüye kullanmaya alan tanıyan sosyal medyadaki yalan iddia ve haberlerin önünü kesmek mümkün değil. Çünkü sosyal medya, toplumları ayrıştıran hatta darbeyle devam edebilecek süreçlerin tetikleyen bir güç haline getirilebiliyor.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!