Türkistanlılığın Batı ucunda Finlandiya Türkleri tecrübesinden geleceğe
-----
Tarih kendisinden faydalanmayı, onu doğru okumayı bilenler için köklerden gelen bir bilinç kaynağı olarak tefekkür ve hareket noktasında okuyucularına çeşitli imkânlar sunar.
2024-08-27 10:10:00
<p></p>
<p class="MsoNormal"></p>
<p class="MsoNormal"></p>
<p class="MsoNormal"><b>Mavi
Gök Yağız Yer<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt">Tarih kendisinden
faydalanmayı, onu doğru okumayı bilenler için köklerden gelen bir bilinç
kaynağı olarak tefekkür ve hareket noktasında okuyucularına çeşitli imkânlar
sunar. Türklerin tarihi yerküre üzerinde
doğu batı, kuzey-güney yönlerinde çok geniş bir alana yayılmış olduğundan dünya
üzerinde pek çok yerde Türk varlığını görmek mümkündür. Lakin bunlarla bir
bütünlük içinde köken birliği duygusunu geliştirmek ve nihayet güncel olarak
mevcut şartlarda birliğin korunmasına dair Türkiye merkezli ve Türkistanlılık
bağlamında hali hazırdan geleceğe bir bakış için geçmiş tecrübeler yol açıcı
olabilir. Bugün Doğu Türkistan gibi son derece muhataralı bölgelerde yaşayan
Türklerin varlığının koruması, kültürel bütünlüğünü kaybetmemesi, sosyal
hayatın içinde, ekonomik güçle ve yüksek eğitim imkanları ile kendini gerçekleştirmesi
gibi temel hususlar gerçekleştirilmeden ve hiçbir gerçekçi dayanağı olmadan 70’lerde
siyasî sınırlarını tanıdığımız bir ülke sınırlarındaki Türk toplumuna Göktürk
çağından seslenircesine siyasî popülizm ile yaklaşmak Irak Türkleri örneğinde
de olduğu üzere büyük bir kıyım ve kırıma davetiye çıkarmak olmaz mı? Doğu
Türkistan elbette kadim bir Türk yurdudur. Türklerin ata topraklarıdır. Modern
zamanlar hay huyu içinde ve oradaki siyasî varlığı söz konusu olan yapıların
desteksiz kalması ile mevcut durumun oluştuğu da ortadadır. Lakin bunlardan
önemlisi oradaki Uygur ve diğer Türklerin varlığını Türk olarak sürdürebilmesi
meselesi şu an öncelikli değil midir? Hayat hakkı ve saygınlığı tanınmayan
insanlara uzaktan özgürlük şarkıları söylemek yerine şu an şimdiden geleceğe
makul adımlar ile yürümek daha gerçekçi olmaz mı? İşte burası ve benzer pek çok
Türk yurdunda esasen yapılması gerekene dair Cumhuriyetin ilk devirlerine ait
Türkistanlılığın batı ucunda yer alan Finlandiya Türklerine dair tarih bilgisi
ve tecrübe yol açıcı olabilir. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt">Finlandiya’daki Türk
varlığı İdil boylarında var olan Türklükle alâkalıdır. Türkistan’ın bu kuzey
ucunda yaşanan binlerce yıllık tarihin hatıralarından birisi Finlandiya’da bir
Türk topluluğu olarak kendisini göstermiştir. “<i>Finlandiya’daki Tatar, Türk, Kazan veya Mişer kavramları birbirlerinin
yerine kullanılmış ve zamanla tümünü kapsayan bir terim olmuştur. Tarihsel
sürece bakıldığında Finlandiya’daki Türk/Tatar toplumunun kökeni 1860’larda
Rusya’nın İdil-Ural bölgesinden gelen gezici satıcılara dayanmaktadır.
