​Şeytan dünyada bir iş kursa sektörü ne olurdu?

-----

İnsan sevdiğini sayar. Saygı duyar. Sevgi yoksa saygı da gider.

<p></p> <p class="MsoNormal"></p> <p class="MsoNormal">İnsan sevdiğini sayar. Saygı duyar. Sevgi yoksa saygı da gider. İnanmayın, sevmeseniz de saygı duyun hikâyelerine. Ya da en azından ben inanmıyorum. Çünkü sevgi, saygıyı doğurur. Şimdi diyeceksiniz ki çoğu insan patronunu sevmiyor ama ona saygı duyuyor. Hayır kardeşim, patronu değil parayı seviyoruz. O yüzden saygı duyuyoruz. Aslında parayı seviyor, paraya saygı duyuyoruz. Yani yine bir şeyi sevmekle başlıyor saygı.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Geçenlerde denk geldiğim bir reklam yüzünden bu satırları yazmak iktiza etti. Neymiş efendim, bedenimize saygı duyup onu kabullenecekmişiz. Bedenimizi kabul etmek, onu sevmek veya beğenmek gerektiği anlamına gelmiyormuş. Hâşâ huzurdan! Bu nasıl bir şeytanlıktır. Bir dostum, şeytan dünyada bir iş kursa reklamcı olurdu demişti bir vakitler. Hiç de haksız değilmiş.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Arkadaş yıllarca bize reklamlar ve diziler aracılığıyla yutturulan bir ‘güzellik’ algısı yok muydu? Eğer güzel olmak istiyorsan burnun şöyle olmalı, saçın şöyle olmalı, dişlerin bilmem ne olmalı, şöyle kokmalısın, böyle ışıldamalısın ki güzel olasın demediler mi? Bu yüzden insanlar tonlarca para harcadılar ve harcamaktalar ‘güzelleşmek’ için. Reklamdaki veya dizideki gibi ‘güzelleşemeyenler’ fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşamadılar mı? Şimdi de kalkmış olduğun gibi kabullen bedenini, ona saygı duy falan diye saçmalıyorlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demeyeceğim. Çünkü aslında ne yapmaya çalıştıkları belli. Yekten söyleyeyim: “Bedenine tabi ol. O ne isterse onun peşinden git ve dediklerini yap. Biz zaten bedenine, sana ne söylemesi gerektiğini abur cuburlara, paketli gıdalara kattığımız maddelerle, reklamla, diziyle, öğreteceğiz. Hatta özellikle bedenin cinsiyet değiştirmen gerektiği(!) ile ilgili hormon salgılıyor(!), sinyal gönderiyorsa, sana bunu söylüyorsa; bunu kabullen ve saygı duy. Ailenin, toplumun, çevrenin dediklerini umursama.”<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Höst ulan!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Siz insanı ne sanıyorsunuz? Et, kemik, kan ve irinden ibaret bir bedene hapsolmuş sığ beyinleriniz ve hayvani dürtülerinizle neyi kime zerk etmeye çalışıyorsunuz? Beden, insanın en denî parçasıdır. Denîden medenîye geçmek bedeninin orasını burasını kesip biçmekle olmaz. Göğsünü ahtapot gibi saran, kalbini, ruhunu kıskaca alıp kaskatı ve kapkara yapan o nefsi kesip biçmek, törpülemek gerek. Beşer öyle insan olur. Kur’ânî ifadelerle eşref-i mahlûkat, ahsen-i takvim olan insan, sizce sadece bedenden mi ibarettir? Hatta iş bedene kalsa aslandan daha güçlüsü var mı? Balıktan daha iyi yüzücüsü var mı? Bülbülden daha iyi ötücüsü var mı? Gül’den daha güzeli var mı? Güneşten daha ışıltılısı var mı? Tabi Allah hidayet nasip etmedikçe kime ne anlatacaksın?...<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Ayetin devamında Allah Teâla, ahsen-i takvim olarak yarattığı insanın ‘esfele safilin’e düştüğünü fakat iman edip salih amel işleyenlerin müstesna olduğunu buyuruyor. Bu ‘esfele safilin’ nedir bilir misiniz? Aşağının da aşağısı&hellip; Bu düşüş en büyük günahlardan olan şirk ve kibir ile mümkündür. Sen bedenini put edinip ona tapmaya başlar, onun sözünden çıkmaz, ne derse ‘saygı’ duyarsan kendini yegâne varlık sanır, büyüklenirsin. İşte kendini en yüksekte gördüğün anda aşağının da aşağısındasındır.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Şimdi bunlar da çıkmış; bedenini yüce gör, onu sev, onu kabullen ve saygı duy diyorlar. İlk başta sempatik gibi görünen bu zehirli ifadelere kulak asmayın. İnsan bedenden ibaret değil. Hem ne diye yaşlanan, kırışan, bir süre sonra bükülüp eriyip çürüyen, yok olan bir toprak parçasına yücelik izafe edecekmişim? <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Her zaman diri ve canlı olan el-Hayy, bütün varlıkları ayakta tutan el-Kayyum ve varlığı sonsuz olup hiçbir değişime uğramayan el-Bâkî olana kulluk etmek için bir araç olmaktan öteye geçmeyen bedenlerimize zulmetmekten vazgeçelim. Elimizde bir saygı kaldı. Onu da hevaya heba etmeyelim. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal">Saygı duyulacak yegâne varlık Cenab-ı Hak’tır. O da O’nu (c.c) sevmekle başlar. O’nu (c.c.)sevmek ise O’nu (c.c.) sevenleri ve O’nun (c.c) sevdiklerini sevmekle başlar. Ancak o zaman ibadet ve taata güç kuvvet vesilesi olan bedenlerimizin hakkını verir, onu yaradılışıyla müsavi hale getirerek huzura erebiliriz.<o:p></o:p></p>