Türk ve Avrupa TV'lerinin farkı!
-----
2002 yılında işim gereği Hollanda'ya taşındım… 4 yıl Hollanda'da görev yaparken, bu süre içinde Avrupa'nın bir çok ülkesine de gitme fırsatım oldu.
2024-05-18 00:00:00
<p></p>
<p class="MsoNormal"></p>
<p class="MsoNormal">2002 yılında işim gereği Hollanda'ya taşındım… 4 yıl
Hollanda’da görev yaparken, bu süre içinde Avrupa'nın bir çok ülkesine de gitme
fırsatım oldu. Gerek Hollanda’da, gerekse Avrupa ülkelerinde televizyon
kanallarında dikkatimi çeken çok önemli bir detayı, ayrıntıyı ve yayın
politikalarını sizinle de paylaşmak istiyorum. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Avrupa ülkelerinde yayın yapan televizyon
kanallarında cinayet, kadına yönelik şiddet, gasp, yağmalama, tehdit vb. hiç
bir haberde olayı ayrıntılı şekilde gösteren görüntüler ekrana yansıtılmaz. Haber
verilir, haberin görüntüleri ise olay yerinden flu bir şekilde izleyiciye
aktarılır. Ne silah, ne bıçak, ne bomba, ne zincir, ne karısına şiddet gösteren
adamın bıçaklarken görüntüleri, ne de trafikte tekme tokat birbirine giren
insanların hiç biri detaylı şekilde gösterilmez. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hatta isimler ve fotoğrafları da verilmez. Ama bugün
ülkemizdeki tematik kanallar da dahil olmak üzere merkez medyadaki haber
bültenlerini izlediğinizde kelimenin tam anlamıyla kanımızı donduran
görüntülerle karşılaşırsınız. Hatta bazı televizyon kanalları ise daha çok
reyting damıtmak için haber işini tamamen asayiş bültenine dönüştürmüş durumda.
Açıkça diyebiliriz ki, bu televizyon kanallarını izleyenlerin-çocuklarımız da
bu saatlerde ekran başında oluyor-psikolojileri öğütülüyor, kışkırtılıyor,
saldırganlık dürtüleri harekete geçiriliyor, her insanın içinde varolan kötücül
duygular harekete geçiriliyor. İşte bu televizyon kanallarındaki şiddet
görüntülerini izleyen bir öğrenci, silah kiralıyor ve müdürünü gözünü kırpmadan
katlediyor. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu televizyon kanallarını izleyenler, trafikte
yaşadıkları minik bir sorunda bile birbirlerine tekmelerle sopalarla
saldırıyor. Makaleme haber bültenlerini eleştiriyorum ama merkez medyada
yayınlanan dizilerine de parantez açmak zorundayım. Tam manasıyla şiddet
kültürünü özendiren dizilerde de reytinge olta atmak için senaristler her hafta
dozajı sürekli artıracak şekilde kalemlerini izleyicilerimizin ve toplumumuzun
vicdan damarlarına saplıyorlar. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Toplumumuzun uzlaşmacı kimliğinden uzaklaşması, her
sorununu kavga ve gürültüyle çözmeye çalışıyor hale gelmesinin temelinde
okuduğumuz, izlediğimiz şeylerin ruhlarımızda bıraktığı derin izlere bakmamız
gerektiğini düşünüyorum. Yeri gelmişken siyasetçilerimizin üslubuna da bir
parantez açmak isterim: Bazen TRT 3 kanalından yayınlanan Meclis TV
oturumlarına bakıyorum… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Meclise vekil olarak gönderdiklerimiz de sürekli
birbirleriyle kavga ediyorlar, birbirlerine sataşıyorlar, kürsüde konuşan vekilin sözünü kesiyorlar,
bağırıyorlar, çağırıyorlar… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Meclis Başkanı veya Başkan Vekili, tansiyonu
düşürebilmek ve atmosferi dağıtabilmek için sürekli oturumlara ara vermek
zorunda kalıyor. Konumuzu dallandırıp budaklandırmadan Avrupa ve ülkemizdeki
müzik kanallarına da bakalım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Avrupa’da müzik
kanallarına açıp baktığınızda yayını sunan sunucu kızların, bizdeki gibi derin
dekolteli, uzun yırtmaçlı, mini etekli,
dişiliğini ön plana çıkararak klip sunduklarını göremezsiniz. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Avrupa kanallarında bizdeki gibi erkeklerin cinsel
dürtüleri hedef alınmaz, şarkıların takdimi veya sunulmasında vj, dj şarkının
veya klibin önüne geçmez. Türkiye’mizde özellikle merkez medyada reality show
olarak sınıflandıran programlarda da toplumumuzun nasıl çürüdüğü veya
çürütüldüğünü görmeniz mümkündür. Sabah başlayıp öğleden sonrası kuşağını da
işgal eden bu programlar sadece reyting getirdiği için, kimin eli kimin cebinde
belli olmayan tipleri, ahlaksızlıkta zirve yapmışları, karmakarışık gönül
ilişkilerini tepe tepe kullanmaktadırlar. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İğrençliklerin, kepazeliklerin tavan yaptığı bu
programlarda, konular ve konuklar sündüre sündüre yaşadıkları rezillikleri
anlatmakta, özel hayatlarını milyonların önünde paylaşmakta hiçbir beis
görmemektirler. Bendeniz bu programları reality show olarak değil rezillik show
olarak adlandırmaktayım. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Avrupa televizyonlarında birbirinin kocasını
ayartanlar, kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan karmakarışık rezil
gönül ve sosyal ilişkilerin olduğu saçma sapan hayatları televizyonlarda
bulamazsınız. Toplumun aile yapısına ters düşen, ekstrem hayatlar yaşayan
insanlar göz önüne sokularak rol model gibi sunulmaz. Yaşanan iğrençliklerin kanıksanmaları
sağlanmaz. <o:p></o:p></p>
Yazımı
noktalarken İki cihan Serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) bir hadisi
şerifini hatırlatmak istiyorum… Peygamberimiz (sav) şöyle buyuruyor: “Ben güzel
ahlakı tamamlamak üzere gönderildim”… Altını kalın harflerle çizerek yazıyorum:
Toplumları bitiren, yok eden, yerle yeksan eden şeyler, siyaset veya ekonomi
değildir…Toplumları çürüten şey ahlaksızlıktır… Edep, adap duygularının,
vicdanın yok olmasıdır… İşte onun için atalarımız her yere, “Edep yahu”
levhalarını asmışlardır… Vesselam