İsrail’e 'önleyici saldırı' düşünülmeli! İbrahim Karagül yazdı: Nükleer felaketi önlemek istiyorsanız 'Yahudi Kabilesi'ni kontrol altına alın
Türkiye ve dünya gündemine ilişkin Yeni Şafak'taki köşe yazısında değerlendirmelerde bulunan TRHaber Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, "Nükleer felaketi önlemek istiyorsanız Yahudi kabilesini kontrol altına alın" ifadelerini kullandı.
Eğer yeryüzü bir nükleer felaketten, bir nükleer savaştan korunmak isteniyorsa, İsrail’i kontrol altına almak zorunluluktur. Ve bu sadece bizim değil, bütün dünyanın sorumluluğudur…
Aksi takdirde, çok kısa bir zaman içinde, dünyanın belli bir bölümü, büyük yıkımlar, çöküş ve acılar yaşayacak. Bu acıları, yıkımları engellemenin adımları bugünden atılmalı. Buna mecburuz.
SİLAHSIZLANDIRILMALI. DEVLET OLMA HAKKI ELİNDEN ALINMALI.İKTİDAR ALANLARINDAN UZAK TUTULMALI.
Eğer yaşadığımız coğrafyayı, ülkelerimizi gerçekten korumak istiyorsak, bölge içi savaşlara son vermek istiyorsak, coğrafyamızın merkezine yerleşen “Yahudi Kabilesi”ni, sahip oldukları “Kabile Devleti”ni sınırlandırmak zorundayız.
İnsan ırkı, bütün insanlığın yıkımına yol açacak büyük felaketi önlemek istiyorsa, “İsrail Devleti”ni, hemen hemen bütün ülkelerin sinir sistemine yerleşmiş Yahudi ırkını kontrol altına almak zorundadır. Bu artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Eğer ABD-Çin savaşını, Rusya-Avrupa savaşını, Ortadoğu’nun ateş fırtınasına tutulmasını, dünyayı yok edecek Üçüncü Dünya Savaşı’nı önlemek istiyorsak, İsraillilerin devlet olma hakkını ellerinden almak, silah güçlerini tasfiye etmek, Yahudileri bütün iktidar alanlarından uzaklaştırmak zorundayız.
ARTIK BU DÜZENİN SONU GELMİŞTİR, GELMELİDİR.
YETMİŞ YILLIK YALAN BİR TARİH VAR
İsraillilerin “insan genetiği bozulmuş”tur ve şu an, bütün insan ırkı ile savaşmaktadır. Kendi varlıkları için bütün ırkların, milletlerin, devletlerin yok oluşunu planlamakta, bu amaçla korkunç komplolar ve hazırlıklar yapmaktadır.
İkinci Dünya Savaşı sonrası “mağduriyet” üzerinden kurdukları düzen büyük bir yalandır. İnsan tarihinin yetmiş yılı, bu yalanlar yüzünden kayıp tarihtir. Yetmiş yıldır bütün insanlığı bu yalanlara inandırmışlar, bu yalanlar üzerinden küresel ölçekte bir saltanat kurmuşlardır.
Küresel finans, kaynaklar, istihbarat ve iktidar ağlarında dokunulmaz bir alan oluşturmuşlar, bütün insanlığı ve devletleri rehin almışlar, “kendileri patron, insanlık hizmetçi” düzenini ayakta tutmuşlardır. Ama artık bu düzenin sonu gelmiştir, gelmelidir. İnsan ırkı bu korkunç bataklıktan kurtarılmalıdır.
ENDİŞEMİZ GEÇMİŞTE YAŞANANLAR DEĞİL. ÇOK DAHA VAHŞİ BİR GELECEK PLANLANIYOR.
Endişemiz geçmişte yaşananların devamı değildir. Endişemiz çok daha vahşi bir geleceğin tasavvur ediliyor oluşundan, bu yönde hazırlıklar yapılıyor oluşundan, İsrail’in varoluşu için yeryüzünün yok oluşunun kurgulanmasındandır.
Bebekleri bile sistematik biçimde öldüren, bununla övünen bir toplumun, insanlığa vereceği hasar, zarar ölçüsüzdür.
Ellerinde bulunan nükleer silahları kullanacakları kesindir. Milletlerin, ülkelerin imhası için yapamayacakları kötülük yoktur. Böyle bir ahlâkî çöküşe, insan sapkınlığına dünyanın tahammül etmesi artık mümkün değildir.
BÜTÜN SAVAŞLARDA ONLARIN İMZASI VAR.COĞRAFYAMIZIN ELLİ YILINI YAHUDİ KABİLESİ MAHVETTİ.
