Zengin Afrika'da Yoksul İşgal

-----

<p><b style="text-align: justify;">Çok uluslu/Eli kanlı petrol şirketlerinin darağaçlarında sallandırdığı Afrikalılar</b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><i>“We either win this war to save our land, or we will be exterminated, because we have nowhere to run to.”<o:p></o:p></i></p> <p class="MsoNormal" align="right" style="text-align:right"><i>Ken Saro-Wiwa <o:p></o:p></i></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">&nbsp;<span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.02.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.02.jpeg"></span></span></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Çok uluslu ve eli kanlı petrol şirketi Shell tarafından katledilen Afrikalı bir direnişçi Ken Saro. Nijerya’nın kadim etnik azınlıklarından Ogoni kabilesine mensup bir yazar ve televizyoncu olan Saro, Shell şirketinin uzun yıllar boyunca tabiatı katlederek petrol çıkartması üzerine şirket aleyhine büyük bir kampanya başlatmış ve yerel halkı bilinçlendirmişti. Shell şirketi ise dönemin cunta yönetimine yaptığı baskı ile Saro ve 8 arkadaşının idam edilmesine neden olmuştu. Şirket daha sonra idam edilenlerin ailelerine milyonlarca dolar ödemek zorunda kaldı.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">1957 yılında Shell, Nijer Deltası’nda petrol çıkartmaya başlamış ve bölgeyi mahvetmişti. Uzun yıllar boyunca hiçbir hassasiyet göstermeden ve bölgeyi umursamadan petrol çıkartan Shell, yerli halka da herhangi bir faydası olmuyordu.&nbsp; Ken Saro, Shell’in bölge halkına ve bölgeye karşı “ekolojik bir savaş” verdiğini ifade ederek halkı bilinçlendirmeye başladı. “Movement for the Survival of the Ogoni People” yani Ogoni Halkının Yaşaması için Hareket isimli yapılanmanın başkanlığını yaptığı dönemde halkı pasif direnişe davet etti. Hareketin başkanı Saro ve&nbsp; beraberindeki sekiz aktivist tutuklanmadan önce, Shell Nijerya’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve dönemin cuntasının başkanı olan Cumhurbaşkanı General Sani Abacha ile bir görüşme yaparak sorunları dile getirmişti. Bu görüşmenin akabinde görüşmeye katılan 9 aktivistin tamamı daha sonra idam edildiler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.02 (1).jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.02 (1).jpeg"></span><br></span></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Bölgenin Shell tarafından zehirlenmesine, yaşam alanlarının katledilmesine, insan, hayvan ve bitki sağlığının tehlikeye atılmasına karşı mücadele eden Ken Saro, 300 bin kişilik bir gösteriyi organize etmesinin akabinde silahsız ve şiddet içermeyen bir pasif direnişe dahi tahammülü olmayan Shell tarafından organize edilen bir oyunla içeri atıldı. Ken Saro’nun idam edildiği davanın tanıkları daha sonra hükümet tarafından rüşvet ve Shell tarafından iş sözü verildiğini kabul ettiler. Hatta rüşvet alırken Shell’in avukatlarının da yanlarında bulunduğunu açıkladılar. Shell petrol şirketi uzun süre suçlamaları reddetse de 2009 yılında Ken Saro-Wiwa ve diğer sekiz aileye toplam 15.5 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı. &nbsp;&nbsp;<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">İnfazlar cuntacı Nijerya ordusunun, yazar Ken Saro-Wiwa'nın öncülüğünü yaptığı Ogoni Halkının Yaşamını Sürdürmesi Hareketi (MOSOP) tarafından düzenlenen protestoları susturmak için yürüttüğü şiddetli baskıların sonucuydu. Cuntacı askerler Shell’in teşvikiyle MOSOP’un protestolarına şiddetle karşılık vererek, cinayetler, işkence ve tecavüz de dâhil olmak üzere ciddi insan hakları ihlalleri işledi. Protestoları durdurmak, Nijer Deltası bölgesinde faal petrol kuyularının işletiminde iş ortakları olan Shell ve Nijerya hükümeti için başlıca bir endişe kaynağıydı. İnfazların gerçekleştirildiği dönemde Shell açık ara tüm Nijerya’da faaliyetlerini sürdüren en önemli şirketti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.00.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-12-28 at 11.16.00.jpeg" style="width: 639px;"></span><br></span></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Aktivistler, Shell tarafından tutulan yalancı şahitler ve Shell tarafından kışkırtılan dönemin militer diktatörü General Sani Abacha eli ile 10 Kasım 1995 tarihinde idam edildiler. İdamlar uluslararası bir tepkiye ve diplomatik yaptırımlara yol açtı.&nbsp; Nijerya, Milletler Topluluğu’ndan üç yıl süreyle uzaklaştırıldı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 14 aleyhte ve 47 çekimser oya karşılık 101 oyla kabul edilen bir kararla infazları kınadı.