Sarı çiçeğin can yakan cevapları bağlamında yaşanmışlık müzakereleri (5)
-----
2023-10-15 00:00:00
<p></p>
<p class="MsoNormal"><i>-Merhum
Şükrü Karakaya’ya rahmetle-<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing"><i>“Sordum sarı
çiçeğe, anan atan var mıdır? Çiçek eydür; ey derviş, anam atam topraktır” <b>Yunus Emre</b><o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b><i> </i></b></p>
<p class="MsoNoSpacing">Bu seri, emanetini teslim edip sırlanmadan evvel, karşılaştığı
derviş namzetine gönlünü açan bir dervişin, yolda gördüklerini aktardığıdır. Yaşanmıştır.
<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><i> </i></p>
<p class="MsoNormal">Bu yazı dizisinde talibi ve matlubu mezc olmuş olarak görebilir,
soranla cevaplayanın hemdem, hemrâh ve hatta gümrâh yürüyüşüne tanıklık edebilirsiniz.
<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing">Derviş ve namzet temsilleriyle aktardığım cümleler, umulur ki
sadırlara şifa olur.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Selamünaleyküm.
Hayırlı akşamlar.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Aleykümselam.
Hayırlı akşamlar.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Üstadım, susamış
gönüllerimize bir katre su lütfeder misiniz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Bahar mevsimi…
Dikili olup suya hasret çeken bütün varlığa şu anda Rabbim armağan ediyor. Yağmur
yağıyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Tabiat suya
kavuşuyor. Biz de sözlerinizle suya kavuşsak…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Kendi bilir. Abin
nasıl, çalışması devam ediyor mu?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Evet bu saate
kadar hala çalışıyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Tüh. Keşke
ahireti unutmasa bari.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Ona
hatırlatıverseniz…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Olmaz. Dünyayı
unutmasından korkarım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Bize
hatırlatıyorsunuz, bizim dünyayı unutmamızdan korkmuyor musunuz? Yoksa biz
zaten dünyayı unutamaz mıyız?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> O, çoluk çocuk
için çalışacak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Namaz kılarak
da pekâlâ çalışabilir öyle değil mi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Dünya ile
güreş tutan, Allah’ı bazı da olsa unutur.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Her şeyin
aşırısı zarar. Bu husus için de aynı şey geçerli diye düşünüyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Dünyanın sesi
gizli olur. Onun sesini duyanın yanına otur. Ne söylerse dünya sana, haber
verir. Sesi olmasa insan talip olur mu? Adam ağızdan çağırır, dünya her yerden
çağırır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Çok güzel
sesli bir kadın çağırınca peşine gidenin vay haline, sonunun zarar ziyan
olacağı ortada. Zaten şeytanın en büyük silahı değil midir ateşi güzel
göstermek?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Evet.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Dünyayı da
böyle güzel sesli, alımlı, makyajlı fakat aslında yaşlı ve güçsüz bir kadına
benzetmiş eskiler. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Evet. Aynen.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> O halde niçin
dünyanın sesini duyanın yanına otur dediniz efendim?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Ehl-i dünyayı
anlamak için.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Ya seni de
kendine benzetirse?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Ayık olanlar
dünya girdabını anlar. Dünya kendinden alınan parçadan var olan insanı boş bırakmaz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Dünya milyon
yıllık tecrübeye sahip yaşlı, kambur, hilebaz bir kadınmış kadim tarife göre. Bizler
ise onun yanında seksen yaşına da gelsek körpecik fidanlarız. Bir oyununu
bozsak başka bir oyun oynuyor. Nihayetinde o bizden daha tecrübeli, daha bir
şeytan fikirli. Yani kimi Allah dostunu bile bir anda münkir edecek tecrübe ve
yeteneğe sahip. Kaldı ki bizler değil Allah dostu, onun ayağının tozu bile
olsak kâfi...<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> <i>Tozun yoğunlaşması toprak olmaktır. Ölmeden
toprak olmak.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Yâ hû! Üstadım
ben soruları ne kadar zorlaştırsam da siz bir yolunu bulup beni tatmin edecek
cevabı veriyorsunuz. Evet, ölmeden önce ölmek… Doğru, ölülerle kimin işi
olabilir ki? Ölüyle ne dünya uğraşır ne ahiret. Tam tersi ölü, ahiretle
uğraşır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Şimdi buldun. J<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Gönlümde ve
zihnimde yaktığınız kıvılcım hemen alev oluyor. Siz ilk kıvılcımı yakmasanız bu
alevin oluşması mümkün olmaz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Alevler
kıvılcımla başlar.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Bu kıvılcım
sizsiniz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Kudret Kendi’nin.
‘Siz’, biriyle gösterilendir. Kudret-i İlahi devrandadır. Her zerre aslından
oluşur. Asıl olan Hakk’tır. Hakk’a Hakk’la bakılır. Âdem’in aslı Hakk’tan.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> İşte Hakk'ın
kudretiyle siz, bize hakla bakmayı öğretiyorsunuz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Adam çocuğuna
‘Haktan’ diye isim koymuş. Sordum ‘Haktan’ nereden aklınıza geldi diye.
Çalıştığı firmanın sahibinin adıymış. Adam onun ismine özenmiş. J<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Namzet:</b> Hakk’ın
tecellisi her gönülde farklı oluyor demek ki… J Sohbetiniz
için teşekkür ederim. Lütfen bana dua edin efendim.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Derviş:</b> Ufkun ışık,
gönlün aşkla dolsun. Kalbinde aşk ateşi eksik olmasın. Duamız duanızdır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNoSpacing"> </p>
<p class="MsoNoSpacing"><b>Devam
edecek.</b><o:p></o:p></p>