Eurofighter'da GÖKBORA füzesi tüm dengeleri sarsacak: Güney Asya basını Typhoon jetlerinde Türk mühimmatlarını konuşuyor

İngilizlerle imzalanan tarihî önemdeki anlaşma, Eurofighter Tyhoon savaş uçaklarında yerli-millî mühimmat kullanılmasının önünü açtı. Ankara yakın gelecekte bu uçağın sahipleri için hava-hava ve hava-yer mühimmatları konusunda önemli bir tedarikçi haline gelecek.
Eurofighter Typhoon savaş uçaklarına yerli-millî mühimmat entegrasyonu, Türkiye'nin geniş füze envanterini dünyaya açacak bir potansiyel sunuyor.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, geçtiğimiz günlerde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Biz Eurofighter uçaklarını METEOR füzeleriyle birlikte alıyoruz. Bu uçaklarda kendi millî yazılımlarımızla kendi mühimmatımızı da kullanabileceğiz. Bu süreçte METEOR füzesinden daha iyisini de yaparak isterlerse onlara satacağız" dedi.
Türk savunma sanayii havadan yere ve havadan havaya görevlerinde geniş bir füze-mühimmat envanterine sahip. Millî füzelerin Eurofighter uçaklarıyla uyumlu hale getirilecek olması küresel havacılık arenasında çok önemli sonuçlar doğurabilir.
Güney Asya basını, bu hamlenin muhtemel etkilerini gözler önüne seren çarpıcı bir analiz yayınladı. Uluslararası alanda geniş bir okuyucu kitlesi bulunan Malezya merkezli Defense Security Asia (DSA), Typhoon uçaklarının Türk füzelerini ateşleyecek olmasını şöyle yorumluyor:
"Bu anlaşma, Türkiye'nin yerli mühimmat ekosistemini doğrudan üst düzey bir Avrupa savaş uçağına entegre etmesini sağlayarak Batılı uçaklar ile Batı dışı silah inovasyonu arasındaki eski engelleri etkili bir şekilde ortadan kaldırıyor ve böylece NATO içindeki ihracat normlarını yeniden şekillendirme potansiyeline sahip yeni bir emsal oluşturuyor.
Entegrasyon kararı Ankara'nın F-35 programından çıkarılmasının Türkiye'nin savunma hedeflerini dizginlemekte başarısız olduğunu, aksine, geleneksel ABD merkezli çerçeve dışında paralel ve bağımsız bir hava saldırısı ve üstünlük mimarisinin ortaya çıkmasını hızlandırdığını zımnen kabul etmektedir.
Genel olarak bu entegrasyon onayı, Eurofighter Typhoon'u Türkiye için geçici bir alımdan stratejk güç çarpanına dönüştürüyor. Uçağı ulusal olarak kontrol edilen bir imha zincirine yerleştiriyor ve acil operasyonel ihtiyaçları, muharebe havacılığında bağımsızlığa yönelik uzun vadeli hedeflerle uyumlu hale getiriyor."
ANKARA EUROFIGHTER KULLANICILARI İÇİN TEDARİKÇİ HALİNE GELİYOR
"Eurofighter'a yerli mühimmat hamlesi, NATO savunma sanayii iş birliğinde kritik bir dönüm noktası oluşturuyor ve Ankara'nın bağımsız savaş hava gücü özerkliğine ulaşma yönündeki uzun vadeli çabasını hızlandırıyor.
20 adet yeni Tranche-4 uçağı için yaklaşık 10,7 milyar ABD Doları tutarındaki anlaşma, İngiliz tarihinin en büyük ihracat hamlelerinden biri oldu. Uçakların 3'te 1'inden fazlası Birleşik Krallık'ta üretilecek; motorlar gibi kritik alt sistemler Bristol'deki Rolls-Royce tarafından, gelişmiş radar bileşenleri ise Edinburg'da Leonardo şirketince imâl edilecek.
Bu sayede program İngiliz havacılık ve uzay sanayii tabanını derinlemesine entegre olurken uzun vadeli destek kapasitesi de sağlanacak.
