Rahim Cavadbeyli

-----

Bu aralar herkes Türkiye'den birilerini ister oldu. ABD ile Rahip Brunson krizi arasında İran'a teslimi söz konusu olan Rahim Cavadbeyli olayı milliyetçi bazı çevrelerdeki aksi sadası dışında pek duyulmadı. Tebrizli Türk evladı, aydın ve yazar Rahim Cavadbeyli ile alakalı son dönemde İran'a teslim edileceğine dair tartışmalar sürerken bu şahıs kimdir diye incelemeye başladım ve hamasi sözlerden, incir çekirdeği doldurmaz retoriklerden ziyade bu şahsın yazdıklarından fikri kimliğini tespitle neden ve kimden vazgeçtiğimizi görmek faydalı olur diye düşündüm.

Rahim Cavadbeyli İran'a ve İran Türklüğüne Türk Tarihi ve milliyetçiliği çerçevesinden bakar: “Son yüz yılda Pers coğrafyası gibi tanıtılmasına çalışılan İran, aslında yüz yıl önceye kadar çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu ve Türkler tarafından yönetilen bir ülke olmuştur. Tartışmalı eski tarih hariç, İslam sonrası ülkenin mutlak çoğunluğunu oluşturan Türkler bin yılı aşkın bir sürede Karahanlılardan Kaçarlara, 1925'e kadar 10 kez devlet kurmuşlar ve dünyanın en parlak uygarlıklarından birini burada yaratmışlardır. Rusya, Çin ve Avrupa üçgenindeki Hindistan dâhil eski kıtalar denilen topraklarda kendi Türk-İslam egemenliklerini kurmuş olan Türkler, bin yılı aşkın hâkimiyetten sonra belli nedenlerden dolayı üçgendeki güçlerin, özellikle Avrupa ile Rusya'nın baskıları altında kalarak üstünlüklerini kaybetmişlerdir. Türkler, birçok yerde soykırım ve kültür kırımına uğratılmışlardır; ne yazık ki hâlâ bu vahim süreç devam etmektedir.(http://devlet.com.tr/makaleler/yazi/20/dunden_bugune_gercek_ıran_ve_guney_azerbaycan_mıllı_hareketı_.html)” Türk Dünyasının kurulmasının olmazsa olmazı İran Türklüğüdür. Türkiye başta olmakla Türk Dünyası ülkeleri ve toplulukları, hatta kültürel, ekonomik ve siyasal birlikteliğini zamanla sağlasalar bile bütünleşmek için coğrafik açıdan İran Türklüğü olmazsa olmaz önemini arz etmektedir. (İran'da Siyasi Türklüğün Yeniden Doğuşu http://www.turkmensani.net/tr-tr/index.php?option=com_content&view=article&id=3773:2017-07-18-22-13-40&catid=57:edebi-makaleler&Itemid=161) Cavadbeyli bu fikirleri ile Türklük ve Türk Dünyası konusundaki vizyonunu ortaya koyuyor. Bu fikirler uzağımızda ve yabancı olmadığız değerlendirmeler olarak dikkatimize dokunuyor.

Cavadbeyli'nin önemli ilgi alanı olduğu anlaşılan Kürtler ve buna dair soruna bakışı ilgi çekicidir: “Kürt sorunu” diye dayatılan siyasal kurgunun neden kaynaklandığının araştırılması gerekmektedir. Bu konunun bir ayağı terör, bir ayağı siyasallaştırılmış Kürt ayrılıkçılığıdır ve bu suni oluşum, aslında kardeş Kürt topluluklarını temsil etmemektedir. Kürtler üzerinden vahim bir oyunun bölgeye tatbiki söz konusudur. Kürtlerle Türkler ve diğer azınlıkların tarihte etnik zeminli hiçbir sorunları olmamıştır. Sözde Kürtler adına bölgemize (Türkiye-İran-Irak-Suriye) dayatılmış siyasal sorun, Birinci Dünya Savaşı'nda Müttefik Kuvvetleri tarafından Güneydoğu Anadolu ve Batı Azerbaycan (Günümüz İran'ın Batı Azerbaycan Eyaleti) topraklarını içeren arazide Ermeni-Asuri Hristiyan devletinin kurulmasına teşebbüsünün, Türk-İslam birliği uğruna savaşan kahraman mücahitlerce ortadan kaldırılmasından kaynaklanmaktadır. (orta doğu'da dayatılan kürt ayrılıkçılığı nasıl ortadan
Kaldırılabilir?http://devlet.com.tr/makaleler/yazi/151/_orta_doguda_dayatılan_kurt_ayrılıkcılıgı_nasıl_ortadan_kaldırılabılır_.html) Etnik terör meselesi ülkemizin uzun yıllarını kapsayan büyük sorunudur. Bu soruna sağduyulu ve gerçekçi yaklaştığını gördüğümüz Cavadbeyli ırkçı bir yaklaşımdan ziyade bölgemiz için hayırlı olanın peşindedir.


