TR Haber
ESCKapat
Ara

2026'ya 7 cephede savaşla girdik: Küresel çatışmanın fitili nerede ateşlenecek?

2026'ya 7 cephede savaşla girdik: Küresel çatışmanın fitili nerede ateşlenecek?

Yeni bir dünya savaşının patlak vereceğine dair kötümser senaryolar 2026 itibariyle gerçeğe dönüşüyor. Son bir yıldır 8 ayrı savaşı bitirmekle övünen ABD Başkanı Donald Trump, yeni yılın ilk günlerinde yeni bir savaş başlattı. İran, Suriye, Gazze, Yemen, Sudan ve Ukrayna'ya şimdi Venezuela cephesi eklendi.

TR Haber
Savunma2026-01-03 13:37:06

2026 yılının savaş ve felâketlerle dolu olacağına dair kötümser tahminler gerçeğe dönüşüyor. Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip Güney Amerika ülkesi Venezuela, aylardır ABD ordusunun denizden uyguladığı ablukayı kırmaya çalışırken 3 Ocak sabahı açık bir işgal girişimiyle karşılaştı. 

Amerikan taarruz helikopterleri Venezuela başkenti Caracas'ta onlarca noktayı bombaladı. Savaş uçaklarının kol gezdiği bölgede halk panik içinde başkenti terk etmeye çalışıyor. 

Beyaz Saray'daki ikinci döneminde son bir yıldır 8 adet savaşı bitirdiğini söyleyip dünyaya barış getirmekle övünen ABD Başkanı Donald Trump, egemen bir ülkeye saldırarak büyük bir savaşın fitilini ateşledi. 

Washington'daki ilk döneminde Trump, Venezuala'da muhalif siyasetçi Juan Guaido'yu Nicolas Maduro'nun yerine 'devlet başkanı' ilan etmeye kalkışmış, ancak bu darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Guaido projesinin çuvallamasından ders alan Trump, darbe girişiminden 7 yıl sonra bu kez petrol zengini ülkenin başına uluslararası ölçekte tanınan bir kadın figürü getirmeye çalışıyor. 

Guiado, Maduro ve Machado

Trump'ın Guaido sonrası devlet başkanı adayı Maria Corina Machado Parisca oldu. Kendisini 'sıkı bir İsrail destekçisi aktivist' olarak tanımlayan Parisca, 2025 yılında Nobel Barış Ödülü almasının ardından ABD yönetimine "Venezuela'yı işgal edin" çağrısında bulunmuştu. 

3 Ocak 2026 itibariyle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin Amerikan ordusunca kaçırıldığı ileri sürülüyor. 

Amerikan ordusundan emekli albay Douglas Macgregor, 2025 yılı itibariyle millî borcu 38 trilyon dolara ulaşan ABD'de tek kurtuluş yolunun 'Venezuela petrolüne çökmek' olduğunu söylemişti. Macgregor'a göre, Yahudi finans-kapitalin ülkedeki yeraltı kaynaklarının sömürülmesiyle elde edeceği para miktarı 19 trilyon doları bulacak. 

— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) January 3, 2026

 

İKİNCİ CEPHE İRAN: ABD-İSRAİL BİR 'MÜJDE'YE KİLİTLENDİ

ABD-İsrail ekseninin iktidar değişimi hedeflediği bir başka ülke ise İran oldu. Siyo-Nazi çetesi elebaşı Benjamin Netanyahu'nun isteğiyle 22 Haziran 2025'te İran'ın nükleer tesislerini bombalayan Washington, yeni bir askerî saldırı öncesi ülkede kaosa yatırım yapıyor. 

İran Riyali'nin döviz kurlarına karşı yüksek değer kayıpları ve ekonomik sorunlar nedeniyle aralık ayı sonunda Tahran'da gösteriler başlamıştı. 2026'nın ilk günlerinde isyan dalgası İran'ın her yanına yayıldı. 