Anlaşmanın stratejik açıdan en önemli unsuru, Türkiye'nin yerli olarak geliştirdiği mühimmatlarını Eurofighter platformuna entegre etmesine İngiltere tarafından açıkça izin verilmesidir. Bu taviz, savaş uçağı konsorsiyumunun geleneksel olarak elinde tuttuğu kontrol dengesini temelden değiştiriyor.
Böylelikle Türkiye, ihracat kısıtlamalarına, siyasi baskıya veya tedarik aksamalarına maruz kalmadan bu uçakları kendi mühimmatlarıyla işletebilecek. Daha da önemlisi, bu anlaşma Türkiye'ye belirli ölçekte yerli yazılım, görev sistemleri ve alt bileşenler için ihracat hakkı tanıyarak Ankara'nın kendi geliştirdiği teknolojiyi diğer Eurofighter kullanıcılarına pazarlamasına ve böylece savunma ihracatındaki payını genişletmesine olanak tanıyor.
Bu sayede Türkiye Avrupa savunma teknolojisinin pasif bir alıcısı olmaktan çıkarak Eurofighter kullanıcı topluluğuna aktif katkıda bulunan potansiyel bir tedarikçi haline geliyor. Bu durum Ankara'nın endüstriyel etkisini ve diplomatik gücünü artırıyor."
Amerikan basını | National Interest:
▪️Türkiye yeni seyir füzesi SOM-J'yi başarıyla fırlattı. SOM-J, 2006 yılında ülkenin ilk yerli seyir füzesi projesi olarak başlatılmış 'SOM' ailesinin bir üyesi.
▪️Füzeyi geliştiren TÜBİTAK SAGE, yenilikçi tasarımlarıyla Amerikan İleri… pic.twitter.com/eAukEePK3A
BOZDOĞAN, GÖKDOĞAN, GÖKBORA VE SOM FÜZELERİ...
"TÜBİTAK SAGE üretimi hava hava füzeleri BOZDOĞAN ve GÖKDOĞAN'ın F-16 uçaklarından gerçekleştirilen atış testleri, füzelerin gerçek hedeflere isabet performansını göstererek operasyon anlamda hazır durumda olduklarını ve Eurofighter gibi gelişmiş platformlara entegrasyona uygunluğunu teyit etmiştir.
BOZDOĞAN'ı tamamlayan GÖKDOĞAN, AIM-120 AMRAAM ile rekabet etmek üzere tasarlanmış ve 100 kilometreye kadar angajman sağlayan aktif radarlı, ateşle-unut özellikli hava-hava füzesidir.
Bunun yanında GÖKBORA adı verilen, menzili uzatılmış bir varyantı, ramjet tahrik sistemi kullanan uzun menzilli bir hava-hava füzesi olarak geliştirilmektedir. Bu füzenin 150 kilometreyi aşan bir menzilde, MBDA'nın METEOR füzesine yaklaşan performans özelliklerine sahip olması bekleniyor.
ROKETSAN tarafından geliştirilmiş SOM uzun menzilli seyir füzesi ailesi ise GPS/INS güdüm sistemi, kızılötesi görüntüleyici arayıcı başlık kombinasyonuyla 275 kilometreye kadar menzilde kara ve deniz hedeflerine karşı hassas vuruş yetenekleri sunuyor.
SOM füzelerinin Eurofighter'a entegrasyonu, Türkiye'nin hava savunma alanının dışından uzun menzilli taarruz ve deniz engelleme görevleri yürütmesine olanak tanıyarak Doğu Akdeniz, Karadeniz ve daha geniş Ortadoğu bölgesinde caydırıcılığı artıracaktır.
Yerli üretim sistemlerinin ithal mühimmata kıyasla maliyet etkinliği, özellikle mühimmat tüketim oranlarının barış zamanı varsayımlarını hızla aşabileceği uzun süreli veya yüksek yoğunluklu çatışma senaryolarında Türk operasyonlarının sürdürebilirliğini de güçlendiriyor.
İngiltere'nin mühimmat entegrasyon onayı, Türkiye'nin stratejik hesaplamalarını temelden değiştirerek muharebe havacılığında gerçek operasyonel özgürlük sağlıyor ve böylece tedarik zinciri aksamalarına ve modern savaşın sonucunu giderek daha fazla şekillendiren siyasi koşullara karşı savunmasızlığı azaltıyor.
