TR Haber
ESCKapat
Ara

ABD Büyükelçisi’nden tartışmalı skandal 'yayılma hakkı' mesajı... “Nil’den Fırat’a Tanrı verdi..!”

ABD Büyükelçisi’nden tartışmalı skandal 'yayılma hakkı' mesajı... “Nil’den Fırat’a Tanrı verdi..!”

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İsrail’in Ortadoğu’daki genişleme iddialarını içeren bir ifade kullanarak bölgede yeni bir diplomatik tartışma başlattı. Huckabee, “Tanrı, Nil’den Fırat’a kadar İsrail’e verdi” sözleriyle Filistin toprakları üzerindeki tartışmalı emrivakileri kutsal bir hakka dayandırdı. Bu açıklama, İsrail’in Filistin’deki işgali ve Gazze’deki ağır insan hakları ihlallerini sert eleştiren çevrelerde büyük tepki çekti.

TR Haber
Gündem2026-02-21 01:37:43

ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi olarak görev yapan Mike Huckabee’nin, “İsrail’in tüm Ortadoğu’yu alma hakkı var. Tanrı, Nil’den Fırat’a kadar İsrail’e verdi ve İsrail’in bunu talep etmeye hakkı var” ifadelerini kullanması, Ortadoğu’da zaten uzun süredir devam eden İsrail-Filistin çatışmasına dair yeni bir tartışma başlattı. Huckabee’nin bu sözleri, sadece diplomatik bir açıklama değil; dini söylemle harmanlanmış bölge siyaseti ve tarihsel hak iddialarına yeni bir boyut ekledi.

HUCKABEE’NİN AÇIKLAMASI VE İÇERİĞİ

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Tanrı, Nil’den Fırat’a kadar İsrail’e verdi ve İsrail’in bunu talep etmeye hakkı var.”

Bu sözlerde geçen Nil ve Fırat nehirleri arasındaki geniş coğrafya, tarihsel bir kişinin ya da bir devletin sınırlarının çok ötesinde, günümüzün modern Büyük Ortadoğu’sunu kapsayan bir alan.

Huckabee’nin sözleri, sadece İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarına değil, genişletilmiş bölgelerde hak iddia etme hakkına dayanan kutsal bir meşruiyet sunduğunu ima ediyor.

“TANRININ VAADİ” VE POLİTİKANIN DİNSEL SAPLANTISI

Huckabee’nin sözleri, “Tanrı’nın vaadi” kavramına dayanıyor gibi görünmekle birlikte, bölgedeki birçok kişi ve gözlemci tarafından siyasi bir söylemin dışında tehlikeli bulunuyor.

Bu ifadeye göre:

  • Nil ile Fırat arasında kalan coğrafya, sadece modern siyasi haritalarla değil, Tevrat’taki kutsal vaatlere dayandırılıyor.
  • Bu tür bir söylem, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla çelişiyor; zira modern devletlerin sınırları bu tür dini dayanaklarla belirlenmez.
  • Filistinliler açısından bu, varlıklarına yönelik açık bir reddi ve tarihsel bir hak iddiasını meşrulaştırma çabası olarak algılanabilir.

Analistler, bu tür ifadelerin bölgedeki gerilimi artırdığını ve silahlı çatışmaların, acıların politik söyleme dönüşmesine zemin hazırladığını belirtiyor.

İŞGAL, GAZZE VE İNSAN HAKLARI

İsrail’in Filistin’deki işgali, özellikle 1967 sonrası Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’de farklı evrelerde yoğunlaştı.

  • Gazze Şeridi, 2005’ten beri kara, deniz ve hava ablukası altında tutuluyor.
  • Uluslararası örgütler, bu abluka ve tekrarlayan askeri operasyonları “kollektif cezalandırma” ve ağır insan hakları ihlalleri olarak nitelendiriyor.
  • Gazze’de sivil altyapının hedef alındığı, yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiği operasyonlar, uluslararası hukuk çevrelerinin sert eleştirilerine konu oluyor.

Huckabee’nin açıklaması, bu ağır insan hakları bağlamından bağımsız düşünülemez; zira modern devletlerin varlık hukuku, uluslararası hukukla çerçevelenmiştir ve kutsal metin referanslarıyla sınırlandırılamaz.

TARİHSEL ARKA PLAN VE BM KARARLARI

Ortadoğu’daki sınır ve egemenlik tartışmalarının temelinde:

  • 1917 Balfour Deklarasyonu,
  • 1947 Birleşmiş Milletler Paylaşım Planı,
  • 1967 sonrası işgaller,
  • Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları
    bulunur.

BM kararları, iki devletli çözüm ve yasal haklar temelinde kalıcı barışı öngörürken, dini referanslarla desteklenen toprak talepleri bu çerçevede meşruiyet kazanmıyor.

Huckabee’nin açıklaması, bu tarihsel zeminle çelişiyor ve uluslararası hukuk perspektifinden de tartışmalı görülüyor.

DİNSEL SAPLANTI VE POLİTİKA

Uzmanlara göre, Huckabee’nin “Nil’den Fırat’a” söylemi, bölgedeki sorunlara dini saplantıyla yaklaşmanın tehlikelerini gösteriyor:

  • Dini ifadeler siyasi hak iddialarına meşruiyet kazandırmak için kullanıldığında, çatışmayı derinleştirebilir.
  • Bu tür söylemler, barışçıl çözüm perspektiflerini zayıflatabilir.
  • Modern uluslararası ilişkilerde din temelli bölge haritalarının kabul görmüş bir yeri yoktur.

ULUSLARARASI TEPKİ

Huckabee’nin sözleri, özellikle Ortadoğu’daki barış yanlısı çevrelerde, “bölge halklarının haklarını yok sayan bir rahatsız edici iddia” olarak değerlendirildi.

Bazı uluslararası düşünce kuruluşları ve diplomatik çevreler, bu açıklamayı; barış sürecine zarar verme potansiyeli taşıyan, modern uluslararası hukuka aykırı, Filistin halkının meşru haklarını küçümseyen bir söylem olarak tanımladı.

Yazar

Ahmet İğdişli

Yayın Tarihi

21 Şubat 2026

Benzer Haberler

ABD Büyükelçisi’nden tartışmalı skandal 'yayılma hakkı' mesajı... “Nil’den Fırat’a Tanrı verdi..!” | TR Haber