Yandex Metrica
  • G.ALTIN

    7.268,75

  • DOLAR

    43,8447

  • EURO

    51,6664

  • BIST 100

    14.050,83

  • BITCOIN

    $64.043

İspanya bir yol ayrımında: KAAN prototipleri TUSAŞ'ta sergilendi, Madrid'de taşlar yerinden oynadı

İspanya bir yol ayrımında: KAAN prototipleri TUSAŞ'ta sergilendi, Madrid'de taşlar yerinden oynadı

TUSAŞ'ın yeni KAAN prototiplerini sergilemesi İspanya'yı bir kez daha hareketlendirdi. HÜRJET'teki işbirliğinin KAAN ortaklığına uzanabileceğini ifade eden Madrid merkezli haberlere bir yenisi daha eklendi.

Millî Muharip KAAN programında P1 ve P2 prototiplerinin TUSAŞ tarafından sergilenmesi İspanya basınını hareketlendirdi. İspanyolların KAAN projesine katılmayı ciddi olarak değerlendirdiğine ilişkin işaretler artıyor. Hayalet uçak tedariki konusunda çözüm arayışları, Avrupa merkezli altıncı nesil uçak projesi FCAS'ın büyük ölçüde çökmesiyle birlikte İspanya'da temel öncelik haline geldi. 

Geçtiğimiz günlerde Defensa Seguridad adlı savunma yayınında Roberto Escamez imzalı çarpıcı analizin ardından KAAN'a ilişkin benzer bir haber, Madrid merkezli Vozpopuli'de yer buldu. Gonzalo Araluce imzalı makalede, İspanya'nın bir yol ayrımında olduğu vurgulanıyor. 

"Avrupa programının çöktüğü bir ortamda Türkiye, savaş uçaklarıyla İspanya'yı cezbetmeye çalışıyor" başlığını taşıyan haberde, HÜRJET uçaklarına dair işbirliği sonrası benzer bir ortaklığın KAAN konusunda da yaşanabileceğine dikkat çekiliyor. İşte o analizden önemli satırlar:

"FCAS projesinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Türkiye, İspanya'yı cezbetmeye çalıştığı beşinci nesil savaş uçağı KAAN'ın iki yeni prototipiyle yeteneklerini sergiledi. Türk hükümeti, özellikle Madrid ve Ankara arasında onlarca eğitim uçağı alımına ilişkin imzalanan anlaşmanın ardından, İspanya Silahlı Kuvvetleri'nin potansiyel bir ihracat pazarı olduğu mesajı veriyor. 

Şimdi İspanya bir yol ayrımında. Dünya havacılığı, F-18 ve Eurofighter uçaklarının yeteneklerinin eskimiş hale geleceği yeni nesil jet teknolojisine doğru ilerliyor. Orta vadede ortaya çıkan bu olasılık karşısında Savunma Bakanlığı, Fransa ve Almanya ile ortaklık kurarak Avrupa yapımı bir savaş uçağı geliştirmeye umut bağlamıştı.

Aslında bu, sıradan bir savaş uçağından çok daha fazlasıydı. FCAS yalnızca son teknoloji ürünü bir uçak olmakla kalmayıp aynı zamanda uçağın performansını katlayan bir insansız hava aracı destek platformunu, aynı zamanda iletişim ve yer destek sistemlerini temsil ediyordu. 

İspanya, Fransa ve Almanya her biri yüzde 33 oranında katkıda bulunarak programın geliştirilmesine eşit biçimde katılma sözü verdi. Proje, Avrupa egemenliğini güçlendirecek ve Airbus D&S, Thales Group, Indra Sistemas ve Dassault Aviation'ın katılımıyla AB sanayisine katkı sağlayacaktı. Ancak balayı uzun sürmedi. 

Fransa ve Almanya arasında FCAS konusunda sektör kaynaklarına göre 'aşılmaz' nitelikte önemli anlaşmazlıklar var. İspanya, Avrupa savaş uçağı hayalinin giderek yok olduğunu görüyor. 

İspanya için durum basit değil. Hava ve Uzay Kuvvetleri envanterindeki F-18 ve Eurofighter uçaklarının hizmet ömrü uzatılabilir ancak hava muharebesindeki gelişmeler önümüzdeki yıllarda alternatif bir çözümün değerlendirilmesini gerektiriyor. 

Mevcut durum, Avrupa egemenliğini gerekçe göstererek Trump yönetimiyle yaşanan gerilimler nedeniyle ABD'den F-35 almayı reddeden İspanyol donanması için daha da kritik; zira donanma, yaşlanan Harrier uçaklarını kullanan dünyadaki tek askerî güç olarak kalmak üzere. FCAS programı bu sorunu hafifletmeyi amaçlıyordu ancak program atıl bir duruma geldi." 

