Güney Asya basını KAAN pilotunun TULGAR kaskını anlatıyor: Optoelektronik bir başyapıt... İşte ASELSAN TULGAR'ın sıradışı özellikleri
Millî Muharip Uçak KAAN pilotları için hazırlanan ve teknolojinin sınırlarını zorlayan TULGAR kaskı, Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin'in verdiği fotoğraf sonrası bir kez daha gündeme oturdu. ASELSAN tarafından geliştirilmiş TULGAR, Güney Asya basınında övgü dolu ifadelerle anlatılıyor.
Savunma ve Dışişleri Bakanları Toplantısı için Ankara'ya gelen Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, ASELSAN'ın Gölbaşı tesislerini gezerek Türk havacılık ürünleri ve hava savunma sistemlerine dair detaylı bilgiler aldı. Sjamsoeddin'e Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler eşlik etti.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol'un sunum yaptığı konuk bakan, Millî Muharip Uçak KAAN pilotlarının kullanacağı teknoloji harikası TULGAR kaskını da bizzat inceledi.
Endonezya, Haziran 2025'te 48 adet KAAN siparişi vererek Türk beşinci nesil uçağının yurtdışındaki ilk kullanıcısı olacağını taahhüt etmişti. KAAN programına katıldığını beyan eden ilk ülke olan Endonezya'da basın, TULGAR kaskını konu alan çarpıcı bir haber yayınladı.
Ülkenin saygın savunma yayını Indomiliter, farklı sensörlerden gelen verileri üst üste bindirilmiş şekilde pilota gösteren ASELSAN ürünü TULGAR'ı 'optoelektronik bir başyapıt' olarak niteliyor. "TULGAR ile tanışın: ASELSAN'ın KAAN savaş jeti pilotlarına yönelik akıllı kaskı" başlığıyla yayınlanan haberde şu ifadeler dikkat çekti:
"Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçağı ekosistemi, uçağın en az kendisi kadar gelişmiş teknolojiyle artık daha da eksiksiz hale geldi. Hayalet uçak KAAN'ın başarılı uçuşları sonrası ASELSAN, geleceğin savaş pilotları için 'ikinci bir göz' olarak tasarlanan kask üstü ekran (HMD) sistemi TULGAR'ı tanıttı.
TULGAR'ın gelişi, Türk savunma sanayiinin bağımsızlığında yeni bir dönüm noktası oluşturarak Türkleri, yüksek seviye aviyonik teknolojisi geliştiren ülkelerin ilk sıralarına oturtuyor. TULGAR'ın öyküsü, Türkiye'nin KAAN jeti ve HÜRJET eğitim uçağının gelişmiş bir HMD sistemine duyduğu ihtiyaçla başladı.
ASELSAN, 360 derecelik durumsal farkındalık sağlayabilen bir kask oluşturmak için en iyi optik ve dijital sistem mühendisliğini de içeren yoğun bir araştırma başlattı. Titiz bir laboratuvar geliştirme aşamasının ardından TULGAR çok sayıda yer entegrasyon testinden ve gelişmiş uçuş simülasyonlarından geçti.
Sistem şu anda, pilotların yüksek hızlarda ve aşırı G kuvvetlerinde manevralar yaparken görsel istikrarı sağlamak amacıyla operasyonel uçuş testlerine başlıyor."
PİLOT, UÇAKTAKİ TÜM SENSÖR VERİLERİNİ YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ EKRANDA GÖRÜYOR
"Teknik özellikler ve yetenekler açısından TULGAR, optoelektronik teknolojisinin bir başyapıtıdır. Kask uçuş verilerini, hedefleri ve radar bilgilerini doğrudan pilotun gözlerinin önündeki vizöre yansıtan yüksek çözünürlüklü bir projeksiyon ekranı kullanır.
Başlıca özellikleri arasında, pilotun kafa hareketleri ile görüntülenen resim arasında gecikme olmamasını sağlayan eşzamanlı teknoloji yer alıyor. TULGAR ayrıca, son derece hassas bir kafa izleme sensörü, entegre bir dijital gece görüş sistemi ve uçağın kızılötesi kameralarından gelen görüntüleri üst üste bindirme özelliğiyle donatıldı. Bu, pilotun uçağın gövdesinin 'içini görmesini' sağlar; bu teknoloji, beşinci nesil savaş uçakları için hem yakın hem de uzun menzilli muharebede kritik bir özelliktir.
TULGAR'ı Amerika Birleşik Devletleri'ndeki F-35 Gen-III ve Avrupa'da Eurofighter Striker-II'den ayıran özelliklerden biri, ergonomi ve yerel entegrasyona yaklaşımıdır. ABD yapımı akıllı kasklar oldukça gelişmiş olmalarıyla bilinir ancak ağırlık ve yüksek bakım maliyetleri gibi zorluklarla karşı karşıyadır.
TULGAR balistik korumadan ödün vermeden ağır manevralar sırasında pilotun boynuna binen yükü en aza indirmek için hafif kompozit malzemelerle tasarlandı. Ayrıca genellikle yazılım erişim kısıtlamaları bulunan yabancı yapım kaskların aksine, TULGAR'ın açık mimarisi Türkiye'nin bölgedeki en son tehditleri yansıtacak şekilde hedefleme algoritmalarını bağımsız olarak güncellemesine olanak tanır."

