Yabancı dil en iyi ne zaman öğrenilir?

-----

​Eğitimde son dönemde önemli yenilikler hayata geçirildi. İlkokulda sınavların kaldırılıp öğretmen rehberliğinde oyun temelli değerlendirmelerle birlikte verilen görevleri yerine getirme gibi amaçlı ölçme araçlarının takip edilmesi, Türkçenin doğru ve güzel kullanımını geliştirmek amacıyla dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin izlenmesi ve geliştirilmesine yönelik ölçme araçlarının kullanılması bunlar arasındaydı.

<p>Eğitimde son dönemde önemli yenilikler hayata geçirildi. İlkokulda sınavların kaldırılıp öğretmen rehberliğinde oyun temelli değerlendirmelerle birlikte verilen görevleri yerine getirme gibi amaçlı ölçme araçlarının takip edilmesi, Türkçenin doğru ve güzel kullanımını geliştirmek amacıyla dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin izlenmesi ve geliştirilmesine yönelik ölçme araçlarının kullanılması bunlar arasındaydı.</p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph"><o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Millî Eğitim Bakanlığı tarafından geçen ay ise ortaokullarda 45 olan sınıf geçme puanının Türkçe dersi için 70'e yükseltilerek eğitimde Türkçeyi odağa alan ya da diğer bir ifadeyle mihver ders addeden bir yaklaşımla çalışmalar yürütüldüğü dile getirildi. Bu çalışmanın gerekçesi olarak da Türkçe dil becerisi yeterince gelişmemiş çocukların diğer derslerde ve yabancı dil öğrenmede yaşadığı zorluklar gösterildi. Öncekilere ek olarak bu düzenlemenin de ilgili akademik çevreler ve eğitimciler tarafından desteklendiğini belirtelim.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">MEB yeni açıklamasında ise okullarda İngilizce ve Almanca ağırlıklı yeni dil eğitim modelinin pilot uygulamasını başlattığını duyurdu. “Çoklu Yabancı Dil Eğitim Modeli” adı verilen bu uygulamanın pilot çalışması başlatıldı; ortaokul beşinci sınıflara yönelik yabancı dil ders saatleri artırılacak, İngilizcenin yanında ikinci yabancı dil olarak Almanca öğretilecek. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Burada ilk göze çarpan şey, bu iki icraatın gerekçelerinin hem birbiriyle hem de yeni başlanan süreç temelli değerlendirmelerle örtüşmemesidir. Çünkü Türkçe dersinin geçme notunun yükseğe çekilmesinin sebebi olarak gösterilen “Türkçe dil becerisi yeterince gelişmemiş çocukların dönem derslerinde ve yabacı dil öğrenmede zorluklar yaşadığı” şeklindeki gerekçeye göre, önce çocukların Türkçeyi iyi bir şekilde edinmesi gerekiyor. Bu durumda ikinci yabancı dil dersinin beşinci sınıfa eklenmesi bir tarafa mevcut yabancı dil dersinin bile bu sınıftan kaldırılarak daha ileriki sınıflara kaydırılması gerekmiyor mu? Diğer taraftan ilkokul ikinci sınıfta okutulmaya başlanan yabancı dil dersini nereye koyacağımız ise ayrı bir mesele.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Şimdi gelelim son uygulamanın ilginç yönlerine. Açıklamaya göre, bu uygulama 2017-2018 eğitim öğretim yılında hayata geçirilen ortaokul beşinci sınıflardaki yabancı dil ağırlıklı eğitimin nitel ve nicel bulgularına göre başlatıldı. Gerekçe “uygulamaya katılan öğrencilerin LGS yabancı dil net ortalamalarının diğer öğrencilerden daha fazla olduğu” şeklindeki bulguya dayandırılıyor. Bu sefer akıllara “beşinci sınıfta verilen yabancı dil dersinin sekizinci sınıfın sonundaki sınava katkısının nasıl ölçüldüğü” sorusu geliyor. Yine “Burada amaç LGS başarısı ise ikinci yabancı dil dersinin mezkûr sınavda hangi derse katkısı bekleniyor? ayrıca “Süreçlerin değerlendirilmeye başlandığı dil derslerinde LGS mevcut hâliyle daha ne kadar belirleyici olacaktır?”&nbsp; soruları da zihinlerimizi kurcalıyor. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Dahası bütün bunlara rağmen İngilizcenin yanında ikinci yabancı dil öğretilecek olsa bile bu dil Almanca mı olmalıdır? Yoksa Rusça, Arapça gibi komşu diller mi veya Çince, Japonca, Korece gibi doğu dillerinden biri mi?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Yabancı dil dersi (çoğunlukla İngilizce) ülkemizde ilkokul ikinci sınıftan üniversite birinci sınıfa kadar zorunludur. Bazı üniversitelerde zorunlu olmak üzere, yüksek lisans yapmak için yabancı dil isteniyor. Doktora yapmak için zorunlu. Son yıllardaki düzenlemeyle doçent olmak için yabancı dil yeterliliği seviyesi düşürüldü. Profesör olmak içinse çoğu üniversite yabancı dil barajını gün geçtikçe artırıyor. Ayrıca akademik yükselmeler için çoğunluğu İngilizce olan dergilerde yayın şartı var. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Yetişkinleri bir tarafa bırakıp esas meseleye gelelim. Öncelikle çocuklara yabancı dil öğretilmesiyle ilgili yeni bilgiler ezberlerimizi bozabilir. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">“Yeni bir dil öğrenmek için en iyi yaş nedir?/What is the best age to learn a new language?” başlıklı yazıda Harvard ve MIT’deki araştırmacıların ilgili soruya cevap aradıkları görülüyor. Buna göre 17-18 yaşından önce yeni bir dil öğrenmenin avantajları olmakla birlikte, yetişkinler açık öğrenmede ve bir dili kasıtlı olarak incelemede daha iyidir.&nbsp;Yetişkinlerin çocuklara göre daha uzun dikkat süreleri ve daha fazla okuma-yazma becerileri vardır, dolayısıyla öğrenme oturumlarından daha fazla faydalanabilirler. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Çocukların yeni bir dili dinlemek ve onu taklit etmek gibi şeyleri içeren örtük öğrenmede daha başarılı oldukları ancak bu durumun öğrenme ortamı ve motivasyonuyla ilişkili olduğu görülüyor. Yalnız bu öğrenme yolunun genelde hedef dilin konuşulduğu sınıf veya okullarda gerçekleşen derslerde yaşandığı belirtiliyor. Yani öğrenme değil edinme durumuna işaret ediliyor. Türkiye’deki öğrenme ortamları ise büyük oranda bu kapsamda değildir. Ayrıca ilkokul ve ortaokul düzeyinde öğrencilerin yabancı dil öğrenme motivasyonları düşük düzeydedir. Yetişkinlerin yabancı dil öğrenmedeki en önemli motivasyon kaynağı ise yabancı dil öğrenmenin gelecekte bireylere iş bulmada ve işte yükselmede destek sağlamasıdır.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Diğer taraftan Türkiye’de erken yaşlarda öğrenilen yabancı dilin günlük yaşamda kullanılma imkânı da oldukça kısıtlıdır. Bu durum öğrenmeyi zorlaştırmakla birlikte öğrenilenlerin de kısa sürede unutulmasına neden olmaktadır. Böylece yabancı dil öğretiminin erken yaşlarda başlaması gerektiği düşüncesinin geçerliliğini kaybettiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Bu durumda zihnimiz yeni sorulara cevap aramaya başlıyor: <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Erken yaşlarda yabancı dil öğretimi çocuklara yararlı olmayacaksa kimin işine yarayabilir?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Çocuklara birinci/ikinci yabancı dil öğretimi neleri kaybettirecektir?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Yazımızı Nurettin Topçu’nun sözleriyle bitirelim: <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">İlköğretimin gayesi kalbin terbiyesi, orta öğretimde gaye aklın terbiyesidir. İlkokul, çocuğu bilgin adayı olarak değil; olgun insan, ahlâklı insan adayı olarak ele alınmalıdır.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Not: Bu yazıdan <i>sehven de olsa</i> yabancı dil öğrenmeye karşı olduğumuzu çıkaracak olanları esefle karşıladığımı peşinen söylemek isterim.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph"><o:p>&nbsp;</o:p></p>