Yandex Metrica
  • G.ALTIN

    7.252,55

  • DOLAR

    43,8593

  • EURO

    51,6798

  • BIST 100

    14.050,83

  • BITCOIN

    $64.051

İngiliz fenomenden sarsıcı kehanet: Avrupa'yı koruyacak olan Çelik Kubbe'dir, Demir Kubbe ya da Altın Kubbe değil

İngiliz fenomenden sarsıcı kehanet: Avrupa'yı koruyacak olan Çelik Kubbe'dir, Demir Kubbe ya da Altın Kubbe değil

İngiliz sosyal medya fenomeni Tim Wilson, Çelik Kubbe hava savunma mimarisini ele aldığı son yayınında çarpıcı tespitlerde bulundu. Wilson'a göre ne Altın Kubbe ne de Demir Kubbe'ye benzeyen Türk savunma sistemleri, güvenlik garantilerine muhtaç Avrupa'yı zamanla kendine bağımlı hale getirecek.

Türk savunma sanayiine ilişkin yayınladığı derinlikli analizlerle son dönemde tartışmalara konu olan İngiliz sosyal medya fenomeni 'profesör' Tim Wilson, yüzbinlerce Avrupalının takip ettiği Youtube kanalında çarpıcı bir kehanette bulundu. 

ABD Başkanı Donald Trump tarafından geçtiğimiz yıl dünyaya duyurulan Altın Kubbe (Golden Dome) tasarımının Ronald Reagan'ın 'Yıldız Savaşları' projesine benzeyeceğini ve akıbetinin belirsiz kalacağını savunan Wilson, Türk Çelik Kubbe (Steel Dome) mimarisinin Avrupa semalarını koruyacak tek sistem olarak öne çıktığını anlattı. 

İsrail yapımı Demir Kubbe'nin (Iron Dome) küçük bir alanı savunmak üzere tasarlandığını, Çelik Kubbe'nin ise geniş coğrafyaları kapsamak üzere inşa edilmiş gerçek bir hava savunma mimarisi olduğunu söyleyen Wilson, yıllardır yaptırım baskısı altında kalan Ankara'nın bağımsız şekilde teknoloji geliştirerek kendi yolunu çizmeyi başardığını söyledi. 

S-400 krizi ve ABD'nin ihracat kısıtlamalarını hatırlatan Wilson, "Hareket özgürlüğü istiyorsanız kendi sensörlerinize, veri bağlantılarınıza, entegrasyon ve üretim kapasitenize sahip olmalısınız. Çelik Kubbe, Amerika'nın öğrettiği bu dersin somut bir ifadesidir" dedi. 

İşte Tim Wilson'un Avrupa savunma mimarisinde Çelik Kubbe'yi öne çıkaran analizinden satır başları:

"Türkiye'nin Çelik Kubbe'si sözkonusu olduğunda bence İsrail'in Demir Kubbe'si ve Trump'ın Altın Kubbe'sinden de bahsetmeliyiz. Benzer metaforu paylaşan üç farklı yapı var önümüzde. 

Demir Kubbe sık sık roket saldırısına maruz kalan küçük bir devlet için taktiksel bir kalkandır. Yaklaşık 4 ilâ 70 kilometre aralığında menzile sahiptir ve kısa menzilli topçu roketlerini etkisiz hale getirmek için inşa edilmiştir. 

Kendi tarzında seçici, hızlı ve ekonomik olacak şekilde tasarlanmıştır. Sadece yerleşim alanlarını tehdit eden unsurları engellemeye çalışır. Uçaklara, seyir füzelerine ve balistik füzelere karşı tek bir entegre hava savunması sunan ulusal bir şemsiye olduğu iddiasında bulunulmamıştır. Şimdi lazer güdümlü mühimmatlarla da geliştirilen daha büyük bir İsrail yığınının en alt katmanıdır. 

Buna karşılık Türkiye'nin Çelik Kubbe'si... Bu bir bina değil, bir mimarî... Çelik Kubbe, radar, elektronik savaş ve çoklu önleyici kademeleri tek bir komuta sisteminde bir araya getiren, çok katmanlı, kara ve deniz entegre hava savunma projesidir. 

Kavramsal olarak daha büyük güçlerin denediği türden entegre hava ve füze savunma ağına daha yakındır; çünkü Türkiye'nin coğrafyası uzun sınırlar boyunca çok sayıda denizle kaplıdır. Tek bir kısa menzilli batarya konsepti üzerine ulusal savunma konsepti kurmak imkânsızdır. 

100 ilâ 150 kilometre yarıçaptaki bir Çelik Kubbe bataryası etkileyici olabilir ancak aynı zamanda bu temel bir meseleyi de gösterir. Türkiye aynı anda tüm sathı koruyabilmek için çok büyük bir ülkedir. Bu nedenle Çelik Kubbe öncelikle kritik bölgelere öncelik verir; sektör sektör devreye alınacak şekilde tasarlanmış bir sistemdir." 

BAĞIMLILIĞIN MALİYETİNİ ACI BİÇİMDE ÖĞRENDİLER 

"Trump'ın Altın Kubbe tasarımı ise en azından kamuoyuna açıklandığı şekliyle öncelikle retorik, ikincil olarak da mimari bir kavramdır. Grönland'ın stratejik kontrolü için bir gerekçe olarak öne sürülüyor ve genel bir güvenlik projesi olarak çerçeveleniyor. Ancak gerçekte ne olduğuna dair kamuoyuna açıklanan detaylar yetersiz.

