Nasıl bir risk altında olduğunuzu biliyor musunuz?
-----
Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in deyimiyle yumurtalarını pişirmek için dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyecek lanetli Yahudiler'in haftalardır Gazze'de uyguladığı soykırımı, savaş suçunu, gaddarlığı, vahşiliği, barbarlığı ve katliamları izlemekteyiz. İnsanlıktan gram nasibi olmayan lanetliler Gazze'de masum sivillerin üzerine gökten ölüm yağdırıyor.
2023-11-04 00:00:00
<p>Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in deyimiyle yumurtalarını
pişirmek için dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyecek lanetli Yahudiler’in haftalardır Gazze’de uyguladığı soykırımı,
savaş suçunu, gaddarlığı, vahşiliği, barbarlığı ve katliamları izlemekteyiz.
İnsanlıktan gram nasibi olmayan lanetliler Gazze’de masum sivillerin üzerine
gökten ölüm yağdırıyor… Dünyanın gözü önünde gerçekleşen katliamlarda, bombalar
altında kalan bebeklerin, çocukların parçalanmış bedenleri yüreğimizi yakıyor. Bütün
dünya Siyonist İsrail’in hukuksuz, hadsiz, hudutsuz mezalimine üç maymunu oynuyor.
Tarihin en büyük yıkım ve soykırımlarından birine şahit olurken, dünyanın bu
katliamlara karşı sessizliği bebek katili İsrail’e açık bir desteğe dönüştü.
ABD’nin başını çektiği İsrail destekçisi batılı ülkeler bu vahşet karşısında
Siyonistleri kınamaktan dahi kaçınıyor, saldırıların failleri hakkında
çarpıtıcı açıklamalar yapıyorlar. Havayla tokalaşan, gittiği her yerde, uçağa
binerken yerlere kapaklanan, aklı melekelerini yitirmek üzere olan, Siyonist
olduğunu itiraf eden kukla ABD Başkanı Biden, İsrail’e gidip Netenyahu’yla
kucaklaşıyor, bu soysuzlara açıkça destek verip, soykırımda kullanılacak
silahları katillere göndermeye devam edeceklerini ifade ediyor. Soykırımcı
devlet kendisine verilen şartsız ve kayıtsız desteği fırsata dönüştürdü.. Utanmaz arlanmazlar, “Savaş bu, elbette sivil
kayıp olacak” açıklaması yapıyorlar. Cesaretini, cüretini, kuklası ABD’den ve
AB ülkelerinden alan Siyonist İsrail, dizginlenmezse bu katliamların nerede
biteceğini tahmin etmek mümkün değil. Zira Siyonist kuklası ABD; yanan ateşe benzin dökmek için bölgeye savaş
gemilerini gönderdi, asker gönderme kararı aldı, Ortadoğu’daki savaş için hava koruma
kalkanı oluşturacağını açıkladı. Tarihini bu vahşilerin belirleyeceği kara
harekatından sonra masum Gazzelilerin Filistin topraklarından tamamen atılarak
Sina çölüne sürülecekleri kaydediliyor. Barbarlar “Hiçbir şey 7 Ekim’den öncesi
gibi olmayacak” diyerek gaddarlıkta sınır tanınmayacağı sinyallerini
veriyorlar. İnsanlığın yalnız bıraktığı Filistin bu katliamları 75 yıldır
yaşıyor. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın mahremiyeti çiğneniyor. Barış şehri Kudüs 75 yıldır mahzun. Yerleşimci çeteler her
gün Gazze’de, Batı Şeria’da, Kudüs’te Filistinlilerin evlerini, mallarını
gaspedere İsrailli’leri yerleştiriyorlar. 16 yıldır boykot altındaki Gazze’de
2.5 milyon insan zindan hayatı yaşıyor. Emperyalizm ve sömürge ülkeleri,
Siyonizmi kışkırtmaya ve zalimi mazlum, mazlumu zalim göstermek için ellerinden
geleni yapıyor. İsrail'in bu vahşi saldırıları, uluslararası hukuku, Evrensel
İnsan Hakları Beyannamesini ihlal ediyor. Bu mukaddes topraklarda sivil halk
insani bir krizin pençesinde yaşarken, yaşam hakları, güvenliği hiçe
sayılırken, terörist İsrail'in yıllardır uyguladığı soykırım, asimilasyon ve
katliamlar bölgedeki acıyı, yıkımı ve çaresizliği artırıyor. Bütün dünya bu
katliamlar karşısında gözlerini kapayarak, kulağının üzerine yatıyor. Onlar
istiyorlar ki; Filistin halkı; katliama uğrasa da sussun; sürülse de itiraz
etmesin; yok edilirken direnmesin; kutsalları çiğnenirken, hastaneleri,
okulları, camileri bombalanırken kaderlerine razı olsunlar. Onlar için mazlum
Filistinli makul Filistinlidir! Direnen Filistinli ise teröristtir! Taş da atsa
da, slogan da atsa da teröristtir. Geçtiğimiz haftaki yazımda Yahudilerin
dünyayı nasıl ele geçirdiklerini kaleme almıştım. Yazımın son satırlarında bu
soysuzların dünya ticaret ve para sisteminin üzerine çöreklendiklerini vurgu
yapmıştım. Cebimizdeki TL’nin, doların, eoro’nun değerini bunların
belirlediğini kaydetmiştim Katliamların başladığı günden beri sosyal medyamızda
Siyonist İsrail’in dünyaya hakim olan farklı sektörlerdeki ürünleriyle ilgili
boykot çağrıları yapılıyor. Tek tek yazmama gerek yok, bu ürünler zaten sosyal
medyada dolaşımda. Son paragrafımı çok çarpıcı bir analizle bitirmek istiyorum.
Bu lanetliler isteseler bugün sofralarıma koyduğumuz hazır gıdalar, hamburgerler,
banyolarımızda kullandığımız deterjanlar, şampuanlar, sabunlar; cipsler, lıkır
lıkır içtiğimiz sular, gazlı içecekler vs. ile bizi bir günde zehirleyerek dünyadan
silebilirler! Direkt musalla taşı! İnanın, memlekette cenaze namazımızı kıldıracak
imam dahi kalmaz… 2002-2006’da Hollanda’da yaşadığım ve hayretler içinde kaldığım
bir şeyi anlatayım: Oturduğum eve yakın bir yerde iki Yahudi kız kardeşe ait
bir aroma fabrikası vardı. Bu fabrikada kola aroması, tüm parfümlerin özü, deterjan,
temizlik ürünleri, yediğimiz cipslerin vs. aklınıza gelebilecek aromaları-özü üretilip
182 ülkeye ihraç ediliyordu. İlginç olan bu fabrikada iki Yahudi rabası,
firmadan bağımsız olarak çalışıyor, İsrail’e gidecek ürünleri kontrol ediyordu.
Birincisi: Birileri bu aromalara zehir atmasın. İkincisi: Ürünler köşer (helal)
şartlarına uygun mu değil mi ve son kontrollerden sonra mühürleyip İsrail'e gönderilmesine
onay vermek. Bu lanetli kavim zehirlenmekten korkuyordu. Zehirlenmekten korkan lanetli kavim, kalkar
sizi de insanlığı da zehirleyebilir! Değil mi? Başlığımı düşünün, iyi analiz
edin , kendinize sorun: “Nasıl bir risk
altında olduğunuzu biliyor musunuz?”… Çok daha çarpıcısı; elinizdeki akıllı
telefonda olan, bilgisayarınızdaki yazılımlarınızı, arama motorlarını, girdiğiniz
sosyal medya sitelerinin fişini de çekiverirler. Bilgi-bilişim-iletişim çağında
iyot gibi açığa çıkarsınız! Bu soysuzlarla mücadele ancak onların eriştiği
teknoloji, parasal ve ticaret gücüne erişmekle mümkündür. Boykot çağrıları
beyhude bir çabadır! Boykot yapalım yapmasına; ama bu soysuzların bu noktaya
nasıl geldiklerini düşünüp kendimize ait olan yerli- milli olan bir şeyler bulalım.
Teknoloji geliştirelim, kendi yazılımlarımızı üretelim, bilgilerimizi kendimiz
depolayalım. Sosyal medyamızı, arama motorlarımızı, bilgisayarlarımızda yüklü
olan kullandığımız programların teknolojisini kendimiz üretelim.
Bilgi-bilişim-teknolojinin en çok katma değer ürettiği dünyamızda bu kanımızı
sülük gibi emen Siyonistlere para akıtmayalım? Ve son söz: Tüm İslam ülkeleri
olarak birlik ve dirliğimizi yeniden geçirelim. Böl-parçala-yut taktiğiyle tüm
İslam ülkelerini sömüren Siyonizm ve kuklalarına kıyama duralım!</p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"> </p>