Zengin Afrika'da Yoksul İşgal
-----
2022-12-29 00:00:00
<p><b style="text-align: justify;">Çok uluslu/Eli kanlı petrol şirketlerinin darağaçlarında
sallandırdığı Afrikalılar</b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><i>“We either win this war to save our land, or we will be
exterminated, because we have nowhere to run to.”<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" align="right" style="text-align:right"><i>Ken Saro-Wiwa <o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"> <span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.02.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.02.jpeg"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Çok uluslu ve eli kanlı petrol şirketi Shell tarafından
katledilen Afrikalı bir direnişçi Ken Saro. Nijerya’nın kadim etnik
azınlıklarından Ogoni kabilesine mensup bir yazar ve televizyoncu olan Saro,
Shell şirketinin uzun yıllar boyunca tabiatı katlederek petrol çıkartması
üzerine şirket aleyhine büyük bir kampanya başlatmış ve yerel halkı
bilinçlendirmişti. Shell şirketi ise dönemin cunta yönetimine yaptığı baskı ile
Saro ve 8 arkadaşının idam edilmesine neden olmuştu. Şirket daha sonra idam
edilenlerin ailelerine milyonlarca dolar ödemek zorunda kaldı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">1957 yılında Shell, Nijer Deltası’nda petrol çıkartmaya
başlamış ve bölgeyi mahvetmişti. Uzun yıllar boyunca hiçbir hassasiyet
göstermeden ve bölgeyi umursamadan petrol çıkartan Shell, yerli halka da herhangi
bir faydası olmuyordu. Ken Saro,
Shell’in bölge halkına ve bölgeye karşı “ekolojik bir savaş” verdiğini ifade
ederek halkı bilinçlendirmeye başladı. “Movement for the Survival of the Ogoni
People” yani Ogoni Halkının Yaşaması için Hareket isimli yapılanmanın
başkanlığını yaptığı dönemde halkı pasif direnişe davet etti. Hareketin başkanı
Saro ve beraberindeki sekiz aktivist
tutuklanmadan önce, Shell Nijerya’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve dönemin
cuntasının başkanı olan Cumhurbaşkanı General Sani Abacha ile bir görüşme
yaparak sorunları dile getirmişti. Bu görüşmenin akabinde görüşmeye katılan 9
aktivistin tamamı daha sonra idam edildiler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.02 (1).jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.02 (1).jpeg"></span><br></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Bölgenin Shell tarafından zehirlenmesine, yaşam alanlarının
katledilmesine, insan, hayvan ve bitki sağlığının tehlikeye atılmasına karşı
mücadele eden Ken Saro, 300 bin kişilik bir gösteriyi organize etmesinin
akabinde silahsız ve şiddet içermeyen bir pasif direnişe dahi tahammülü olmayan
Shell tarafından organize edilen bir oyunla içeri atıldı. Ken Saro’nun idam
edildiği davanın tanıkları daha sonra hükümet tarafından rüşvet ve Shell
tarafından iş sözü verildiğini kabul ettiler. Hatta rüşvet alırken Shell’in
avukatlarının da yanlarında bulunduğunu açıkladılar. Shell petrol şirketi uzun
süre suçlamaları reddetse de 2009 yılında Ken Saro-Wiwa ve diğer sekiz aileye
toplam 15.5 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">İnfazlar cuntacı Nijerya ordusunun, yazar Ken Saro-Wiwa'nın
öncülüğünü yaptığı Ogoni Halkının Yaşamını Sürdürmesi Hareketi (MOSOP)
tarafından düzenlenen protestoları susturmak için yürüttüğü şiddetli baskıların
sonucuydu. Cuntacı askerler Shell’in teşvikiyle MOSOP’un protestolarına
şiddetle karşılık vererek, cinayetler, işkence ve tecavüz de dâhil olmak üzere
ciddi insan hakları ihlalleri işledi. Protestoları durdurmak, Nijer Deltası
bölgesinde faal petrol kuyularının işletiminde iş ortakları olan Shell ve
Nijerya hükümeti için başlıca bir endişe kaynağıydı. İnfazların
gerçekleştirildiği dönemde Shell açık ara tüm Nijerya’da faaliyetlerini
sürdüren en önemli şirketti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.00.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.00.jpeg" style="width: 639px;"></span><br></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Aktivistler, Shell tarafından tutulan yalancı şahitler ve
Shell tarafından kışkırtılan dönemin militer diktatörü General Sani Abacha eli
ile 10 Kasım 1995 tarihinde idam edildiler. İdamlar uluslararası bir tepkiye ve
diplomatik yaptırımlara yol açtı.
Nijerya, Milletler Topluluğu’ndan üç yıl süreyle uzaklaştırıldı.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 14 aleyhte ve 47 çekimser oya karşılık 101
oyla kabul edilen bir kararla infazları kınadı.
Avrupa Birliği, "acımasız ve duygusuz bir eylem" olarak
nitelendirdiği infazları kınadı ve Nijerya'ya silah ambargosu uyguladı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Uluslararası Af Örgütü de Hollandalı petrol devi Shell’in,
1990’lı yıllarda Nijerya’da o dönem iktidarda olan askeri hükümet tarafından
ölüm cezasına mahkum edilen dokuz kişinin hukuksuz bir şekilde gözaltına
alınmasında, tutuklanmasında ve infazında suç ortağı olduğunu belirtmişti.
