Türkistanlılık 10: Kutadgu Bilig

-----

Ömür aziz değil, emek azizdir; bu emeğe sarf edilmeyen hayata yazıktır, s.210”, sözünün ezberlerimiz muvacehesinde Marx'a ait olması beklenirken! 11. Asırda kültürümüzün insanlığa yansıyan ışığı ve medeniyetimizin kaynaklarından olan Kutadgu Bilig ve Yusuf Has Hacib'e ait olması kimseyi şaşırtmalıdır. Türkistanlılık düşüncesinin bu büyük kaynağı, Türk kültürünün ve medeniyet tarihinin yadsınamaz en büyük Türkçe kaynaklarından biridir.

1069 tarihinde kaleme alınan Kutadgu Bilig, kültürümüzün bir medeniyet düzeyinde ifade edildiği müstesna bir eserdir. Bu önemine binaen olsa gerek “Kutadgu Bilig'in Yusuf Has Hacib tarafından Yazılışının 950. Yıl Dönümü” Azerbaycan ve Kazakistan'ın desteğiyle 2019 UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri arasına alınmıştır.” Elbette Kutadgu Bilig'in ehemmiyeti Unesco'nun bu kararının çok ötesindedir. Mazinin bu aydınlığının hatırlamanın geleceğimize söyleyecekleri değerinin gerçek manada takdiri olacaktır. Değilse mazideki bir şekli hatırlamak ne güne ne geleceğe fayda sağlamayacaktır. Kültürümüzün tüm kaynakları için bu bakış söz konusudur. Bir ayet, hadis, hikmetli sözler ve kültürümüzün tüm değerleri yarına ve geleceğe konuşmuyorsa maziye kaçmak dışında bir mana ifade etmez; bunun şekiller ormanında yolunu kaybetmekten başka bir manası da olmayacaktır.   

Kutadgu Bilig, “kut”lu olmanın bilgisi, devlet ve siyaset hayatımızın geçmişini 11. Asırda geleceğe bağlarken bugünümüzü de yarına bağlama imkânlarını taşıyan son derece önemli bir eserdir. Mazinin mağarasının gölgelerinde esere baktığımız müddetçe geleceğin güneşine çıkamayan bu eserdeki malumat beklenen faydayı sağlayamayarak bizzat eserin yazarının da isteği de olan bu durum gerçekleşmemiş olacaktır. Zira Yusuf Has Hacib iyinin vasfı faydalı olmaktır der.

Kendi kültürünü medeniyet kaynağı haline getirmek mefkûresi öncelikle kendi kültürünü bütünüyle temessül ve çağının medeniyet birikimine haiz olmayı ve bunu doğru bir yöntem ve yolla kendi dilince ama medeniyetin cümleleriyle ifade edebilmeye vabestedir. Ne demek mi istiyoruz? Eserin belki de en az dikkat çekilen giriş kısmındaki malumattan yola çıkarak yazarı Balasagunlu Yusuf Has Hacib'e kulak verelim:

“Bu kitap çok aziz bir kitaptır. Çin hakîmlerinin hikmetleri ile bezenmiş ve Maçin âlimlerinin şiirleri ile süslenmiştir. Bu kitabı okuyan ve bu beyitleri başkalarına bildiren bu kitaptan daha iyi ve azizdir. Meşrik eyaletinde, bütün Türkistan memleketlerinde, Buğra Han dilinde, Türkçe olarak, bu kitaptan daha iyi bir kitabın hiç kimse tarafından tasnif edilmemiş olduğunda Çin ve Maçin âlimleri ile hakîmlerinin hepsi ittifak etmişlerdir. Bu kitap hangi padişaha veya hangi diyara erişti ise, fevkaladeliğinden ve sonsuz güzelliğinden dolayı, o memleketlerin hakîmleri ve alimlerinde makbul görülerek, her biri ona bir türlü ad ve lakap verdiler. Çinliler-Edebü'l-Mulûk adını koydular. Maçin mülkünün hakîmleri-Âyinü'l-Memleke ve meşrikliler-Zinetü'l-Ümerâ dediler. İranlılar-Şahname-i Türkî diye ad koymuşlar. Baziları da- Pendname-i Mülûk demişler. Turanlılar ise, Kutadgu Bilig demişlerdir. Kutadgu Bilig, R. R. Arat, Ank, 1998, s.1, 4” “Meşrik hükümdarı, maçinlileri beyi, bilgili, anlayışlı, dünyanın ileri gelenleri, Hepsi bu kitabı benimsemişler ve hazinelerine koyup saklamışlardır. Birinden birine miras kalır, bunlar da kendilerine alıp, başkalarına vermezlermiş. S.3” ”Çin ve Maçin hakîmlerinin hepsi hep bunun güzelliğini öğmüşlerdir. Türk, Çin ve bütün maşrık illerinde, dünyada bunun gibi başka bir kitap yoktur. Kitabın kadirini de ancak bilgili bilir, akılsız kimseden zaten ne beklenir. s. 4”

