Mustafa Kemâl'in havradaki resmî cenâze âyini (56)
-----
2022-09-29 00:00:00
<p>8) 1937 Eyl̃ûl̃ünde İnönü
yerine Celâl Bayar’ı getirmesinin esâs sebebi, nefsânîdir. Bu hareketiyle,
ik̆tidâr mekanizmasında fazlaca sivrilen İnönü’nü, onu tamâmen
îtibârsızlaştırmadan, têdîb etmek, asıl ik̆tidâr kaynağının kendisi olduğunu
göstermek istemiştir. Bu tavrı bir tarafa, kendisinin mîrâsını en iyi muhâfaza
edip yaşatacak Devlet adamının İnönü olacağına kânî bulunduğundan, sonuna kadar
onu himâyeye ve ona mâlî yardımda bulunmıya devâm etmiş ve onun kendisine halef
olmasına mânî olacak hiçbir tedbîre tevessül etmemiştir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">9) İntihâî komaya gimeden
evvel, şuûrlu son sözünün “vealeykümüsselâm” olduğu, “Mûtâd Zevât”tan Kılıç
Ali’nin, çok sonradan, Müslümanlığın Kemalist Rejime payanda yapılma
ihtiyâcının şiddetle hissedildiği DP ik̆tidârı devrinde uydurduğu ve bil̃âhare,
1970’lerde, aynı esbâbımûcibeyle, Hasan Rıza Soyak tarafından da tekrâr edilen
bir efsânedir. Hak̆îkat̃te yarı-şuûrlu son sözü “Saat kaç?” olmuştur. Kaldı ki
ömrü İsl̃âm düşmanlığıyle geçmiş birisi, son nefesinde Mü’min olduğunu ik̆râr
etmiş olsa dahi, bunun bir kıymeti olabilir mi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">10) Cesedinin gasledildiğine
dâir hiçbir resmî bilgi veyâ şâyân-ı îtimâd haber yoktur. Bilakis, islâmî inanç
ve usûl̃lerle taban tabana tezâd hâl̃inde, cesedi, hemen bir gün sonra asrî
usûl̃le tahnît edilmiş, dîğer tâbirle, asırlarca bozulmadan kalacak şekilde
mumyalanmış ve kahverengi bir muşambaya sarıldıktan sonra havası boşaltılmış
bir kurşun tâbut içine yerleştirilmiştir. Binâenaleyh ne gasil, ne de tekfîn
bahis mevzûudur. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">11) İsl̃âma inanmadığı onu
yakından tanıyan herkesin mâl̃ûmu olduğu için, ilk ânda bir cenâze namazı
düşünülmedi, salâ da okutulmadı (zâten, “Allâhü Ekber” demeyi bile bizzât o
yasaklamıştı) ve bu sebeble, dînî merâsim, Resmî Cenâze Merâsimi Programı’na
konulmadı. Bunun tâbiyevî bir hatâ olduğunu düşünen Cenâze Merâsimi Kumandanı
Org. Fahrettin Altay’ın îkâz ve ısrârı üzerine, sonradan, Saray’ın Muâyede
Salonunda, Kemalist “Dîn İnk̆il̃âbı” projesinin têsîri altında bulunan ve
dünyevî menfâat̃ sâik̆leriyle hareket eden İslâm Tetkikleri Enstitüsü Müdürü
Prof. Şerefettin Yaltkaya’ya bir “cenâze namazı” kıldırtılmasına karâr verildi.
L̃âkin Yaltkaya’nın kıldırdığı “Öz Türkçe” namaz, isl̃âmî usûl̃e uyulmadığı,
ayrıca muhlisâne niyetle edâ edilmediği için sahîh değildi. Bu namazdan maksad,
sâf Müslümanların gözünü boyamak, ileride, lüzûm hâsıl olduğunda, Kemalist
Propagandanın elini güclendirmekti. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">12) M. Kemâl̃’in tâbutu,
ölümünden 15 sene sonra, cesedi
Anıt-Kabr’e nakledilmek üzere, DP ik̆tidârı devrinde tekrâr açıldığında, yine
isl̃âmî usûl̃lere muvâfık herhangi bir muâmele yapılmadı; tahnît sâdece kısmen
zarâr gördü; cesed, tekrâr tahnîtli olarak tâbuta konulup Anıt-Kabir’de bu
şekilde defnedildi. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">13) M. Kemâl̃ ve Kemalizm
ile Yahûdi Âlemi arasında fevkal̃âde yakın münâsebetler bahis mevzûudur. Bu
münâsebetler, müşârünileyhin sağlığında olduğu gibi bugün de aynı minvâl̃ üzere
devâm etmektedir. M. Kemâl ve Kemalizm, Yahûdi Âlemine pek teveccühkâr
davranmış, bu meyânda Siyonizme de büyük hizmetlerde bulunmuş, Yahûdi Âlemi de
Kemalizme yine pek büyük teveccühle mukâbele etmiştir (ve etmektedir).
Müşârünileyhi kendinden biri sayma derecesinde…
<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p><p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-09-28 at 14.13.49.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-09-28 at 14.13.49.jpeg" style="width: 756px;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt">13 Ocak 1939’da, Pâris
Berit Şalom Sefarad Havrası’nda Mustafa Kemâl̃ için icrâ edilen Mûsevî cenâze
âyininden bir başka intibâ: 800 civârında iştirâk̃ciden müteşekkil cemâat̃,
Pâris Sefarad Cemâatĩ Hahambaşısı ve Cihânşümûl Sefarad Cemâatleri İttihâdı
Reîs Muâvini Dr. Nissim Joseph Ovadia’nın Müteveffâ hakkındaki cenâze nutkunu
dinliyor… Ön sırada, Pâris Büyük Elçisi Suad Davaz’ı (dolayısıyle “Millî Şef”i)
temsîlen orada hazır bulunan Şevket Utkuman ve Leon Mandil… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%">*** <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">14) Kemalist ricâl̃, “Ebedî
Şef”leri için, câmide, sâfderûn Müslümanların iştirâk̃iyle olsun, hiç olmazsa
şeklen sahîh bir cenâze namazı kıldırılması fikrine kat’iyen îtibâr etmedi.
Hâlbuki müşârünileyhin ölümünden iki ay sonra, 13 Ocak 1939 günü öğleden sonra,
onun için, Pâris’deki Berit Şalom Sefarad Havrası’nda, “Millî Şef”in, Başvekîl
Celâl Bayar’ın, Hâriciye Vekîli Şükrü Saraçoğlu’nun tâlimatıyle ve Pâris Büyük
Elçiliği ve Başkonsolosluğu vâsıtasıyle “Kemalist Türkiye”nin resmen temsîl
edildiği bir Mûsevî Cenâze Âyini icrâ edildi. Cenâze âyinine, Hahambaşı Dr.
Nissim Joseph Ovadia’nın şahsında bütün Sefarad Âlemi, Pâris Hahambaşısı Julien
Weill’in şahsında bütün Aşkenaz Âlemi, ayrıca Yugoslavya Hahambaşısı Dr. İsaac
Alcalay’ın, Fransa’daki muhtelif Yahûdi teşkîlâtlarının şahsında bütün Yahûdi
Âlemi iştirâk̃ etmiş oldu. Bu vâkıa hakkında bizim herhangi bir yorum
yapmamıza, hüküm serdetmemize ihtiyâc yoktur. Hiç şüphesiz, okurlarımızın
ferâseti, bu vâkıanın derin mânâsını idrâke kâfîdir…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>