Uluslararası Af Örgütü tarafından görülen Shell’e ait kurum içi belgeler
şirketin Ogonili dokuz aktiviste yönelik davanın adaletsiz olduğunu bildiğini
ve Ken Saro-Wiwa’nın mahkûm edileceği konusunda önceden bilgi aldığını ortaya
koyuyor. Shell bu duruma rağmen Nijerya hükümeti ile yakın ilişkisini sürdürdü,
hatta Shell hakkındaki “görüşünü yumuşatması halinde” Ken Saro’ya yardım etmeyi
dahi teklif etti.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Ken Saro 8 arkadaşı ile beraber idam edildi, Shell 15.5
milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı ancak henüz süreç sona ermedi.
Şirket şimdi de Hollanda’da infazların dördü hakkında yeni ve çok ciddi bir
davayla karşı karşıya. Dava, infaz edilen aktivistlerden Dr. Barinem Kiobel’in
eşi Esther Kiobel Shell’i, eşinin hukuksuz bir şekilde gözaltına alınarak
tutuklanmasında, kişisel bütünlüğünün ihlal edilmesinde, adil yargılama ve
yaşam haklarının çiğnenmesinde ve kendi aile yaşamı hakkının elinden
alınmasında suç ortağı olmakla suçluyor. Uluslararası Af Örgütü de yaptığı
açıklamada; “Shell bu ölümlerdeki suç ortaklığı konusunda hesap vermekten 20
yılı aşkın süredir kaçıyordu. Ancak geçmiş nihayet su yüzüne çıkıyor. Zorlu
mücadelede bir dönüm noktasındayız. Shell, Ogoni bölgesinde bıraktığı kanlı
ayak izlerine dair bir cevap vermek zorunda” denildi. Shell’in hükümeti Ken
Saro-Wiwa ve MOSOP’u durdurması için teşvik ettiğini açıklayan Uluslararası Af
Örgütü “Bunu yapmanın bu kişilere karşı büyük ihtimalle insan hakları
ihlallerine yol açacağının bilincindeydiler. Shell, Nijerya ordusunun Ogoni
bölgesindeki protestolara aşırı şiddet ile karşılık verdiğine dair çok sayıda
delile sahipti” dedi. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Petrol devi Shell'in Nijerya'da yarattığı ekolojik yıkıma
karşı mücadele veren dokuz çevre aktivisti infaz edildi ama mücadeleleri
özellikle Afrika’da anılmaya devam ediyor. Nijerya’nın mevcut Devlet Başkanı
Muhammadu Buhari 2016 yılında Nijer Deltası’nda 1 milyar dolarlık petrol
temizleme tatbikatı başlattı. Hasarı tersine çevirme ve ekosistemleri eski
haline getirme sözü verdi. Abuja Yüksek Mahkemesi Shell'in Nijerya'daki petrol
sızıntı davasında Niger Delta'nın Ogoni halkına 110 milyon dolar tazminat
ödemesine karar verdi. Shell'in avukatı Aham Ejelamo, mahkemeye müvekkilinin
paranın ödemeyi yapmayı kabul ettiğini bildirdi. Ogoni halkı ile Shell
arasındaki dava yaklaşık 31 yıldır sürüyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Velhasıl, Ken Saro ve arkadaşlarının destansı mücadelesi
başta Ogani halkı olmak üzere Afrika’da unutulmadı. Bugün Afrika’nın birçok
bölgesinde Batılı ve çok uluslu şirketlerin yaptığı tahribatlara karşı mücadele
edenler muhakkak Ken Saro ve arkadaşlarını gündeme getiriyorlar. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">***<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>NEDEN YABANCI DİL ÖĞRENEMİYORUZ?<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Öncelikle hiç sömürge olmadık ve hiç yabancı bir dili
öğrenme zorunda kalmadık. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Türkiye'de doğumdan ölüme en alt seviyeden en üste,
işçisinden Cumhurbaşkanına kadar herkes yabancı dil bilme ihtiyacı olmaksızın
yaşayabilir, okuyabilir, kazanabilir ve bütün iletişimi eksiksiz yapabilir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Türkiye'de Türkçe ortak iletişim aracı. Geniş kitlelerin
birbirini anlamadığı bir ortam yok. Hemen bütün Kürtler Türkçe bilir mesela ve
bu nedenle Türkçe bilmek yeterli görülür. Başka bir dil öğrenme ihtiyacı
ortadan kalkar.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Sondan eklemeli dillere sahip bir millet olarak muhatap
olduğumuz önden eklemeli dilleri zor öğreniyoruz, bu doğal. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Dil öğrenme araçları sıkıntılı. Batı dilleri sömürgeci bir
mantıkla, doğu dilleri de çok geleneksel mantıkla öğretiliyor. Bu nedenle uzun
yıllar boşa kürek çekiliyor.<o:p></o:p></p>