İmparatorluklar yıkan, milletleri içeriden çökerten, İsrail’i kurmak için İkinci Dünya Savaşı’nı çıkaran, on milyonlarca insanın ölümüne yol açan bir kavimden söz ediyoruz. Son kırk yıldır çıkan bütün savaşlarda, işgallerde, iç çatışmalarda, etnik kavgalarda onların imzası vardır.
“İslam tehdidi”, “İslamcı terör örgütleri” söylem ve projeleri onlara aittir. Bu söylem ve projeler yüzünden, coğrafyamızın elli yılı çalınmıştır.
Onlarca devlet savaşla yüzleşmiş, yıkımlar yaşamış, yüz binlerce insan ölmüştür. İslam ve Müslümanların bu projelere karşı yegâne güç olduklarını bildikleri için de, bütün dünyayı Müslümanlarla savaşa sürmüşlerdir.
Irak’ın işgali, Afganistan’ın işgali, Yemen savaşı, Türkiye’nin on yollar süren terörle mücadelesi, Sudan’ın bölünmesi, Gazze’nin imhası, Lübnan’ın yakılması, İran’ın işgalle tehditleri ve daha birçok krizin tamamında Yahudi Kabilesi’nin imzası vardır.
GEÇMİŞİ KAYBETTİK, GELECEĞİ KURTARALIM. DAHA KÖTÜLERİ TASARLANIYOR.
Birinci Dünya Savaşı’ndan bugüne yaşanan tarih bir yalandır, bu yalanı onlar kurgulamıştır. Rusya lideri Putin bile, “Bolşevik yönetiminin yüzde seksen beşi Yahudi idi” diyor. Türkiye, hâlâ bu yapının artıklarını temizlemeye çalışıyor ve bu yüz yılımızı almıştır.
Geçmişin hesabı iyi yapılmalı. Defterleri açılmalı. Doğrular ortaya çıkarılmalı. Ancak bu şekilde geleceğe doğru bir yol açabiliriz. Ancak bu şekilde kirlerimizden arınır, kötülüklerden korunur, bir gelecek kurabiliriz.
Geçmişi kaybettik geleceği kurtaralım. Ama onlar, Gazze’deki korkunç soykırımda gösterdiklerini birçok ülke için tasarlıyorlar.
Onlar geleceği daha da karanlık hale getirmek için plan yapıyorlar. ABD gücünü, Avrupa gücünü, Batılı liderleri rehin almış, milletlerin üstüne salıyor, İsrail için bir silah olarak kullanıyor.
ARTIK UYANALIM. SURİYE’Yİ PARÇALAYIP TÜRKİYE’Yİ KÜÇÜLTECEKLERDİ.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı’nın kendi tarihi bile değil. Küresel Siyon ağlarının araçları olmanın ötesinde hiçbir varlıkları yok.
ABD’den bu kadar nefret edilmesinin, Avrupa’nın bu kadar itibarsızlaşmasının temelinde işte bu misyon var. İsrail için dünyayı kaybettiler. Artık onlar da bu yükü daha kaldıramaz. Bir an önce kendilerine gelmeleri, bu kamburu kaldırıp atmaları gerekiyor.
Müslüman dünya, Gazze sonrasına gözlerini açmalı. Soykırım örneği onları uyandırmalı. Daha dün Türkiye’nin güneyinde terör ordusu kuruyor, Terör Koridoru haritaları çiziyorlardı. Suriye’yi parçalayıp Türkiye’yi küçülteceklerdi.
ŞİMDİ DE KIYAMET SAVAŞI HAZIRLIYORLAR.
Bakın şimdi Mısır’ı çevreliyorlar. S. Arabistan’ı çevreliyorlar. İran’ı imha etmeye hazırlanıyorlar. Pakistan’ı Hindistan’la vuruyorlar. Onlar bütün coğrafya için bir kıyamet savaşı planı yapıyorlar.
Bunları da doğru okuyamıyorsak tarihte bir yerimiz olmayacak demektir. Türkiye olarak tehlikenin farkındayız. Ama sadece Türkiye, sadece Müslüman dünya değil, Batılı ülkeler de bu tehlikenin farkına varmalı.
Kendilerini rehin alan bu yapıyı bozmalı. İsrail’in Batı’da da giriştiği tehlikeli senaryolar durdurulmalı. Batılı ülkeler, İsrail yüzünden dünyayı ve gücü kaybediyor. Milletlerine bu bedeli ödetmemeli.
