Mustafa Kemâl'in havradaki resmî cenâze âyini (55)
-----
2022-09-28 00:00:00
<p><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-09-27 at 15.50.38.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-09-27 at 15.50.38.jpeg"></span></p><p>(<a href="http://paris.bk.mfa.gov.tr/Mission/MissionChiefHistory">http://paris.bk.mfa.gov.tr/Mission/MissionChiefHistory</a>; 26.7.2022)</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal">Mustafa Kemâl̃ için Pâris
Berit Şalom Sefarad Havrası’nda icrâ edilen cenâze âyininde Kemalist Rejimi
temsîl edenlerden Başkonsolos Dürrü Mazhar Payzin… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%">*** <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">“Türkiye’nin Dresden eski
Fahrî Konsolosu Ziyâ Bey” hakkında fazladan bir bilgi toplıyamadık. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">Yanına 20 “Türk” talebesi
alarak Mustafa Kemâl̃ için icrâ edilen Mûsevî cenâze âyinine iştirâk̃ eden
Pâris Talebe Müfettişi (ve Kültür Ataşesi) Hüseyin Avni Başman ise (1887-1965),
bil̃âhare DP İzmir Milletvekîli seçilmiş ve ilk DP Hük̃ûmetinde, kısa bir
müddet Maârif Vekîlliği yapmış, -bil̃âhare ihtil̃âl̃cilerin saflarında yer
almış olmalı ki- meş’ûm 27 Mayıs 1960 İhtil̃âl̃inden sonra, Millî Birlik
Komitesi adına Kurucu Meclis Âzâlığına getirilmiştir. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p>
<p class="MsoNormal"><v:shapetype id="_x0000_t75" coordsize="21600,21600" o:spt="75" o:preferrelative="t" path="m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe" filled="f" stroked="f">
<v:stroke joinstyle="miter">
<v:formulas>
<v:f eqn="if lineDrawn pixelLineWidth 0">
<v:f eqn="sum @0 1 0">
<v:f eqn="sum 0 0 @1">
<v:f eqn="prod @2 1 2">
<v:f eqn="prod @3 21600 pixelWidth">
<v:f eqn="prod @3 21600 pixelHeight">
<v:f eqn="sum @0 0 1">
<v:f eqn="prod @6 1 2">
<v:f eqn="prod @7 21600 pixelWidth">
<v:f eqn="sum @8 21600 0">
<v:f eqn="prod @7 21600 pixelHeight">
<v:f eqn="sum @10 21600 0">
</v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:formulas>
<v:path o:extrusionok="f" gradientshapeok="t" o:connecttype="rect">
<o:lock v:ext="edit" aspectratio="t">
</o:lock></v:path></v:stroke></v:shapetype><v:shape id="Resim_x0020_31" o:spid="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75" style="width:301.5pt;height:423.75pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square">
<v:imagedata src="file:///C:\Users\USER\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.png" o:title="" croptop="6318f" cropbottom="5823f" cropleft="22078f" cropright="22076f">
</v:imagedata></v:shape><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-09-27 at 15.50.38 (1).jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-09-27 at 15.50.38 (1).jpeg"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal">“Kemalist Türkiye”yi bu
profildeki insanlar yoğurdu… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%">*** <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b> “Mustafa Kemâl̃’in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesi”
başlıklı vâsi araştırmamızın Netîce Faslı</b><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">Mustafa Kemâl̃’in hastalığı,
ölümü ve cenâzesi hakkında sırf hak̆îkat̃e ulaşma cehd ve azmiyle yürüttüğümüz
vâsi araştırmada, birçok târihî hak̆îkat̃i gün ışığına çıkarmıya muvaffak
olduk. Bunlardan belli başlılarını aşağıda sıralıyoruz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">1) M. Kemâl̃’in yakalandığı
ölümcül hastalık, “al̃kolik siroz”dur. İsminden de anlaşılacağı vechiyle,
başlıca müsebbibi, alkolizmdir. Müşârünileyhin gayr-i mazbût hayât tarzı,
“eğlence” düşkünlüğü, sigara tiryakiliği gibi hâl̃ler de ikinci dereceden
âmillerdir. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">2) İlk “al̃kolik siroz”
teşhîsi, 22 veyâ 23 Ocak 1938’de, Yalova Kaplıcaları’nda, Prof. Dr. Nihad Reşad
Belger tarafından konuldu ve teşhîs, bu tabîb tarafından, hemen kendisine de
bildirildi. O esnâda, hastalık henüz başlangıc safhasındaydı ve hasta, hekim
tavsıyelerine uysa, ömrünü uzatmış
olacaktı. Yâni teşhîsde gecikildiği iddiâsı, tamâmen mesnedsizdir. Sonraki
müteaddid tıbbî müşâverelerde de aynı teşhîs têyîd olundu, her sefer netîce
kendisine bildirildi ve bu teşhîse muvâfık tavsıyelerde bulunuldu. Tedâvisinin
esâsı, içki ve sigarayı bırakması, mazbût hayât tarzına uyması ve istirâhat̃
etmesiydi. Dîğer tâbirle, hastalık, ameliyat veyâ il̃âcla tedâvî edilemezdi.