İSPANYA'DA SEKTÖR KAYNAKLARI KAAN İÇİN NE DİYOR?

"İspanya hangi yolu seçecek? İngiltere, İtalya ve Japonya kendi savaş uçaklarını geliştiriyor, ancak ülkemiz bu projeye geç katılacak ve bunun sonucunda projenin kontrolünü kaybedecek. Ayrıca böyle bir durumda 'yüzde 100 Avrupalı' amacından da vazgeçmiş olacak. 

Yeni nesil Eurofighter'lar da satın alınabilir ancak bunlar FCAS'ın sunduğu yetenekleri sunamaz. ABD yapımı F-35 ise siyasî nedenlerden dolayı uygun bir seçenek değil. Ayrıca mevcut savaş uçaklarının hizmet ömrünü uzatmak, onları hava muharebesinde önemli ölçüde geride bırakacaktır. 

Bu ortamda Türkiye, yetkinliğini ortaya koyuyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ/TAI) liderliğinde beşinci nesil hayalet savaş uçağı KAAN'ı geliştirmeye odaklanıyor. Birincil amacı Türk Hava Kuvvetleri'nin F-16 savaş uçağı filosunu gelişmiş teknolojiler kullanarak hava-hava ve hava-yer görevlerini yerine getirebilen kendi uçaklarıyla kademeli olarak değiştirmektir. 

Program 10 yıldan uzun bir süre başladı ve Şubat 2024'te ilk prototip uçuşu gibi somut kilometre taşı niteliğinde evreye ulaştı. Seri üretimin 2020'lerin sonuna doğru başlaması bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde Türkiye, KAAN uçağının ikinci ve üçüncü prototiplerinin görüntülerini yayınlayarak programın planlandığı gibi ilerlediğini gözler önüne serdi. 

Bu programla Türkiye, hava savunma sektöründe stratejik özerkliğini güçlendirmeyi ve bu tip uçakları geliştiren az sayıdaki ülkeden biri olmayı hedefliyor. TUSAŞ hafif saldırı ve eğitim uçağı olan HÜRJET'i başarıyla tasarlayıp üretti. İşte bu noktada İspanya'nın Türkiye'ye olan ilgisi devreye giriyor. Ülkemiz, Hava Kuvvetleri için geleceğin pilotlarını eğitmek üzere 45 adet HÜRJET eğitim uçağı ve bunlara ait simülatörlerin satın alınması için zaten bir anlaşma imzaladı. 

Bu yol açıldıktan sonra Türkler şimdi, her şeyin mümkün olduğunu, KAAN uçağının İspanya Savunma Bakanlığı'nın yaşadığı ikileme bir alternatif teşkil ettiğini ve uçağın diğer ortaklarla yeni bir prototip savaş uçağı geliştirmenin maliyetinden önemli ölçüde daha düşük bir bütçeye sahip olacağını savunuyor. 

Türk sanayisi, HÜRJET anlaşmasının başarısı göz önüne alındığında İspanya'nın KAAN için potansiyel bir pazar olabileceğine dair birçok kez imada bulundu. Ancak Vozpopuli'nin görüştüğü sektör kaynakları, KAAN'ın İspanya için hâlâ uzak bir seçenek olduğunu, FCAS projesinin resmî olarak henüz kapatılmadığını, savaş uçağı hayata geçmese bile bazı teknolojik yönlerinin kullanılabileceğini ve başka yolların araştırılması gerektiğini düşünüyor. 

Almanya bu konuda örnek teşkil ediyor. Çünkü Berlin, Fransa ile muhtemel başarısızlığa rağmen yeni bir Avrupalı savaş uçağı geliştirme niyetinden vazgeçmedi. Burada İsveç devreye giriyor; Saab teknolojisine dayalı kendi yeni nesil savaş uçağını tasarlamak için ilk adımlar çoktan atılmış durumda. 

Henüz çok başlangıç aşamasında olsa da bu seçenek İspanya'nın aradığı Avrupa özerkliği ve özel olarak tasarlanmış bir savaş uçağı standartlarına uyacaktır. Ancak bu alternatif, zaten sıkışık olan zaman faktörünü daha da zorlayacak, gelecekteki savaş uçağının İspanya Silahlı Kuvvetleri'ne entegrasyonunu geciktirecek ve FCAS'a yatırılmış diğer tüm çabaları da baltalayacaktır. 

Tüm bu nedenlerden ötürü Türkiye, İspanya'nın attığı her adımı yakından takip ediyor. KAAN uçağı ise hava muharebesinin geleceği konusunda bugün itibariyle belirsizlik yaşayan bir pazarı cezbetmek için adeta bir cazibe merkezi işlevi görüyor."

 

TRHABER

Atilla Diş

Benzer Haberler

Daha fazlası →