Mustafa Kemâl'in havradaki resmî cenâze âyini (43)

-----

<p>Dînî planda cüz’î farklardan bahsediliyor: Âyinlerin icrâsı, Îbrânîce duâların tel̃âffuz ve nağmesi, duâların tertîbi, L̃adinoca duâlar, bâzı dînî kâidelerin tatbîk̆i ile al̃âkalı farklar gibi&hellip; Bittabi, bir de ayrı havralara sâhib olmaları&hellip;</p> <p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt">Kültür planında ise evvel̃â bir dil farkı dikkat̃i çekiyor: Aşkenazlar, “Yidişçe” denilen Almanca temelli bir dil (Yahûdi Almancası) geliştirdikleri gibi, Sefaradlar da (Saray dili Kastillanca temelli) L̃adinoca veyâ Yahûdi İspanyolcası denilen bir dil konuşuyorlardı. “L̃adinoca” tâbiri, İbrânîceden Kastillancaya harfiyen yapılan tercümelerin dili için kullanılıyor. “Yahûdi İspanyolcası” (“Cüdezmo”, “Yahûdice”) ise, konuşulan ve tek̃âmül eden canlı dil&hellip; Konuşulduğu her memleketin dilinden bâzı unsurlar almış. Kelime hazînesinin -Alliance İsraélite’in têsîriyle- %20’sini Fransızcadan ve -beş asırlık berâberlik sebebiyle- %15’ini Türkçeden ik̆tibâs etmiş. 20. asra kadar basılmış 5-6 bin kitabın, Osmanlı İdâresi altında neşredilen 300 kadar gazete ve mecmûanın, yüzlerce tiyatro oyununun dili olan “Yahûdice”, gayet iyi işlenmiş ve el’ân dünyânın pek çok üniversitesinde tedk̆îk̆ edilen, öğretilen bir dil&hellip; (Prof. Haïm Vidal Séphiha, “Le Judéo-espagnol”; <a href="http://michel.azaria.free.fr/Histoire.htm">http://michel.azaria.free.fr/Histoire.htm</a> ; 23.9.2017) <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">&nbsp;Sefaradlar ile Aşkenazlar arasındaki bu “mahâl̃lî dil” (“<i>langue vernaculaire</i>”) ayrılığına rağmen, hem İbrânîce her iki topluluğun ortak dîn dili olmuş, hem de her iki topluluk&nbsp; yaşadıkları memleketin dilini konuşmuşlar, birbirleriyle bu memleket diliyle anlaşmışlardır. Zâten her Yahûdi, çocukluğundan îtibâren birkaç dil öğrenerek yetiştiği için, bu mezîyet, eskiden beri, hem kendi aralarında, hem “Goyim”le anlaşmalarında kolaylık sağlıyor.&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">Dilden mâadâ, her iki topluluğun edebiyâtlarında, mûsık̆îlerinde, şarkılarında, yemeklerinde, kıyâfetlerinde de farklılıklar mevcûd; daha doğrusu mevcûd idi&hellip; Çünki günümüz dünyâsının şartlarında ve İsrâil’deki berâberlik sebebiyle iki topluluk giderek birbiriyle kaynaşıyor ve farklılıklar târihte kalıyor. Yine de, (Yahûdi Dünyâsında ve İsrâil’de baskın unsur olan) Aşkenaz hüviyeti de, Sefarad hüviyeti de büsbütün kaybolmuş değil. Hattâ, Prof. Séphiha’ya göre, günümüzde bir Sefarad “yeniden doğuş”undan dahi bahsedilebilir&hellip; (Séphiha, mezk̃ûr makalesinde, günümüzde Yahûdi İspanyolcası konuşan 400 bin civârında Yahûdinin mevcûd olduğunu ve bunların 300 bininin İsrâil’de yaşadığını tahmîn ediyor.) <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Alliance İsraélite Universelle ve Sefarad Âlemi<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">1860’da Pâris’te têsîs edilen Alliance İsraélite Universelle (Cihânşümûl Yahûdi İttifâkı)’nın başlıca hedef kitlesi, Osmanlı Devleti’nde ve Şimâlî Afrika’da yaşıyan Sefaradlardı. Bu teşkîl̃ât kısa zamânda yüzden fazla mekteb açarak Şark Yahûdilerinin uyanışını sağlamış, onlara Avrupa seviyesinde eğitim vererek sür’at̃le cem’iyetin îtibârlı mesleklerini kazanmalarının ve kilit mevk̆ilere gelmelerinin yolunu açmış ve onları Siyonizmin emelleri istikametinde seferber etmiye muvaffak olmuştur. Ayrıca, Alliance mektebleri sâyesinde, Sefaradların belki tamâmı, Fransızcayı vâsıta dil (“<i>langue véhiculaire</i>”) olarak benimsemiş, hattâ birçoğu İtalyanca, Almanca ve İngilizce gibi başka Avrupa dilleri de öğrenmiş, ileri seviyedeki tahsîllerine, aralarındaki kuvvetli tesânüde ve fevkal̃âde teşkîl̃âtlı cemâat̃ yapılarına ilâve olarak bu diller sâyesinde de Müslüman Osmanlı vatandaşlarına üstünlük sağlamışlardır. