Türk devletinin siyonist çeteyle mücadelesi kıtaları aştı: İsrail'le savaş Afrika Boynuzu'ndan Suriye'ye kadar her yerde!

Türk devleti, ülkeleri parçalayıp işgale hazır hale getirme stratejisi güden İsrail'le her cephede mücadele ediyor. Siyonist çeteyle nefes kesen savaş Libya'dan Sudan'a, Somali'den Yemen'e, Suriye'den Doğu Akdeniz'e kadar adeta her yerde.
Küresel Siyo-Nazi çetesi ile Türk devleti arasındaki mücadele kıtaları aşıyor. Soykırım suçlusu İsrail elebaşı Benjamin Netanyahu, Türkiye'yi çevreleme stratejisi kapsamında Güney Kıbrıs ve Yunanistan'la ittifak ilanının ardından agresif bir hamle daha yaparak Somali kuzeyindeki Somaliland adlı eyaleti 'bağımsız devlet olarak tanıdığını' duyurdu.
Dürzilere özyönetim vaat ederek Suriye güneyini işgal ederken aynı zamanda Türkiye'nin güney sınırında PKK/YPG'ye korsan devletçik oluşturmaya çalışan Netanyahu, tıpkı Suriye gibi Somali'yi de parçalama planına hız verdi.
İsrail, Somaliland'i bağımsız olarak tanıyıp o bölgede nüfuz elde ederek Kızıldeniz'den Hint Okyanusu'na açılan Bab'ül Mendeb Boğazı'nda hakimiyet kurmayı amaçlıyor. İsrail'in lojistiği için son derece önemli görülen Kızıldeniz kapısında Türk donanmasının varlığı uzun süredir siyonist Yahudiler için rahatsızlık unsuruydu.
Somali yönetimi ise ülkedeki tüm kıyı şeridinin güvenliğini Türkiye'ye emanet etmiş durumda. Şubat 2024'te imzalanan anlaşmayla birlikte Türk donanması 10 yıl boyunca Somali karasularının güvenliği konusunda tek yetkili güç haline geldi. Somaliland eyaletinin kıyıları da Ankara'nın denizden kontrol ettiği harita içerisinde bulunuyor.
İsrail'in Ortadoğu ve Afrika'da vekil gücü olarak çalışan Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Somaliland'de bir askerî üssü bulunuyor. BAE merkezli DP World şirketi ise Somaliland'in Berbera şehrindeki limanı işletiyor. BAE'nin aynı zamanda Somaliland doğusunda bir başka Somali eyaleti olan Puntland'de de üsleri bulunuyor.
Afrika'ya Güney Amerika'dan paralı asker taşımak ve Çin'den satın alınmış silah sistemlerini Kara Kıta'ya götürmek için Bossaso kentine üsler kuran BAE, burayı aynı zamanda İsrail'den alınan radarlar ile donattı. Somali'de merkezî yönetim, ayrı birer devlet olma niyetindeki bu iki eyalete şimdilik askerî operasyon düzenlemeyi planlamıyor. Zira Mogadişu yıllardır Batı destekli terör örgütlerinden eş-Şebab saldırılarıyla boğuşuyor.

