Şizofren ve bipolar hastaların hayatımızdaki yeri
-----
2023-06-10 00:00:00
<p>Öncelikle şizofreni ve bipolar hastalıklarının tanımını
yapalım. Şizofreni, beyni koruyan nörotransmitterin zedelenmesi sonucu dopamin,
seratonin, endorfin ve melatonin gibi salgıların düzensizleşmesi, düşmesiyle
beyne gelen mesajların karışmaya başlaması ve gerçekle gerçek olmayan olguların
birbirine karışması, ayırt edilememesine yol açan, sağlıklı düşünce akışı,
duygu kontrolü ve normal davranışa engel olan ciddi bir beyin hastalığıdır.</p><p class="MsoNormal"><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Şizofrenide pozitif ve negatif bulgular oluşmaya başlar.
Ciddi bir ruhsa rahatsızlık olarak sınıflandırılır. Ancak önlem alınmazsa
yaşanan her ataktan sonra bu hastaların zihinsel işlevselliklerinde de gerileme
başlar.Bipolar hastaları ise duygu durum bozuklukları olarak
sınıflandırmalıyız. Bipolar hastalarda manik ve depresif olarak iki uçlu
bozukluk karşımıza çıkar.. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Toplumda 100 kişiden 1-2’sinde görülen bipolar bozukluk,
sıklıkla genç erişkinlikte 15-35 yaş aralığında ortaya çıkar, kadın ve erkekte
eşit olarak görülür. Bipolar rahatsızlıkta dönemleri kısaca açıklayacak
olursak: Mani dönem: Kişinin aşırı enerjik, konuşkan, hareketli hissettiği,
kendini çok güçlü olarak tanımladığı bir dönemdir. Depresif dönemde ise kişi hayattan
keyif almaz, sürekli olarak mutsuzdur ve yakınır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Karma dönem: Mani ve depresif semptomlarının aynı anda
bulunduğu ve karışık bir şekilde olduğu dönemdir. Bugün Türkiye’de 600 binin
üzerinde şizofren, 2 milyon da bipolar hastası bulunmaktadır. Yani 2 milyon 600
bin aile bu hastalıkla mücadele etmektedir. Bazı insanların uzak, mesafeli ve
tedbirli durmaya çalıştığı bu hastalıklar sadece bir sağlık sorunu değildir. Bu
hastalıklar ortaya çıktıktan sonra aile içerisinde de psiko-sosyal etkilenme,
ekonomik, sosyal, istihdam, emniyet, hukuki, sosyal güvenlik sorunlar birer
birer ortaya çıkmaktadır. Bu hastalar çalışamamaktadır, tedavileri için büyük
çabalar gerekmektedir. Birilerinin de bu hastalara bakması, ilgilenmesi lazım
gelmektedir. Çok daha önemlisi bu hastalar atak dönemlerinde de hastaneye
gitmek veya tedavilerinin başlaması için hastaneye yatmak istememektedir,
kendilerine ve çevrelerine zarar verebilmektedir. Bazı hastaların
sosyalleşmeleri de sorun olmaktadır. Bu hastalıklar hukuki sorunları da
beraberinde getirmektedir. Suç işleyen hastanın cezai ehliyeti var mı yok mu?
Veya kendi haklarını kullanma, para biriktirme, harcama, kredi çekme, mirastan
hak alma gibi durumlarda vasilik kararı gerektiğinden hastalar dolayısıyla
kısıtlanmaktadır.. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu hastalar normal sağlıklı insanlarla aynı şartlarda
çalışamadığı için kendisine, ailesine, ülkeye de katkıları olmamaktadır. Ağır
belirtiler gösteren bazı hastalarda bakım sorunu olduğu için sürekli yanında
birinin olması gerektiğinden, ona bakacak kişinin de eli ayağı bağlanmakta,
onların da çalışması ve sosyalleşmesi sorunu ortaya çıkmaktadır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bugün bu hasta ve
yakınları için ne tür hizmet ve destekler bulunuyor? Engelli bakım parasıyla
engelli bakım merkezlerinde ücretsiz kalabilmekte ve engelli maaşı verilmektedir.
