banner2

İYİ Parti'nin göçmenleri, mülteci düşmanlığında Avrupalı faşistleri aratmıyor

Savaştan kaçıp Türkiye'ye sığınmış mazlumlara yönelik ırkçı kampanyanın başını İYİ Parti'li isimler çekiyor. Lütfü Türkkan ile Vedat Yenerer, Suriyeli nefretini körüklemek için yalan söylemekten çekinmiyor.

Gündem 30.07.2021, 15:08 30.07.2021, 16:10
Abone ol
İYİ Parti'nin göçmenleri, mülteci düşmanlığında Avrupalı faşistleri aratmıyor

Dedeleri Balkanlar'dan Anadolu'ya göç etmiş siyasetçilerin savaştan kaçan Suriyeli mazlumlara yönelik dışlayıcı tavrı dikkat çekiyor. 

Mültecilerin kendi topraklarına dönüp bombalar altında ölmelerini isteyen ekibin başında İYİ Parti'li bazı isimler var. 

Kendisi bir Makedonya göçmeni olan İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, savaştan kaçan mazlumlarla empati kurma konusunda psikolojik araştırmalara konu olacak eylemlere imza atıyor.

Türkiye'nin zor zamanda kucak açtığı göçmenlere 'işgalciler' diyen Türkkan, iktidara gelmeleri halinde Suriyelileri sınırdışı edeceklerini, Esed rejiminin yönettiği ülkede her şeyin 'normal' olduğunu ve buna rağmen göçmenlerin yurtlarına dönmeyi istemediğini iddia ediyor. 

"Türk milleti Suriyelilerin bakıcısı değildir" diyen Türkkan, Esed hanedanı kontrolündeki Lazkiye sahilinden fotoğraf paylaşıp "Suriye'de huzursuzluk, güvensizlik, hayati tehlike var, dediklerine bakmayın. Fotoğraflardaki yer Suriyelilerin istila ettiği Florya sahili değil, Lazkiye sahili" diye yazdı. 

Çarpıttığı gerçeklerin sosyal medyada daha çok etkileşim aldığını gören Türkkan, Lazkiye'nin Nusayrilerin başkenti olduğuna ve orada Sünni Müslümanlara, hele de Esed muhaliflerine hayat hakkı tanınmadığına tabii ki değinmedi. 

Lazkiye'nin hemen kuzeyindeki İdlib topraklarında 4 milyona yakın kişinin çadırlar içinde yaşam mücadelesi verdiğini, kadın ve çocukların burada zaman zaman rejim ordusu, İran destekli teröristler ve Rus ordusunca bombalandığını da söylemeyen Türkkan, yüz binlerce muhalifin rejimin zindanlarında 'kayıp' olduğundan da bahsetmedi. 

Bu gerçekleri bilinçli olarak çarpıtarak mesajlarını binlerce fanatiğe ulaştıran ve Avrupalı faşistlerle aynı dili kullanan Türkkan'ın bundan sonra mültecileri hangi gerekçelerle hedef alacağı merak konusu. 

İYİ Parti'li yöneticilerin 'uzmanlık' alanı sadece mülteci düşmanlığı değil. Kimi isimler, bir senaryo doğrultusunda hazırlanan uydurma metinleri de gerçek olup olmadığına bakmaksızın sosyal medya hesaplarından paylaşabiliyor. 

ŞİZOFREN DEĞİLSE BELLİ Kİ FONLANMIŞ

Dedeleri Bosna Hersek'ten gelmiş bir göçmen olan İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Vedat Yenerer, geçtiğimiz günlerde yazdığı bir mesajla mantık sınırlarını zorlayarak kendi parti tabanının zekasını bile hiçe saydığını gösterdi. 'Ülkücü' olduğunu iddia eden bir siyasetçinin, bütün kariyerini hiçe sayarak bir yalanı ne diye kasten servis ettiği ve bu eyleme niçin imza attığı sorusunun cevabı şimdilik meçhûl. 

Bir psikolojik operasyon ürünü olan o mesaj şöyleydi:
"İstanbul Sultanbeyli Akşemsettin Ortaokulu 2. Sınıf Türk öğrenci Suriyeli'ye 'Suriyeli' deyince, Suriyeli 20 Suriyeliyle ertesi gün çocuğu jiletledi. Babaları da Türk çocuğun babasını dövdü. Karakol Türkleri alıkoydu, Suriyeli gitti. Eğitim yok, kayırma, idare etme ve yardım var."

Bu mesajda doğru olan tek şey, Sultanbeyli'de Akşemsettin adında bir ortaokulun varlığı. Yazıda belirtilen diğer bütün iddialar koca bir yalandan ibaret. İkinci sınıfta okuyan bir Türk öğrencinin Suriyeli bir çocuğu aşağılama hadisesi olmadı. Hakarete uğradığı iddia edilen Suriyeli çocuk, daha sonra beraberinde getirdiği 20 arkadaşıyla bir Türk çocuğunu 'jiletlemedi.' Suriyelilerin babası da Türk çocuğun babasını dövmedi. Polis merkezinde hiç ifade verilmedi. Polisler 'Türkleri alıkoyup' Suriyelileri serbest bırakmadı. Çünkü böyle bir olay hiç yaşanmadı.

Sosyal medyada yaydığı yalanlarla halkı kin ve düşmanlığa açıkça tahrik eden bu tip insanlara karşı savcılığın ne zaman harekete geçeceği merak konusu. 


 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!