Sen yoksun diye!
-----
İnsan, seninle anlam kazandı; seninle manasına kavuştu, varlık.
2024-07-25 00:00:00
<p></p>
<p class="MsoNormal">“Müjdecim!”</p>
<p class="MsoNormal">İnsan, seninle anlam kazandı; seninle manasına kavuştu,
varlık. Sen yoksun diye, yüzler gülmüyor; tahammül sınırını aştı hayat.</p>
<p class="MsoNormal">Yokluğunu fırsat bilenler, kan gölüne çevirdiler dünyayı.
Kuzey, güneyi eziyor; kara bulutlar çöküyor, semadan tüm evrene<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yaradan'ın üstünlük ölçüsü "takva" iken, "ne
mutlu" ırklar türedi. İlahlık yarışına girenin biri, diğerine:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Sana, benden gayri özgürlük veren olmaz; benim istediğim
kadar hürsün; ya sev, ya terk et!” inkarın daniskasıydı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yokluğunda sahte liderler dolaşıyor, sağda solda; “Kurtuluş
bende!” diyor, her biri. Halklarını atıyorlar gayyaya bilerek, isteyerek.
İzmler çöplüğüne döndü, dünya!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">İnsanı insan yapan değerler pazara düştü; dosta kurşun,
düşmana gül. Tutulan yol hak olsaydı, çokluğuna rağmen zelil olur muydu, seni
sevenler!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">”Kurtarıcım!”<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Coğrafyam kan ağlıyor; sen, üç binlik gücünle, Mute'de,
çağın abd'sini devirdin; biz, kaç kat fazlayken yenik düştük haçlıya;
"Zalimlere meyletmeyin; size ateş dokunur!" yüce emrini unuttuk.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">İtibar aradık, Teksaslı Büyük Şeytan'ın sofrasında, tarihi
kanla yazılmış Beyaz Reis'in masasında.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Ali'nin yasını tutan milyonlar,akıp giderken Kerbela'ya;
coninin refakatinde(!), hangi menzile koştular? Sen olsaydın, toprağına,
Kızılderili soykırımcısı necis ayaklar değer miydi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Senin yurdunda, kız çocukları, toprak olmaktan kurtuldular;
Ömer, seninle öğrendi adaleti, şefkati. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">"Diri diri gömülen kıza, hangi günahtan dolayı
öldürüldüğü sorulduğu zaman!”<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hazro'nun belediye reisi, kan davasından canını zor atıyor,
odasına; hani sen, kaldırmıştın tüm ilkellikleri; mesaj yerine ulaşmadı mı
yoksa!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yaradan'ın şaşmaz terazisi: ”Bir millete olan kininiz, sizi,
o millet hakkında adaletsizliğe sevketmesin!” iken, çıldırmış olmalı, eli silah
tutan!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Suçların şahsiliğini sen getirdin; ama, dedesinin ihanetini
torunlarından soran, yeryüzünün en ilkel düşüncesi, vatanımı elli ikiye böldü;
sınır ötesi operasyona değil, "gönül ötesi operasyon"a susadı dünya!
İnsana, sınır mı konurdu?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">”Efendim!”<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Selamı sen getirdin; "barış olsun" diye; lakin,
zenginin ajandasında, orta direğin telefonu niye yok! <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Niye, bir milyonun Frenk kurşunuyla can verdiği Ruanda'ya,
dünya sağır kesildi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Gazze; Mekke'ye, Istanbul'a, Karaçi'ye, Sumatra'ya… ne kadar
uzakmış meğer! <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bunca telefon direği varken, neden sesi duyulmuyor;
Kabil'in, Açe'nin, Grozni'nin…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Seni, benden kopardılar, ben de oyuna geldim; renklerimiz,
ırklarımız, dillerimiz... <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yaradan'dan, "tanışalım" lütfu iken; şimdilerde,
"Bana hakaret etme; tek, ne istersen vereyim" kanunu çıkıyor; meğer
ne kadar da zayıfmışız!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Muteber işler yapardık, bir zamanlar; fethe çıkardık
dünyayı; korunmaya ihtiyacı mı vardı ismimizin! Gör, bak; kapıları açtık mı
sonuna kadar, gönlümüz mazluma geniş, zalime dar!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">”Peygamberim!”<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sen yoksun diye, yüz binlerin yuvası tarumar oldu; hani,
sosyal devletti, yok yok yanıldım;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">"Madem düştün buraya; öde, pek kutsal olan (!)
