Mustafa Kemâl'in havradaki resmî cenâzeâyini (7)
-----
2022-08-10 00:00:00
<p><b>Yaşar Nabi Nayır:
“İçimizde her zamankinden daha diri bir hak̆îkat̃ hâl̃indeyaşıyan Atatürk’ün
mânevî benliği, bir kat daha kudsîleşerek, hârikalar yaratmakta
devâmedecekdir!”</b></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%">“…Hayır, kardeşim, […] emin ol ki
ölüm bizden hiç bir şey almış değildir. Ebedî olan için ademin mânası nedir? </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Gözlerini etrafına çevir, o ölmez ışığın üstüne bastığın
toprağa ne kadar sinmiş olduğunu, onunla ne kadar hal ve hamur olduğunu
göreceksin, gözlerini kendi içine çevir, orada göreceğin berraklık ve
aydınlığın nereden geldiğini sana izah edecek ben değilim.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Hiç bir zaman onun mâneviyeti, maddî benliğinin aramızdan
eksildiğini bildiğimiz şu andaki kadar hudutsuz bir genişlik ve şümul almış
değildi. </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Ölüler toprağa verildikleri gün hatıra olurlar. Fakat O bir
istisna halinde yaşadı. Ölümde de bu istisnayı muhafaza edecektir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“O, içimizde bir hatıra gibi değil her zamankinden daha diri
bir hakikat halinde yaşıyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“En büyük ve eşsiz eseri olan Türkiye Cümhuriyetini Ondan
ayırt etmek kimin hatırından geçmiştir? Bu ölmez eser varoldukça O da vardır,
aramızdadır, eşsiz rehberliğiyle daima önümüzdedir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Atatürk’ün on yedi yılda bina etmiş olduğu mucizeli ve
dehalı eserin ancak onun ömrünce payidar olabileceğini alttan alta, kulaktan
kulağa fısıldamış olan kara ruhlu bedbinler ne kadar yanıldıklarını ve bu kadar
tanrıca bir eser için ölümün ne ehemmiyetsiz bir hâdise olduğunu, türklüğün her
zamankinden daha vahdetli ve daha kudretli manzarası karşısında anlıyacaklardır.
Anlıyacaklardır ki, Atatürk’ün mânevî benliği, bir kat daha kudsîleşerek, bir
kat daha azizleşerek ve milletleşerek, başlamış olduğu eserin başında eskisi
gibi harikalar yaratmakta devam edecek ve büyük emaneti, genç omuzlar üstünde, aynı dindaranehuşûla
asırdan asra intikal edecektir.” (“Büyük Yasımız”)</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt;line-height:115%">Üsküp muhâciri bu Sabataî muharrir, şâir,
mütercim, nâşir, 29 Ekim 1933’te de, hiç şüphesiz “Ebedî Şef”inin ve Rejiminin
takdîrkâr nazarları altında, Türk milletini açıkça ona tapmıya dâvet eden bir
şiir (“Cumhuriyet Bayramında”) neşretmişti:</p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>“Çok değil bütün millet
şimdi taparsa ona!”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Şarkımız İnkılâbın dillenmiş heyecanı… / Gökte yanan güneşi
koparıp yerinden… / Biz aldık bu ateşi Gazi'nin gözlerinden… / Ceddimiz nasıl
önce tapardıysa ateşe, / Öyle Cumhuriyetle doldurduk kalbimizi. / Öyle bir
savaştı ki bu İnkılâp yılları, / Sonunda ya var olmak, ya ölmek mukadderdi. /
Gazi bir kartal gibi üstüne kanat gerdi, / Ve Türk, bir mucizeyle durdurdu
akılları. / Bir milletin toplayıp bütün ıstırabını, / Bir ihtilâl halinde doğdu
Mustafa Kemal. / Tarihi o çevirdi gittiği sapa yoldan, / O verdi nesi varsa
bugün on beş milyona. / Çok değil bütün millet şimdi taparsa ona, / Tarih
kaydetmemiştir daha böyle kahraman. / Ona şeref, ona şan, ona bütün minneti /
Asırlık zincirlerden kurtulan bir milletin. / İşte dev akisleri bu ebedî
minnetin / Bakın bir tek ses gibi sarıyor memleketi.”</p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Ahmet Şükrü Esmer:
“Atatürk ölmez ve ölemez!”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><i>Ulus</i>’un aynı
nüshasının 3. sayfasında Ahmet Şükrü Esmer yazıyor:</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Hayır; Atatürk ölmez ve ölemez. Çünkü bir millet diriltmiş
ve o millete ebedî hayat vermiştir. Millet yaşadıkça, Atatürk de yaşıyacaktır.
[…]</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Bugün siyasî, iktisadî ve kültürel hayatımızın hangi
safhasına bakarsak bakalım, orada Atatürk’ü görürüz. O evvelâ istiklâlini
kazandırmak için milleti zaferden zafere götürdü. İstiklâlini temin ettikten
sonra devlet teşkilâtını kurdu. Ona alfabesini verdi. Tarihini öğretti. Ve
istikbalde yürüyeceği yolun istikametini gösterdi. Bu yol, Cümhuriyet Halk
Partisinin artık devlete mal olan altı umdesiyle işaret edilmiştir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Atatürk’ün manevî varlığı daima yolumuzu aydınlatacak bir
nur halinde bizimle beraber olacaktır. Şefimiz bize kıymetli bir vedia
bırakmıştır. Türk milleti, şuurla ve disiplin içinde onu, işaret ettiği yoldan
işaret ettiği hedefe doğru götürürken, Ata’sının daima yanıbaşında olduğunu
hissedecektir. Atatürk ölmez.” (“Atatürk ölmez”) </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Kemal Ünal: “Onun ölmez
varlığı”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Kemal Ünal’ın yazısı da 3. sayfada karşımıza çıkıyor:</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Yaşıyan ebedî Mustafa Kemal’e sığınalım. Bize acımızı yenme
kuvvetini gene onun kalplerde fikirlerde duyulan ölmez varlığı verecektir. Bizi
bu sonsuz acı içinde de gene ebedî Mustafa Kemal teselli edecektir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Ölmiyen Mustafa Kemal, yarattığı milletin, yaptığı vatanın,
her yerde haysiyetini yükselttiği insanlığın tâ içinde ebediyen yaşıyacaktır.”
(“Yaşıyan ve ölen Mustafa Kemal”)</p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>“Tavâf” ve “Kıyâmet”<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">4. sayfada, Sabataîşâir, müellif, mütercim İbrahim
AlâettinGövsa’nın “Ebedî Şef”i için “Tavâf” şiiri var. Aynı sayfada, Kemal Zeki
Gencosman, nasıl olup da Kıyâmetin kopmadığına şaşıyor:</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Bir fani ebedileşti. Kıyametin niçin hâlâ kopmadığına,
kâinatın nasıl hâlâ yok olmadığına şaşıyoruz.” (“İnsanlığın yas günü”)</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%"><i>Ulus</i> gazetesinin
sekiz sayfalık 11 Teşrînisânî 1938 târihli nüshası, son sayfasına kadar bu
minvâl üzere devâm edip gidiyor; sayfalar, onun hayâtı, şahsıyeti, eseri
hakkında taşkın, tahrîfkârmedhiyelerle dolup taşıyor… </p>
<p class="MsoNormal"><b>11 Teşrînisânî 1938 târihli<i>Tan</i>’daki tapınış<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Sertel’lerin<i>Tan</i> gazetesi, temsîl ettiği Cemâat̃
nâmına, “Babamızı kaybettik” gibi pek mânîdâr bir başlıkla intişâr ediyor ve 12
sayfasının (onuncusu hâric) 11’ini, hak̆îkat̃ endîşesi taşımadan, Mustafa
Kemâl̃’in ve Kemalizmin hadsiz medh-ü-senâsınatahsîs ediyor… </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Mehmet
Zekeriya Sertel’in birinci sayfadaki başmakâlesini, ikinci sayfada, Sabiha
Sertel’in “Türkiyenin Büyük Adamı” başlıklı makâlesitamâmlıyor… </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">2.
sayfadaki başlık: “Hükûmetin tebliği: Atatürk Türk Milletine Çok Güvendi. Türk
Milleti Onun Eserlerini ve Türk Gençliği Onun Vediası Olan Türkiye
Cumhuriyetini Ebediyyen Yaşatacaktır.”</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">3.
sayfadaki başlık: “Türk Milleti, Matem İçinde… Halk, Dün Ebediyete Kavuşan
Büyük Ölünün Nâşı Önünde 3 Gün Hürmet Ve Tazimle Son Selâm Vazifesini Yapacak…”</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">4.