Siyasî olarak Amerikan üstünlüğüyle ilgili bir hikâye gibi işlev görüyor; biraz Ronald Reagan'ın Yıldız Savaşları projesine benziyor; Kubbe'nin kaderi de öyle olabilir. Bu anlamda sloganlardan ziyade tedarik, entegrasyon ve endüstriyel ölçeklendirme yoluyla inşa edilmiş Çelik Kubbe'nin tam tersini ifade ediyor.

Şimdi buradaki daha büyük iddia, Türkiye'nin Çelik Kubbe'yi nasıl hayata geçirmesi gerektiği konusundaki kavramsal düşüncesidir. NATO'nun alternatif gücü olarak kıtanın koruyucusu haline geliyor ve bu mantık romantik değil; aksine coğrafya bunu gerektiriyor. 

Birincisi Türkiye Karadeniz, Doğu Akdeniz, Kafkaslar ve Ortadoğu arasındaki savaşın dönüm noktasında yer alıyor. Bu, Avrupa güvenliğini tanımlayan füze ve insansız hava aracı dinamiklerine maruz kaldığı anlamına gelir. 

Avrupalılar bu ifadeyi beğensin yahut beğenmesin; Avrupa, stratejik derinlik istiyorsa, güvenilir bir güney ve güneydoğu savunma omurgasına ihtiyaç duyar ve Türkiye, bunun soyut bir kurmay okulu egzersizi değil, günlük bir gerçeklik olarak orta yerde duran birkaç müttefikten biridir. 

Türkiye'nin gösterdiği kurumsal sabıra gelirsek... Bu ülke son 10 yıldır bağımlılığın maliyetini öğreniyor. S-400 krizi, ihracat kısıtlamaları ve birlikte çalışabilirlik politikası Ankara'ya sert bir ders verdi. Hareket özgürlüğü istiyorsanız, kendi sensörlerinize, veri bağlantılarınıza, entegrasyon ve üretim kapasitenize sahip olmalısınız. 

Çelik Kubbe, Amerika'nın öğrettiği bu dersin somut bir ifadesidir. Gerçek gücü tek bir füzede değil, entegre komuta katmanında, veri füzyonunda, elektronik savaş entegrasyonunda ve seri üretim yeteneğinde yatıyor. 

ASELSAN'ın yatırım programı ve açıklanan kapasite artışları önemlidir, çünkü hava savunma konusu, yetenek kadar bir 'ikmâl' yarışmasıdır. Belki ironi gelebilir ama gerçek şu: Genellikle Avrupalı olmayan bir güç olarak tanımlanan bir ülke, hava savunma direnci gibi en belirleyici alanlardan birinde Avrupa güvenliğinin temelini oluşturabilir. Fakat sorumluluk alanının sert sınırları var." 

TÜRKLER AVRUPA İÇİN VAZGEÇİLMEZ HALE GELİYOR

"Birincisi, Türkiye NATO'nun tüm yelpazesinde Amerika Birleşik Devletleri'nin yerini alamaz. ABD'nin rolü sadece füzeler ve radarlar değil, stratejik lojistik, büyük ölçekli istihbarat, gözetleme, keşif, denizaltı savaşı, nükleer caydırıcılık garantileri ve ittifakı mümkün kılan altyapıdır. 

Türkiye bir sütun ve vazgeçilmez bir sütun olabilir. Tüm çatıyı destekleyemez veya tüm çatıyı oluşturamaz. 

İkincisi, Türkiye'nin hava savunma yeteneğindeki gelişim, siyasî pazarlık gücünü artıracaktır. Avrupalılar, Ankara'nın bu gücü tedarik ortaklıkları, endüstriyel ortak üretim ve bölgesel politika temelinde kullanacağını varsaymalı. Çünkü koruyucu devletler asla hayır kurumu değildir. 

Üçüncüsü, Avrupa'nın riski sadece Amerika'nın başarısız olması değil, Amerika'nın giderek daha da çok güvenilmez hale gelmesidir. İşte bu daha da kötü. Bu durum müttefikleri hızla yedek sistemler kurmaya zorlar. Bu senaryoda Türkiye'nin Çelik Kubbe'si daha değerli hale gelir, çünkü özellikle güney kanadında NATO içinde ABD merkezli olmayan bir yetenek düğümü sunar. 

Çelik Kubbe birden fazla yaklaşımı aynı anda uygulamak zorunda olan ve yabancı izin belgelerine güvenemeyen büyük bir devlet için tasarlanmış, ulusal ölçekte katmanlı bir mimaridir. Şu anda tartışıldığı şekliyle Altın Kubbe ise açıkça ayrıntılandırılmış bir sistemden ziyade, özellikle Grönland üzerindeki stratejik talepleri haklı çıkarmak için kullanılan bir siyasî tılsım olarak görülüyor. 

İşte Çelik Kubbe bu 3 'kubbe' görüntüsünde tek gerçek şey haline geliyor. Tıpkı bir tavuğun yumurtlaması gibi değil mi? Bu 3 küçük kubbeden Çelik Kubbe, çok daha geniş bir alanda uyarlanıp kullanılabilir bir sistem olarak öne çıkıyor. 

Avrupa'yı koruyacak olan Çelik Kubbe'dir. Demir Kubbe veya Altın Kubbe değil. Türkiye'nin hava savunma ağı, özellikle ABD'nin taahhütleri daha da sarsılırsa, Avrupa'nın güvenliği için kilit bir unsur ve model haline gelecektir. Böylelikle Türkler daha özerk, daha yetenekli endüstriyel bir NATO gücü olarak konumlanıyor. 

Bu durum Türkiye'nin Avrupalılaşması değil, Avrupa için vazgeçilmez hale gelişini ifade ediyor."

TRHABER

Atilla Diş

Benzer Haberler

Daha fazlası →