Cavadbeyli düşünce dünyasında BOP'u İran odağında ele aldığı yazılarında bölgenin geleceği ve büyük güçler odağında değerlendirmelerde bulunur: “BOP Projesinde yok sayılacak kesim, İran'ın çoğunluğunu oluşturan Türklerdir. BOP, İran'ın; Türk-Arap karşıtı, Şiiliği İslamiyet'e karşı kullanmayı hedefleyen, Batı yanlısı, sözde reformist ve Panfarsist kesim tarafından yönetilmesini sağlamaya çalışmaktadır. Bu kesimin tanınmış isimleri eski Cumhurbaşkanları Haşimi Rafsancani, Muhammed Hatemi ve şimdiki Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'dir… BOP başarıyla uygulandığı takdirde en ağır darbeyi Türkiye, İslamiyet ve Türklük alacaktır. Türkiye'nin, bunu engellemek için mutlaka Batı'nın bu projesine karşı Rusya ile iş birliğini ön planda tutmalıdır. Büyük Orta Doğu Projesi'nde oyunun dışında tutulmak istenen esas güçlerden biri Rusya'dır. Rusya ve İran'ın dinî liderine bağlı güçlerle beraber BOP'un “deneysel öncü birlikleri” olan Barzani, PKK, PJAK ve PYD'nin temizlenmesi yönünde faaliyet göstermelidir. Bu bağlamda ABD ile ilişkilerde mevcut statükonun korunmasına çalışılmalı, bununla birlikte orantılı olarak Rusya'ya da ağırlık verilmelidir. Türkiye'nin Rusya ve ABD ile olan ilişkilerini paralel şekilde yürütebilmesi hayati önem arz etmektedir. (orta doğu'da dayatılan kürt ayrılıkçılığı nasıl ortadan kaldırılabilir?http://devlet.com.tr/makaleler/yazi/151/_orta_doguda_dayatılan_kurt_ayrılıkcılıgı_nasıl_ortadan_kaldırılabılır_.html)” Bu yaklaşımların sahibi bir şahsın İran'da hoş amedi ile karşılanmayacağı ortadadır.

Türkiye'yi de hayati olarak ilgilendiren bazı konularda görüşlerini sunduğumuz Cavadbeyli modern zaman Türk ve İslam dünyanın sıkıntıları içinde fikir dünyası şekillenmiş ve bunlara çare arayan milliyetçi bir aydındır. Cavadbeyli meselesi siyasi bir konu olarak görülmenin ötesinde fikri ve insani nazarlardan bakılarak ortaya konulmalıdır. Bu Türk Milliyetçisi ziyalının fikirleri göstermektedir ki o bizim fikir ve ruh dünyamızdan birisidir. Bunca sıkıntı arasında meselelere bu fikri müktesebatla bakan bir aydının ülkemize faydadan başka sağlayacağı bir şey olmayacağı da ortadadır. Fikirleriyle kamu vicdanına arz ettiğimiz Rahim Cavadbeyli ile alakalı takdir devletimizindir lakin bu İran Türk'ü kardeşimizi teslim hangi maslahata mukabil gelecektir bu da merak konusudur. Vesselam.
Bilvesile mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim.