Mustafa Kemâl'in havradaki resmî cenâze âyini (6)
-----
2022-08-09 00:00:00
<p class="MsoNormal"><b>11
Teşrînisânî 1938 târihli <i>Ulus</i>’taki
tapınış<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">CHP-Devlet’in nâşiriefkârı <i>Ulus</i>’un 8 sayfalık 11 Teşrînisânî 1938 târihli nüshası, Mustafa
Kemâl̃ fevkal̃âde nüshası hâlindeydi; sâdece birinci sayfa, İsmet İnönü’nün
(g̃ûyâ) “Cumhûr Reîsi” “seçilişi” haberiyle kaplıydı. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Gazetenin 2. sayfasındaki makâleler, (ilk üçü Farmason
–birincisi hem Farmason, hem Bilderbergli-, dördüncüsü Sabataî ve PEN Club’cü
olan) Burhan Belge, Hasan-Âli Yücel, Nurettin Artam, Yaşar Nabi Nayır ve N.
A.’nın (?) kaleminden çıkmıştı ve bunların en câlib-i dikkat̃ olanı, (“Millî
Şef” devrinin irfânsız Maârif Vekîli) Hasan-Âli’ye âiddi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>“O, bizim için bir yarı
il̃âhtır.”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Nurdan izi, yüreklerimizde alev alev… Arkasından karanlık
bırakmaksızın batan tek güneş, o oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Göz yaşlarım kararıp kelime, hıçkırıklarım donup cümle
olmalıydı. Fakat onun gönüllerde sönmiyen aksi, gözlerdeki yaşı yıldızlar gibi
parlatıyor, hıçkırıkları duâlar gibi ilâhîleştiriyor. Ölümünden bile heybet,
muhabbet, kudret duyuyoruz ve hayat alıyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Ondan geldik, ona gitmekteyiz. [Krş. Bakare Sûresi: 156]<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Şu anda varlığının bütün fanilikleri yok oldu. Onda tam bir
ebedîlik yaşamıya başlamıştır. Ufkumuzdan her uzaklaşmasında bize bekanın bir
zerresini tattırdı. Ne acı iksir?... Vücudünden kaybettiğini ruhunda kazanarak,
kimseye müyesser olmamış azâmetli bir çekilişle milyonluk bir gönül sahasını
kaplıyan göklere yükseliyor. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“O, bizim için bir yarı ilâhtır. […]<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Bundan sonraki hayatımız, ona bağımızı uzatmak içindir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Onun için doğmuşuz, onun izinde öleceğiz.” (“Güneş battı”)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Burhan Belge: “O, Türk
milletine, asıl öldüğü gün doğdu!”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“…Hemen her görünüşünde canlıyı cansızdan ayırmıya muvaffak
olan ölüm, bu defasında, bunu yapmıya muvaffak olamamıştır. Atatürk, türk
milletine en büyük, en gerçek ve en muhteşem ölçüsünde doğdu ise, öldüğü gün
doğmuştur. Hiç bir gün bu milletin fert zerreleri, Atatürk’ün mânasını,
kudretini ve balını, kara haberi aldıkları dakikada massettikleri kadar
duymamışlar ve emmemişlerdir. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Gerçi tarih, bir çok büyük adamların gelişlerini ve
gidişlerini kaydetmiştir. Fakat hangi büyük adam, Atatürk gibi, Atatürk kadar
ve Atatürk mânasında büyük adamdı? Onun eserini dahi bu hususta şahit
göstermiye lüzum yoktur. Onun ne türlü bir büyük adam olduğunun kâfi delili,
milletine kendini doğurmuş olmanın gururunu ve nefis emniyetini vermiş
olmasıdır.” (“Acının manâsı”)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Nurettin Artam: “Onun
ebedîliğine inanıyoruz!”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“…Ona ne dün öldü, ne de fani idi diyemezsiniz. […]<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Dilimizde ve gönlümüzde o var; onun ebediliğine inanıyoruz. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Türk, her zaman ondan aldığı imanın hızıyla şahlanacak, her
zaman türk, ondan öğrendiği yolda mucizelerini tekrarlıyacaktır. Dünden beri
bekayı ve ebediyeti fethe giden baş kumandanımızdır gene o; ne biz onsuzuz, ne
o, bizsizdir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Etten ve kemikten bir ölü, hayır, ruhtan ve imandan bir
dirinin hatırası önünde eğiliniz, ey o başkumandanın her zaman ve her zaman
kumandasında birer nefer olan millet çocukları…” (Ebedî Atatürk”)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Gazetenin 5. sayfasında münderic bulunan “Büyük Ata’ya”
başlıklı şiirinde de, bilhassa “Toplu İğne” nâmımüsteârıyle yazdığı fıkralarla
meşhûr olan muharrir, şâir, mütercim Artam, vecd içinde haykırıyor:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Koca bir güneşin akşam olmadan,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Dağların ardında sönüşü gibi,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Millete can veren, vatan yaratan<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Tanrının göklere dönüşü gibi,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Ölümün içimde bir yara, Atam.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Derdimi kimlere döküp anlatam! […]<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Bağışla, yanıldım, hayır ölmedin;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Göklerde değilsin, gönüllerdesin;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">‘Soyumun kalbine göçeyim’ dedin.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Gönülden gelecek her zaman sesin.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Her zaman ırkıma büyük Baş Atam,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam.” <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>“N. A.”: “Bayraklaşmış
Mustafa Kemâl̃, ölümsüzdür!”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“N. A.” rumûzuyle yazan muharrire nazaran ise, o, Bayrakla
aynîleşmek sûretiyle ölümsüzleşmiştir:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“O, en geniş mânasiyle bir bayraktı; bayraklar ölmez.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Ve gene hatırla ki:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;
line-height:115%">“Etten ve kandan Mustafa Kemal bizim dizimizde öldü; irade ve
kudretin lifleriyle örülmüş bayrak Atatürk’ün ise biz, her zaman izinde
öleceğiz!” (“Bayrağıma taziyet”) <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-08-11 at 12.24.53.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-08-11 at 12.24.53.jpeg"></span></p><p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center">(<i>Ulus</i>,
11.11.1938, s. 2) <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Sekiz sayfalık Gazetenin bütün
sayfaları, onun hayâtı, şahsıyeti, eseri hakkında taşkın, tahrîfkâr
medhiyelerle dolup taşıyor… <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center">*** </p>