sayfadaki başlık: “Genclik Hem Ağır Bir Matem İçinde, Hem Kavî Bir İmanla Dolu…
Üniversitede Hazin Bir Manzara… Güftesiz ve Bestesiz Bir Istırap Marşı Gibi
Hıçkıran Yüzlerce Genç ‘Ölen Atatürk, Bizim İdealimiz Olan Atatürk Değildir. O,
Ölemez’ Diyordu… [Birkaç Üniversiteli kızın resmi altındaki yorum:] Mesut
İnkılâpların mesut çocukları; münevver Atatürk kızları, dün üzerlerine dünyalar
yıkılmış kadar müteessir ve gözleri
yaşlıydı.” </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">5.
sayfadaki fâhiş mübâl̃ağa: “Bir Dehanın Tarihi… Bir ‘Cihanı Husumet’ Elinden
Kurtardığı Harap Vatanı Bir Mamure ve Türklüğü Dünyanın En Kudretli Milleti
Haline Getirerek Ebediyete Çekildi.” Bu hak̆îkat̃siz “tedk̆îk̆”, 6. sayfada da
devâm ediyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">6.
sayfadaki başlık: “Büyük Kemalin Hayatından Hâtıralar”… Yorumlanmış 11
fotoğraf… </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">7.
sayfadaki başlık: “Vecizeler… Büyük Kemalin Nutuklarındaki Yüksek Fikirler
Millî Kudreti Yaratan Umdelerdir.”</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">8.
sayfadaki başlıklar: “Atatürke Ait Canlı Hâtıralar… Sivas Kongresi Toplandığı
Günlerde Mustafa Kemal… / Atatürk İçin Yabancılar Neler Düşündüler, Neler
Söylediler? / [Mahmut Yesari’ninmakâlesi:] Korku Bilmiyen Adam… Ağır düşman Ateşlerine
Hiç ‘Kırpılmadan Bakan Gözler’ Kapandı. Buna İnanmıyorum.”</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">9.
sayfadaki başlık: “Atamızın Millete Vasiyetleri: Biz İlhamlarımızı, Gökten ve
Gaipten Değil, Doğrudan Doğruya Hayattan Almış Bulunuyoruz. Biz Bütün Türk
Milletinin Hâdimiyiz. Kuvvet Birdir ve O Milletindir.”</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">11.
sayfadaki başlık: “Türk Milletinin Derin Mateminden Levhalar”… Yorumlu 7 fotoğraf…
</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
text-indent:14.2pt"><i>Tan</i> gazetesinden
–gâyetibretâmîz- dört misâl vereceğiz: Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel, Naci
Sadullah ve Ömer Rıza Doğrul’unmakâleleri… </p>
<p class="MsoNormal"><b>Zekeriya Sertel: “Türkiyeye ve Türklere nur saçan
ışık”<o:p></o:p></b></p>
<span style="font-size:12.0pt;font-family:"Times New Roman","serif";mso-ascii-theme-font:
minor-latin;mso-fareast-font-family:"MS Mincho";mso-fareast-theme-font:minor-fareast;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:minor-bidi;mso-ansi-language:
TR;mso-fareast-language:JA;mso-bidi-language:AR-SA">Eşi Sabiha Derviş Sertel
gibi, Sel̃ânik’degenc yaşlardan îtibârenMarksizme gönül veren, bu inancla,
bütün ömrünü Sovyetler Birliği Komünist Partisi’ne tâbi –yine aynı Cemâat̃ten
Dr. Şefik Hüsnü Değmer liderliğindeki- Türkiye Komünist Partisi’nin gizli bir
militanı olarak geçiren, “Burjuva (veyâ Millî) Demokratik Devrim” sıfatıyle
Kemalist İhtil̃âl̃i Sosyalist İhtil̃âl̃e geçişte elzem bir merhale olarak gören
ve Komünist militanlara da hep böyle bir stratejik anlayışla Kemalizmesâhib
çıkmalarını telk̆în eden, dîğer taraftan Kemalist Rejimin ilk MatbûâtUmûm
Müdürlerinden ve -“Mutlak Şef”in emri ve tahsîs ettiği imk̃ânlarla- <i>Cumhuriyet</i> gazetesinin Yunus Nadi ve
NebizâdeHamdî’yleberâber üç müessisinden biri olan Mehmet Zekeriya Sertel’in
başmakâlesi: </span>