​Sen yoksun diye!

-----

İnsan, seninle anlam kazandı; seninle manasına kavuştu, varlık.

<p></p> <p class="MsoNormal">“Müjdecim!”</p> <p class="MsoNormal">İnsan, seninle anlam kazandı; seninle manasına kavuştu, varlık. Sen yoksun diye, yüzler gülmüyor; tahammül sınırını aştı hayat.</p> <p class="MsoNormal">Yokluğunu fırsat bilenler, kan gölüne çevirdiler dünyayı. Kuzey, güneyi eziyor; kara bulutlar çöküyor, semadan tüm evrene<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Yaradan'ın üstünlük ölçüsü "takva" iken, "ne mutlu" ırklar türedi. İlahlık yarışına girenin biri, diğerine:<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">“Sana, benden gayri özgürlük veren olmaz; benim istediğim kadar hürsün; ya sev, ya terk et!” inkarın daniskasıydı.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Yokluğunda sahte liderler dolaşıyor, sağda solda; “Kurtuluş bende!” diyor, her biri. Halklarını atıyorlar gayyaya bilerek, isteyerek. İzmler çöplüğüne döndü, dünya!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">İnsanı insan yapan değerler pazara düştü; dosta kurşun, düşmana gül. Tutulan yol hak olsaydı, çokluğuna rağmen zelil olur muydu, seni sevenler!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">”Kurtarıcım!”<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Coğrafyam kan ağlıyor; sen, üç binlik gücünle, Mute'de, çağın abd'sini devirdin; biz, kaç kat fazlayken yenik düştük haçlıya; "Zalimlere meyletmeyin; size ateş dokunur!" yüce emrini unuttuk.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">İtibar aradık, Teksaslı Büyük Şeytan'ın sofrasında, tarihi kanla yazılmış Beyaz Reis'in masasında.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Ali'nin yasını tutan milyonlar,akıp giderken Kerbela'ya; coninin refakatinde(!), hangi menzile koştular? Sen olsaydın, toprağına, Kızılderili soykırımcısı necis ayaklar değer miydi?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Senin yurdunda, kız çocukları, toprak olmaktan kurtuldular; Ömer, seninle öğrendi adaleti, şefkati. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">"Diri diri gömülen kıza, hangi günahtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman!”<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Hazro'nun belediye reisi, kan davasından canını zor atıyor, odasına; hani sen, kaldırmıştın tüm ilkellikleri; mesaj yerine ulaşmadı mı yoksa!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Yaradan'ın şaşmaz terazisi: ”Bir millete olan kininiz, sizi, o millet hakkında adaletsizliğe sevketmesin!” iken, çıldırmış olmalı, eli silah tutan!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Suçların şahsiliğini sen getirdin; ama, dedesinin ihanetini torunlarından soran, yeryüzünün en ilkel düşüncesi, vatanımı elli ikiye böldü; sınır ötesi operasyona değil, "gönül ötesi operasyon"a susadı dünya! İnsana, sınır mı konurdu?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">”Efendim!”<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Selamı sen getirdin; "barış olsun" diye; lakin, zenginin ajandasında, orta direğin telefonu niye yok! <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Niye, bir milyonun Frenk kurşunuyla can verdiği Ruanda'ya, dünya sağır kesildi?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Gazze; Mekke'ye, Istanbul'a, Karaçi'ye, Sumatra'ya&hellip; ne kadar uzakmış meğer! <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Bunca telefon direği varken, neden sesi duyulmuyor; Kabil'in, Açe'nin, Grozni'nin&hellip;<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Seni, benden kopardılar, ben de oyuna geldim; renklerimiz, ırklarımız, dillerimiz... <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Yaradan'dan, "tanışalım" lütfu iken; şimdilerde, "Bana hakaret etme; tek, ne istersen vereyim" kanunu çıkıyor; meğer ne kadar da zayıfmışız!