&nbsp; Avrupa Birliği, "acımasız ve duygusuz bir eylem" olarak nitelendirdiği infazları kınadı ve Nijerya'ya silah ambargosu uyguladı.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Uluslararası Af Örgütü de Hollandalı petrol devi Shell’in, 1990’lı yıllarda Nijerya’da o dönem iktidarda olan askeri hükümet tarafından ölüm cezasına mahkum edilen dokuz kişinin hukuksuz bir şekilde gözaltına alınmasında, tutuklanmasında ve infazında suç ortağı olduğunu belirtmişti. Uluslararası Af Örgütü tarafından görülen Shell’e ait kurum içi belgeler şirketin Ogonili dokuz aktiviste yönelik davanın adaletsiz olduğunu bildiğini ve Ken Saro-Wiwa’nın mahkûm edileceği konusunda önceden bilgi aldığını ortaya koyuyor. Shell bu duruma rağmen Nijerya hükümeti ile yakın ilişkisini sürdürdü, hatta Shell hakkındaki “görüşünü yumuşatması halinde” Ken Saro’ya yardım etmeyi dahi teklif etti.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Ken Saro 8 arkadaşı ile beraber idam edildi, Shell 15.5 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı ancak henüz süreç sona ermedi. Şirket şimdi de Hollanda’da infazların dördü hakkında yeni ve çok ciddi bir davayla karşı karşıya. Dava, infaz edilen aktivistlerden Dr. Barinem Kiobel’in eşi Esther Kiobel Shell’i, eşinin hukuksuz bir şekilde gözaltına alınarak tutuklanmasında, kişisel bütünlüğünün ihlal edilmesinde, adil yargılama ve yaşam haklarının çiğnenmesinde ve kendi aile yaşamı hakkının elinden alınmasında suç ortağı olmakla suçluyor. Uluslararası Af Örgütü de yaptığı açıklamada; “Shell bu ölümlerdeki suç ortaklığı konusunda hesap vermekten 20 yılı aşkın süredir kaçıyordu. Ancak geçmiş nihayet su yüzüne çıkıyor. Zorlu mücadelede bir dönüm noktasındayız. Shell, Ogoni bölgesinde bıraktığı kanlı ayak izlerine dair bir cevap vermek zorunda” denildi. Shell’in hükümeti Ken Saro-Wiwa ve MOSOP’u durdurması için teşvik ettiğini açıklayan Uluslararası Af Örgütü “Bunu yapmanın bu kişilere karşı büyük ihtimalle insan hakları ihlallerine yol açacağının bilincindeydiler. Shell, Nijerya ordusunun Ogoni bölgesindeki protestolara aşırı şiddet ile karşılık verdiğine dair çok sayıda delile sahipti” dedi.&nbsp;&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Petrol devi Shell'in Nijerya'da yarattığı ekolojik yıkıma karşı mücadele veren dokuz çevre aktivisti infaz edildi ama mücadeleleri özellikle Afrika’da anılmaya devam ediyor. Nijerya’nın mevcut Devlet Başkanı Muhammadu Buhari 2016 yılında Nijer Deltası’nda 1 milyar dolarlık petrol temizleme tatbikatı başlattı. Hasarı tersine çevirme ve ekosistemleri eski haline getirme sözü verdi. Abuja Yüksek Mahkemesi Shell'in Nijerya'daki petrol sızıntı davasında Niger Delta'nın Ogoni halkına 110 milyon dolar tazminat ödemesine karar verdi. Shell'in avukatı Aham Ejelamo, mahkemeye müvekkilinin paranın ödemeyi yapmayı kabul ettiğini bildirdi. Ogoni halkı ile Shell arasındaki dava yaklaşık 31 yıldır sürüyor.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Velhasıl, Ken Saro ve arkadaşlarının destansı mücadelesi başta Ogani halkı olmak üzere Afrika’da unutulmadı. Bugün Afrika’nın birçok bölgesinde Batılı ve çok uluslu şirketlerin yaptığı tahribatlara karşı mücadele edenler muhakkak Ken Saro ve arkadaşlarını gündeme getiriyorlar. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">***<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>NEDEN YABANCI DİL ÖĞRENEMİYORUZ?<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Öncelikle hiç sömürge olmadık ve hiç yabancı bir dili öğrenme zorunda kalmadık. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Türkiye'de doğumdan ölüme en alt seviyeden en üste, işçisinden Cumhurbaşkanına kadar herkes yabancı dil bilme ihtiyacı olmaksızın yaşayabilir, okuyabilir, kazanabilir ve bütün iletişimi eksiksiz yapabilir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Türkiye'de Türkçe ortak iletişim aracı. Geniş kitlelerin birbirini anlamadığı bir ortam yok. Hemen bütün Kürtler Türkçe bilir mesela ve bu nedenle Türkçe bilmek yeterli görülür. Başka bir dil öğrenme ihtiyacı ortadan kalkar.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Sondan eklemeli dillere sahip bir millet olarak muhatap olduğumuz önden eklemeli dilleri zor öğreniyoruz, bu doğal. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">* Dil öğrenme araçları sıkıntılı. Batı dilleri sömürgeci bir mantıkla, doğu dilleri de çok geleneksel mantıkla öğretiliyor. Bu nedenle uzun yıllar boşa kürek&nbsp;çekiliyor.<o:p></o:p></p>