Mustafa Kemâl'in havradaki resmî cenâze âyini (6)

-----

<p class="MsoNormal"><b>11 Teşrînisânî 1938 târihli <i>Ulus</i>’taki tapınış<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">CHP-Devlet’in nâşiriefkârı <i>Ulus</i>’un 8 sayfalık 11 Teşrînisânî 1938 târihli nüshası, Mustafa Kemâl̃ fevkal̃âde nüshası hâlindeydi; sâdece birinci sayfa, İsmet İnönü’nün (g̃ûyâ) “Cumhûr Reîsi” “seçilişi” haberiyle kaplıydı. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Gazetenin 2. sayfasındaki makâleler, (ilk üçü Farmason –birincisi hem Farmason, hem Bilderbergli-, dördüncüsü Sabataî ve PEN Club’cü olan) Burhan Belge, Hasan-Âli Yücel, Nurettin Artam, Yaşar Nabi Nayır ve N. A.’nın (?) kaleminden çıkmıştı ve bunların en câlib-i dikkat̃ olanı, (“Millî Şef” devrinin irfânsız Maârif Vekîli) Hasan-Âli’ye âiddi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>“O, bizim için bir yarı il̃âhtır.”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Nurdan izi, yüreklerimizde alev alev&hellip; Arkasından karanlık bırakmaksızın batan tek güneş, o oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Göz yaşlarım kararıp kelime, hıçkırıklarım donup cümle olmalıydı. Fakat onun gönüllerde sönmiyen aksi, gözlerdeki yaşı yıldızlar gibi parlatıyor, hıçkırıkları duâlar gibi ilâhîleştiriyor. Ölümünden bile heybet, muhabbet, kudret duyuyoruz ve hayat alıyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Ondan geldik, ona gitmekteyiz. [Krş. Bakare Sûresi: 156]<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Şu anda varlığının bütün fanilikleri yok oldu. Onda tam bir ebedîlik yaşamıya başlamıştır. Ufkumuzdan her uzaklaşmasında bize bekanın bir zerresini tattırdı. Ne acı iksir?... Vücudünden kaybettiğini ruhunda kazanarak, kimseye müyesser olmamış azâmetli bir çekilişle milyonluk bir gönül sahasını kaplıyan göklere yükseliyor. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“O, bizim için bir yarı ilâhtır. [&hellip;]<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Bundan sonraki hayatımız, ona bağımızı uzatmak içindir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Onun için doğmuşuz, onun izinde öleceğiz.” (“Güneş battı”)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Burhan Belge: “O, Türk milletine, asıl öldüğü gün doğdu!”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“&hellip;Hemen her görünüşünde canlıyı cansızdan ayırmıya muvaffak olan ölüm, bu defasında, bunu yapmıya muvaffak olamamıştır. Atatürk, türk milletine en büyük, en gerçek ve en muhteşem ölçüsünde doğdu ise, öldüğü gün doğmuştur. Hiç bir gün bu milletin fert zerreleri, Atatürk’ün mânasını, kudretini ve balını, kara haberi aldıkları dakikada massettikleri kadar duymamışlar ve emmemişlerdir. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Gerçi tarih, bir çok büyük adamların gelişlerini ve gidişlerini kaydetmiştir. Fakat hangi büyük adam, Atatürk gibi, Atatürk kadar ve Atatürk mânasında büyük adamdı? Onun eserini dahi bu hususta şahit göstermiye lüzum yoktur. Onun ne türlü bir büyük adam olduğunun kâfi delili, milletine kendini doğurmuş olmanın gururunu ve nefis emniyetini vermiş olmasıdır.” (“Acının manâsı”)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Nurettin Artam: “Onun ebedîliğine inanıyoruz!”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“&hellip;Ona ne dün öldü, ne de fani idi diyemezsiniz. [&hellip;]<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Dilimizde ve gönlümüzde o var; onun ebediliğine inanıyoruz. <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Türk, her zaman ondan aldığı imanın hızıyla şahlanacak, her zaman türk, ondan öğrendiği yolda mucizelerini tekrarlıyacaktır. Dünden beri bekayı ve ebediyeti fethe giden baş kumandanımızdır gene o; ne biz onsuzuz, ne o, bizsizdir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Etten ve kemikten bir ölü, hayır, ruhtan ve imandan bir dirinin hatırası önünde eğiliniz, ey o başkumandanın her zaman ve her zaman kumandasında birer nefer olan millet çocukları&hellip;” (Ebedî Atatürk”)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Gazetenin 5. sayfasında münderic bulunan “Büyük Ata’ya” başlıklı şiirinde de, bilhassa “Toplu İğne” nâmımüsteârıyle yazdığı fıkralarla meşhûr olan muharrir, şâir, mütercim Artam, vecd içinde haykırıyor:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Koca bir güneşin akşam olmadan,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Dağların ardında sönüşü gibi,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Millete can veren, vatan yaratan<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Tanrının göklere dönüşü gibi,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Ölümün içimde bir yara, Atam.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Derdimi kimlere döküp anlatam! [&hellip;]<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Bağışla, yanıldım, hayır ölmedin;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Göklerde değilsin, gönüllerdesin;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">‘Soyumun kalbine göçeyim’ dedin.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Gönülden gelecek her zaman sesin.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Her zaman ırkıma büyük Baş Atam,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam.” <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>“N. A.”: “Bayraklaşmış Mustafa Kemâl̃, ölümsüzdür!”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“N. A.” rumûzuyle yazan muharrire nazaran ise, o, Bayrakla aynîleşmek sûretiyle ölümsüzleşmiştir:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“O, en geniş mânasiyle bir bayraktı; bayraklar ölmez.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Ve gene hatırla ki:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:115%">“Etten ve kandan Mustafa Kemal bizim dizimizde öldü; irade ve kudretin lifleriyle örülmüş bayrak Atatürk’ün ise biz, her zaman izinde öleceğiz!” (“Bayrağıma taziyet”) <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-08-11 at 12.24.53.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-08-11 at 12.24.53.jpeg"></span></p><p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center">(<i>Ulus</i>, 11.11.1938, s. 2)&nbsp; <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph">Sekiz sayfalık Gazetenin bütün sayfaları, onun hayâtı, şahsıyeti, eseri hakkında taşkın, tahrîfkâr medhiyelerle dolup taşıyor&hellip; <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" align="center" style="text-align:center">***&nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>