Yandex Metrica
  • G.ALTIN

    7.252,55

  • DOLAR

    43,8593

  • EURO

    51,6798

  • BIST 100

    14.050,83

  • BITCOIN

    $64.051

'KAAN’ın Yoldaşı' sahneye çıktı, itiraf geldi: Türkiye süper güce dönüştü!

'KAAN’ın Yoldaşı' sahneye çıktı, itiraf geldi: Türkiye süper güce dönüştü!

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ANKA III insansız savaş uçağı, ileri test aşamasına geçti. Yabancı basın, ANKA III’ün Türkiye için “yerli havacılık ve uzay sektöründe dönüm noktası” olduğunu yazdı. Haberde, Türkiye’nin bu teknolojiyle ABD ve Çin’i yakaladığı ve bir “İHA süper gücüne dönüştüğü” yorumu yapıldı.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımı yeni bir aşamaya ulaştı. Jet motorlu, düşük görünürlüklü ve uçan kanat tasarımına sahip ANKA III, yalnızca bir insansız hava aracı değil; yüksek tehdit ortamlarında görev yapabilecek stratejik bir savaş platformu olarak değerlendiriliyor. Yabancı basında yer alan analizlerde, Ankara’nın bu hamleyle küresel güç liginde üst sıralara çıktığı ifade edildi.

İLERİ TEST AŞAMASINA GEÇTİ

TUSAŞ, bir dizi geliştirme uçuşu ve sistem değerlendirmesinin ardından ANKA III’ün ileri test safhasına girdiğini doğruladı.

Şirket yetkilileri, ANKA III’ü önceki ANKA varyantlarından “tamamen farklı” olarak tanımladı. Platformun;

  • Jet motorlu yapısı,
  • Uçan kanat tasarımı,
  • Azaltılmış radar izi (düşük görünürlük)

özellikleriyle, modern hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu çekişmeli hava sahalarında operasyon yapmak üzere tasarlandığı vurgulandı.

Geleneksel orta irtifa insansız hava araçlarının artan risklerle karşı karşıya kaldığı bir dönemde, ANKA III’ün bu tehdit ortamlarında hayatta kalabilirlik odaklı geliştirildiği ifade edildi.

ABD VE ÇİN İLE AYNI LİGDE

Yabancı basındaki haberde, ANKA III’ün Türkiye’yi daha önce yalnızca ABD ve Çin’in hakim olduğu stratejik gizli insansız hava araçları kategorisine taşıdığı belirtildi.

Bu alanda örnek olarak;

  • ABD Hava Kuvvetleri’nin XQ-58A Valkyrie,
  • Çin’in CH-7 Rainbow

programları gösterildi.

Haberde, Türkiye’nin bu projeyle ABD ve Çin’i yakaladığı yorumu dikkat çekti.

TEKNİK EŞİK: 0,7 MACH VE A2/AD ORTAMLARI

ANKA III’ün tek turbofan motor kullandığı ve entegre kanat-gövde tasarımına sahip olduğu aktarıldı. Bu yapı sayesinde radar izi azaltılırken, platformun 0,7 Mach’ı aşan hızlara ulaşabildiği ifade edildi.

Ayrıca ANKA III’ün, GPS’siz veya A2/AD (erişimi engelleme/alan kısıtlama) ortamlarında görev yapabilecek şekilde tasarlandığı ve bunun modern ISR-vuruş platformları için kritik bir eşik olduğu belirtildi.

KAAN’IN YANINDA DERİN VURUŞ GÜCÜ

ANKA III’ün;

  • AESA radarı,
  • Elektro-optik sistemleri,
  • Güvenli veri bağlantı paketi

ile donatıldığı kaydedildi.

Platformun, Türkiye’nin geliştirdiği beşinci nesil savaş uçağı KAAN ile birlikte çalışacak şekilde tasarlandığı vurgulandı.

ANKA III’ün;

  • Derin vuruş,
  • Elektronik harp,
  • Ağ bağlantılı operasyonlar

için insanlı savaş uçaklarının yanında görev yapacağı ifade edildi.

Operasyonel menzilinin 1.000 kilometrenin üzerinde olduğu, 1.200 kilogramı aşan faydalı yük kapasitesine sahip bulunduğu belirtildi.

Platformun, hassas güdümlü mühimmatların yanı sıra yerli seyir füzesi SOM-J ve uzaktan karıştırma podları taşıyabildiği aktarıldı.

Bu özellikleriyle ANKA III’ün yalnızca bir gözetleme aracı değil, Doğu Akdeniz ve ötesinde hava gücü dengesini etkileyebilecek taktik bir vuruş platformu olduğu vurgulandı.

TB2 VE AKINCI DENEYİMİ ANKA III’E TAŞINDI

Haberde, ANKA III’ün yalnızca ANKA II’den değil; Türkiye’nin geniş İHA tecrübesinden faydalandığı belirtildi.

Özellikle;

  • Bayraktar TB2’nin asimetrik operasyon alanlarındaki başarısı,
  • Bayraktar Akıncı’nın ağır yük taşıma kapasitesi ve insanlı-insansız ekip çalışması kabiliyeti

ANKA III’ün geliştirilmesinde referans olarak gösterildi.

“TÜRKİYE İHA SÜPER GÜCÜNE DÖNÜŞTÜ”

Yabancı basında yer alan değerlendirmede, ANKA III’ü farklı kılanın yalnızca teknik tasarımı olmadığı belirtildi.

Türkiye’nin artık sadece bir operatör ülke değil, aynı zamanda ihracatçı ve yenilikçi bir savunma sanayi aktörü haline geldiği ifade edildi.

Haberde, Türk savunma sanayisinin Batı teknolojisindeki darboğazlardan etkilenmeden giderek daha iddialı platformlar geliştirdiği vurgulandı.

TB2’den Akıncı’ya uzanan süreçte kazanılan tecrübenin, ANKA III ile birlikte Türkiye’yi daha önce yalnızca ABD, Çin ve bazı Avrupa prototiplerinin tekelinde olan teknolojik seviyeye taşıdığı kaydedildi.

TRHABER

Ahmet İğdişli

Benzer Haberler

Daha fazlası →