Ruznâme
-----
2023-05-28 00:00:00
<p><b style="text-align: justify;">28 Mayıs 1453.</b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Peygamber müjdesine nail olmaya
namzet arkadaşlarınızla ateşin etrafındasınız. Tayınlar dağıtılmış, yemekler
yenilmiş, karınlar tok. Tek eksik tatlı bir şerbet. Şehadet şerbeti… Yatsı
namazları kılınmış ve Mülk sûresi okunuyor. Ardından Fetih sûresi… Eller
semâda, diller temennâda. <i>“İnna fetahna
leke fethan mübina…”<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Yarın topyekûn hücum edileceği
gündüzden tüm orduya söylenmiş. Akşemseddin’ler, Molla Gürâni’ler, ulu hocalar
ve ulu komutanlar ordunun içinde dolaşıp askerin moralini yükseltmek için
nutuklar savmış. Surlara ilk çıkanların mükâfatlandırılacağı bildirilmiş. Son
hücuma hazırlanıyorsunuz. Adeta düğüne gider gibi. Sultan’ın emriyle şenlikler
düzenlenmiş, her taraf mumlarla donatılıp surların önü gündüz gibi aydınlatılmış.
Acaba gerçekten o müjdelenen askerler biz miyiz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Konstantin’in şehir halkı ise artık
sonun geldiğini hissedercesine loş ve karanlık kiliselere sığınmış, ilahi ve
çanlarla moral bulmak için büyük bir dini alay tertip etmiş. Ancak kilisedeki
Hz. Meryem ikonasının düşmesiyle birlikte umutlar da neredeyse tamamen
tükenmiş. Soğuk kilise duvarlarının arasında, tedirginlik, bekleyiş ve karanlıktan
başka bir şey kalmamış. Acaba bize ne olacak endişesi…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>28 Mayıs 2023.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Türkiye’yi hak ettiği gibi süper
güç yapmaya namzet vatandaşlarla sandık etrafındasınız. Vaatler verilmiş,
konuşan konuşmuş, çekilen çekilmiş, kalan kalmış, işler gelip elli artı bire
dayanmış. Tek eksik sensin. Senin bir oyun… Yine sûreler okunuyor, yine eller
semâda, diller temennâda. Acaba Türkiye Yüzyılı’nda ABD’nin yıkılışıyla
müjdelenecek miyiz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Muhalif seçmen ise artık sonun
geldiğini hissedercesine sosyal medyaya sığınmış, sözde anket sonuçları ve bot
hesaplar aracılığıyla sağlanan tıklanma rekorlarıyla(!) kendilerince büyük bir
masa tertip etmiş. Ancak ilk turdaki hezimetin ardından umutlar da neredeyse
tamamen tükenmiş. Sıcak Akdeniz kıyılarında veya Kandil Dağı’nda başlarına
güneş geçtiğinden olsa gerek sağlıklı düşünme melekesini yitirmiş. Acaba bize
ne olacak endişesi…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>29 Mayıs 1453.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Gün doğumundan üç saat önce
surların önünde yakılan binlerce mum bir anda söndürülmüş, karadan ve denizden
aynı anda hücum başlamış. Ulubatlı önde, peşi sıra biz. Davullar, nakkareler,
mehteran ve tekbir sadaları… Toplar yıkmasa, sesler yıkacak duvarları. Sesler
yıkmasa imanlı kalpler açacak kapıları.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Nihayet üçüncü büyük taarruzdan
sonra şehir düşmüş. İkinci Mehmet, Fatih olmuş. Ayasofya’da secde etmiş, yüzüne
toprak sürmüş. Ezanlar okutmuş ve Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin kubbesinde
İstanbul’u seyretmiş.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Osmanlı’yla beraber, Bizans’ın
zulmünden, açlık ve sefaletten, korku ve endişeden kurtulan halk da kazanmış.
İsteyen İstanbul’da özgürce yaşamaya devam etmiş isteyen göçmüş. Yeni bir çağ
başlamış.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><b>29 Mayıs 2023.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Beş yüz yetmiş yıl sonra
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin minarelerinden yükselen sabah ezanıyla güne
uyanmışız. Uzun adam önde, peşi sıra biz. Güçlü Türkiye’ye, seksen beş milyon
ve tüm gönül coğrafyamızla birlikte adım atmışız. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Dilde şükür, gönülde hamd,
hedefte rıza-i ilahi… İşimizde gücümüzdeyiz. Erdoğan’la beraber tüm Türkiye
kazanmış ve Türkiye Yüzyılı başlamış. İnşaAllah.<o:p></o:p></p>