Yandex Metrica
  • G.ALTIN

    7.254,32

  • DOLAR

    43,8572

  • EURO

    51,6908

  • BIST 100

    14.050,83

  • BITCOIN

    $63.986

Yahudiler Donald Trump'a başkaldırdı: Amerika'da devlet biziz, Türk askerleri Gazze'ye gelmeyecek!

Yahudiler Donald Trump'a başkaldırdı: Amerika'da devlet biziz, Türk askerleri Gazze'ye gelmeyecek!

Donald Trump, Gazze'de Mehmetçiğin konuşlanması ve Türkiye'ye F-35 transferi konularında İsrail'le kesin biçimde ayrı düştü. Durumun ciddiyeti karşısında Yahudiler, nezaketi bir yana bırakıp 'paralel devlet' itirafıyla Trump'a rest çekti: "Amerika'da kurulu düzen biziz. İsrail'in istemediği hiçbir karar uygulanamaz."

ABD Başkanı Donald Trump, Türk askerlerinin Gazze'de konuşlanması ve F-35 uçaklarının Türkiye'ye transferi konularında Yahudilerle açık biçimde ters düştü. Trump'ın İsrail'le yaşadığı sürtüşme, Siyo-Nazi çetesi elebaşı Benjamin Netanyahu'nun ABD ziyareti sırasında ayan beyan ortaya çıktı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Çok iyi dostum" diyen ve Türkiye'nin 'mükemmel bir ortak' olduğundan bahseden ABD Başkanı, İsrail elebaşının yüzüne karşı şunları söyledi: "Benim için Erdoğan harika biri. Sonuna kadar onunlayım. F-35 transferini ciddi olarak düşünüyoruz. Merak etmeyin F-35'lerle size saldırmayacaklar. Bibi de sorun yapmayacak..." 

Donald Trump'ın bu tavrı, Amerikan 'kurulu düzenini' elinde tutan siyonist şebekeyi hiddetlendirdi. ABD ve İsrail'de pek çok yazar, siyasetçi ve uzman, Trump yönetimine karşı nezaket dilini bir yana bırakıp Beyaz Saray'a açıkça diş göstermeye başladı. 

İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) eski yöneticisi ve bir dönem İsrail hükümetine danışmanlık yapmış Shay Gal, Trump ve ekibine 'sınırlarını' hatırlatan Yahudilerden biri oldu. Maariv gazetesine yazdığı yazıda Gal, Amerikan kurulu düzenin Yahudilerce tasarlanıp yönetildiğini itiraf etti. 

Ülkedeki 'paralel yapı'nın İsrail çıkarlarını korumakla yükümlü olduğunu çarpıcı ifadelerle anlatan Gal, makalesinde ve sosyal medya hesabındaki mesajında şunları yazdı:

"Erdoğan, Türkiye'yi bölgesel bir merkez olarak konumlandırıyor ve diğer aktörlerin buna uyum sağlamasını bekliyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de bu politika, Yunanistan ve (Güney) Kıbrıs ile sürekli bir çatışmaya dönüşüyor. Ankara ayrıca İsrail, Yunanistan ve (Güney) Kıbrıs arasındaki işbirliğini bir meydan okuma olarak görüyor. Bu, uzlaşma arayan bir ortak değil; manevra alanı aramakta olan bir güç...

Türklerin, gücü kullanım biçimi de çok şey anlatıyor. Türkiye, Irak ve Suriye'deki Kürtlere karşı rutin olarak silah kullanıyor; bu bir istisna değil, politikadır. 

Türk F-35'lerinin Rusya'yı caydırmak veya İran'ı kontrol altında tutmak için görev alacağı gerçekçi bir senaryo yok. Türkiye, Rusya'ya karşı asla harekete geçmeyecektir. 

Enerji ve para bağlarıyla Rusya'ya bağlıdır; Akkuyu Nükleer Santrali projesi Rusya tarafından inşa edilmiş ve finanse edilmiştir. Türk Akımı, Rus doğalgazının Avrupa'ya taşınmasında merkezî bir boru hattı görevi görmektedir. Moskova'ya oksijen sağlayanlar, ona karşı en hassas platformları (F-35'leri) devreye sokmazlar. 

Bu uçaklar İran'a karşı da kullanılmaz. Türkiye, Tahran ile düzenli bir ticaret ve enerji anlaşması yürütüyor. Komşularına bağımlı bir ülke bölgesel bir cephe açmaz. İşte Trump'ın "İsrail'e karşı kullanmayacaklar" şeklindeki güven verici argümanı burada çöküyor."

Benjamin Netanyahu ve Donald Trump

BİR YAHUDİ'NİN İTİRAFLARI: AMERİKA'DA DEVLET BİZİZ

"Asıl tehlikeli fikir ise şu: Gazze'ye Türk kuvvetlerinin konuşlandırılması... Bu bir yorum meselesi değil, bir güvenlik riskidir. Erdoğan'ın Türkiye'si tarafsız bir arabulucu değil: Hamas'ı 'özgürlük savaşçıları' olarak tanımlıyor, liderliğine ev sahipliği yapıyor ve onlara Türk pasaportu veriyor. 

Gazze'deki Türk kuvveti, Erdoğan'ın Gazze'deki varlığı olacaktır; bayrak, üniforma, komuta zinciri ve istihbarat... Bu konu İsrail ordusuyla sürekli bir sürtüşme haline dönüşür ve buradaki herhangi bir yerel olay siyasî bir krize dönüşebilir. Bu plan istikrar getirmez; bu, İsrail'in en hassas bölgesinin kalbinde bir Türk dayanağı olacaktır. 

F-35'lerin satışı ve Gazze'ye askerî güç konuşlandırılması ayrı ayrı düşünülemez; bunlar aynı anlaşmanın parçaları... Yani İsrail yakınlarında Türk askerî varlığına karşılık olarak ileri teknoloji... Bu tesadüfî veya masum bir durum değildir. 

Trump'a göre aynı anda hem İsrail'in hem de Erdoğan'ın yanında olmak bir çelişki değil, sadece bir yöntem... Ama İsrail'in dünyada birçok ülkenin sahip olmadığı stratejik bir avantajı var: ABD ile derin bağ...

Trump Türkiye'ye söz verdi ama İsrail, Washington'da bunu engelleyecek. Mar-a-Lago'da Netanyahu ile görüşme samimi görünüyordu ama aslında öyle değildi. Görüşmelerde konu ne İran ne Hamas ne de Gazze'ydi; asıl mesele Türkiye idi. 

Fakat Washington, Florida'daki tek bir villadan ibaret değildir ve tek bir ses de değildir. İsrail'in kurduğu düzen kurumsaldır: Kongre, Senato, Pentagon, güvenlik camiası... Amerikan sistemiyle derin bağ...

Bu yapı çıkarlarımızı korumak için kuruldu; (Amerikan Başkanının) girişimlerini otomatik olarak onaylamak için değil. Bu yapı, bazen 'en İsrail yanlısı ABD başkanından' bile talep gelse, onu engellemek için tasarlandı. 

Kurulu düzen daha önce böyle kullanıldı. ABD başkanları öfkelendi, İsrail ise direndi. Çatışma ayan beyan değil, sessiz gerçekleşiyor ve sınırlarımız net. Şimdi bunu sessizce uygulamak gerekiyor." 

 

TRHABER

Atilla Diş

Benzer Haberler

Daha fazlası →