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Osmanlı’dan Sefarad göçü<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">Osmanlı’nın dağılmasından sonra, Sefaradların büyük bir kısmı Filistin’e ve Avrupa’ya (bilhassa –Fransızca bilmeleri ve Fransız kültürünün têsîri altında kalmaları sebebiyle- Fransa’ya) hicret ettiler. Bir kısmı da Amerika kıt’asına yayıldı&hellip; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:115%">&nbsp;</p> <p class="MsoNormal" style="line-height:115%">&nbsp;</p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-09-15 at 10.35.58.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-09-15 at 10.35.58.jpeg"></span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal">(Yukarıdan aşağıya doğru) resim 1: 1860’da Pâris’de têsîs edilen Cihânşümûl̃ Yahûdi İttifâkı’nın aynı şehirdeki merkezi; resim 2: “Edirne Hâtırası: C.Y.İ’nın Erkek Çocuk Mektebi”; resim 3: Cihânşümûl Yahûdi İttifâkı’nın 150. seneidevriyesi münâsebetiyle <i>Şalom </i>gazetesi tarafından neşredilen kitab: <i>150 Yıldır Eğitim İçin Savaşan Bir Kurum: Alliance Israélite Universelle</i> (2010, 120 s.)&hellip; Hak̆îkat̃te, Osmanlı’nın ve Şimâlî Afrika’nın Sefarad Yahûdilerine Avrupa seviyesinde tahsîl yaptırarak bulundukları memlekette güzîde ve nüfûzlu bir cemâat̃ hâl̃ine gelmeleri, bununla berâber, onlara Siyonizm ve ihtil̃âl̃cilik aşılıyarak hem Filistin’de İsrâil Devleti’nin têsîsi, hem de Osmanlı Devleti’nin tasfiye edilip yerine L̃aik, totaliter bir Devlet kurulması emellerini güden ve bunlarda da tam muvaffak̆iyet gösteren bir teşkîl̃ât&hellip; (Alliance’ın Siyonist faâliyetleri hakkında <i>Yeni Söz</i>, 24-25.4.2019/214-215’e, ihtil̃âl̃ci faâliyetleri hakkında <i>Yeni Söz</i>, 15.5.2019/235’e mürâcaat)<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal">***<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal">&nbsp;</p> <p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Cihânşümûl̃ Sefarad Yahûdileri İttihâdı<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">1923 Carlsbad Siyonist Kongresi’nde, Sefarad murahhaslar, bütün Sefaradlar arasında irtibâtı têmîn edecek bir Konfederasyon fikrini ortaya atmışlar, bu fikir revâc bulmuş, 1925’te bir Cihânşümûl̃ Sefarad Yahûdileri Kongresi akdedilmiş ve bu Kongreye iştirâk̃ eden -15 farklı memlekete mensûb- 62 murahhas, Cihânşümûl̃ Sefarad Yahûdileri Konfederasyonu’nu (“<i>Confédération universelle des Juifs Sépharadim</i>”) têsîs etmiştir. (“Konfederasyon” ismi, 1930’lu senelerin ortalarında, “<i>Union</i> –İttihâd-” olarak değiştirilmiştir.)&nbsp; <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">20. asır başlarında, 50 bin kadar Sefarad, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Fransa’ya hicret etmişti ve geriye kalan Sefarad nüfûsunun mühim bir kısmı da Fransız sömürge, manda ve himâye idâreleri altında yaşıyordu. Bu âmile bir de Fransızca ve Fransız kültürünün têsîri eklenince, Konfederasyon, kendine merkez olarak Pâris’i seçmiş, 1932’de Konfederasyon’un Pâris ve Kudüs’te birer İcrâ Komitesi teşkîl edilmişti. <o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">Pâris’teki Merkez İcrâ Komitesi şu 12 Âzâdan müteşekkildi: Moïse D. De Piccioto (Reîs), Dr. Nissim Joseph Ovadia (Pâris Sefarad Dînî Cem’iyeti Hahambaşısı, Reîs Muâvini), Salvator Abravanel (Reîs Muâvini), Maurice Messaca (Avukat, Umûmî K̃âtib), Victor Penso (Muhâsib), Ovadia Camhy (<i>Menorah</i> mecmûası müessisi ve <i>Le Judaïsme Sépharadi</i> mecmûası Neşriyât Müdürü), William Oualid (Hukûk Fakültesi’nde Profesör), A.-H. Navon (Şark Mûsevî Muallim Mektebi Müdürü), Moïse Florentin, Salomon Shahmoon, Henri Andjel ve Albert Tubi.<o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:115%">&nbsp;</p> <p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>