Kemalizmin 'Târih Tezi' ve 'Güneş-Dil Teorisi' hurâfeleri (2)
-----
2022-02-12 00:00:00
<p>Okurlarımızı îkâz</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Bu
araştırmamız münâsebetiyle de, okurlarımıza müteveccih bir îkâzımızı tekrâr
etmek istiyoruz:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Bu ve
mümâsili araştırmalarımızın esâs gâyesi, bir asırdır Memleketimizde resmî
ideoloji sıfatıyle hüküm süren Kemalizmin hak̆îk̆î çehresini, hak̆îk̆î
mâhiyetini teşhîs ve teşhîr etmekdir. Zîrâ, Kemalist Propagandanın bu ideoloji
hakkında bütün bir Anadolu Milletine telk̆în ettiği efsânevî imaj ile realite
arasında dağlar kadar fark vardır. “Hak̆îk̆î mâhiyet”in mîyârı ise, müsbit (sahîhan
isbât kıymetini hâiz) delîllerdir, vesîkalardır. Binâenaleyh, kendimiz bu
mîyâra uymıyan hiçbir hükme varmadığımız gibi, ulaşdığımız tesbîtleri de
delîlsiz, vesîkasız ortaya atmıyoruz ve okurlarımızdan, bilhassa bu husûsa çok
dikkat̃ etmelerini, ilmî usûl̃e muvâfık delîllere istinâd etmiyen hiçbir fikir
ve iddiâya îtibâr etmemelerini bekliyoruz. Şüphesiz, herkesin şahsî kanâat̃i
ancak kendisini al̃âkadâr eder; hâl̃buki müsbet ilim, cihânşümûl̃ kıymeti
hâizdir. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Binâenaleyh
bizim tesbîtlerimiz dahi mukâbil delîllerle cerhedildiği noktada, bütün
ömrümüzce yaptığımız gibi, derhâl̃ kendi müddeâmızı bir tarafa bırakıp
hak̆îkat̃e, müsbet (yâni ilmen isbât edilmiş) müddeâya tâbi olmıya âmâdeyiz… (<i>Yeni Söz</i>, 18.10.2019/387)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Temennîmiz,
okurlarımızın, bütün araştırmalarımızı, bu husûsları dikkat̃e alarak, yânî
tenk̆îdî zihniyetle tâk̆îb etmeleri, değerlendirmeleri ve yanlış olduğuna
kanâat̃ getirdikleri tesbîtlerimizi, ak̃si delîllerle cerhederek bizi
hak̆îkat̃e dâvet etmeleridir… (İhtâr: Müsbit delîllere istinâd etmiyen
îtirâzların da, iddiâların da nezdimizde keenlemyek̃ûn hükmünde olduklarını,
binâenaleyh bunları kâl̃e almıyıcağımızı bir def’a daha beyân ediyoruz…)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">İşbu Medhâl̃
faslında, esâs mevzûa geçmeden evvel, bu araştırmamızdan îtibâren kullanmıya
başladığımız yeni iml̃âya dâir kısa îzâhatta bulunacağız. Bundan maksadımız,
sâdece, metnimizin yanlış tel̃affuz edilmesine mânî olmaktır. Bil̃âhare, geniş
bir araştırma makâlesiyle, Târihî Türkçemizin iml̃â mes’elesi üzerinde enine
boyuna durmak niyetindeyiz. İnşâallâh müyesser olur! Ve İnşâallâh sırada
bekliyen onlarca araştırmamızı da ikmâl̃ edip neşretme imk̃ânı buluruz!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Bir de,
okurlarımıza, <span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman"">araştırmamızı, günü gününe bilgeclerine kaydetmelerini
tavsıye ediyoruz… (Kemalistlerin uydurduğu “bilgi-sayar” garîbesi yerine,
dilimizin kelime teşkîli kâidelerine muvâfık olarak bu kelimeyi türetmiş
bulunuyoruz. Bir düşünelim: “Bilgi saymak” da ne oluyor? “Bilgec” ise, bilgi
edinme, bilgilenme, bilgiyi işleme vâsıtası âlet veyâ makine demekdir.
“Kıskac”, “süzgec”, “tıkac”, “yüzgec” nümûnelerinde olduğu gibi…) Bu
kayıdlarını istedikleri kadar yayabilirler. Kezâ bütün neşir vâsıtaları,
bunları, geniş ik̆tibâslarla, haber de yapabilirler. Şu var ki bu ve sâir
çalışmalarımızı kitab olarak basma veyâ yazılı matbûâtta tefrika etme hakkını
kendimizde mahfûz tutuyoruz. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center"><b>Çalışmamızın planı<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Bu îkâzla
berâber, -okurlarımıza tâk̆îb kolaylığı sağlamak maksadıyle- çalışmamızın
pl̃anını aşağıya dercediyoruz:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
Medhâl̃<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">◙ I. BÂB: İSTİTRÂDÎ BAHİSLER<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
1. Fasıl: Bu Çalışmadan Îtibâren Kullanacağımız İml̃â<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
2. Fasıl: Neşriyâtımız Karşısında Memleketteki Ölü Sessizliği ve Muhtemel
Sebebleri<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
3. Fasıl: Kur’ân-ı Kerîm Hak̆îkat̃ Ehli Olmayı Emreder<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
4. Fasıl: Evvelki Neşriyâtımızdan Birkaç Hatırlatma<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph;text-indent:14.2pt">- 1. Alt Fasıl: Ezân Mazl̃ûmları
Bahsine Zeyil<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph;text-indent:14.2pt">- 2. Alt Fasıl: L̃aiklik Hakkındaki
Nihâî Düşüncemiz <o:p></o:p></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">◙<span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:windowtext;mso-bidi-font-weight:bold"> II. BÂB: KEMALİZMİN İKİ HURÂFESİ:
“TÂRİH TEZİ” VE “GÜNEŞ-DİL TEORİSİ”<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext">- 1. Fasıl: Kemalist “Târih Tezi” ve
“Güneş-Dil Teorisi”nin Esâsı, Hedefi<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
2. Fasıl: “Ebedî Şef”in “Târih ve Dil Tezleri”nin Başlıca Mesnedlerinden Biri:
Léon Cahun<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
3. Fasıl: Kemalist “Târih Tezi”nin Sözcüsü: Âfet Hanım <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
4. Fasıl: Kemalist Totaliter Rejim, “Târih ve Güneş-Dil Tezleri”nden Nîçin
Vazgeçti?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph">-
5. Fasıl: “Güneş-Dil” Maskaralığı <o:p></o:p></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- 1. Alt Fasıl:
Sahnede: Kemalist İnk̆il̃âbların Son Hârikası “Güneş-Dil” Gözleri Kamaştırıyor,
Akıllara Durgunluk Veriyor<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- 2. Alt Fasıl: Sahne
Arkasında: “Güneş-Dil Âlimleri”nin “Güneş-Dil” Oyunları<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- 3. Alt Fasıl:
“Güneş-Dil Âlimleri”nin Pişkinlikleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext">- 6. Fasıl: Muharref <i>Hâtırât</i> Müellifi Bir “Güneş-Dil Âlimi”: Ahmet Cevat Emre<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext">- 7. Fasıl: Mustafa Kemâl̃, Uydurma Resmî
Dil Dâvâsından Hiçbir Zaman Vazgeçmedi<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext">- 8. Fasıl: Kıymetli İlim Adamı Sadri
Maksudi’nin Büyük Hatâsı<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext">- 9. Fasıl: Resmî Dil Nasıl
Alafrangalaştırıldı?<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext">- 10. Fasıl: “Güneş-Dil İnk̆il̃âbı”
Hakkında Edebiyâtçı ve Akademisyenlerin Esef Verici Têvîlleri; <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext">- 11. Fasıl: “Güneş-Dil İnk̆il̃âbı”ndan
Geriye Kalanlar<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- 1. Alt Fasıl:
“Güneş-Dil İnk̆il̃âbı”nın Kurbanı Şehirlerimizden El̃âziz <o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- 2. Alt Fasıl:
“Güneş-Dil İnk̆il̃âbı”nın Kurbanı Şehirlerimizden Diyârbekir<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- 3. Alt Fasıl:
Denizbank Hâdisesi (Sadri Maksudi Arsal)<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:
"Times New Roman";color:windowtext">- 12. Fasıl: Uydurma Resmî Dil Tedhîşi
Hakkında İki Şâhid: Başgil ve Çapanoğlu</span><b> <o:p></o:p></b></p>
<p class="Default" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt;line-height:115%"><span style="font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- 1. Alt Fasıl: Hukûk
Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil<o:p></o:p></span></p>
<p class="Default" style="margin-bottom:12.0pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;text-indent:14.2pt;line-height:115%"><span style="font-family:
