Çocuk eğitiminde ödül ve ceza uygulamaları doğru mu? Anne babalar çocuğa doğru bir davranışı öğretmeye çalışırken ne gibi yöntemleri kullanmalı? İşte cevaplar...
Çocuk üzerinde otorite kurmak çoğu ailenin ikilemde kaldığı konulardan. İstenilen bir davranışı öğretirken baskıcı mı olunmalı yoksa çocuk özgür mü bırakılmalı? Ödül veya ceza uygulamaları çocuk gelişiminde gerçekten kullanılmalı mı?
Prof. Dr. Üstün Dökmen Küçük Şeyler adlı kitabında tam da bunlara değiniyor. Otorite ile ilgili eğitim psikolojisi alanında, farklı uzman görüşlerinden kaynaklanan çeşitli modalar yaşandığını aktarıyor Dökmen tarihten şu şekilde örnek veriyor:
Oyuncu Serkay Tütüncü ile aşk yaşıyordu! Zeynep Bastık evleniyor mu?...ÇOCUK OTORİTE İLE Mİ BÜYÜTÜLMELİ?
"İkinci Dünya Savaşı'nda otorite altında insanların umulmadık saldırganlıklar sergilediklerini gözlemleyen uzmanlar, savaşı izleyen yıllarda, otoriteden uzak, tamamen serbest çocuklar yetiştirilmesini önerdiler. Ancak görüldü ki, "sıfır otorite" çocuk eğitiminde yararlı olmuyor. Çocukların ifadelerinden de anlaşılıyordu ki, çocuklar, ana babalarının baskıcı olmayan rehberliklerine ihtiyaç duyuyorlardı. Neyi yapıp neyi yapamayacaklarının kendilerine söylenmesini, ancak bu konuda ısrarcı ve katı davranılmamasını istiyorlardı."
Üstün Dökmen bir dönem çocukların ödül ve ceza ile eğitilmesi gerektiğinin önerildiğini daha sonra uzmanların, çocukların yalnızca ödülle eğitilebileceğini ileri sürdüklerinden bahsediyor. Hatta o dönem cezaya karşı bir tavır da sergilenmiş.
Profesör Dökmen'e göre, son zamanlarda ise ne ceza olmalı ne ödül; yalnızca geribildirimle çocuk yetiştirilebilir görüşü yaygınlaştı. Öfkeli çocuklara mola uygulaması, bu görüşün bir uzantısı oldu. Günümüzdeki yaygın görüş, ödüle ve cezaya başvurmadan, yalnızca geribildirimle çocukların eğitilebilecekleri yolunda.
İrem Helvacıoğlu evleniyor! Ünlü oyuncu düğün hazırlıklarına başladı!GERİ BİLDİRİM ÇOCUĞUN KARAKTERİNİ OLUŞTURUYOR
Peki geri bildirim nedir? Bir davranışın sonucu hakkında çevreden edinilen bilgiye geribildirim adı veriliyor. Bu geribildirimi, çocuk bazen kendi kendine ediniyor. Örneğin odasını topladığında, bu durumun kendine kolaylık sağladığını fark ediyor. Kendi kendine aldığı bu tür geribildirimler çocuğun bağımsız, kendine güvenl olmasını kolaylaştırıyor. Bazen de çocuğa geribildirimleri çevresi verir. Çocuğunuz odasını topladığında ona "aferin" derseniz, bu ifade içinde yoğun olarak ödül bulunan bir geribildirim sayılır.
Yerinde kullanılmayan ödülün birtakım sakıncaları var. Eğer odasını toplayan çocukla bu davranışının ne işe yaradığını konuşursanız, "Artık aradığın kitabı kolayca buluyorsun, bu yüzden de sabahları çantanı rahat hazırlıyorsun, okula geç kalmayacaksın" derseniz, ona geribildirimi vermiş olursunuz. Verilen bu geribildirim aynı zamanda bir ödül de içerir.
Üstün Dökmen'in, Ödül-ceza-geribildirim üçlüsündeki tercihi ise çocuklara sıfır ceza, az ödül, bol geribildirim vermek.
Dökmen çocuğa ödül verirken dikkat edilmesi gerekenleri de kitabında sıralıyor. Çocuğa küçükken, örneğin tuvalet alışkanlığını kazandırırken aferin gibi, şeker gibi dış ödüller verilebilir. Ancak çocuğun yaşı büyüdükçe, dış ödüllerin yerini iç ödüller almalı; çocuk kendi davranışlarının sonucunu değerlendirebilmeli, bazı şeyleri başardığında kendisiyle gurur duymalıdır.
Özcan Deniz koruma ordusuyla gezdi! Genç kıza yaptıkları muameleye tepki...ÇOCUK ÖDÜL VERENE BAĞIMLI HALE GELİR
Ödül, çocuğu, ödül verene bağımlı kılabilir. Çocuk kendisi istediği için veya gerekli olduğu için değil, birileri ödül verdiği için bazı şeyleri yapmaya yönelebilir. Bağımlı kılıcı özellikleriyle dış kaynaklı ödüller, vicdan gelişimini ve bireyselleşmeyi engelleyebilir. "Sınıfı geçersen sana şunu alırım" şeklindeki haberli ödüller, bir tür rüşvet sayılabilir. Rüşvete alışan bir elemanın, rüşvet olmadığında işini aksatması gibi, ödüle alışan çocuklar da, ödül olmadığında istenen davranışları sergilemeyebilirler.
Dökmen ödülün, yapılan işi doğru olduğuna değil, kârlı olduğuna inandırdığını dile getiriyor. Geribildirim ise doğru yolda olunduğunu gösteriyor.