Kutadgu Bilig müellifi bize Türkçe ile yazdığı eserinin nasıl kendi çağının tüm siyasi ve medeni çevrelerinde kabul görüldüğü çok açık ve seçik ortaya koymaktadır. Kendisinin Çin hakîmleri ve Maçin âlimlerinden yararlandığı söylemesi asrının birikimini nasıl temessül ettiği ve bunu Türkçe, kendi üslubu içinde nasıl ölçülendirdiği gösterir. Bu eserin gücü ve değeri üzerinde çağının nasıl ittifak edip, nasıl makbul görüldüğünü anlatırken, ileride diğer bir yazıda irdeleneceği üzere, kendi milli diliyle yazdığı ve milli sembollerle cihanşümul manaları anlatması yoluyla Turanlıların Kutadgu Bilig dediği bu eserin nasıl bir medeniyet kaynağına dönüşerek kendini çağına kabul ettirdiğini ortaya konulur. Çin ve Maçin hâkimleri ve âlimlerinden yararlanmak bir taklit ve geçmiş bir geleneğe bağlanmaktan ziyade, bir medeniyet birikiminden istifadeyle, kendi orijinal kaynağını oluşturmak olarak görülmesi gerekir. Çin ve İran gibi medeniyet havzalarında kabul gördüğünü söyleyerek Yusuf Has Hacib Türkistanlıların Türkçe ile nasıl bir şey başardığını adeta meydan okurcasına ortaya koymaktadır.

Türkistanlılık işte bu kitap medeniyetine varis olmak, bunu temessül etmek, daha önemlisi bu şuuru taşıyarak milli kültüründen yeni medeniyet hazineleri üretmek gayret ve mefkûresinin, bir büyük ülkünün bilinci ve yoludur.

Bugün Batı ağırlıklı tercümelere hayranlıkla teshir olan akıllarımıza Türkçe bir eserin o devrin tüm Maşrık dünyasında nasıl kabul gördüğü anlaşılası gelmese de mazi bize bunu göstermektedir. Türkistanlılar bunu başarmışlardır. Türk asrının başlangıcı olan 11. Yüzyıl şafağında Müslüman Türk, medeniyet ırmağına daldırdığı kovasına doldurduklarını İslam ve Türk üslubuyla bir insanlık ve medeniyet değeri haline getirmiştir. Bütün Türkistan'da kabul gören bu eser Maşriklilerce kabul gördüğü çağda Mağripliler yani dünyanın batısında henüz bu çapta bir eserin bırakın yazılmayı düşüncesinin bile olmadığını söylemek avuntu olmanın ötesinde gerçektir. Tıpkı bizim için bugün böyle şeyleri düşünmenin muhal haline gelmesinin acı hikâyesinde olduğu gibi… Tarih avunmak için değil hareket için lazımdır bize.

Milli kültürü, doğru bir yöntem ve sembollerle bir medeniyet kaynağı haline getirmek nasıl bir şeydir merak eden varsa Kutadgu Bilig'e baksın. Kısmet olursa müteakip yazılarda bu yöntem, semboller ve milli dil üzerine Yusuf Has Hacib'in görüşlerini ifadeyle burada ortaya konulan gerçeklik derinlemesine irdelenmeye başlayarak Kutadgu Bilig okurken neye muhatap olduğumuzun ve nasıl okumamız gerektiğine dair naçiz bir arza teşebbüs edilecektir. Türkistanlılık işte bu medeniyet davasına bağlanmak ve medeniyetçi milliyetçilik ülküsüyle kültürünü yükseltmek manasında Kutadgu Bilig gibi eserlerle hakiki zeminine kavuşacaktır.

Türkistanlıların Yüce Atası Balasagunlu Yusuf Has Hacib'in ruhuna rahmet ve mevcut torunlarının ise bu gücü yeniden temessül ederek geleceğe yürümesi umuduyla…

Vesselam