Yandex Metrica
  • G.ALTIN

    7.252,55

  • DOLAR

    43,8593

  • EURO

    51,6798

  • BIST 100

    14.050,83

  • BITCOIN

    $64.051

MEB'in genelgesini savunan Bahçeli'den çok sert tepki: Toplasanız bir insan etmezler

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gündeminde Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ramazan genelgesi vardı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ramazan genelgesini tebrik eden MHP lideri, 'Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yan yana üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler. Allah’a ibadet etmek gericilikse, biz de bal gibi gericiyiz. Bu genelgenin nesi yanlış? CHP hele bir anlatsın da öğrenelim. Türkiye'nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare var mıdır?'' ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gündemin sıcak başlıklarını değerlendiren MHP lideri, önemli mesajlar verdi.

'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin konuşan Bahçeli, sırada yasal düzenlemenin olduğunu belirtti.

Bahçeli, ''Silah bırakma sürecine dair müstakil yasal düzenleme önemli. Şehitlerimizin hatıralarını lekelemeden, silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması aşama aşama gerçekleştirilecektir. Af ve cezasızlık algısına prim vermeden, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin çerçevesi de çizilmelidir.'' dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ramazan genelgesini tebdik eden MHP lideri, ''Bakanlığın görevi, milli manevi değerlerimizi koruyup ve geliştirmektir. Ramazan etkinliklerine meydan okuyanlar hakiki yobazlardır. Ramazan ayı etkinliklerine 'gericilik' diyenler 'yobaz' değil midir? Allah’a ibadet etmek gericilikse, biz de bal gibi gericiyiz. Bu genelgenin nesi yanlış? CHP hele bir anlatsın da öğrenelim. Türkiye'nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare var mıdır?'' ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde;

''MEB'İN RAMAZAN GENELGESİNİ TEBRİK EDİYORUZ''

Manevi erime küresel salgına dönüştü. Bugünkü dünyanın alacakaranlık tablosunda çocuklarımızı düşünmeliyiz. Her evladımız istikbalin mesajıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, 12 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu bir genelge yayınlamıştır. Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır. Takdir ve tebrik ediyoruz.Yine bugünlerde, dağa taşa Allah dedirten; her genç grubunda göz kamaştıran bir akıma dönüştüren “Kâbe’de hacılar hu der Allah” isimli ilahiyi ve bu ilahiyi seslendiren kardeşlerimizi de gönülden alkışlıyoruz. Ramazan bizi biz yapan bir aydır. Bundan rahatsızlık duyan köksüzler var. MEB'in Ramazan ayı genelgesini tebrik ediyoruz.

''GERİCİLİK DİYENLER YOBAZDIR''

Bakanlığın görevi, milli manevi değerlerimizi koruyup ve geliştirmektir. Ramazan etkinliklerine meydan okuyanlar hakiki yobazlardır. Ramazan ayı etkinliklerine 'gericilik' diyenler 'yobaz' değil midir? Allah’a ibadet etmek gericilikse, biz de bal gibi gericiyiz. Bu genelgenin nesi yanlış? CHP hele bir anlatsın da öğrenelim. Türkiye'nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare var mıdır? İslam düşmanlığında mevziiye giren, ruhunu iblisin emanetine veren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle söylesin.

''TOPLASANIZ BİR İNSAN BİLE ETMEZLER''

Sözde uzman ve akademisyenlerden 168 kişi bir araya gelerek ‘Laikliği Birlikte Savunuyoruz’ başlıklı bildiriyi kamuoyu ile paylaşmışlar. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yan yana üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler. Ramazan'ı sorgulamaya, sulandırmaya sakın ha kalkışmayın. Ramazan ayının mübarek adabını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin görevi olmalıdır. Müslüman Türk milletinin haysiyetiyle oynamayın. Ruhunu iblise veren çürük aydınlar haddinizi bilin, tepemizin tasını attırmayın.

''TÜRK MİLLETİNİN KURUCU HUKUKU BAKİDİR''

Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın Ay-yıldızlı al bayrak, milli marşımızın İstiklâl Marşı olduğu belirlenmiştir ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır, bundan geriye dönüş yoktur. Türkiye'nin temeli milli egemenlik üzerine kuruludur. Türk milletinin kurucu hukuku bakidir.

''SIRADA HUKUKİ VE YASAL DÜZENLEME VAR''

Her vatandaşımız eşit ve özgürdür. Attığımız her adımla ülkemizin huzur çimentosu olacağız. Bin yıllık ortak tarih, kültür, inançla Türk milleti olmuştur. Ülkemizde Türk neyse Kürt de odur. Tarihi komisyon raporu tamamlamıştır. Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili en önemli ayak rapordur. Sırayı hukuki ve yasal düzenlemeler almıştır. Tarihi komisyon, tabuları yıktı Yeni yüzyılda terörsüz ve tereddürsüz Türkiye ihya edilecek.

''TEK YÜREK TÜRKİYE FOTOĞRAFI NETLEŞTİ''

Türkiye modeli tebarüz etti, tek yürek Türkiye fotoğrafı netleşti. Terörsüz Türkiye, devlet politikasıdır. Türk-Kürt kardeşliği ilelebet payidar kalacaktır. Terörsüz Türkiye'nin kazananı herkes olacak. Terörsüz bölgeyle de barış ihata edilecek. Terörsüz Türkiye hedefi, büyük boşluğu dolduracak.

''YASAL DÜZENLEMENİN ÇERÇEVESİ ÇİZİLMELİ''

Silah bırakma sürecine dair müstakil yasal düzenleme önemli. Şehitlerimizin hatıralarını lekelemeden, silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması aşama aşama gerçekleştirilecektir. Af ve cezasızlık algısına prim vermeden, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin çerçevesi de çizilmelidir, Türkün itibarı Kürdün itibarıdır. Kürt'ün iffeti Türk'ün iffetidir, Türk'ün onuru Kürt'ün onurudur. 

''ORTAK GAYEMİZ TERÖRSÜZ TÜRKİYE''

Biz yeryüzüne Ankara’dan bakmak zorundayız, başka başkentlerin veya merkezlerin tesirinde kalarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır, Ankara’nın ve Türkiye’nin güvenliği de en yüksek hassasiyetimizdir. Her şeyden önce Türkiye düşüncesinde el ele vermeliyiz. Ortak gazyemiz terörsüz Türkiye.

''KCK'NIN FESHİ DERHAL SAĞLANMALI''

Dışımız kayarken, içimizi kaynaştırmalıyız. İçimizde birbirimiz yarı, yareni olmalıyız. PKK'nın kurucu önderinin büyük payı vardır. Çağrısı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır. Örgütün feshi, derhal sağlanmalıdır. Madem 27 Şubat çağrısı demokratik bir eşiktir, o halde bundan sonrası yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?

''İKİ AHMET'İN MAKAMLARINA OTURMASI SAĞLANMALI''

Kayyum meselesi demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli; iki Ahmet'in makamlarına oturması sağlanmalı. Biz yer yüzüne Ankara'dan bakmak zorundayız, başka merkezlerin tesirinde kalarak yapacağımız yorumları savunmak, küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır."

Recep KIYATSIL

Benzer Haberler

Daha fazlası →