Bunlardan çoğu Nijni Novgorod vilayetinin Sergaç ilçesindeki küçük Mişer Tatar
köylerinden gelmiştir. Mişerler, Tatar Türklerinin bir alt grubunu oluşturmakta
ve bugün İdil-Ural Tatarları içinde Kazan Tatarları’ndan sonra ikinci büyük
grubu oluşturmaktadır. 1925 yılında “Suomen Muhamettilainen Seurakunta”
(Finlandiya Muhammed Cemaati) Helsinki’de kurulmuş olup Sadri Maksudi (Arsal)
Bey bu oluşumun tüzüğünü hazırlamıştır. 1948 yılında Helsinki’de “Türk Halk
Mektebi” açılmış ve bu mektebi bitiren çocuklar, Fin okullarında da
öğrenimlerine devam edebilmiştir. Finlandiya Türkleri kendilerini Türk veya
Tatar olarak ifade etmektedirler. Tatarlar ülkenin çeşitli bölgelerine
dağılmıştır; bunların büyük bir kısmı başkent Helsinki’de diğer kısmı ise
Tampere, Järvenpää, Turku ve Kotka gibi şehirlerde yaşamaktadır.”</i> (Evren
Küçük, Türkiye’nin Diaspora Politikası Çerçevesinde Finlandiya Türk Halk
Mektebi (1948-1969) <a href="https://ttk.gov.tr/wp-content/uploads/2024/06/198-EvrenKucuk.pdf">https://ttk.gov.tr/wp-content/uploads/2024/06/198-EvrenKucuk.pdf</a>,
s. 661, 664) Burada Türklerin varlığı bu şekilde ortaya çıkar. Yeni bir ülkede
ve siyasî ve diplomatik önceliklerin söz konusu olduğu bir toprakta varlığını
sürdürme bakımından Finlandiya Türkleri mevcut siyasî yapı, uluslararası hukuk
ve ülke şartlarına uygun olarak varlığını sürdürme noktasında adımlar
atmışlardır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt">İşte bu noktada
öncelikli olarak yapılması gereken ilk mesele buradaki sosyo-kültürel
teşkilatlanmadır. Bu noktada Finlandiya Türkleri teşkilatlanmış ve bunun
ardından ise varlıklarını sürdürmenin esası olan eğitim konusuna eğilmişlerdir:
“<i>Finlandiya Türklerinin teşkilatlanmasını
sağlayan, gelenek ve dini inançlarını sürdürmesini sağlayan kuruluşlar
Helsinki’deki Suomen Islam Seurakunta (1925) ve Tampere’deki (1943) İslâm
Cemaat (Tampereen Islamilainen Seurakunta) derneğidir. Bu dernekler günümüzde
de varlıklarını devam ettirmektedir. s.666 Fin-Türk Halk Mektebi Himaye
Cemiyeti’nin (Suomalais-Turkkilaisen Kansakoulun Kannatusyhdistys) amacı
Finlandiya’nın sınırları içerisinde özel bir ilk mektep kurmak ve onu idare
etmekti. Mektebin programı ve teşkilatı Fin ilk mekteplerinin programı ve
teşkilatı ile aynı şekilde düzenlenmişti. Mektepte Hıristiyan dini öğretimi
yapılmayacağı, ilaveten Türkçe, Türk tarih ve coğrafyası ve İslâmiyet hakkında
eğitim verileceği vurgulanmaktadır. Fin-Türk Halk Mektebi Himaye Cemiyeti’nin
tüzüğü 8 Kasım 1930’da Fin yetkili makamları tarafından onaylanmıştı. s.667Ahsen
Böre, Fin-Türk Halk Mektebi Himaye Cemiyeti adına Türkiye Milli Eğitim (Maarif
Vekâleti) Bakanına bir mektup yazarak bütün masrafları Cemiyet tarafından temin
edilmek üzere bir mektep açıldığı ve bu mektep için maaşı Bakanlık tarafından
temin edilmek üzere bir öğretmen gönderilmesini talep etmişti. Bunun üzerine
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ve Bakanlar Kurulunun onayı ile “yabancı
memleketlerdeki ırkdaşlarımızın talim ve terbiyesi için açılmış olan irfan
müesseselerine yardım edilmesi çok ehemmiyetli ve zaruri bir mesele olduğundan”
Finlandiya’da açılan Fin-Türk Halk Mektebine bir öğretmenin gönderilmesine
karar verilmiştir, s.667.</i>” Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Yunus Emre
Enstitüsü gibi yumuşak güç unsurları ile bugün Doğu Türkistan ve benzeri
yerlerde oradaki toplumun faydasına faaliyetler için Çin hükümeti ve benzerleri
ile sosyo-kültürel bazda eğitim tabanlı girişimler ile faaliyetler yapabilir. Ülkemizde
çok bilinmeyen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin soydaşları ile alâkaları bakımından
