Yurt dışındaki Türklerle neler yapılabilir?
-----
2023-06-03 00:00:00
<p>Yurt dışındaki Türklerin psikolojilerini, istihdam
problemlerini, sosyal sorunlarını anlamak için onlarla birlikte yol yürümek,
empati kurmamız gerekir. Bendeniz. 4 yıl Hollanda’da kaldım: Bu süre içerisinde
yaşadığım bölgede Ergenlik Dönemi Ana Baba Okulu açarak bir çok Türk ailesiyle
görüşme fırsatım yakaladım, aile danışmanlığı yaptım. Sivil Toplum örgütlerinde
aktif şekilde faaliyetler gerçekleştirdim. Çevre ülkelere giderek oradaki
Türkler ve Müslüman göçmenlerle
görüştüm. Oralarda yaşanan hazin gerçekleri ülkemizde doğru şekilde
anlatmazsak, davulun sesi uzaktan hoş gelir hesabı hep Avrupa hayalleri kuran
gençlerimiz olacaktır. Avrupa’da daha iyi şartlarda çalışma, daha iyi sosyal
haklara kavuşma umudunu taşıyanlar çıkacaktır.</p><p class="MsoNormal"><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Benim bulunduğum
yıllarda gördüğüm manzara şuydu: Türkler ve yabancı göçmenler en ağır şartlarda
çalışmaktaydı. Üretimde, otomasyonda, temizlik işlerinde de, tarla ve
seralarda, lokantalarda, bulaşıkhanelerde…
Tıpkı Türkiye’deki yabancıların pozisyonları gibi. Bu alanlarda
Hollandalılar çalışmıyordu; çalışanlar ise
ya müdür ya da şef pozisyonundaydı. Hollandalıların birçoğu Türklere
tepeden bakmakta, küçümsemekte,
tavırlarıyla ve sözleriyle aşağılamaktaydı. Size yardım bile
etseler bunu sürekli kendilerine minnet duyarak
teşekkür etmeniz için yapmaktaydılar. Yardım ettikleri, destek olduklarında
sosyo-ekononomik açıdan onların seviyesine çıktığınızda veya geçtiğinizde ise
sizinle olan tüm iletişimlerini kesmekteydiler. Aylarca size yardımcı olan,
destek çıkan yardımsever kişi bir anda size karşı tavır almaya başlamakta, eski
nezaketinden eser bile kalmazdı. Bunun nedeni üstünlük psikolojisiydi elbette. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Şu anda Avrupa,
Amerika, Arap yarım adası ve Uzak Doğuda 10 milyonun üzerinde Türkiye
Cumhuriyeti göçmen vatandaşı bulunmaktadır. 1960 askeri ihtifalinden sonra
Menderes Hükümeti düşürüldü ve metazori olarak başa tekrar İsmet İnönü hükümeti
getirildi. Menderes hükümetiyle başlayan ülkemizdeki tüm gelişmeler, yatırımlar
bir anda bıçak gibi kesildi, işsizlik arttı, halkımız tekrar sefalet içine
düşürüldü. Türkiye’de bu tarihi kriz yaşanırken Almanya’da sanayi devrimine
bağlı olarak özellikle ağır işlerde çalışacak niteliksiz-vasıfsız işçi ihtiyacı
doğdu. Yapılan ikili anlaşmalarla ilk işçi göçümüz Almanya’ya başladı. Almanya,
Türkiye’de irtibat ofisleri kurdu. Türkiye’den bin bir umutla Almanya’ya gitmek
üzere bu ofislere akın eden işçilerimizin kurbanlık gibi dişlerine bakıldı;
kabul edilenler yeni bir hayale doğru yol aldı.
Ancak Türkiye, Almanya’ya bu işçilerimizin nasıl ve hangi şartlarda
istihdam edildikleri, sosyal sorunları noktasında hiçbir takibat ofisi kurmadı.