Rejimin ekonomi politikalarının iflas etmiş olması ve halkın yaşadığı sefalet, İran'da kaos bekleyenlerin iştahını kabartan bir faktör oldu. Protestolar devam ederken Donald Trump önceki gün yayınladığı sosyal medya mesajında "Eğer İran, her zaman yaptığı gibi barışçıl göstericileri vurur ve öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır. Mermiyi namluya sürdük, harekete geçmeye hazırız" dedi. 

Benjamin Netanyahu ve Rıza Pehlevi

İsrail hükümetinde görevli tüm siyonist çete üyeleri de İran'dan gelecek bir 'müjde'ye kilitlendi. Ağlama Duvarı önünde kipalı fotoğrafıyla tanınan Rıza Pehlevî ise Tahran'daki kaos fırsatını kaçırmadı ve Trump'tan görev beklediğini şöyle ifade etti:

"İslâm Cumhuriyeti'nin suçlu liderlerine yaptığınız bu uyarı, halkıma büyük bir güç ve umut veriyor. Sonunda bir ABD Başkanı, kararlı bir şekilde onların yanında duruyor. 

İran halkı bana bir sorumluluk yüklüyor. Beni İran'ın bir zamanlar Amerika ile sahip olduğu ve Ortadoğu'ya barış ve refah getiren ilişkiyi yeniden kurmakla görevlendiriyorlar. İstikrarlı bir geçiş süreci için planım var ve bunu başarma yolunda halk desteğine sahibim." 

1979'daki İran devrimi nedeniyle iktidarını kaybeden Şah Muhammed Rıza Pehlevî'nin oğlu Rıza Pehlevî, 2023 yılında Holokost Anma Günü etkinlikleri için İsrail'e davet edilmiş, burada Benjamin Netanyahu'ya bağlılığını bildirmişti. 

İran'daki isyan dalgasının rejim değişikliğiyle sonuçlanmaması halinde Trump ile Netanyahu'nun bu ülkeye yeni bir askerî saldırı başlatmasına kesin gözüyle bakılıyor. 

 

PKK/YPG'YE MÜDAHALE SIRASINDA İSRAİL SURİYE ORDUSUNA SALDIRIRSA...

Venezuela ve İran'da çıkarları büyük ölçüde örtüşen ABD ile İsrail, Suriye'yi parçalama planı konusunda ayrışıyor. Beşar Esed rejiminin devrildiği Aralık 2024 devrimi sonrası Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya destek veren Donald Trump, topraklarını muhafaza etmiş egemen bir Suriye'yi desteklediğini ifade ediyor. 

Dürzi ayrılıkçıları kullanarak ülkenin güneyini işgal eden İsrail ise aynı zamanda Türkiye sınırlarında kukla bir terör kantonu kurma yolunda PKK/YPG'li teröristleri desteklemeyi sürdürüyor. 

10 Mart 2025'te Şam yönetimiyle entegrasyon planına 'evet' diyen, ancak daha sonra bu mutakabatı bir oyalama taktiği olarak kullanan PKK/YPG elebaşı Ferhad Abdi Şahin, işgal ettiği toprakları Şam'a devretmeyi reddediyor. 

Suriye ile sözde bütünleşme yolunda gülünç bir teklifte daha bulundu. PKK/YPG, Şam yönetiminden İçişleri, Dışişleri ve Savunma bakanlıklarını istedi. Bu talep, İsrail destekli ayrılıkçı unsurlarla hiçbir meselenin 'masada çözülemeyeceğini' ortaya koydu. 

Suriye ordusu ve ona destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri, doğrudan Tel Aviv güdümündeki terör örgütünü tasfiye etmek için kapsamlı bir askerî harekâta hazırlanıyor. 

