Ramazanın hatırına "diz çök ey zorlu nefs!"
-----
2022-04-19 00:00:00
<p>Modern
ve seküler zihniyete sahip olanlar nefsin ne olduğunu bilmiyorlar.
Bilseler de umurlarında değil. “Nefsini temize çıkar…”
dediğinizde hakarete mâruz kaldıklarını sanıyorlar.
Mesnevî’sinde (cilt:5) “Ey nefsim! Seni sen yapan benim, beni de
ben yapan sensin. Ya yola gel beraber gidelim ya da yoldan çekil ben
Hakk'a gideyim...” diyen Hz. Mevlânâ’nın cehdine ne kadar
muhtacız bugün.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font size="4"><b>NEFİS
BİZİMLE YATIP KALKAR SAMİMİ DEĞİLDİR</b></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font size="4">Hazreti
Pîr’e göre nefs, kişinin kendisidir. Bizimle yatar, bizimle
kalkar. Ölünceye kadar onunla imtihan ediliriz. Varlığımızın
dünya yüzüdür, onsuz olmaz. Daima gözaltında tutabilmek için
hâlis tarafımıza eklenmiş. Mutmain olması zor bir yanımızdır.
Bu sebeptendir ki nefsin samimiyetini sıkça sorgulamak gerek. Çünkü
nefs samimiyetini çabuk kaybeder, kaypaktır ve zaafları vardır.
Nefsini zapturapt altına alan velilerin ahfadı olduğumuzu
unutmadığımız müddetçe nefsi kündeye getirmek kolay.</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font size="4"><b>İNSANIN
FİRAVUN YANIDIR NEFS</b></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font size="4">Şeytandan
gelen telkinlerin alıcısıdır nefs.</font><font size="4"></font>İnsanın firavun yanıdır.
<font size="4">Hilekârlığa meyilli,
şeytanın ve kötülüğün işbirlikçisi, sinsi bir düşmandır.
Sahibinden yana gözükür, fakat münafıktır. Açgözlüdür;
patlayıncaya kadar yer, semirir ve zulmeder. Haram helâl ayırmaz.
İnsaf, sabır ve fedakârlık bilmez. Eşrefoğlu Rumî’nin
“</font><font size="3">Müzekk’in
Nüfûs/Nefislerin Temizlenmesi)” </font><font size="4">kitabında
anlattığı nefsin sâbıkasından dehşete düşmemek elde değil: </font>
</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">“<font size="4">Allah,
ateşten nefsi yarattı. Ona ‘gel’ dedi. Nefis icabet etmedi.
Allah, ‘Ben kimim, sen kimsin?’ dedi. Nefis, ‘Ben benim, sen
sensin’ cevabını verdi. Allah onu ateşe attı, azab verdi. Yine
sordu. Nefis yine ‘Ben benim, sen de sen’ dedi. Bu defa nefsi aç
bıraktı. ‘Ben kimim, sen kimsin’ diye sorduğunda nefis ‘Sen
benim Rabbimsin. Ben de senin âciz kulunum’ cevabını verdi.” </font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">“<font size="4"><b>EY
KÖPEK NEFS…!”</b></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font size="4">Kontrol
altında tutulmazsa ihânet edebileceğini ve Kabil karakterine
girebileceğini sarsıcı misalle anlatıyor üstad Necip Fâzıl:</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">“<font size="4">Sen,
ey benim nefsim, büyük Veli Abdülkadir Geylânî’nin uzun açlık
ve riyazetlerinden sonra köpek şeklinde ağzından çıkan ve bir
köşedeki kabı yalamaya giden habis değil misin? Sen, o zaman
büyük velinin ‘işte ağzımdan çıktın ve beni kendinden
kurtardın! Seni bir daha içime almayacağım!’ dediği ifrit
değil misin? Ve yine sen, bu söz üzerine gaiblerden nida gelip
‘onu içine al, biz seni onunla seviyoruz!’ hitabındaki kâfir
değil misin?”</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font size="4">Üstadın
</font><font size="3">“</font>Mümin-
Kâfir” kitabında yazdığına göre nefs o
kadar güç sahibidir ki <font size="4">onu
kendinden ayırabilenler takva kahramanıdırlar:</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">“<font size="4">Ey
nefs, sen bende ne korkunç şeysin! Bana o kadar bitişiksin ki,
gölgem, sana nisbetle yabancım… Öyle içimdesin, bendesin ki, şu
anda hitap ettiğim mi nefs, hitap eden mi, ayırt edemem… Sen bir
bütünün bölünmez ayrılmaz parçasısın ve seni kendinden
ayırabilenler, kalp çekirdeğini parçalamak, kalp atomunu
patlatmak sırrına erenler, ilâhi marifete çıkanlardır.”</font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font size="4">Nefsin
yaratılış ve karakteri böylesine şedit. Çâre, onu
Müslümanlaştırmak... Günah işlemekte cesur olan nefsin menfî
cesaretine karşı hâlis bir cesaretle karşı durup, üstadın
mısraıyla “Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!” demek
kahramanlıktır bugün. </font>
</p>