Sultan III. Murad'ın İngiltere'ye desteği
-----
2023-01-21 00:00:00
<p><b>Osmanlı İngıltere’yi
tarihe gömülmekten nasıl kurtardı?</b></p>
<p class="MsoNormal">Arşivler insanlara her daim rutubet kokulu loş yerler gibi
gözükür, ama arşivler onun kıymetini bilenler için çölde kaybolanın aniden
karşısına çıkan bir vaha misalindedir. Arşivlerdeki belgelerin de bir gün
ortaya çıkıp ortalığı aydınlatma gibi bazı garip huyları vardır. İngiliz
arşivlerinde yapılan bir araştırmanın sonucunda bulunan bir belge, 2000li yılların
başında İngiliz basanında kendine yer bulmuştu. Bulunan belgeyi İngiliz
gazetesi “The Guardian”, “Niçin Armadayı mağlup etmede Drake’e değil de
Türklere teşekkür etmeliyiz” diye yayınlamıştı. Peki durup dururken İngiliz
gazetesinin bu baslığı atmasının sebebi neydi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal"> Aslında isin asli
İspanyol tarihinden geçiyor. Takvimler 1492 senesini göstermektedir. Yaklaşık
800 yıldır Iber yarımadasında bulunan Endülüs medeniyeti çökmektedir.
Müslümanların elinde bulunan son müstahkem kale olan Gırnata şehri İspanyol
ordusu tarafından abluka altındadır ve şehir halkı kaderinin ne olacağını kara
kara düşünmektedir. Şehir Gırnata Emiri 9. Muhammed tarafından hiçbir yardım
ihtimali kalmamasından oturu Kastilya kralı Ferdinand’a teslim edilmiştir.
Teslim sonrası ise Gırnata’nın hatırlanmak dahi istenemeyecek kotu günleri
başlamıştır. Bir yanda engizisyon mahkemeleri kurulmuştur, diğer yanda ise
toplu vaftiz törenleri ile şehrin Yahudi ve Müslüman halkı zorla Katolik
yapılmaktadır. Gırnata kütüphanesinde bulunan binlerce el yazması ise yakılmak
sureti ile yok edilmektedir. Tam bu sırada Kristof Kolomb adında aslen
Cenevizli olan biri dünyanın doğusunda bulunan Hristiyan kraldan yardım istemek
bahanesi ile okyanusa açılma fırsatı kollamaktadır. Beklediği izin çok geçmeden
kendisine verilecek ve gemilerinin yelkenlerini okyanusun ilik esen rüzgârı ile
doldurarak Atlas Okyanusunda sözüm ona bir bilinmeze doğru yola çıkacaktır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Tarihin derinliklerine ilgisi olanların bileceği bir sır
Kolomb’un tuttuğu günlüklerde saklıdır. Kolomb günlüklerinde kendisine refakat
eden Rodrigo adındaki Müslüman bir İspanyol'dan bahsetmektedir. Günlüklerde yer
yer ona atıfta bulunurken, birkaç yerde Rodrigo’da bulunan bir haritadan ve onu
nasıl çalarak kopyaladığından söz eder malum gezginimiz. Yoksa bizim meraklı ve
kâşif ruhlu gezginimiz Gırnata kütüphanelerinde bulunan bir haritaya bir vesile
ile ulaşmış ve okyanusa bu harita ile mi yelken açmıştı. Burası tarihin
araştırılacak başka bir konusu olmamakla beraber, Kolomb’un Amerika diye
bildiğimiz kıtanın doğu kıyalarına varması, burada yasayan yerli halkların da
kara günlerinin başlangıcı olmuştu. Yüzyılların birikimi ile meydana getirilen
İnka, Aztek ve Maya uygarlıklarına bağlı şehirler bizim “meraklı” kâşifimiz ve
onun yolundan gidenler tarafından tam anlamıyla yağmalanmakta, bulunan her
değerli parça gemilere yüklenmek sureti ile İspanya ve Portekiz'e
taşınmaktaydı. Gemiler Eski Dünya ile Yeni Dünya arasında mekik dokurken,
İspanyol ve Portekiz hazineleri ağzına kadar dolmaktadır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Gırnata’nın düşüşünden sadece 50-60 sene sonra yeni kıtanın
hazineleri ile İspanyollar kendilerine bir “Kadırgalar Ordusu” kurmuş ve hemen
hemen bütün Avrupalı hasımlarını tehdit eder duruma gelmişti. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu sırada İngiliz tahtında kraliçe I. Elizabeth
oturmaktadır. Kraliçenin babası ve Tudor hanedanının en meşhur kralı olan VIII.