Ücretsiz sağlık sigortası, sağlık hizmetlerinden yararlanma, bakıcılarında
erken emeklilik gibi hakları vardır. Yanı sıra şizofren hastalarının
istihdamını ve sosyalleşmesini sağlayacak Korumalı İş yerleri açılması için
yönetmelikler çıkarılmıştır. İş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan
zihinsel ve ruhsal engelli bireylere istihdam oluşturmak amacıyla gerçek ve
tüzel kişilerce açılacak olan işyerleri koruma ve işyerinin avantajı korumalı
işyerine yönelik, gelir ve kurumlar vergisi indirimi getirilmiş. Çevre ve
Temizlik Vergisi’nden muafiyet sağlanmıştır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Korumalı işyerlerinde çalışacak zihinsel veya ruhsal
engellilerin maaşlarının oranı (2023
yılı ikinci altı aylık dönemde ise her ay her bir engelli için 2 bin 392,05
TL’dir.) Bunlar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızca karşılanmaktadır.
Korumalı işyerlerinde çalışan zihinsel veya ruhsal engellilerin işsizlik
sigortası, işveren payı primleri de hazineden karşılanmaktadır.Bu sayede
hastalar hem üretime katılmakta, aile bütçesine katkı sağlamaktka,
sosyalleşmekte, hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasında da önleyici bir
uygulama olmaktadır. Ancak buradaki açmaz şudur: Devletimiz bu yönetmelikleri
çıkardı, konuyla ilgili düzenlemeleri yaptı. Ancak kimler uyguladı ve kaç kişi
uyguladı? Bununla ilgili uygulama yapılması için konuyla ilgili çalışan
STK’ların bu konuları bilen ilgi gösteren kişilerin harekete geçmesi
gerekmektedir. Bu yönetmelikle milyonlarca engelli istihdam sağlanacak,
psiko-sosyal açıdan iyileşme ve rehabilite olacaktı. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Maalesef bu yönetmelik pratiğe aktarılamayan bir yönetmelik
olarak kalmıştır. Devlet üzerine düşeni yapmıştır, ancak devletle vatandaş
arasında, devlet iradesinin dışında STK ların da olması gerekmektedir. Çıkan
kanunların yönetmeliklerin uygulanması yönünde, birilerinin harekete geçirici
yol gösterici, başlatıcı, teşvik edici olması gerekmektedir. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">2015 yılına kadar bu hastalar alevlenme veya atak
dönemlerinde kapalı psikiyatri servislerde tedavi altına alınır; daha sonra
ilaçları reçete edilerek hasta evine gönderilirdi. Bu hastalara hastane
poliklinik veya servislerde sadece sağlık desteği uygulanırdı, ilaç yazılırdır.
Ama bu hastaların sadece ilaç desteğine ihtiyaçları bulunmamakta. Psiko-sosyal
yönde ihtiyaçlarının karşılanması, becerilerinin geliştirilmesi ve meslek
edinme konularında da desteklenmeleri gerekmektedir. Bu hastaları hayattan
bypass ettiğinizde sağlık durumları daha çok ağırlaşmaktaydı. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bugün TRSM de hastalara yönelik olarak hastalıkları,
belirtileri ve düzenli kullanmaları gereken ilaçları konularında
bilgilendirmeler yapılıyor, hastaların
farkındalıkları artırılmaktadır. Ayrıca el becerileri, istihdamlarının
sağlanması, aile içi iletişim ve hastanın sosyalleşmesi gibi çalışmalar
yapılmaktadır. TRSM de psikiyatri hekimi, hemşire, Sosyal Hizmet uzmanı,
psikolog, ergoterapist, el sanatları öğretmeni gibi meslekler görev
yapmaktadır. Hastalar sosyal ortamlarından çıkmadan toplumdan izole olmadan
tedavisini gerçekleştirmektedir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu toplumda sadece bu hastalıkları yaşamayanlar ya da bu
hastalarla boğuşmak zorunda olmayanlar olarak bizler yaşamıyoruz. Bu hastaların
da bir şekilde hayatına dokunmak gerekiyor. Bu bağlamda herkesin üzerine düşeni
yapması gerektiğini düşünüyorum.<o:p></o:p></p>