Yandex Metrica
  • G.ALTIN

    7.268,75

  • DOLAR

    43,8447

  • EURO

    51,6664

  • BIST 100

    14.050,83

  • BITCOIN

    $64.043

Atina basınında Doğu Akdeniz kuşatması: Mısır ile Türkiye biraz daha yakınlaşırsa...

Atina basınında Doğu Akdeniz kuşatması: Mısır ile Türkiye biraz daha yakınlaşırsa...

Türkiye ile Mısır arasında hızla artan işbirliği Doğu Akdeniz'de hesabı olan Yahudiler ve Rumları panikletti. İsrail elebaşı Netanyahu, Türk savunma sanayiinin destek verdiği Mısır ordusu hakkında teyakkuza geçerken, Yunan basını ise Ankara-Kahire işbirliğinin Doğu Akdeniz'deki Atina çıkarlarına darbe vuracağından bahsediyor.

Türkiye ile Mısır arasındaki işbirliğinin Ortadoğu ve Afrika'daki somut sonuçları İsrail'le birlikte Yunanistan'da paniğe yol açtı. Ankara ve Kahire yönetimleri Somali, Sudan, Libya ve Gazze'de ortak hareket ediyor. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan'la birlikte Mısır'ı ziyareti, Abdulfettah el-Sisi ile hızlı biçimde vukû bulan normalleşmenin yerini yakın işbirliğine bırakmakta olduğunu gözler önüne serdi. 

Savunma-güvenlik konularında Türkiye ile ortak adımlarını hızlandıran Kahire yönetimi, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) ile 350 milyon doları aşan önemli bir anlaşmaya imza attı. Sözleşme kapsamında MKE, Mısır'da 155 mm'lik topçu mühimmatı fabrikası ve fişek üretim tesisi kuracak. 

Aynı zamanda MKE, özellikle sürü dronlara karşı yakın hava savunma görevini yürütmek üzere geliştirilen TOLGA sistemini Katar'ın ardından Mısır'a ihraç etti. MKE'nin bu hamlesi, HAVELSAN tarafından Mısır'a yapılan yatırımın ardından savunmada en önemli ikinci adım oldu.

HAVELSAN, Mısır ordusuna bağlı Arap Endüstrileşme Teşkilâtı'na (AOI) teknoloji desteği vererek ortak üretim metoduyla bu ülkeye insansız kara aracı ve insansız hava aracı kazandırdı. 'AKREP' adı verilen silahlı İKA ile 'HAMZA-1' adlı dikey kalkış-inişli İHA, Aralık 2025'te Mısır'da düzenlenen EDEX-2025 fuarında sergilenmişti. 

İHA ve İKA'ların seri üretime girmesinin ardından MKE'nin kuracağı topçu mermisi ve fişek üretim tesisleri, Mısır ordusunun kapasitesini önemli ölçüde artıracak. 

Mısır ordusunun Ankara desteğini arkasına almış olduğu gerçeği, İsrail elebaşı Benjamin Netanyahu'yu panikletmeye yetti. Soykırım suçlusu Netanyahu, İsrail basınına sızdırılan bilgilere göre, Knesset Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi toplantısına katılarak 'Mısır ordusunun güçlenmesinden duyduğu rahatsızlığı' dile getirdi. 

Mısır ordusunun güçlendiğini, İsrail'in bu güçlenmenin çok ileri gitmemesini sağlaması gerektiğini söyleyen Netanyahu, "Güçlenmekte olan Mısır ordusunu dikkatle izlemeliyiz. Mısır ile bir ilişkimiz var ancak aşırı güçlenmelerini önlemeliyiz" dedi. Kahire ile Tel Aviv arasında sıkça yaşanan sürtüşmelere rağmen iki ülke aralık ayında 35 milyar dolarlık bir doğalgaz anlaşması imzalamıştı. 

4 Şubat 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi huzurunda çeşitli anlaşmalar imzalandı.

TÜRKİYE VE MISIR'DAN WASHINGTON VE TEL AVİV'E NET MESAJ

Afrika ve Ortadoğu'daki kriz bölgelerine yansımaları bakımından Mısır ile Türkiye arasında stratejik ortaklığa doğru giden yoğun işbirliği, İsrail'le birlikte Yunanistan'da da endişeyle izleniyor. 

Atina merkezli yayın organı Newsbreak, mevcut tablonun devam etmesi halinde Mısır ile Türkiye arasında Doğu Akdeniz'i kapsayan münhasır ekonomik bölge anlaşması imzalanacağından bahsetti. Böyle bir durumda Yunanistan'ın MEB iddiasının büyük zarar göreceğini yazan Newsbreak, "Mısır ile Türkiye arasında tehlikeli yakınlaşma" başlıklı haberinde şu ifadeleri kullandı:

"Jeopolitik çalkantıların yaşandığı bir dönemde Mısır ve Türkiye, eski rekabetlerini kesin olarak geride bırakarak güçlü bir ortak cephe oluşturuyor. İki ülke arasındaki bağ artık diplomatik nezaketle sınırlı kalmıyor, Gazze'den Sudan ve Somali'ye kadar uzanan istikrarsızlığı önlemek için stratejik olarak bütünleşiyor. 

Mısır-Türkiye ilişkilerindeki hızlı ısınmanın başlıca nedeni, İsrail'in bölgesel politikasına ilişkin ortak endişelerdir. İsrail'in bir süre önce ayrılıkçı Somaliland'i tanıması her iki ülke tarafından kınandı. Mısır ve Türkiye, Tel Aviv'in bu adımını devletleri bölmeyi ve ayrılıkçı hareketleri teşvik eden 'uluslararası hukukun açık bir ihlâli' olarak nitelendirdi. 

Gazze'de ise iki ülke, Katar ile birlikte arabuluculuk eksesine aktif olarak katılıyor, ateşkes konusunda koordinasyon sağlıyor, Gazze'de uluslararası istikrar gücünün oluşturulmasını teşvik ediyor. Mısır ve Türkiye, farklı nedenlerle de olsa Sudan'ın birliğinin korunması gerektiği konusunda tamamen aynı fikirdeler. 

Ankara-Kahire hattı arasındaki işbirliğinin yeni aşaması, kriz yönetiminin ötesine geçerek yeni bir bölgesel denge kurma çabasına dönüşüyor. Filistin devletinin kurulması, Suriye ile Lübnan'a yönelik saldırıların sona erdirilmesi konusundaki ortak duruş, son deniz tatbikatlarıyla birlikte Washington ve Tel Aviv'e net bir mesaj gönderiyor: Bölgenin yeniden yapılandırılmasında Mısır ve Türkiye gözardı edilemeyecek oyunculardır. 

Bu yakınlaşma, bölgedeki devletlerin toprak bütünlüğünü tehdit eden planlara gerçekçi bir yanıt olarak yorumlanıyor; iki eski rakibi Ortadoğu'daki yeni güvenlik mimarisinin ana aktörleri haline getiriyor. Yeni ittifak başarılı olursa Doğu Akdeniz'de de ortak çıkarlar çerçevesi oluşturması ihtimali gözardı edilemez. Bu durum Atina için özellikle endişe verici olmalıdır. 

Libya'nın Türk etkisine teslim olması örneği eğer Mısır ile tekrarlanırsa, Yunanistan'ın münhasır ekonomik bölgesinin benzeri görülmemiş bir şekilde kuşatılmasına yol açacaktır." 

TRHABER

Atilla Diş

Benzer Haberler

Daha fazlası →