BU HASTA RUHLU İNSANLARIN ELİNDE NÜKLEER SİLAH OLAMAZ. NÜKLEER KONTROL HEMEN BAŞLAMALI.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee bakın ne diyor: “İsrail’in tüm Orta Doğu’yu alma hakkı var. Tanrı, Nil’den Fırat’a kadar İsrail’e verdi ve İsrail’in bunu talep etmeye hakkı var...”
O bir “İsrail” olarak konuşuyor. Böyle hastalıklı bir düşüncenin eline nükleer güç verirseniz, felaketin boyutlarını tahmin bile edemezsiniz. Yeryüzünün ve insan ırkının nasıl bir uçuruma sürüklendiği bu sözlerle bile son derece açık.
Öyleyse; İsrail’in elinden nükleer silahlar alınmalı. Nükleer kapasitesi bir an önce denetim altına alınmalı. Bu varlıkları üzerinde uluslararası bir denetim mekanizması kurulmalı. Çünkü bir “devlet” bu tür silahlara sahip olma ehliyetinde değil.
İSRAİL SİLAHSIZLANDIRILMALI. DEVLET HAKKI ELİNDEN ALINMALI. HARİTA HAKKI ASLA OLMAMALI.
İsrail her anlamda silahsızlandırılmalı. Gücü elinden alınmalı ya da gücü üzerinde bir denetim mekanizması kurulmalı. İsrail ordusu dağıtılmalı, sadece polis gücü hakkı verilmeli.
İsrail’in “devlet olma” hakkı elinden alınmalı. Çünkü bu “Kabile”nin “devlet olma” ehliyeti yoktur. Bunu da kendi eylemleriyle defalarca kanıtlamıştır.
İsrail’in bir “harita hakkı” olamaz, olmamalı. Yeryüzünün merkezini, eksenini oluşturan büyük coğrafyada, “İsrail” diye bir harita olmamalı. Bu ülke, bu haliyle tam anlamıyla vesayet altına alınmalı...
TÜRKİYE NÜKLEER GÜÇ OLMALI. İSRAİL’E ÖNLEYİCİ SALDIRI DÜŞÜNÜLMELİ
Eğer bunlar yapılamıyorsa, bölgedeki her ülke nükleer güç olmalı. Türkiye acilen nükleer güce dönüştürülmeli. İsrail etrafında bir kuşatma haritası, bir çevreleme haritası oluşturulmalı.
Her şey sonuçsuz kalırsa, “önleyici saldırı” kavramı bütün unsurları ile İsrail’e yönelmeli. Her şartta nükleer silah kullanacağı, coğrafyanın imhası için korkunç şeyler yapacağı aşikâr olan bir ülkenin, bu planlarını uygulaması beklenemez. Bu bir intihar olacaktır.
Şu nettir: İsrail, Yahudi Kabilesi insan ırkı ile savaşmaktadır. Müslüman ya da Hristiyan ayırımı yapmadan; Türk, Arap, Fransız, İngiliz, Rus, Alman ayırımı yapmadan, bütün nesillere ölüm taşımaktadır.
ALLAH İLE SAVAŞAN IRKÇI, PUTPERESTLER!
Öyleyse, yeryüzünün tamamına yönelik bu tehdide karşı insanlık ailesi ortak bir tedbir geliştirmeli.
Bugünkü İsrail siyasi aklının, Hz. Musa ile, dinlerle zerre bir alakası yoktur. Bildiğimiz “Tanrı” kavramıyla da alakası yoktur.
Onlar, aslında Tanrı ile, Allah ile savaşan ırkçı, putperest bir yapıdır. Bütün yeryüzüne zehir saçan, bulaşıcı hastalıklar yayan, insan neslini tehlikeye atan bir topluluk haline gelmiştir.
Benzer Haberler
Daha fazlası →
Bilal Erdoğan, İstanbul'daki ramazan etkinlik alanını ziyaret etti: 'Cumhurbaşkanımız hem Türkiye hem de dünya için örnek bir lider'
Yarın İstanbul'da okullar tatil mi? 25 Şubat İstanbul okullara yağmur tatili var mı?
Diyarbakır'da katliam gibi kaza! 5 ölü 2 yaralı
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türkiye hiç olmadığı kadar güçlüdür'
The Night Agent 4. sezon ne zaman çıkacak?
NFC olmayan telefonlardan para transferi yasaklandı mı?
Namaz kılmayı öğrenmek istedi! O anlar sosyal medyada gündem oldu: İzleyenleri gülümsetti!
Bridgerton 4. sezon yayın takvimi: 9. bölüm ne zaman? Bridgerton 5. sezon ne zaman?