fevkalade ilginç bir içerik taşıyan Finlandiya Türkleri tecrübesi bir
diplomatik güç oluşturma tarzı olarak diplomasi tarihimiz, kamu diplomasimiz ve
gelecek adına not edilmelidir. Türkiye bugün her türlü imkânı ile Cumhuriyet’in
başlarındaki durumdan çok daha ileridedir. Yumuşak güç unsurları ve diplomasisi
kullanmak içinse potansiyelleri son derece fazladır. <o:p></o:p></p>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; text-indent: 35.4pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;
mso-bidi-font-weight:bold">İşte Finlandiya Türkleri bu manada Türkiye’nin de
makul ve meşru destekleri ile teşkilatlanarak bugün de devam eden yapılar
ortaya çıkmıştır. “<i>Finlandiya Türkleri
İslâm Cemaati, günden güne artmakta olan kültür ihtiyaçlarının hepsini
başaramayacağı anlaşıldığından Finlandiya Türklerinin millî kültürünü korumak
ve ilerletmek amacıyla 14 Nisan 1935 tarihinde Helsinki’de “Finlandiya Türkleri
Birliği” kurulmuştu. Aynı yıl içinde 29 Temmuz’da Tampere Türkler Birliği
(Tampereen Turkkilainen Yhdistys) de faaliyete geçmişti. S.668Finlandiya
Türklerinin faaliyetlerini yakından takip eden (Helsinki’ye akredite olan)
Stockholm Elçiliği, bölgedeki gelişmeleri doğrudan Ankara’ya bildirmişti. Zaten
Türkiye’nin bölge ile bağlantısını Stockholm (daha sonra Helsinki) Elçiliği ve
Helsinki Konsolosluğu sağlamaktaydı. Hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hem
de Finlandiya Türklerinin önde gelenlerinden biri olan Ahsen Böre, mektebin
açılması için yoğun bir faaliyet içerisinde olmuştu. S.669 Kültür faaliyetlerini yürütmek, millî ruh ve
beraberlik fikrini genç nesillere aşılamak, millî kültürü kaybetmemek gayesi
ile 14 Nisan 1935 tarihinde Helsinki’de bahsedilen “Finlandiya Türkleri
Birliği” adında bir teşkilat oluşturuldu. Bu birlik hemen hemen her ay millî
bir gece tertip ederek, bu yolda millî kültürü yaşatmak arzusunu taşımaktaydı.
Söz konusu Birlik, Türkiye ile ilişkilerine de önem verdi. Örneğin 1938 yılında
Finlandiya Türkleri Birliği adına Başkan İbrahim Arifullah imzasıyla T.C.
Stockholm Elçiliği’ne bir mektup yazarak; Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle
düzenlenen gecede, Mustafa Kemal Atatürk’ün terceme-i hali, Türk devletinin
mücadele ve kuruluş tarihi, Türkiye’de başarılan inkılabın eşsizliğinin
Finlandiya’da anlatıldığı bildirildi. Arifullah Bey, Cumhuriyet Bayramı
münasebetiyle Ulu önder Atatürk, Başbakan ve Mareşal Fevzi Çakmak’a sonsuz ve
derin saygılarla sözleriyle mektubuna son verdi. Helsinki dışında diğer
şehirlerde de Finlandiya Türkleri çeşitli teşkilatlar kurmuş ve başkentten
sonra en önemli kuruluş Tampera’da oluşturulmuştur.</i>”</span><span style="font-size:12.0pt;
font-weight:normal"> (Atatürk Döneminde Türkiye-Finlandiya İlişkileri, </span><a href="https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/ataturk-doneminde-turkiye-finlandiya-iliskileri/">https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/ataturk-doneminde-turkiye-finlandiya-iliskileri/</a>). Bütün bu çalışmaların esas amacı
siyasî bir hedeften önce kültürel ve sosyal varlığı koruyarak geleceğe Türk
birliği bilinci, tarih, dil ve inanç konularında kültürel tevhidi koruyarak;
millî aklı, kalbi ve zevk-i selim ile geleceğe yürümek ülküsüdür. Bir Türk
milliyetçisi olan <span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;
mso-bidi-font-weight:bold">“<i>Ahsen Böre’nin
yıllarca çabalarına rağmen Türk Halk Mektebi ancak 1948 yılında ölümünden sonra
Helsinki’de açılabilmişti. Bu mektep, Fin ve İsveç okullarının sahip olduğu tüm
haklara sahip olmuş ve bu okulu bitiren çocuklar, Fin ve İsveç okullarında
