Saygı duymamaya övgü

-----

<p>Mahlûk, halk edildiği fıtrat üzere yaşamını sürdürdüğü ölçüde saygıyı, dahi sevgiyi hak eder. Hiç kimse çok güzel havlıyor diye bir kediye saygı duymaz. Zaten kedi de havlamayı tercih etmez, etse bile bunun için saygı duyulmasını beklemez. O halde insan niye köpekleşmeye çalıştığı için saygı duyulmasını bekliyor? <i style="text-align: justify;">(Japonya’daki collie köpek olayı veya hayvan haklarını savunacağım diye dört ayak gezip boynuna taktığı tasmayı da bir kadının eline veren adam olayı)</i></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Herkese saygı duyuyorum deyip kendi yanlışında ısrarcı oluyor ve buna da saygı duyulmasını istiyorsan, en büyük saygısızlığı kendine yapıyorsundur. Çünkü eşref-i mahlûkat olmaya namzet yaratılan insanın, yanlışta ısrarcı olması hem şerefli bir davranış olmaz hem de mahlûka aykırı. Siz hiç, ‘Ben bugün karada yaşamayı tercih ediyorum, bana ve tercihlerime saygı duyun.’ diyen bir balık gördünüz mü? <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Saygının içi boşaltıldı ve değersizleşti. Herkese saygı duyup kendi bildiğini okumak doğruya, tecrübeye, fıtrata ve haşa Yaradan’a saygısızlıktır. Günümüzde bu içi boşalan ve aleladeliğe mağlup olan saygı, doğruya ihanettir. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Peygamber Efendimiz putperestlere “saygı” duyup, kendi tercihleridir deseydi hakikat incinmez miydi? Hz. Ebubekir, Müseylimetül Kezzab’a “saygı” duysaydı ne olurdu? Bir kimse vücudunu yavaş yavaş kemiren bir fareye saygı duyabilir mi? Onun da yaşamaya hakkı var diyerek kendi yok oluşuna ses çıkarmayan birine akıllı denir mi? Toplumu kemiren illetlere neden saygı duyalım o vakit? Neden yok oluşumuza sessiz kalalım?<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Sessiz kalmamak adına kaleme aldığım bu yazıdan ötürü, “Kendi görüşüdür, saygı duyalım” demeyin. Yanlış düşünüyorsam doğrusuyla uyarın. Bir insana en güzel iyilik, onu yanlıştan döndürmeye çalışmakla olur. Doğrunun ise çerçevesi Kitap ve sünnette mevcuttur. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">“<i>Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.” </i>(Zâriyât,49.) Ayette de açıkça görüldüğü üzere üçüncü bir cinsiyetten bahsedilmiyor. Bunlar arasında geçiş yapılabileceğine dair de herhangi bir bilgi yok. Dolayısıyla Kitab’a iman etmiş birinin, “saygı” sözcüğüne sığınarak ilahi beyana aykırı tutum içerisinde olmasına şaşırmakla beraber, o kişiyi uyarmak da gerekir. Naçizane bu yazıyı bir uyarı olarak telakki edin. Saygı adı altında yutturulan illetin, toplumu “toplaşmak”tan başka bir şeye dönüştüremeyeceğine inanın. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Belirli bir zaman ve mekanda bir araya gelmeye “toplaşmak” denir. Ne zamanki bir güruh, aynı değerler manzumesi etrafında toplanır ve birlik halinde kutlu bir hedefe doğru yol almaya başlar; işte o zaman toplumdan söz edilir. Bizler bu değerleri ve ortak hedefi ıskalar olduk. Savruluyoruz ve elde kalanları da savuruyoruz. O yüzden de toplum olmak yerine sadece toplaşıyoruz. Çağımızın sapkın illetlerine, bizzat Cenab-ı Hakk’ın yasakladığı çirkin işlere, fenalığa ve azgınlığa karşı sadece “herkesin kendi tercihi, saygı duyalım” demek, sessiz kalmak mümine yakışan bir davranış değildir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Hoca değilim ama elhamdülillah müminim. İman ettiğim Kitabım ve yolundan gitmeye gayret ettiğim Resulüm, münkerden nehyetmeyi emrediyor. E malum emir, Demir’i keser.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Allah, ailemizi, yakın çevremizi, milletimizi ve tüm insanlığı bu çağın illetlerinden korusun. Yoksa halk edenin helak etmesi de kolaydır. Ancak O, başımıza taş yağdırmıyorsa bu O’nun merhametindendir.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Saygılar.<o:p></o:p></p>