banner2

İhsan Aktaş'tan dikkat çekici bir analiz: İkinci Yirmi Yılın AK Partisi

Genar Araştırma Şirketi'nin Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Aktaş, Kriter Dergisi'nde AK Parti'nin geleceğine dair önemli bir yazı kaleme aldı. AK Parti'nin Türkiye siyasetinde yaptığı devrimi anlatan Aktaş'a göre altyapıyı Almanya düzeyine ulaştıran AK Parti iktidarının öncelikli ihtiyacı, yeni sosyolojinin taleplerini siyasi vaade dönüştürmek.

Gündem 07.07.2021, 14:39 07.07.2021, 16:38
Abone ol
İhsan Aktaş'tan dikkat çekici bir analiz: İkinci Yirmi Yılın AK Partisi

Genar Araştırma Şirketi'nin Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Aktaş, Kriter Dergisi'nde 2023 sonrası AK Parti profiline dair önemli bir yazı kaleme aldı.

Yazısında 20. kuruluş yılında AK Parti'nin geleceği için önerilerini aktaran Aktaş, ‘’Siyasi ömrü yirmi yıla yaklaşan ve bugüne kadar serbest seçimlerle iş başına gelen partiler arasında en uzun süre iktidarda kalarak “Hakim Parti” unvanını kazanan AK Parti’nin siyasi ömrü Cumhuriyet Halk Partisi kadar uzun ömürlü olabilir mi, sorusunun sorulma zamanı gelmiştir.’’ ifadesini kullanıyor. 

‘’TÜRKİYE FETRET DEVRİ PSİKOLOJİSİNDEYDİ’’

AK Parti iktidara geldiğinde ülkede fetret devri psikolojisinin hakim olduğunun altını çizen Aktaş, Ak Parti öncesi siyasi görünümü şu sözlerle anlatıyor: ‘’28 Şubat süreci siyasetin doğasını bozmuş, ekonomik sistem çökmüş, siyasette ümitsizlik hakimdi. Bunun yanı sıra saygın bir devlet düzeni kurulamamış, devlet-millet arasında bağ kopmuş ve yatırımlar ile hizmetler konusunda büyük açıklar oluşmuştu. AK Parti iktidar süreci, alışılmış hükümet süreçlerinden farklı olarak, bir araştırmacı titizliği ile ülke problemlerini tasnif etti, güçlü kadroları ile adım adım kangren olmuş problemleri çözdükçe, oy desteğini artırmaya devam etti.’’

‘’TIKANMALARA ÇÖZÜM PARTİNİN KENDİ İÇİNDE’’

AK Parti’nin dünyada eşi görülmemiş düzeyde doğrudan demokrasi örneği kurduğunun altını çizen Aktaş’a göre, partinin ikinci yirmi yılında da tıkanmalara yönelik çözüm partinin kendi kültürü içerisinde mevcut: ‘’Siyaset geleneğimizde ikinci hükümet dönemine varmadan birçok siyasi parti çözülmüş ve halk desteğini kaybetmiştir. AK Parti geleneksel partilerden farklı olarak lider etkisi ile toplumun değişim talebini ve siyasi kadroları sıklıkla değiştirerek partiyi ve toplumsal talebi diri tutmayı başarmıştır. İkinci yirmi yılda daha köklü yaklaşımlara ihtiyaç vardır.’’

TÜRKİYE SİYASETİNDE KİME, NE KADAR DESTEK VAR?

Genar Başkanı İhsan Aktaş mevcut duruma dair tespitlerini şöyle sıralıyor:

-Toplum henüz AK Parti dışında bir partiyi hükümet etmeye yetkin görmemekte, desteğini yüzde 40 civarında partinin arkasında tutmaktadır.
-Muhalefetin birinci büyük partisi sosyolojik bir sıkışmışlık yaşamaktadır ve bunu aşmak için bütün çabaları yetersiz kalmaktadır.
-Cumhurbaşkanlığı için Millet İttifakı’nın bilinmeyenleri çoktur, bunca bilinmeyen halk nezdinde tedirginlik oluşturmaktadır.
-HDP’nin siyasete dair rotasını belirlememesi, Türk siyaseti üzerinde olduğu kadar Millet İttifakı için de bir baskı unsuru olmaktadır.
-Türk toplumu Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmekte ve buna karşılık AK Parti’nin iyi şeyler yapmasını istemektedir.

‘’YENİ SOSYOLOJİNİN TALEPLERİ SİYASİ VAADE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ’’

AK Parti hükümetlerinin yirmi yıl içerisinde sosyolojiyi dönüştürdüğünün altını çizen Aktaş’a göre AK Parti ikinci yirmi yıl için hiçbir önyargı ortaya koymadan, yeni sosyolojinin yeni taleplerini siyasi vaade dönüştürmeli.

GENAR Başkanı Türkiye’nin altyapı sorunlarının, Batı Avrupa’nın en kurumsal ülkesi olan Almanya düzeyine ulaşmasından sonra odaklanılması gereken konunun demokrasi ve insan hakları olduğunun altını çiziyor: ‘’Daha iyi bir demokrasi, daha iyi bir ekonomi, bilgi teknolojileri konularında devrimci bir yaklaşım daha büyük önem arz etmektedir.’’

''Bugünden sonra hükümetin kendisini büyük yatırımlar üzerinde anlatma devri son demlerini yaşamaktadır. Dijital çağ, baş döndürücü bir şekilde insanlığın gidişatına yön vermektedir. Türkiye’nin en büyük avantajı, bütün gelişmelere açık olan dinamik bir nüfus yapısına sahip olmasıdır. Mekansal olarak 200 üniversite ve sayısı binleri bulan teknoparklar ve AR-GE merkezleri ile birlikte yalnızca Türk gençleri için değil Ortadoğu, Afrika’nın tamamı, Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlardaki yazılım, yapay zeka ve bilgi teknolojilerine yatkın bütün gençlerin parçası olduğu bir dijital devrim modellemesi, büyük Türkiye’nin yeni vizyonu olabilir. Bir milyon yazılımcı yetiştirme iddiası, Türkiye için en çılgın projedir.''

''BİR MİSYON KUŞANMAYA İHTİYAÇ VAR''

Siyasi rekabetin güç kazandığı bir ortamda hizmet anlatımıyla tutunmanın zorluğuna işaret eden İhsan Aktaş yazısında, Türk seçmeninin yüzde 70’inin bir kez olsun AK Parti’ye oy verdiğini, hedefin yeniden bu kitleyi kuşatacak duruma gelmek olduğu ifade ediyor: ‘’Üyeden genel merkeze kadar bir misyon kuşanmaya ihtiyaç vardır. Ve inanan insan hem partisini savunur hem de sorun gördüğü alanları düzeltmeye çalışır.’’

Bir ülkede değişim ve dönüşüm daha çok muhalefetten beklenir. Halihazırdaki muhalefet partileri bu misyonu üstlenecek müktesebata sahip olmadıkları için, ikinci yirmi yıla yeniden yapılanma ve reform düşüncesi ile girmek sorumluluğu AK Parti’ye düşmektedir. Çinli siyaset bilgesinin ifade ettiği gibi “Duruma bak, rakibe bak, kendine bak”.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!