"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:windowtext">- 2. Alt
Fasıl: Gazeteci Münir Süleyman Çapanoğlu
<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center"><b> “Sözüm odun gibi olsun, hak̆îkat̃ olsun tek!”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Yukarıdaki
muhtasar îzâhattan ve çalışmamızın pl̃anından anlaşılmış olmalıdır ki tefrikası
birkaç ay sürecek bu araştırmamızı sabırla ve tenk̆îdî zihniyetle tâk̆îb edecek
okurlarımız, resmî târihin tamâmen gizlediği veyâ tahrîf ederek naklettiği bâzı
mühim vâkıalara, bunların içyüzüyle berâber vâkıf olma imk̃ânı bulacaktır… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Hayâtımız
boyunca eserlerinden feyizlendiğimiz, dâimâ hayrânlıkla, şükrânla, rahmetle yâdettiğimiz
Mehmed Âkif Üstâdımızın şiârı şuydu:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph;text-indent:14.2pt">“Şudur cihânda benim en beğendiğim
meslek:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Sözüm odun
gibi olsun, hak̆îkat̃ olsun tek!”<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt">Bu düstûr,
her zamân bizim de şiârımız olmuştur ve aynı şiârı benimsemiyenlere sözümüz
yoktur!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt"><b>◙</b><b> I. BÂB:
İSTİTRÂDÎ BAHİSLER<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt"><b>- 1. Fasıl: Bu Çalışmadan Îtibâren Kullanacağımız İml̃â<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal">Azâmetli,
l̃atîf, müreffeh Târihî Türkcemizi kötüleyip durdular. Ceberût ik̆tidârlarının
bütün imk̃ânlarını seferber ederek güzelim İstanbul Türkcemizi resmî dil
olmaktan çıkarıp onun yerine kendi uydurma dillerini ikâme ettiler. “Ebedî” ve
“Millî Şef”lerinin öncülüğünde inşâ edip cebren ve hîleyle Milletimize
dayattıkları, evvel̃â -1937’de hazırlanan- “İlk ve Orta Öğretim Terimleri”,
-1945’te neşredilen- TDK <i>Türkçe Sözlük</i>’ü
ve -1945’te kabûl edilen- Uydurmaca “Anayasa” ile geniş mik̆yâsda ve
muvakkaten, bil̃âhare, 27 Mayıs İhtil̃âl̃i sâyesinde tamâmen ve kalıcı olarak
resmî dil statüsü kazandırdıkları –Türkceden bozma, Türkce, Fransızca ve
uydurma kelime ve kâidelerden müteşekkil- bu sun’î, köksüz, yavan, karârsız,
hattâ bâzı bakımlardan tımarhânelik denilebilecek dilin iml̃âsı da kendine benziyor… “Türkcede
uzatmalı sescikler yoktur; sekiz ünlü mevcûddur, onlar da uzun değildirler”, “Türkcede
c, f, h, j, l, m, n, p, r, ş, v, z sescikleri kelime başında bulunmaz ve kelimeler b, c, d, g sescikleriyle
bitmez”, “bütün Türkce kelimeler, büyük ve küçük ses uyumu kâidelerine
tâbidir”, “fiiller, kökleri bozulmadan çekilir”, “kelime içinde b sesciğinden
evvel m sesciği gelmez, m, n’ye döner” fil̃an gibi… “Biz Devrimciyiz; biz
Türkceye uymayız, Türkce bize uymalıdır” sak̆îm zihniyetiyle vaz’ettikleri bu
gibi kâidelerin içinde tam bir hezeyân addedilebilecek olanı da, herhâl̃de,
tel̃affuzu da, gramer vazîfesi de farklı olan nisbet “<i>-î</i>”sini, kül̃âhsız, yâni uzatma işâreti koymadan yazmak olsa
gerekdir! (Kemalist Uydurma Dil ve Târihî Türkcemizde ıstıl̃âh türetme yolları
hakkında <i>Türkçenin Istılâh Mes’elesi ve
İdeolojik Kaynaklı Sapmalar –“Öztürkçe” Dayatmasıyle Fransızcalaştırılan Resmî
Dil- </i>isimli eserimize –Ankara: Kurtuba Yl., 2013, 571 s.- mürâcaat
edilebilir.)</p><p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"></p><p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads/Aral%C4%B1k-2021/yesevizade-foto-12subat.jpg" alt="yesevizade-foto-12subat"></p><p class="MsoNormal" align="center" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;
text-align:center;line-height:normal"></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center;line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">(<i>Milliyet</i>, 22.2.1932,
s. 1) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">Sabataî Cemâat̃inin,
Türkleri İsl̃âm Dîn ve Medeniyetinden koparmak emeliyle, 1900’lü senelerden
îtibâren tâk̆îb ettiği, İstanbul Türkcesi yerine, -İsl̃âm Medeniyeti kaynaklı
kelimelerden arınmış, kelime hazînesi ve nahvi îtibâriyle geniş mik̆yâsda
Fransızcalaşmış- l̃aik, sun’î bir dil ikâme etme stratejisi çerçevesinde kabûl̃
edilen Fransız-L̃atin al̃fabesi, bu stratejiye muvâfık olarak, her Türkün
(husûsen kültürlü İstanbul Türkünün) rahatça tel̃affuz ettiği, asırlardır
Türkcenin malı olmuş kelimelerin bâzı sesciklerini ifâde edemiyecek sûrette
tertîb edilmiştir; çünki onların tamâmının resmî dilden tasfiyesi, yerlerinin
Fransızca veyâ Uydurmaca kelimelerle doldurulması istihdâf ediliyordu.