 

İsrail, Arz-ı Mevûd olarak bilinen sözde 'vaat edilmiş toprak' haritasına ulaşma yolunda Suriye'yi parçalama hedefinden vazgeçmiş görünmüyor. PKK/YPG'ye yönelik askerî harekât sırasında İsrail güçlerinin Suriye ordusuna yönelik muhtemel bir saldırısı, Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma potansiyelini de içinde barındırıyor. 

MEHMETÇİK GAZZE'YE GİTMEZSE YENİ BİR SAVAŞ DAHA ÇIKACAK

ABD ile İsrail'in Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir konuda ayrışma yaşadığı diğer cephe ise Gazze oldu. İsrail'in 7 Ekim 2023'ten beri 75 binden fazla insanı öldürüp neredeyse tamamını yerle bir ettiği Gazze'ye Türkiye önderliğinde 'Barış ve İstikrar Gücü' konuşlanması bekleniyor. 

Rehinelerin teslimi ve Gazze'de barış planının uygulanması için 13 Ekim 2025'te Şarm el-Şeyh'te imzalanan anlaşma, aralarında Mehmetçiğin de bulunduğu İslâm ülkeleri askerlerinin Gazze'de görev yapmasını içeriyor. Yahudiler, 20 bin kişiden oluşması beklenen görev gücünde Türk askerlerinin bulunmasına kesin bir şekilde karşı çıkıyor. 

Gazze Görev Gücü'nde yer alacak ülkelerden Suudi Arabistan, Azerbaycan, Pakistan ve Endonezya ise Türkiye'nin katılımı kesinleşmeden asker yollamaya yanaşmayacaklarını ifade ediyor. 

Donald Trump yeni yıla, Florida'daki malikanesinde soykırım suçlusu bebek katili Netanyahu ile birlikte girdi. İsrail elebaşı ile samimi pozlar verse de Trump'ın, Gazze'ye Türk askerlerinin gönderilmesine sıcak baktığı biliniyor.

Mehmetçiğin Gazze'de konuşlanmaması halinde Hamas'ın hiçbir şekilde silahlarını teslim etmeyeceği ifade ediliyor. 'Türkiye' blokajına devam eden İsrail'in bölgede katliamları sürdürmesi durumunda Gazze'de yeni bir savaşın patlak vermesi yüksek bir olasılık haline geldi. 

 

BOMBALAR YEMEN'DE PATLADI: BAE-İSRAİL EKSENİ İÇİN SÜRPRİZ HAMLE

2026'nın sürpriz cephelerinden biri Yemen oldu. Ortadoğu ve Afrika'da İsrail'in vekil gücü olarak hareket eden Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Güney Geçiş Konseyi (GGK) adı altında askerî yapılar oluşturarak Yemen'in bir kısmını yıllardır işgali altında bulunduruyordu. 

Yemen güneyini kontrol eden GGK'nin geçtiğimiz haftalarda ülkenin doğusundaki petrol bölgesi Hadramevt ile Mehra'yı da işgale yeltenmesi, Suudi Arabistan'ı harekete geçirdi. Yemen Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı Vatan Kalkanı güçlerini destekleyen Riyad yönetimi, Yemen'in İsrail-BAE ekseni tarafından parçalanması çabasına darbe vurmak için yoğun bir bombardıman başlattı. 

BAE'ye 'işgal ettiği topraklardan çekilmesi' çağrısı yapan Riyad, GGK kontrolündeki bölgelerin Vatan Kalkanı'na devredilmesi talebiyle Abu Dabi'ye ültimatom verdi. İsrail-BAE ekseni açısında sürpriz nitelikte görülen bu hamle sahada karşılık buldu ve GGK milisleri işgal bölgelerini boşaltmaya başladı. 

 

Suudi Arabistan aynı zamanda Kızıldeniz kapısı Bab'ül Mendeb'in kontrolü bakımından stratejik önemdeki Sokotra Adası'nda da çarpıcı bir hamlede bulundu. 2018 yılından beri BAE işgali altında bulunan Sokotra'nın boşaltılması için Riyad'dan Abu Dabi'ye nota iletildiği iddia ediliyor. 