öğrenimlerine devam edebilmişti. Söz konusu okulda eğitim ve öğretim Tatar
şivesiyle ve Türkiye Türkçesi ile yapılmış ayrıca mektepte çocuklara din
dersleri de cemiyetin imamı tarafından verilmişti. Türk Halk Mektebi ile
çocukların sosyalleşmesi, dil, din ve geleneklerini Finlandiya’da devam
ettirmeleri için önemli bir kuruluş olmuştu Din derslerini ise Türkiye’den
görevlendirilen Müftü Ahmet Naim Atasever (1962- 1965), Ankara Cebeci Ortaokulu
din dersleri öğretmeni Ravza Serdengeçti (1965-1969),
Konya-Cihanbeyli-Böğrüdelik köyü imamı Enver Yıldırım (1976- 1979) ve
Abdurrahman Kaya gibi öğretmenler vermişlerdir. Adı geçen imamlar/ öğretmenler
hem Helsinki’de hem de Tampere’de görev yapmışlardır, </i>s.671-672.”
Görüleceği üzere Finlandiya Türkleri özellikle soğuk savaşın da etkisi ile
Ankara’ya yakınlaşmışlar ve burayı merkez kabul ederek eğitim konusu başta
olmak üzere iş birliği ile varlıklarını devam ettirme yolunda çalışmışlardır.
Bugün Türkistanlılık sahasında daha çok bağımsız devlet ve birçok topluluk
dünyanın pek çok yerinde varlığı öyle ya da böyle sürdürmektedirler. Türk İş birliği
Teşkilatı gibi yapıların ortaya çıkışı da tarihî gidişatın açtığı yolda ortaya
çıkan sonuçlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin görüleceği üzere bu yolda birikimi
ve tecrübesi derindir. Kamu diplomasisi ve yumuşak güç unsurları bakımından
Türklerin sosyo-kültürel varlıkları ve haklarının korunması ve geliştirilmesi,
akılların ve kalplerin sınırların ötesinde köken, süreç ve gaye bağlamında
birleştirilmesi her türlü siyasî hedeften çok daha öncelikli ve bunun için de
gerek şart durumundadır. <o:p></o:p></span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; text-indent: 35.4pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;
mso-bidi-font-weight:bold"> </span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold"> Tarihle daha özelde
tarihimizle alâkalı bir şey okuduğumuzda bugün, şimdi ben bunun neresindeyim,
ben bu sürecin neyi olurum sorularını sormalı ve daha ileri giderek bu bilgi
bugün ve gelecekte benim ne işime yarayabilir, diye bir yöntemle tarihi elbette
doğru bilgi olduğu kabulü temelinde, düşünmeliyiz. İşte Finlandiya Türklerinin
bu hikâyesi bizim Türkistanlılık dediğimiz kavram içerisinde batı ucunda yer
alan Türklerle Türkiye Cumhuriyeti olarak alâkamızı gösterdiği gibi bu manada
topluluklarla irtibat kurmanın ve bu toplulukların varlıklarını sürdürmeleri
noktasında yapılması gerekenlerle alâkalı muhtevalı ve ilham verici olduğunu
düşünüyoruz. Umumî Türk tarihi ve umumî Türklük camiası içinden medeniyetçi
milliyetçi bir zihin ile milletimiz ve insanlık için hayır talep etmek ve bunun
için çalışmak küredeki varoluşumuzu manalı kılacak sömürüler, işgaller,
soykırımlar içerisinde insanlararasılığı olan, sürekli, meşru ve insanî bir zemini
sağlayacaktır kanısındayız. Hal imiş…<o:p></o:p></span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold"> </span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold">Hak İçin olsun<o:p></o:p></span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold">Vesselam<o:p></o:p></span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold"> </span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold"> </span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold"> </span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold"> </span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: 16.85pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><span style="font-size:12.0pt;font-weight:normal;mso-bidi-font-weight:
bold"> </span></h1>