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Muteber işler yapardık, bir zamanlar; fethe çıkardık dünyayı; korunmaya ihtiyacı mı vardı ismimizin! Gör, bak; kapıları açtık mı sonuna kadar, gönlümüz mazluma geniş, zalime dar!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">”Peygamberim!”<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Sen yoksun diye, yüz binlerin yuvası tarumar oldu; hani, sosyal devletti, yok yok yanıldım;<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">"Madem düştün buraya; öde, pek kutsal olan (!) vergilendirilmiş kazancını" diye, kadının hayatını kararttığı yetmiyormuş gibi, kapısına, "görev şuuru içinde (!)" vatan evladını dikmiş ki, soysuz tabelanın altında, kimse hır gür çıkarmasın.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Maaşı da "ırz" parasındanmış meğer! Anne, "cennet, ayakları altında olan"dı; çift anahtarla kapısını gizlice açıp, "gündüzünü saklayan" değil!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">Her köşe başını, gayet resmi tefeciler tutmuş; bir bankanın yakasından kurtulan, diğerine yapışıyormuş; denize düşen&hellip;.!<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p> <p class="MsoNormal">“Şeytanın pisliklerinden bir murdar!” iktidarın övünç kaynağıymış meğer! Ne kadar da gelişmişiz, bir bu kadar kravatlı gangster varken!</p> <p class="MsoNormal">Çalış, daha çok çalış; kredi puanın eksiden artıya dönsün; bak, sokaktan, emekli parasını yeni çekmiş biri geçiyor. Abd aşkına sana yatırsın da alın terini, ödensin artık, şu dış borç faizi (!)</p> <p class="MsoNormal">Artık çağ atladık; falcılık, varoşların sanatı değil; milyoner, bir o kadar da çağdaş kuşakların itibarı oldu, Çankaya sırtlarında. Yüzlercesi, "enayinin parası" deyip kaptı kaçtı oynuyor, hayal iklimlerinde.</p> <p class="MsoNormal">”Sana uymayan ölçü!”</p> <p class="MsoNormal">Sen yoksun diye, emeğin, alın terinin, göz nurunun yerini, "bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul" aldı; "daha üzerimize güneş doğmadı" nesli uzak değil!</p> <p class="MsoNormal">Yirmi sene evvelinin bereketli akşamları yok artık! Yerini, sabahçı kahveleri aldı; oysa zaman, öldürülecek bir şey değil, kazanılacak bir şeydi!</p> <p class="MsoNormal">“Beş şey gelmeden önce, beş şeyin kıymetini bilin; dar vakitten önce bol zamanın&hellip;”</p> <p class="MsoNormal">Sen, "Nur otuz bir" için, hainleri sürüp çıkardın Medine'den; biz, bu kadar milyon kadın, erkek; &hellip;.krasi oyunundan bekledik, iffet imtihanını!</p> <p class="MsoNormal">Meğer tuhaf bir delilik haliymiş bizimkisi; komutandan ter akmadan, askerden kan akar mıymış!</p> <p class="MsoNormal">Medine'de, senin askerin, açlıktan taş bağlamışsa karnına, senin karnında iki taş! “Onda sizin için güzel bir örnek vardır!”</p> <p class="MsoNormal">Mazlumuz dedik; mağduruz dedik; zillet halini seçtik kısaca; mağdur fethe çıkamazdı, bilemedik; daha yürek ülkesini fethetmeden, nereye koşacaktık; başsız, nefessiz!</p> <p class="MsoNormal">Senin çobanların vardı; her biri ruh ikliminde birer lider! "Dağdaki çobanla eşit miymiş!" Olamazdı ki!</p> <p class="MsoNormal">Çobanın Rabbi, ona tefekkür nimeti vermiş; çağın zavallısına da uzak bir hasret düşmüş, insanlıktan!</p> <p class="MsoNormal">”Hayat olsa teperim!”</p> <p class="MsoNormal">Hayat dediğin nedir ki, gün olur geçer; sana kavuşmaksa bir ömre bedel!</p> <p class="MsoNormal">Sen bir yana, dünya bir yana; sevginle nice asırlara!...<o:p></o:p></p>