Bir FETÖ turnusolu: ByLock

Darbe girişimi sonrası sisteme sızmış Fetö'cüleri tespit etmenin en kritik aracı, örgütün haberleşme ağı olan kripto mesaj uygulaması ByLock'tu. Deşifre olmak istemeyen Fetö'cüler uzun süre kripto uygulamayı kullandı. MİT'in sistemi deşifre etmesi sonrası on binlerce kripto Fetö'cü ortaya çıktı.

Gündem 14.07.2021, 16:22 15.07.2021, 00:31
Abone ol
Bir FETÖ turnusolu: ByLock

FETÖ, 1973'den bu yana bir istihbarat örgütü şeklinde teşkilatlanmış ve haberleşme şeklini buna göre dizayn etmiş bir yapılanma. Örgütün darbe girişimi öncesi çok yönlü haberleşme ağının en önemli kripto mesaj uygulamalarıydı.

17-25 ARALIK SONRASI ŞİFRELİ MESAJLAŞMA ARTTI

Özellikle 17-25 Aralık 2013 darbe sürecinde devlet içine sızmış FETÖ'cüler, başarısız bürokratik darbe girişiminden sonra deşifre olmamak için klasik haberleşme yöntemlerinin yerine şifreli mesajlaşma uygulamalarını kullanmaya başladı.

Bunlardan en bilineni, 15 Temmuz sürecinin ardından FETÖ’yle mücadelede temel başlıklardan biri olan ‘ByLock’tu. FETÖ üyeleri Kasım 2014 itibariyle ‘ByLock’ adlı hem android hem de iOS tabanlı cihazlara uygun olan kriptolu mesaj uygulamasını kullanmaya başladı.

BYLOCK’U HERKES KULLANABİLİYOR MUYDU?

Aslında Bylock, kripto özelliği ile başkalarının erişimini engelleyen bir akıllı telefon uygulamasıydı. Herkesin kullanabileceği açık bir program olmayan, sanal mağazadan indirilemeyen Bylock’ta, askeri seviyede şifreleme kullanıyor ve sesli görüşme ve yazışma yapılabiliyordu. Örgüt mensuplarınca, harici bellek, hafıza kartları ve bluetooth yoluyla yüklenen program, sadece tarafların karşılıklı olarak kullanıcı adı bilgisine sahip olması ve karşıdan gelen onay kodu ile çalışıyordu.

Sadece karşılıklı eklenen kişi ile iletişim kurulabilen ByLock sistemine, giriş şifresi oluşturulduktan sonra Türkiye haricinden başka bir ülkenin serverı üzerinden bağlantı sağlanıyordu. Bu bağlantı genellikle ABD üzerinden gerçekleşiyordu. Sistem üç gün içinde mesajları kendi kendine siliyordu.

En üst tabandan en alt kademeye kadar örgüt mensupları ByLock üzerinden kriptolu anlık mesajlaşma, grup mesajlaşmaları, dosya paylaşımı ve e-posta iletimi yapılabiliyordu. Temelde yazışma yapmayı sağlasa da, Whatsapp ve türevlerinden farklı olarak izlenmesi güç kriptolu konuşma imkanı da sağlıyordu. Örgüt toplantılarının gerçekleştirileceği adresler ve yapılacak organizasyonlar bu uygulama üzerinden FETÖ’cülere aktartılıyordu. FETÖ'nün üst düzey elemanları tarafından alınan kararlar alt kademelerde bulunan üyelere ByLock'la gönderiliyordu.

ELEBAŞI GÜLEN’İN MESAJLARI DA VARDI

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in mesajın da yazışmalarda yer aldı. Mesajlaşma içeriklerinde, FETÖ'nün faaliyetlerini devam ettirebilmesi için yapılması gerekenler anlatıldı, uygulama üzerinden Gülen'in talimatlarının iletildi ve Gülen'den ‘HE’ koduyla bahsedildi.

BYLOCK NASIL DEŞİFRE EDİLDİ?

Peki Bylock ve örgütün kullandığı diğer haberleşme programları nasıl deşifre edildi? ByLock'u ilk olarak 2014 yılının başlarında kullanmaya başlayan FETÖ, deşifre olduklarını anlayınca kullanmama kararı aldı. Ocak 2016'da bir ByLock yazışmasında örgüt üyelerinin farklı uygulamalara davet edildiği tespit edildi. Örgüt programı en son 2016 Şubat ayında kullandı.

Örgütü paniğe sevk eden deşifreyi yapan MİT’ti. MİT 2015’te Litvanya'daki ByLock sunucusuna sızdı, programın Türk asıllı David Keynes adına kurulmuş tabela bir şirket tarafından piyasaya sürüldüğü belirledi. ByLock'u yükleyen örgüt mensuplarının 38 haneye kadar şifre oluşturduğunu tespit edildi.

Örgüt şüpheler arttıkça itibaren başka uygulamaları da devreye aldı. ByLock silindi, yerine daha güvenli olduğu sanılan ‘Eagle ve Kakao Talk adlı programları kullanılmaya başlandı.


MİT BYLOCK’A ULAŞTI, OPERASYONLAR BAŞLADI

Örgütün iç yüzünü ve sistemini çözen MİT şifreli yazışma programlarına girdi, mesajlara tek tek ulaştı.

ByLock'un içeriğini çözen MİT, milyonlarca mesajı tespit etti. Ardından örgüt üyelerinin isimlerini 81 ildeki savcılık ve emniyetle paylaştı. Operasyonlar başladı. Yapılan operasyonlarla on binlerce ByLock kullanıcısı deşifre edildi.

Bu uygulamadan elde edilen istihbarat bilgileri sayesinde başta TSK olmak üzere devlet kurumlarına sızan on binlerce bine yakın FETÖ üyesi belirlendi ve devlet makamları ile paylaşıldı. Görevden almalar, operasyonlar ve gözaltılar ardı ardına geldi.

AYM VE YARGITAY: BYLOCK TARTIŞMASIZ FETÖ DELİLİ

ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilerek gözaltına alınan FETÖ'cüler temel argümanı ‘haberim yok’ ve ‘ben kullanmadım’ şeklinde. Oysa bu ifadeler gerçeği yansıtmıyor. Çünkü uygulamayı indirmeden çok kullanma durumu göz önüne alınıyor.

FETÖ’cülerin bir diğer itiraz noktası ByLock yazışmalarının delil olarak kullanılmasına. Terör örgütü üyelerine göre bu özel hayatın gizliliğini ihlal etmek anlamına geliyor. Ancak AYM ve Yargıtay kararlarına göre ByLock tartışmasız bir FETÖ delili. Çünkü Anayasa’da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, devletin bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler için kullanılası söz konusu değil.



 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!