Mütehakkim Zümre tarafından böyle bir strateji tâk̆îb edilmiş olduğunu, <i>Türkçenin Istılâh Mes’elesi ve İdeolojik
Kaynaklı Sapmalar</i> isimli mufassal çalışmamızda (2013: 65-66) isbât
etmiştik. Oradan şu birkaç şahâdeti nakletmekle iktifâ edelim
(ik̆tibâslarımızın tam metin ve künyeleri mezk̃ûr eserimizdedir): <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right:-2.9pt;text-align:justify;text-justify:
inter-ideograph;line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:
"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">“[Al̃fabe
Encümeni’nde] Fonetik imlânın, kulakla tespit edilen millî seslere ayrı ayrı
birer harf vermekten ibaret olduğunu izah ettim. […] Arap seslerine ayrı harf
vermenin nasıl bir esirlik olacağını birkaç misâl ile anlattım. […] Dilimize
giren bütün kelimeleri ancak millî seslerimizin harfleriyle yazarak o
esirlikten kurtulabilir[dik]. […] Türk yazısı da ancak kendi fonetiğine ve
kendi vokalizmine uygun harfler kabuliyle, -hür, bağımsız, millî- bir yazı
olabilece[kti]…” (Komünist Partisi’nin lider kadrosundayken “Büyük Şef”e bîat
ettikden sonra Dil İnk̆il̃âbının mühim sîmâlarından biri hâl̃ine gelen, bâzı
ipuçlarından Sabataî olduğu intibâı bırakan Giritli Ahmet Cevat Emre’den.
“Kendi fonetiği ve kendi vokalizmi”nden kasdettikleri, münhasıran “Öztürkce”
sesciklerdir…) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">“…Yeni yazı, yalnız
öztürkçe kelimelerin ifâdesine elverişli olmak üzere meydana getirilmişti.
Bunlar hâricindeki yabancı kelimelerin ise, dilimizden tamâmen ve behemehâl
çıkarılacağı tahmîn ve kabûl olunuyordu.” (Al̃fabe ve Dil Encümenleri Âzâsı,
Kemalist Dil İnk̆il̃âbı çalışmalarına metazori dâhil edilmiş, bu encümenlerdeki
yeg̃âne hakîkî dilci olan Prof. Dr. Ragıp Hulûsi Özdem’den) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">“Yabancı sözlerin kendi
kaynaklarından getirdikleri özel sesler için yazıda birer harf ve şekil
konulmadı. Böylelikle bir takım yabancı sözler, yazılış güçlüğü yüzünden bile,
dilden uzaklaşmak zorunda kaldılar.” (“Büyük Şef” tarafından Dil İnk̆il̃âbının
idâresine mêmûr edilmiş, aynı Cemâat̃ten Prof. İbrahim Necmi Dilmen’den) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">“1928 Ağustosunda,
Atatürk, bizi, dilimize uygun gelmiyen ve öğrenilmesi güç, imlâsı da beter olan
Arap harfleri nikâhından boşadı. Türk alfabesi olarak alınan yeni gelin, bazı
küçük değişikliklerle benimsediğimiz Lâtin harfleridir ki bunları allar
pullarken ancak öz Türkçe sözlerimizin yapılışı göz önünde tutulmuştur. Yabancı
kelimelerin karşılığı bulundukça, bunların da ortadan kalkacağı düşünüldü.”
(“Öztürkce” fikrinin babası olan Fuad Köserâif’ten) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">“Yeni yazı komisyonunda
biz Türkçüler kazandık. Sağcılar Arap ve Farsça sözlerini bütün değerleri ile
belirtecek harfler aramışlardır. […] Asıl kavga “q” harfinden koptu: “K” harfli
Türkçe kelimeleri ince seslilerle “Ke”, kalınlarla “Ka” okuruz. Biz Türkçe
alfabe için “K” harfinin yeter olduğunu, “Q” harfine lüzum olmadığını ileri
sürdük. Yabancı kelimeler ya ayıklanıp gidecek, yahut Türk ağzına uyacaktı.”