vergilendirilmiş kazancını" diye, kadının hayatını kararttığı yetmiyormuş
gibi, kapısına, "görev şuuru içinde (!)" vatan evladını dikmiş ki,
soysuz tabelanın altında, kimse hır gür çıkarmasın.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Maaşı da "ırz" parasındanmış meğer! Anne,
"cennet, ayakları altında olan"dı; çift anahtarla kapısını gizlice
açıp, "gündüzünü saklayan" değil!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Her köşe başını, gayet resmi tefeciler tutmuş; bir bankanın
yakasından kurtulan, diğerine yapışıyormuş; denize düşen….!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Şeytanın pisliklerinden bir murdar!” iktidarın övünç
kaynağıymış meğer! Ne kadar da gelişmişiz, bir bu kadar kravatlı gangster
varken!</p>
<p class="MsoNormal">Çalış, daha çok çalış; kredi puanın eksiden artıya dönsün;
bak, sokaktan, emekli parasını yeni çekmiş biri geçiyor. Abd aşkına sana
yatırsın da alın terini, ödensin artık, şu dış borç faizi (!)</p>
<p class="MsoNormal">Artık çağ atladık; falcılık, varoşların sanatı değil;
milyoner, bir o kadar da çağdaş kuşakların itibarı oldu, Çankaya sırtlarında.
Yüzlercesi, "enayinin parası" deyip kaptı kaçtı oynuyor, hayal
iklimlerinde.</p>
<p class="MsoNormal">”Sana uymayan ölçü!”</p>
<p class="MsoNormal">Sen yoksun diye, emeğin, alın terinin, göz nurunun yerini,
"bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul" aldı; "daha
üzerimize güneş doğmadı" nesli uzak değil!</p>
<p class="MsoNormal">Yirmi sene evvelinin bereketli akşamları yok artık! Yerini,
sabahçı kahveleri aldı; oysa zaman, öldürülecek bir şey değil, kazanılacak bir
şeydi!</p>
<p class="MsoNormal">“Beş şey gelmeden önce, beş şeyin kıymetini bilin; dar
vakitten önce bol zamanın…”</p>
<p class="MsoNormal">Sen, "Nur otuz bir" için, hainleri sürüp çıkardın
Medine'den; biz, bu kadar milyon kadın, erkek; ….krasi oyunundan bekledik,
iffet imtihanını!</p>
<p class="MsoNormal">Meğer tuhaf bir delilik haliymiş bizimkisi; komutandan ter
akmadan, askerden kan akar mıymış!</p>
<p class="MsoNormal">Medine'de, senin askerin, açlıktan taş bağlamışsa karnına,
senin karnında iki taş! “Onda sizin için güzel bir örnek vardır!”</p>
<p class="MsoNormal">Mazlumuz dedik; mağduruz dedik; zillet halini seçtik kısaca;
mağdur fethe çıkamazdı, bilemedik; daha yürek ülkesini fethetmeden, nereye
koşacaktık; başsız, nefessiz!</p>
<p class="MsoNormal">Senin çobanların vardı; her biri ruh ikliminde birer lider!
"Dağdaki çobanla eşit miymiş!" Olamazdı ki!</p>
<p class="MsoNormal">Çobanın Rabbi, ona tefekkür nimeti vermiş; çağın zavallısına
da uzak bir hasret düşmüş, insanlıktan!</p>
<p class="MsoNormal">”Hayat olsa teperim!”</p>
<p class="MsoNormal">Hayat dediğin nedir ki, gün olur geçer; sana kavuşmaksa bir
ömre bedel!</p>
<p class="MsoNormal">Sen bir yana, dünya bir yana; sevginle nice asırlara!...<o:p></o:p></p>