Şizofren ve bipolar hastaların hayatımızdaki yeri

-----

<p>Öncelikle şizofreni ve bipolar hastalıklarının tanımını yapalım. Şizofreni, beyni koruyan nörotransmitterin zedelenmesi sonucu dopamin, seratonin, endorfin ve melatonin gibi salgıların düzensizleşmesi, düşmesiyle beyne gelen mesajların karışmaya başlaması ve gerçekle gerçek olmayan olguların birbirine karışması, ayırt edilememesine yol açan, sağlıklı düşünce akışı, duygu kontrolü ve normal davranışa engel olan ciddi bir beyin hastalığıdır.</p><p class="MsoNormal"><o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Şizofrenide pozitif ve negatif bulgular oluşmaya başlar. Ciddi bir ruhsa rahatsızlık olarak sınıflandırılır. Ancak önlem alınmazsa yaşanan her ataktan sonra bu hastaların zihinsel işlevselliklerinde de gerileme başlar.Bipolar hastaları ise duygu durum bozuklukları olarak sınıflandırmalıyız. Bipolar hastalarda manik ve depresif olarak iki uçlu bozukluk karşımıza çıkar.. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Toplumda 100 kişiden 1-2’sinde görülen bipolar bozukluk, sıklıkla genç erişkinlikte 15-35 yaş aralığında ortaya çıkar, kadın ve erkekte eşit olarak görülür. Bipolar rahatsızlıkta dönemleri kısaca açıklayacak olursak: Mani dönem: Kişinin aşırı enerjik, konuşkan, hareketli hissettiği, kendini çok güçlü olarak tanımladığı bir dönemdir. Depresif dönemde ise kişi hayattan keyif almaz, sürekli olarak mutsuzdur ve yakınır.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Karma dönem: Mani ve depresif semptomlarının aynı anda bulunduğu ve karışık bir şekilde olduğu dönemdir. Bugün Türkiye’de 600 binin üzerinde şizofren, 2 milyon da bipolar hastası bulunmaktadır. Yani 2 milyon 600 bin aile bu hastalıkla mücadele etmektedir. Bazı insanların uzak, mesafeli ve tedbirli durmaya çalıştığı bu hastalıklar sadece bir sağlık sorunu değildir. Bu hastalıklar ortaya çıktıktan sonra aile içerisinde de psiko-sosyal etkilenme, ekonomik, sosyal, istihdam, emniyet, hukuki, sosyal güvenlik sorunlar birer birer ortaya çıkmaktadır. Bu hastalar çalışamamaktadır, tedavileri için büyük çabalar gerekmektedir. Birilerinin de bu hastalara bakması, ilgilenmesi lazım gelmektedir. Çok daha önemlisi bu hastalar atak dönemlerinde de hastaneye gitmek veya tedavilerinin başlaması için hastaneye yatmak istememektedir, kendilerine ve çevrelerine zarar verebilmektedir. Bazı hastaların sosyalleşmeleri de sorun olmaktadır. Bu hastalıklar hukuki sorunları da beraberinde getirmektedir. Suç işleyen hastanın cezai ehliyeti var mı yok mu? Veya kendi haklarını kullanma, para biriktirme, harcama, kredi çekme, mirastan hak alma gibi durumlarda vasilik kararı gerektiğinden hastalar dolayısıyla kısıtlanmaktadır.. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Bu hastalar normal sağlıklı insanlarla aynı şartlarda çalışamadığı için kendisine, ailesine, ülkeye de katkıları olmamaktadır. Ağır belirtiler gösteren bazı hastalarda bakım sorunu olduğu için sürekli yanında birinin olması gerektiğinden, ona bakacak kişinin de eli ayağı bağlanmakta, onların da çalışması ve sosyalleşmesi sorunu ortaya çıkmaktadır. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Bugün&nbsp; bu hasta ve yakınları için ne tür hizmet ve destekler bulunuyor? Engelli bakım parasıyla engelli bakım merkezlerinde ücretsiz kalabilmekte ve engelli maaşı verilmektedir. Ücretsiz sağlık sigortası, sağlık hizmetlerinden yararlanma, bakıcılarında erken emeklilik gibi hakları vardır. Yanı sıra şizofren hastalarının istihdamını ve sosyalleşmesini sağlayacak Korumalı İş yerleri açılması için yönetmelikler çıkarılmıştır. İş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel ve ruhsal engelli bireylere istihdam oluşturmak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerce açılacak olan işyerleri koruma ve işyerinin avantajı korumalı işyerine yönelik, gelir ve kurumlar vergisi indirimi getirilmiş. Çevre ve Temizlik Vergisi’nden muafiyet sağlanmıştır. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Korumalı işyerlerinde çalışacak zihinsel veya ruhsal engellilerin maaşlarının oranı&nbsp;&nbsp; (2023 yılı ikinci altı aylık dönemde ise her ay her bir engelli için 2 bin 392,05 TL’dir.) Bunlar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızca karşılanmaktadır. Korumalı işyerlerinde çalışan zihinsel veya ruhsal engellilerin işsizlik sigortası, işveren payı primleri de hazineden karşılanmaktadır.Bu sayede hastalar hem üretime katılmakta, aile bütçesine katkı sağlamaktka, sosyalleşmekte, hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasında da önleyici bir uygulama olmaktadır. Ancak buradaki açmaz şudur: Devletimiz bu yönetmelikleri çıkardı, konuyla ilgili düzenlemeleri yaptı. Ancak kimler uyguladı ve kaç kişi uyguladı? Bununla ilgili uygulama yapılması için konuyla ilgili çalışan STK’ların bu konuları bilen ilgi gösteren kişilerin harekete geçmesi gerekmektedir. Bu yönetmelikle milyonlarca engelli istihdam sağlanacak, psiko-sosyal açıdan iyileşme ve rehabilite olacaktı. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Maalesef bu yönetmelik pratiğe aktarılamayan bir yönetmelik olarak kalmıştır. Devlet üzerine düşeni yapmıştır, ancak devletle vatandaş arasında, devlet iradesinin dışında STK ların da olması gerekmektedir. Çıkan kanunların yönetmeliklerin uygulanması yönünde, birilerinin harekete geçirici yol gösterici, başlatıcı, teşvik edici olması gerekmektedir. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">2015 yılına kadar bu hastalar alevlenme veya atak dönemlerinde kapalı psikiyatri servislerde tedavi altına alınır; daha sonra ilaçları reçete edilerek hasta evine gönderilirdi. Bu hastalara hastane poliklinik veya servislerde sadece sağlık desteği uygulanırdı, ilaç yazılırdır. Ama bu hastaların sadece ilaç desteğine ihtiyaçları bulunmamakta. Psiko-sosyal yönde ihtiyaçlarının karşılanması, becerilerinin geliştirilmesi ve meslek edinme konularında da desteklenmeleri gerekmektedir. Bu hastaları hayattan bypass ettiğinizde sağlık durumları daha çok ağırlaşmaktaydı.&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Bugün TRSM de hastalara yönelik olarak hastalıkları, belirtileri ve düzenli kullanmaları gereken ilaçları konularında bilgilendirmeler yapılıyor, hastaların&nbsp; farkındalıkları artırılmaktadır. Ayrıca el becerileri, istihdamlarının sağlanması, aile içi iletişim ve hastanın sosyalleşmesi gibi çalışmalar yapılmaktadır. TRSM de psikiyatri hekimi, hemşire, Sosyal Hizmet uzmanı, psikolog, ergoterapist, el sanatları öğretmeni gibi meslekler görev yapmaktadır. Hastalar sosyal ortamlarından çıkmadan toplumdan izole olmadan tedavisini gerçekleştirmektedir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Bu toplumda sadece bu hastalıkları yaşamayanlar ya da bu hastalarla boğuşmak zorunda olmayanlar olarak bizler yaşamıyoruz. Bu hastaların da bir şekilde hayatına dokunmak gerekiyor. Bu bağlamda herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini düşünüyorum.<o:p></o:p></p>