Henry şahsi sebeplerden oturu Katolik kilisesine sırt çevirmiş, Protestanlığı
kabul ederek Anglikan kilisesini kurmuştu. Bu ani çıkış, papanın kralı ve tüm
İngiliz halkını aforozu ile bir nevi dışlanmaya dönüşmüştü. Bu durumdan
istifade etmek isteyen İspanyollar İngiltere'ye bir çıkarma yaparak bu “kafir
memleketini” işgal etmeye karar verdiler.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Tam bu sırada İspanyolların emellerinden haberdar olan
İngilizler Osmanlının kapısını çalmaya karar verdiler. Kraliçenin askeri
danışmanı Sir Francis Walsingham, İstanbul'daki İngiltere elçisi William
Harborne'a gönderdiği 24 Haziran 1587 tarihli mektupta elçinin padişahı
İngilizlere yardım etmesi için ikna etmesini istiyordu:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">"Gönderdiğiniz 9 Mart 1587 tarihli mektubunuz ulaştı.
Mektubunuzdan Osmanlı Sultanı ve danışmanlarıyla devam ettirilmesi gereken
münasebetlerin, emirlerimiz doğrultusunda ihtimam ve basiretle yerine
getirildiğini öğrendik. Padişah'ın Hocası Sadeddin Efendi vasıtasıyla Sultan'ın
kendilerine mektup göndermesinden dolayı Kraliçemiz çok sevindi. Osmanlı
Padişahı Üçüncü Murat'ın İspanya Kralı'yla antlaşma yapmaya yazdığınız suretle
yanaşmamasından dolayı Kraliçenin fevkalade müteşekkir kaldığını Sultan
Hazretleri'ne söyleyin... İspanyol kudretinin tehdidi, Sultan'a tâbi Kuzey
Afrika Beyleri'nin göndereceği kadırgalarla engellenebilir. Az bir masrafla
yapılabilecek saldırıyla, İspanyol Kralı büyük ölçüde rahatsız edilecek ki, bu
durumda İngiltere'nin karışmasına bile gerek kalmayacak... Tebaamıza karşı
Türklerin teveccühlerinin artması için Kraliçe'nin emri ile Sir Francis
Drake'in, halen İspanyol deniz yollarında devam eden seferi sırasında
kurtardığı Müslümanları ceplerine para bile koyarak serbest bıraktığını,
İspanyolları da Berberilere köle olarak sattığını söyleyebilirsiniz."<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu mektubun akabinde elçinin kaleme aldığı ve III. Murad’a
sunduğu arzuhalde ise: "Padişahın yüce katına arzuhal ilam olunur.