ASELSAN TULGAR'IN AĞIRLIĞI KAÇ KİLO OLACAK?
"Bir diğer dikkat çekici avantaj ise son derece gelişmiş Aktif Gürültü Engelleme Sistemi ve 3D ses teknolojisinin entegrasyonudur. Avrupa kaskları genellikle ek gece görüş cihazlarına güvenirken TULGAR bu sensörleri kaskın yapısına entegre ederek daha şık ve aerodinamik bir profil elde etmiştir.
ASELSAN devam eden geliştirme ve uçuş testleri nedeniyle TULGAR için henüz kesin bir ağırlık rakamı açıklamadı. Bununla birlikte, benzer beşinci nesil HMD'lerin teknoloji standartlarına dayanarak tahmini ağırlığı 1,8 kg ile 2,1 kg arasında değişmektedir.
ASELSAN, TULGAR'ın ağırlığını 2,2 kilogramın altında tutmaya odaklandı. Karşılaştırma yapmak gerekirse, ABD yapımı F-35 kaskı yaklaşık 2,1 kilogram ağırlığındadır ve bu, pilotların yüksek yerçekimi (9G) manevraları sırasında kalıcı boyun yaralanmalarını önlemek için kabul edilen maksimum ağırlık sınırıdır.
Türkiye bu teknolojik bağımsızlıkla sadece KAAN savaş uçaklarını ölümcül 'sensörlerle' donatmakla kalmadı; aynı zamanda geleneksel Batılı HMD üreticilerinin hegemonyasına meydan okuyarak küresel havacılık ve uzay teknolojisinin en üst seviyesinde rekabet edebilme yeteneğini de kanıtladı."
F-35 PROGRAMINA GERİ DÖNÜŞ KAAN'I RİSKE ATABİLİR
TULGAR kaskını derinlemesine analiz eden Indomiliter aynı zamanda F-35 programına yeniden katılmak isteyen Türkiye'yi bekleyen risklere dikkat çekti. F-35 programına geri dönülmesi halinde Ankara'nın iki tane beşinci nesil uçak programını eşzamanlı yürütmek için gereken finansal kaynağı bulmakta zorlanacağını yazan gazete, şu hususlara dikkat çekiyor:
"Recep Tayyip Erdoğan için F-35 programına geri dönmek sadece hava gücünü artırmakla ilgili değil, aynı zamanda siyasî prestij ve daha önce kesintiye uğramış NATO ile teknolojik entegrasyonu yeniden sağlamakla ilgili. Ancak ekonomik gerçekler, önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Türkiye aynı anda iki adet beşinci nesil savaş uçağı programını finanse etmeyi başarabilir mi?
Finansal açıdan, iki ayrı hayalet savaş uçağı programını paralel olarak yürütmek, önemli askerî bütçelere sahip ülkeler için bile ciddî bir yüktür. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından yürütülen KAAN projesinin seri üretim safhasına geçmesi için 20 milyar ABD Doları'nın üzerinde bir yatırım gerekeceği tahmin ediliyor.
F-35 uçaklarının kullanım haklarının satın alınması ve bununla birlikte gelecek fahiş işletme-lojistik maliyetler, zaten enflasyonla mücadele eden Türkiye'nin döviz rezervlerini tüketecektir.
Bütçe gerçeklerine göre bir seçim yapılacak olsaydı, Türkiye'nin acil ihtiyaçları için F-35'e öncelik vermesi muhtemeldi; çünkü bu uçak muharebede kendini kanıtlamış bir uçaktır. KAAN'ın tam operasyonel hazırlığa ulaşması için ise 10 yıla daha ihtiyacı var.
Eğer askerî bütçe, F-35 sözleşmesi ve yakın zamanda siparişi verilen diğer savaş uçaklarının bakım masrafları için kullanılırsa, KAAN'ın sürekli yetersiz fon sorunuyla boğuşan bir proje haline gelme riski yükselir.
Türkiye şu anda tehlikeli bir satranç oynuyor. F-35'e geri dönme çabası, Yunanistan'ın Rafale ve F-35 filolarına karşılık vermek için kısa vadeli bir çözüm. Ancak KAAN, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun sembolü.
Ankara iki uçak arasında dengeyi sağlayamazsa temel yetenekleri yabancı ülkelerin elinde olan bir savaş uçağı için yerli teknolojik gelişmeleri feda etme riskiyle karşı karşıya kalır."
TRHABER
Benzer Haberler
Daha fazlası →
İspanya bir yol ayrımında: KAAN prototipleri TUSAŞ'ta sergilendi, Madrid'de taşlar yerinden oynadı
Denizin ortasında tuvaletsiz kaldılar: Dünyanın en modern uçak gemisinde sabotaj ihtimali
Çorlu'dan kalktı Sinop'ta vurdu! Bayraktar AKINCI'dan EREN mühimmatıyla tam isabet
NATO'da ortak tatbikat: Bayraktar TB3 Eurofighter ile uçtu
Ankara'da tarihi anlar! İki adet yerli HAVA SOJ uçağı başkent semalarında
Bayraktar TB3 NATO sahnesinde: Amfibi harekâtta yeni dönem!
'Her atış bir ant, her atış bir destan': MSB'den Steadfast Dart-26 Tatbikatı'na ilişkin paylaşım
Sözleşme tarihi belli oldu: Türk SİDA'ları İtalya yolunda