İsrail'in BAE'yi kullanarak hem Yemen güneyini hem de Sokotra'yı kontrol etme stratejisi, Yahudilerin Riyad'a karşı yeni bir hamle geliştirmesi durumunda Körfez'de daha geniş ölçekli bir savaşa kapı aralayabilir. 

SUDAN TOPRAKLARINDA TÜRK SİHA'LARI ÇİN SİSTEMLERİNE KARŞI 

Siyonist İsrail ve sadık müttefiki BAE'nin Afrika'da konuşlandığı Sudan, 2026'da kesin olarak sürmesi beklenen savaşın adreslerinden biri. 'Güney Sudan' adı altında zaten bir parçası koparılmış olan ülke, Nisan 2023'ten beri İsrail-BAE destekli HDK terörüyle boğuşuyor.

BAE ve İsrail'in eğitip donattığı Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), batıdaki Darfur eyaletini merkez olarak seçerek Sudan'ı bölmeyi amaçlıyor. Darfur'daki Nyala'yı sözde başkent yapmak isteyen HDK, geçtiğimiz aylarda Kenya'da paralel bir hükümet hayata geçirdi. 

BAE, HDK milislerince işgal edilen Sudan topraklarında çok sayıda altın madeni işletiyor. 150 binden fazla insanın can verdiği, 10 milyonu aşkın kişinin de evlerini terk etmek zorunda kaldığı savaş süresince BAE, Sudanlıların altınını çalmaya devam etti. 

Türkiye, merkezî Hartum yönetimine askerî araç-gereç bakımından yoğun destek veriyor. Suudi Arabistan, Mısır, Katar ve Pakistan'ın Türkiye ile birlikte desteklediği meşrû Sudan yönetimi, sahada HDK milisleriyle özellikle son bir yıldır etkin biçimde mücadele ediyor. 

— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) November 1, 2025

 

Somali kuzeyindeki Somaliland ve Puntland eyaletlerinde askerî üsler kurarak buraya İsrail yapımı radarlar yerleştiren BAE ise Afrika Boynuzu'ndaki bu bölgeleri Sudan'da terörü desteklemek için zıplama noktası olarak kullanıyor. BAE Prensi Muhammed bin Zayed, Sudan'da iç savaşın devam etmesi hedefiyle HDK örgütüne Güney Amerika ülkesi Kolombiya'dan lejyoner taşıyor. 

Türkiye ise 2024 yılı sonlarında Sudan'a hem Bayraktar TB2 SİHA hem de AKINCI TİHA'ları sevk etti. O tarihten buyana bu araçlar HDK'ya büyük darbe indirince BAE Prensi Zayed'in yeni hamlesi Çin'den hava savunma sistemleri getirtmek oldu. Ocak 2026 itibariyle Sudan toprakları, HDK envanterindeki Çin sistemleriyle Türk SİHA'larının mücadelesine sahne oluyor. 

İslâm ülkelerini küçük parçalara ayırarak onları kendileri açısından tehdit olmaktan çıkarma stratejisi güden siyonist Yahudilerin, tıpkı Suriye gibi Sudan'ı da bölme planından vazgeçmesi beklenmiyor. Bu nedenle Sudan, 2026'nın en önemli 7 cephesinden biri olmaya devam edecek. 

Venezuela, İran, Suriye, Gazze, Yemen ve Sudan'la birlikte 7. cephe Ukrayna toprakları oldu. Rusya'nın 24 Şubat 2022 tarihinde başlattığı topyekûn işgal amaçlı saldırılar 4. yılında devam ediyor. 

— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) November 26, 2025

 

Yazar

Atilla Diş

Yayın Tarihi

3 Ocak 2026

Benzer Haberler

2026'ya 7 cephede savaşla girdik: Küresel çatışmanın fitili nerede ateşlenecek? | TR Haber