SİYONİZM SUDAN'I BİR KEZ DAHA PARÇALAMAK İSTİYOR
Siyonist Yahudilerin İslâm ülkelerini küçük parçalara ayırarak onları kendileri açısından tehdit olmaktan çıkarma stratejisi Sudan'da da kendini gösterdi. 'Güney Sudan' adı altında zaten bir parçası koparılmış olan ülke, Nisan 2023'ten beri İsrail-BAE destekli HDK terörüyle boğuşuyor.
Hızlı Destek Kuvvetleri (Rapid Speed Forces/RSF) adlı yapılanma Sudan'ı doğu ve batı ekseninde parçalamayı amaçlıyor. Darfur eyaletinde Nyala merkezli bir devlet kurmayı amaçlayan HDK milisleri, silah, mühimmat ve asker desteğini BAE'den sağlıyor.
150 binden fazla insanın öldüğü, 10 milyon kişinin de evlerini terk etmek zorunda kaldığı savaş süresince BAE, HDK'yı kullanarak Sudanlıların altın madenlerini sömürmeyi sürdürüyor.
Birleşik Arap Emirlikleri Prensi Muhammed bin Zayed, Yahudilerin vekil gücü sıfatıyla 2020 yılında da Libya'yı işgal etmek istemiş, o dönem BAE, Rusya, Fransa, Yunanistan ve Mısır tarafından yutulmak istenen Trablus yönetimi, Türkiye sayesinde ayakta kalmıştı.
Tobruk ile Bingazi yönetimleri arasındaki savaşın Sirte-Cufra hattında durmasıyla birlikte İsrail ve BAE, Libya'daki bölünmüşlüğün kalıcı hale gelmesi için uğraş veriyor.
İSRAİL-BAE İTTİFAKI YEMEN'İ DE PARAMPARÇA ETTİ
Kızıldeniz kapısında Netanyahu'nun kıyıbaşı tutma hesabı yaptığı bir başka bölge ise Yemen oldu. İsrail, BAE ile birlikte Yemen doğusundaki Güney Geçiş Konseyi'ni (GGK) destekliyor. Bölgedeki deniz trafiğinin kontrolü için son derece önemli görülen Sokotra Adası da 2020 yılından beri BAE işgali altında bulunuyor. Buraya asker çıkaran Abu Dabi yönetimi, adayı İsrailli subaylara tahsis etti.
Birleşik Arap Emirlikleri Prensi Muhammed bin Zayed, 150 binden fazla insanın can verdiği, 10 milyon kişinin de evlerini terk etmek zorunda kaldığı Sudan'da katliam ve tecavüzlerin bir numaralı sorumlusu olarak görülüyor.
▪️Zayed, Kızıldeniz'in Hint Okyanusu'na açılan kapısında… pic.twitter.com/j9eOT0d0LS
ABD ve İsrail, Yemen batısını kontrol eden San'a merkezli Husilere saldırırken bu esnada BAE, Yemen'de merkezî Aden yönetimini askerî güçleriyle teslim aldı. Liderlik konseyi ve hükümet yetkilileri Aden'i terk ederek Suudi Arabistan'a giderken, BAE-İsrail destekli Güney Geçiş Konseyi Hadramut ve Medra gibi bölgeleri de işgal etti.
Buna en sert tepkiyi veren ülke ise bir süredir BAE ile sürtüşme yaşadığı bilinen Suudi Arabistan oldu. Suud uçakları bölgede GGK güçlerini bombalarken Riyad yönetimi, işgal edilen Hadramevt ve Mehra'nın Yemen Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı Vatan Kalkanı güçlerine devredilmesi çağrısı yaptı.
Hadramevt bölgesi petrol rezervleriyle biliniyor ve BAE destekli ayrılıkçı GGK, bu ayın başından beri kenti işgal etmiş durumda.
TÜRKİYE'NİN SİYONİZMLE MÜCADELE HARİTASI OLDUKÇA GENİŞ
Somaliland ile liman anlaşması imzalama girişimi sonrası Etiyopya'yı Somali ile bir savaş için kışkırtan İsrail, ülkeleri parçalama yönündeki her adımında karşısında Türkiye'yi buluyor. Addis Ababa ile Mogadişu yönetimlerini Ankara'da buluşturan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın eşiğine gelmiş iki ülke arasında buzları eritmiş ve olası bir liman anlaşmasının Somali hükümetiyle yapılmasının önünü açmıştı.
İsrail-BAE ortaklığının iç savaşla parçalamak istediği Sudan'da ise merkezî hükümet, istikrar için büyük ölçüde Türkiye'ye güveniyor. Bayraktar TB2 ve AKINCI'yı tedarik ederek HDK milislerini gerileten meşrû Sudan ordusu, BAE'nin Çin'den hava savunma sistemleri getirip örgüte teslim etmesi nedeniyle zaman zaman zor anlar yaşıyor. Kızıldeniz'e kıyısı bulunan ülkelerden Sudan'da BAE-İsrail ittifakına karşı Türkiye-Mısır-Pakistan ekseninin mücadelesi devam ediyor.
Siyonizmin PKK/YPG'yi kullanarak Suriye'yi bölme planını engellemek için yeni bir askerî harekâta hazırlanan Türkiye, Libya'da ise Halife Hafter yönetimiyle de temas kurarak ülkeyi bütün halde tutmaya çalışıyor. Türkiye ve Pakistan'ın Hafter yönetimine son dönemde verdiği askerî destekler ve silah satışları, bu politikanın bir yansıması oldu.
Türk devletinin siyonizmle mücadelesi Hint Okyanusu'ndan Afrika Boynuzu'na, Kızıldeniz'den Doğu Akdeniz'e, Basra Körfezi'nden Kandil Dağları'na dek uzanan geniş bir çerçevede devam ediyor.
Atilla Diş
27 Aralık 2025
Benzer Haberler

İspanya bir yol ayrımında: KAAN prototipleri TUSAŞ'ta sergilendi, Madrid'de taşlar yerinden oynadı

Denizin ortasında tuvaletsiz kaldılar: Dünyanın en modern uçak gemisinde sabotaj ihtimali

Çorlu'dan kalktı Sinop'ta vurdu! Bayraktar AKINCI'dan EREN mühimmatıyla tam isabet

NATO'da ortak tatbikat: Bayraktar TB3 Eurofighter ile uçtu

Ankara'da tarihi anlar! İki adet yerli HAVA SOJ uçağı başkent semalarında