Hasta, tamâmen iyileşemese dahi, ömrünün uzaması, kendi elinde idi; kendi
irâdesine kalmıştı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">3) Hastanın tedâvisinde
herhangi bir ihmâl̃ yâhud hatâ kat’iyen bahis mevzûu olamazdı; zîrâ tedâvî, o
devrin tıb bilgisi dâhilinde, Türkiye’nin ve dünyânın en mütehassıs tabîbleri
tarafından tesbît edilmişti ve yine hastanın yanından nöbetleşe hiç ayrılmıyan
onlar tarafından tâk̆îb edilmekteydi. Kezâ Devletin bütün imk̃ânları da hep
onun tedâvîsi için seferber edilmişti. Hasta, tam mânâsıyle, başka hiçbir
vatandaşa müyesser olmıyacak bir imtiyâzlı muâmelesi görüyordu. Dîğer taraftan,
müdâvî tabîblerinden üçünün de ileri derecede Mason olması, onlardan şüpheyi
mûcib olamaz; bilakis “Tek Adam”ın Masonluğa olan büyük teveccühüne ve
sadâkat̃ine delâlet eder. Ayrıca, etrâfından hiç ayrılmıyan (“Mûtâd Zevât”) ve
kendisine bir velînîmetten de öte bir mâbûd derecesinde tâzîm gösteren yârânı,
herhangi bir yanlış tedâvîye veyâ ihmâl̃e aslâ imk̃ân vermezlerdi. Kaldı ki
fazladan, hastalığı tâk̆îb eden dört kişilik bir de müşâvir tabîb hey’eti
mevcûd idi. Avrupa’dan dâvet edilen, hastalık ve tedâvîsi için 1938 Martından
îtibâren kendisiyle fâsılasız irtibât hâlinde bulunulan Prof. Dr. Noël
Fiessinger, bu hastalık sâhasında, dünyânın en ehil tabîblerinden biriydi.
Üstelik Almanya ve Avusturya’dan dâvet edilen Prof. Von Bergman ve Prof. Eppinger
dahi hep aynı tedâvi usûl̃ünde mutâbık kalmışlardı. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">4) O, her çeşit tıbbî imk̃ân
seferber edilerek, kendisine rağmen, ömrü uzatılan bir hastaydı… Hastanın daha
uzun yaşatılamamasının sebebi, kendisinin, iptil̃âlarından ve gayr-i mazbût
hayât tarzından vaz geçemiyerek sık sık hekim tavsıyelerini ihl̃âl̃ etmesi, bu
tavsıyelere az-çok uyduğu zamân ise, artık hastalığın iyice ilerlemiş
olmasıdır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">5) Ölümcül hastalık devresi,
zamân zamân tahammülfersâ dercede ıztırâblı olmuş, hastayı canından bezdirmiş
ve hasta da, bu hâl̃lerde, umûmiyetle her beşerde gözleneceği üzere, ciddî zaaf
davranışları içinde olmuştur. Hil̃âf-ı hak̆îkat̃ olarak hastanın bu hâl̃lerde
dahi eşsiz bir kahraman gibi davrandığını iddiâ etmek yerine, bunları insâfla
değerlendirip anlayışla karşılamak l̃âzım gelir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:1.0cm;line-height:115%">6) Türkiye’nin ve dünyânın
en yüksek tıbbî otoriteleri tarafından ve o devrin şartları muvâcehesinde her
çeşit tıbbî imk̃ân seferber edilerek tedâvî edilen, etrâfında kuş uçurtmıyan
bir yâran ve muhâfız topluluğu tarafından korunan, Başvekîl Celâl Bayar gibi
“Ebedî Şef”lerine bir perestiş hâletirûhiyesiyle bağlı resmî ricâl̃in mütemâdî
müşâhede ve ihtimâmları altında bulunan Mustafa Kemâl̃’in zehirlenerek
öldürüldüğü veyâ yanlış tedâvî yüzünden öldüğü gibi iddiâlar, ya sûiniyet, ya
câhillik, ya da ahmaklık mahsûl̃üdür. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">7) Ölümcül hastalık
devresini îmânlı bir Müslüman gibi geçirmemiş, onda, bu gibi hâl̃lerde bir
Mü’minde görülen hiçbir davranışa tesâdüf edilmemiştir. Şöyle ki: Ölümünün çok
yaklaştığını anladıktan sonra, hattâ son günlerinde dahi, Allâh’a yöneldiği,
Allâh’a duâ ettiği, günâhlarına nâdim olarak tövbe-istiğfâr ettiği, Kur’ân-ı
Kerîm kırâat̃ ettiği yâhud ettirdiği, başta içki olmak üzere müptel̃âsı olduğu
menhiyâttan Hesâb Gününün korkusuyle vaz geçtiği, etrâfından hel̃âl̃lik
istediği, bir İsl̃âm âliminden telk̆în ricâ ettiği gözlenmemiştir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>