Deyim yerindeyse daha sonraları Alamancı olarak anılan bu insanlarımız oralarda
yapayalnız bırakıldı. Parti parti gönderilen Türk vatandaşlarının uyumları ve
ihtiyaçları konusu hükümetler nezdinde kimsenin umurunda olmadı. 63 yıldır 10
milyondan fazla Türk vatandaşı dünyanın birçok ülkesinde hayatını sürdürüyor,
çalışıyor sosyal hayatın bir parçası olarak yaşadıkları topluma katma değer
sağlıyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Bu vatandaşlarımızla daha organik bağlar
kurulabilirse çok daha büyük avantajlar
sağlanabilecektir. Örneğin, bugün tüm dünyada dominant olan Amerikan popüler
kültürü diğer toplumlara nasıl yansıyor? Amerika’nın yeme -içme alışkanlıkları,
fast food yemek kültürü, moda, sinema endüstrisi, teknolojisi… Amerikan kültürü
sadece bizde değil tüm dünyada insanların bilinçaltını istila etmiştir.
Medyasıyla, sinema (Hollyvood) sektörüyle pozitif propagandayla Amerika’ya
karşı hayranlık, savaş teknolojilerindeki büyüklüğünü de gündemde tutup
bilinçaltlarına<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Dünyanın en güçlü ülkesi bizi” algısıyla birlikte korku
salmaya çalışmaktadır. Şu anda İstanbul da birçok ilimizin tanıtım ve kaynaşma
amaçlı memleket günleri, festivalleri yapılmaktadır. Bu festivaller, etkinlikler,
günler, Avrupa’da veya başka ülkelerde çalışan, memleket hasreti de çeken
vatandaşlarımızla organik bağlar kurmak adına neden yapılmasın? Pozitif Türk
algısı olarak neden kültürümüzü, yemeğimizi ve modamızı oralarda tanıtmayalım?
Bunlar oralarda yaşayan Türk vatandaşlarıyla işbirliği içinde yapılabilir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Göçmen
vatandaşlarımız DEİK gibi iş adamları dernekleri kurup, Türkiye ile diğer
ülkeler arasında ticaret eksenli faaliyetlere imza atabilir. Küçük ve orta
ölçekli, Türkiye-Almanya İş Birliği, Fransa-Türkiye İş Adamları Birliği,
Pakistan-Türkiye İş Geliştirme Dernekleri, Rusya- Türkiye Ticaret Derneği gibi
hem kültürel hem ticaret eksenli dernekler kurulabilir. Bugün MÜSİAD’ın bir çok
ülkede irtibat büroları bulunuyor. Avrupa’da Amerika’da sektörel ve ticari
olarak değil memleket STK’ları ve temsilcilikleri de kurulabilir. Böylece
ekonomik değil kültürel nitelikte alışveriş başlar. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Biz
(MAKADER) Malatya Kalkınma Derneği olarak Hollanda, Almanya, Fransa’da
temsilcilikler oluşturduk. Amacımız Malatya kültürünü bu ülkelerde tanıtmak,
ilimizin gastronomik değerlerini, tarihi ve turistik yerlerini buralarda
tanıtmak olmuştur. Yurt dışındaki hemşerilerimizi manevi bir çatı altında
toplarken, yepyeni ticaret geliştirme fırsatları oluşturup (Dünya Malatyalılar
Merkezi Projemiz gibi) ülkemize katma
değer sağlamak için web sitemizde portal oluşturduk.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Diğer yandan
Alzheimer Demans-Parkinson Hasta ve Yakınları olarak gurbetçilerimizin
Türkiye’deki yaşlılarına, engellilerine el uzatırken; evde ve kurumda sağlık,
bakım, hukuki destek verimektedir. Bu hizmet ücretsiz danışmanlık desteği
şeklinde sağlamaktadır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Ancak yakın
zamanda yeni bir stk oluşturup daha geniş dej avantajlı kişi ve guruplara
destek vermeyi planlamaktayız.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Haydi
hayırlısı…<o:p></o:p></p>