Ukrayna savaşından elde edilen deneyimler, mühimmat ve yedek parçalara erişimin savaş alanında hayatta kalmayı nasıl belirlediğini ortaya koymuş, Türkiye'nin bağımsız silah üretme yeteneğini belirleyici bir avantaj haline getirmiştir. NATO için ise bu düzenleme, Avrupa'nın batı ve doğu kanatlarında yer alan AB üyesi olmayan iki ülke arasındaki savunma sanayii bağlarını derinleştirerek ittifakın uyumunu güçlendirirken ulusal egemenlikten ödün vermeden birlikte çalışabilirliği de artırıyor."
Suudi Arabistan basını | El-Hadath:
— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) October 28, 2025
▪️Türkiye, Eurofighter savaş uçaklarına dair anlaşmayla İsrail'e meydan okumaya hazırlanıyor.
▪️Anlaşma, konsorsiyum ortaklarının onayıyla imzalandı.
▪️Türkiye hava filosunu Eurofighter'ın yanında yeni F-16 ve F-35'lerle de güçlendirmeyi… pic.twitter.com/bM1ufcUpK3
MİLLÎ MUHARİP UÇAK KAAN HAZIR OLANA KADAR 'PROTEİN BARI' GİBİ
"Türk silahlarıyla donatılmış Eurofighter Typhoon uçaklarının operasyona girmesi, NATO'nun güney kanadını önemli ölçüde güçlendirecek, bölgesel aktörlere karşı caydırıcılığı artıracak ve Rusya, İran aktörlerin dahil olduğu gerilimler karşısında kolektif savunma duruşunu güçlendirecektir.
KAAN uçağı operasyonel olgunluğa ulaşana kadar Eurofighter kritik bir ara yetenek sıfatıyla 'mevcutlar arasında en iyi' olarak tanımlanacak. Eurofighter, zaman baskısı altında bulunan olimpiyat sporcularının 'protein barı' gibidir.
Ancak Typhoon'un beşinci nesil bir platformun gizlilik özelliklerinden yoksun olması, yoğun bir şekilde savunulan hava sahasındaki yeteneklerini sınırlamakta ve tamamlayıcı taktikler ve unsurlar gerektiriyor.
F-16 ve Eurofighter filolarının paralel olarak işletilmesi, lojistik ve bakım yüklerini de artırırken, ABD ile henüz tamamlanmamış F-16V yükseltme görüşmeleri Ankara'nın hava kuvvetleri modernizasyon yol haritasını karmaşıklaştırmaya devam ediyor.
Batı politika çevrelerindeki bazı eleştirmenler, Ankara'nın giderek daha özerk bir dış politika izlemesi göz önüne alındığında, Türkiye'nin artan savaş kabiliyetinin bölgesel istikrarı zayıflatabileceği endişesini dile getirirken, destekçiler ise son derece yetenekli bir Türkiye'nin NATO caydırıcılığının önemli bir ayağı olmaya devam ettiğini savunuyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında ise bu yeni entegrasyon hakları Türkiye'yi Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere diğer Eurofighter operatörlerine mühimmat ve görev sistemleri ihracatçısı konumuna getirerek milyarlarca dolarlık ek savunma geliri yaratabilir ve teknolojik öz yeterliliğe yönelik 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunu güçlendirebilir."
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler:
▪️Benimsediğimiz vizyonun adı KAAN'dır, ALTAY'dır, KIZILELMA'dır, GÖKTÜRK'tür, ANKA'dır, SİPER'dir, SUNGUR'dur, KORKUT'tur, MİLGEM'dir, MİLDEN'dir.
▪️Esasen bu vizyonun adı Türkiye Yüzyılı'dır. pic.twitter.com/8hcuKQht00
Atilla Diş
24 Aralık 2025
Benzer Haberler

İspanya bir yol ayrımında: KAAN prototipleri TUSAŞ'ta sergilendi, Madrid'de taşlar yerinden oynadı

Denizin ortasında tuvaletsiz kaldılar: Dünyanın en modern uçak gemisinde sabotaj ihtimali

Çorlu'dan kalktı Sinop'ta vurdu! Bayraktar AKINCI'dan EREN mühimmatıyla tam isabet

NATO'da ortak tatbikat: Bayraktar TB3 Eurofighter ile uçtu

Ankara'da tarihi anlar! İki adet yerli HAVA SOJ uçağı başkent semalarında