Saadetlü Padişahım Hazretleri sağolsun. Devletlü ve saadetlü, alemin sığındığı
Padişah Hazretleri'nin yüce katlarına kullarının arzı budur ki, "İngiltere
Kraliçesi" ile "Zat-ı Şahaneleri" arasında mukaddes bir sulhun
vücut bulması hususunda Büyük Tanrı bu kulunuzu başlıca vasıta seçmek lütfunda
bulunmuştu. Bendeniz dokuz yıl önce bu görevi sadıkane bir tarzda ve isteyerek
ifade ettim ki, hususuyla Zat-ı Şahaneleri'ne bahşedilen kudret ve kuvvet
vasıtasıyla bizim müşterek düşmanımız olan bütün putperestleri imha
edeceklerini ummuştum. Büyük Tanrı'nın adıyla masum kulunuza acımanız için
yalvarırım. Eğer bu putpereste (İspanya'ya) karşı var kuvvetinizi göndermek
niyetinde değilseniz, ona zarar vermek üzere hiç olmazsa 60 veya 80 kadırga
gönderiniz. Efendim Kraliçe bir kadın olduğu ve cinsiyeti bakımından savaşa
meyilli olmaması lazım geldiği hâlde Tanrı'nın bu konudaki emrini var
kuvvetiyle yerine getiriyor. Eğer size çok sadık kalan bir hükümdar dostunuzu en nazik zamanda kendi hâline
bıraktığınız takdirde, sizin hareketinize bütün dünya şaşıracak. Çünkü, Efendim,
sizin vaadinize ve dostluğunuza güvenerek gerek kendi hayatını gerek devletini
büyük bir tehlikeyle attı. Zat-ı Şahaneleri, Efendim ile birlikte hakimane bir
tarzda vakit geçirmeksizin bir Donanma çıkarırsanız bununla Büyük Tanrı'nın
buyruğu, Şeriat'ın emri ve meydana gelen fırsatın icabı, Yüce Osmanlı Nesli'nin
şan ve şerefi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun muhafazası yolunda hareket etmiş
olacaksınız. Bu yapıldığı takdirde mağrur İspanyol ile sahte Papa ve bütün
taraftarları, yalnız zafer ümitlerinden mahrum edilmekle kalmayacaklar, belki de
bu tür küstahlıkların cezasını bulacaklar. Tanrı ancak kendine yakın olanları
himaye eder. Sizin vasıtanızla Tanrı putperestleri cezalandıracaktır ki, arta
kalanlar bizler gibi hakiki Tanrı'ya tapanlar zümresine dâhil olacaklar. Hak
yolunda mücadele eden bizleri Tanrı zafere ulaştıracak ve birçok nimetlere
kavuşturacak.” denilmektedir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu mektuplar İngilizler ’in içinde bulunduğu müşkül durumu
bizlere açıklamakta ve muhtemel İspanyol işgaline karşı yalvararak Osmanlı'dan
yardım dilendiklerini ortaya koymaktadır. İspanya’nın daha da güçlenmesi isine
gelmeyen Sultan III. Murad, dedesi Kanuni’nin Fransa’ya yaptığı siyasi destek
misalinde olduğu gibi, Avrupa'yı siyasi olarak bölmek için İngilizlere destek
vermekten çekinmemişti:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">"İki ülke arasındaki dostluk ve Ahitname-i Hümâyûn
gereğince dost ve düşmana karşı birlikte hareket edilecek. Ahitname şartlarına
uyulduğu takdirde İngiliz tüccarlarına kimsenin zulmetmek ihtimali olmaz.
Eskiden Osmanlı Padişahları ile dostluk edenler nasıl saygı görüp himaye
edilmişlerse size de o şekilde muamele edilecek. İspanya'da esir olan
Müslümanların İngiltere tarafından kurtarılması sadakat ve bağlılığınızın
göstergesi. Elçinizle göndermiş olduğunuz mektubunuzda Osmanlı Donanması'na
ilişkin söyledikleriniz hususunda hepsiyle ilgili malumum olmuştur. İlkbaharda
büyük bir Donanma gönderilmesi kararlaştırıldı. Allahü Teâlâ Donanma'yı zafere
ulaştırsın."<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Osmanlı’nın Garb Ocaklarına bağlı leventler İspanya'nın doğu
kıyıları ve Cebelitarık civarına dümenlerini kirmiş ve İspanyol armadasının
hatırı sayılır bir kısminin bu mıntıkaya kaydırılmasına sebebiyet vermişti. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Velhasıl, Osmanlı'nın İngiltere ile ittifakı İspanyollar’ın
tekerine çomak sokmuş ve planlarını akamete uğratmıştı. Yoksa Osmanlı
İngilizlerin tarihe karışmasını mı engellemişti?<o:p></o:p></p>