(Al̃fabe ve Dil Encümenleri Âzâsı, Kemalizmin resmî kalemşörü Falih Rıfkı
Atay’dan) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">Türkceye tatbîk̆ edilmiş
L̃atin Al̃fabesinin ve onun iml̃âsının ideolojik perde-arkasının îzâhına, aynı
hak̆îkat̃siz, aynı hayırsız kalemşörün bir başka kitabında da rastlıyoruz:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">“Harf komisyonunun son
kararlarını Ankara’dan İstanbul’a getirip Dolmabahçe Sarayının denize karşı
aydınlık çalışma odasında Atatürk’e anlattığım günü dün gibi hatırlıyorum.
Büyük güçlük osmanlıcadaki yabancı kelimelerin bütün söyleniş hususiyetlerine
göre harfler ve işaretler aramakta direnen arkadaşlarla, biz türkçeciler arasındaydı.
Türkçe kelimelere lüzumu olmıyan harf ve işaretleri istemiyorduk: böylece dilde
kalacak yabancı kelimelerin de, gitgide, söyleniş hususiyetlerini kaybederek
türkçeleşmesini sağlamak istiyorduk. Bize göre yazı, dil meselesini de
halledecekti. Yeni yazı, yalnız Arap yazısı dediğimiz eski yazının değil,
osmanlıcanın da tasfiye edilmesi demekti.” (Falih Rıfkı Atay, <i>Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri</i>,
İstanbul: Sel Yl., 1955, s. 54) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">Bittabi, Kemalizmin
topyek̃ûn tasfiyesini istihdâf ettiği “Osmanlıca”, Târihî Türkceden, dîğer
tâbirle İstanbul Türkcesinden başka bir şey değildir ve bu emellerinde ne kadar
muvaffak olduklarını görmek için şu fetret devrinin, şu fesâd ve tereddî
devrinin resmî diline dikkat̃ etmek k̃âfîdir… (İhtâr: “İstanbul Türkcesi”nin
dîğer ismi olan “Osmanlıca”yı “Dîvân Dili”yle karıştırmamak l̃âzımdır. O
uydurma, o gayr-i millî dil, Millî Şuûra sâhib Devlet adamı, mütercim ve
muharrirlerimizin azimk̃âr gayretleriyle daha 19. asırda tasfiye edilmiş ve 20.
asrın başlarına ancak bâzı kalıntıları intikâl̃ etmişti. Yalan, istismâr ve
tedhîş üzerine kurulu Kemalist Propaganda, kasd-i mahsûsayle, sûiniyetle,
“Dîvân Dili” ile “Osmanlıca”yı aynı kefeye koymaktadır.)<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;
mso-bidi-font-family:"Times New Roman";color:#C00000">Falih Rıfkı, yukarıda
resmi görülen gazetedeki başmakâlesinde dahi (ki onu Vâlâ Nûreddîn’e
–Vâ-Nû’ya-cevâben kaleme almıştı), bir kerre daha aynı vâkıaya işâret ediyor: <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:
justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:normal"><span style="font-size:10.0pt;font-family:"Times",serif;mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
color:#C00000">“Türk alfabesi, Türk kelimesi için alınacaktır. […] Alfabenin
içine yabancı kelimelerin hatırı için harf ve işaret alınmıyacaktır. […] Elli
sene evvel uzatılan arapça kelimelerin bir çoğu Türk ağzında yenile yenile
kısaltılmış ve türkçeleşmiştir; henüz bu tekâmülü geçirmiyen kelimeleri [de]
yeni harf ve işaretlerle dondurmak ve tecvitleştirmek lüzumsuzdur. […]
İnkılâpçıların en büyüğü olan Gazi, [Alfabe] komisyonun[un] on beş sene tatbik
kararını birkaç aya indirdiği gibi, alfabeden de Türklerin işine yaramıyan harf
ve işaretlerin çıkarılmasına karar vermiştir. Türk dili için hayatî ehemmiyeti
olan bu kararın şerefi onundur. […] Türk alfabe ve imlâsı için münakaşalar olurken,
Türk alfabe ve imlâsının inkılâpçı karakterini bozacak prensip meseleleri asla
öne sürülmemelidir.” (Hül̃âsaten ik̆tibâs ettik.) <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal">*** <o:p></o:p></p>