TR Haber
ESCKapat
Ara

Yunan medyası Tom Barrack'ın S-400 ve F-35 mesajını çözmeye çalışıyor: Türkiye'ye çift çizgi bir tesadüf değil

Yunan medyası Tom Barrack'ın S-400 ve F-35 mesajını çözmeye çalışıyor: Türkiye'ye çift çizgi bir tesadüf değil

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, F-35 programına geri dönüş ve S-400 hava savunma sisteminin akıbetine ilişkin birbiriyle çelişkili görülen açıklamalar yaptı. Yunan Skai gazetesi, Barrack'ın mesajlarından yola çıkarak Ankara ile Washington arasındaki derin güvensizliğe dair çarpıcı bir analize imza attı.

TR Haber
Savunma2025-12-15 02:42:34

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Beyaz Saray'ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack, son dönemdeki mesajlarıyla Türklerin olduğu kadar Yunanlıların da kafasını karıştırdı. 

Geçtiğimiz hafta Amerikan medyasına yaptığı açıklamada 'F-35 ile S-400 meselesinin önümüzdeki 4 ilâ 6 ay arasında çözüleceğini' ileri sürerek olumlu bir tablo çizen Barrack, daha sonra mesajında ise CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Türkiye'nin S-400'lerden mutlaka kurtulması gerektiğini söyledi. 

Amerikan elçisinin açıklamalarındaki şifreleri çözmeye çalışan yayın organı ise Atina merkezli Skai oldu. Washington ile Ankara arasında güven bunalımının devam ettiğini, iki tarafın da pazarlık için açık kapı bırakarak zamana oynadığını yazan Yunan gazetesi ilgi çekici bir tablo ortaya koyuyor:

"Ankara'daki ABD Büyükelçisi Tom Barrack, sadece birkaç gün içinde birbirine tamamen zıt iki mesaj göndermeyi başardı. Elçi bir yandan Türkiye'nin F-35 programına dönüşünün önündeki en büyük engeli kaldırmaya 'yakın olduğunu' imâ ederken diğer yandan Amerikan yasalarına göre Ankara'nın Rus yapımı S-400'leri iştemeyeceğini ve topraklarında bulunduramayacağını kesin bir dille hatırlattı. 

Sonuç olarak, kasıtlı olarak bulanıklaştırılmış bir manzara ortaya çıkıyor. Bu manzara, ânî gelişmeleri müjdelemekten ziyade dengeleri yönetmeye hizmet ediyor. 

Barrack'a göre, Türkiye'nin F-35 programına geri dönmesi için S-400'ü kullanmaması yetmiyor; Rus sistemine hiç sahip olmaması gerekiyor. Bu formül, kolay bir diplomatik 'çözüm' olasılığını esasen ortadan kaldırıyor. 

Açıklamadaki çift çizgi tesadüf değil. Tom Barrack'ın Ankara ile iletişim kanalını açık tutma çabasını yansıtıyor ancak Kongre'de ve NATO içinde tepkilere yol açmamaya özen gösteriyor." 

Skai gazetesi Tom Barrack'ın mesajlarına ilişkin çarpıcı bir analize imza attı.

S-400'LER GERÇEKTEN ENGEL Mİ YOKSA UYGUN BİR BAHANE Mİ?

"Resmî olarak ABD, S-400'lerin F-35'e ve NATO'nun genel güvenlik mimarisine tehdit oluşturduğunda ısrar ediyor. Türkiye ise bu argümanı reddederek Rus sisteminin NATO ağlarına entegre edilemeyeceğini savunuyor. 

Konunun uzmanlarınca belirtildiği gibi, gerçekte S-400'ler siyasî baskının çok yönlü bir aracı haline geldi. Bunlar, arkasında çok daha derin jeopolitik itirazların gizlendiği kolay 'teknik' bahaneleri oluşturuyor. 

İtirazın asıl nedenleri Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki revizyonist rolü, Rusya ile stratejik ilişkisi ve esas olarak İsrail'in Ankara'nın 5. nesil uçak sahibi olması ihtimaline karşı yürüttüğü diktatörlüktür.

İsrail çevreleri, F-35'lere sahip bir Türkiye'nin bölgedeki kritik güvenlik dengelerini bozacağına ve bunun da ABD Kongresi üzerinde güçlü bir baskı oluşturacağına inanıyor. Bu bağlamda S-400'ler çıkmazın tek nedeni olmaktan ziyade bir bahane işlevi görüyor. Kongre'deki Yunan ve Ermeni gruplarla birlikte İsrail etkisi ise Ankara için en zorlu engellerden birini oluşturuyor." 

S-400'E İLİŞKİN 5 SENARYO VE TÜRKİYE'NİN YANITI

"S-400'ün geleceğine dair 5 olası senaryo yeniden tartışılıyor:

1-Sistemin Türkiye dışında tutulması

2-Amerikan kontrolü altında söküm ve depolama

3-Tamamen imha

4-Üçüncü bir ülkeye satış

5-Rusya'ya iade

Ancak bu seçeneklerin her birinin siyasî yönden acı sonuçları var. Her seçenek, Moskova ile Türk kamuoyu ve NATO ile yeni cepheler açıyor. Bu nedenle sızıntılar rağmen Ankara herhangi bir kamuoyu açıklaması yapmaktan kaçınıyor. 

Tom Barrack'ın açıklamalarının ardından Türk Savunma Bakanlığı'nın yaptığı duyuru aslında bekleniyordu. S-400'lerin dondurulmasını veya geri çekilmesini reddetmenin ötesinde herhangi bir tavır, Ankara-Moskova ilişkilerinde derhal sorun yaratırdı. 

Diplomatik kaynaklara göre, Türkiye'nin "Hava savunmamızı güçlendirme çabalarımız normal şekilde devam ediyor" demesi, bir kez daha kurnaz bir tarafsız rolü oynamaya çalışmak anlamına geliyor.

Rusya'ya 'geri adım atılmayacağı' garantisi verilirken aynı zamanda F-35 konusunda ABD ile müzakereler için açık kapı bırakılıyor. Bu tanıdık bir denge oyunu... Ancak Washington'un buna tahammül etmesi giderek daha da zorlaşıyor."

AÇIKLAMALARIN ARDINDAKİ SİYASİ GERÇEKLİK

"Kamuoyuna yansıyan söylemlere rağmen Ankara F-35 programına geri dönmenin son derece önemli stratejik bir hedef olduğunun farkında. Süreci bilen kaynaklar, Türkiye'nin S-400'ler için bir çözüm formülü bulunduğu sürece 'gerekli her türlü geri adımı atmaya hazır olduğunu' tahmin ediyor. 

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın geçtiğimiz günlerde Reuters'a verdiği demeçte, Türkiye ve ABD'nin CAATSA yaptırımlarını kaldırmanın yolunu bulacağına inandığını söylemesi tesadüf değil. Bu, Washington'a olduğu kadar iç kamuoyuna da 'yolun kapalı olmadığı' mesajıdır. 

Tom Barrack da mesajları yanlışlıkla karıştırmış olamaz. Bununla zaman kazanıyor, görüşmeleri açık tutuyor ve Washington'u siyasî olarak bağlamaktan kaçınıyor. Türkiye ise ilişkilerin değişmesini umarak bekleme taktiğini uyguluyor. 

F-35 hâlâ bir hedef, kesinleşmiş bir şey değil. Ve S-400 ne kadar dikkatlice ifade edilmiş olursa olsun, hiçbir açıklamanın tek başına yeterli olmadığı daha derin bir güvensizliğin sembolü olmaya devam ediyor."

— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) September 29, 2025

 

Yazar

Atilla Diş

Yayın Tarihi

15 Aralık 2025

Benzer Haberler

Yunan medyası Tom Barrack'ın S-400 ve F-35 mesajını çözmeye çalışıyor: Türkiye'ye çift çizgi bir tesadüf değil | TR Haber