Mustafa Kemâl'in havradaki resmî cenâze âyini (43)
-----
2022-09-16 00:00:00
<p>Dînî planda cüz’î farklardan bahsediliyor: Âyinlerin
icrâsı, Îbrânîce duâların tel̃âffuz ve nağmesi, duâların tertîbi, L̃adinoca
duâlar, bâzı dînî kâidelerin tatbîk̆i ile al̃âkalı farklar gibi… Bittabi, bir
de ayrı havralara sâhib olmaları…</p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt">Kültür planında ise evvel̃â bir dil farkı dikkat̃i
çekiyor: Aşkenazlar, “Yidişçe” denilen Almanca temelli bir dil (Yahûdi
Almancası) geliştirdikleri gibi, Sefaradlar da (Saray dili Kastillanca temelli)
L̃adinoca veyâ Yahûdi İspanyolcası denilen bir dil konuşuyorlardı. “L̃adinoca”
tâbiri, İbrânîceden Kastillancaya harfiyen yapılan tercümelerin dili için
kullanılıyor. “Yahûdi İspanyolcası” (“Cüdezmo”, “Yahûdice”) ise, konuşulan ve
tek̃âmül eden canlı dil… Konuşulduğu her memleketin dilinden bâzı unsurlar
almış. Kelime hazînesinin -Alliance İsraélite’in têsîriyle- %20’sini
Fransızcadan ve -beş asırlık berâberlik sebebiyle- %15’ini Türkçeden ik̆tibâs
etmiş. 20. asra kadar basılmış 5-6 bin kitabın, Osmanlı İdâresi altında
neşredilen 300 kadar gazete ve mecmûanın, yüzlerce tiyatro oyununun dili olan
“Yahûdice”, gayet iyi işlenmiş ve el’ân dünyânın pek çok üniversitesinde
tedk̆îk̆ edilen, öğretilen bir dil… (Prof. Haïm Vidal Séphiha, “Le
Judéo-espagnol”; <a href="http://michel.azaria.free.fr/Histoire.htm">http://michel.azaria.free.fr/Histoire.htm</a> ; 23.9.2017) <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%"> Sefaradlar ile Aşkenazlar arasındaki bu
“mahâl̃lî dil” (“<i>langue vernaculaire</i>”)
ayrılığına rağmen, hem İbrânîce her iki topluluğun ortak dîn dili olmuş, hem de
her iki topluluk yaşadıkları memleketin
dilini konuşmuşlar, birbirleriyle bu memleket diliyle anlaşmışlardır. Zâten her
Yahûdi, çocukluğundan îtibâren birkaç dil öğrenerek yetiştiği için, bu mezîyet,
eskiden beri, hem kendi aralarında, hem “Goyim”le anlaşmalarında kolaylık
sağlıyor. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">Dilden mâadâ, her iki topluluğun
edebiyâtlarında, mûsık̆îlerinde, şarkılarında, yemeklerinde, kıyâfetlerinde de
farklılıklar mevcûd; daha doğrusu mevcûd idi… Çünki günümüz dünyâsının
şartlarında ve İsrâil’deki berâberlik sebebiyle iki topluluk giderek birbiriyle
kaynaşıyor ve farklılıklar târihte kalıyor. Yine de, (Yahûdi Dünyâsında ve
İsrâil’de baskın unsur olan) Aşkenaz hüviyeti de, Sefarad hüviyeti de büsbütün
kaybolmuş değil. Hattâ, Prof. Séphiha’ya göre, günümüzde bir Sefarad “yeniden
doğuş”undan dahi bahsedilebilir… (Séphiha, mezk̃ûr makalesinde, günümüzde
Yahûdi İspanyolcası konuşan 400 bin civârında Yahûdinin mevcûd olduğunu ve
bunların 300 bininin İsrâil’de yaşadığını tahmîn ediyor.) <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Alliance İsraélite
Universelle ve Sefarad Âlemi<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">1860’da Pâris’te têsîs
edilen Alliance İsraélite Universelle (Cihânşümûl Yahûdi İttifâkı)’nın başlıca
hedef kitlesi, Osmanlı Devleti’nde ve Şimâlî Afrika’da yaşıyan Sefaradlardı. Bu
teşkîl̃ât kısa zamânda yüzden fazla mekteb açarak Şark Yahûdilerinin uyanışını
sağlamış, onlara Avrupa seviyesinde eğitim vererek sür’at̃le cem’iyetin
îtibârlı mesleklerini kazanmalarının ve kilit mevk̆ilere gelmelerinin yolunu
açmış ve onları Siyonizmin emelleri istikametinde seferber etmiye muvaffak
olmuştur. Ayrıca, Alliance mektebleri sâyesinde, Sefaradların belki tamâmı,
Fransızcayı vâsıta dil (“<i>langue
véhiculaire</i>”) olarak benimsemiş, hattâ birçoğu İtalyanca, Almanca ve
İngilizce gibi başka Avrupa dilleri de öğrenmiş, ileri seviyedeki tahsîllerine,
aralarındaki kuvvetli tesânüde ve fevkal̃âde teşkîl̃âtlı cemâat̃ yapılarına
ilâve olarak bu diller sâyesinde de Müslüman Osmanlı vatandaşlarına üstünlük
sağlamışlardır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Osmanlı’dan Sefarad
göçü<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">Osmanlı’nın dağılmasından
sonra, Sefaradların büyük bir kısmı Filistin’e ve Avrupa’ya (bilhassa
–Fransızca bilmeleri ve Fransız kültürünün têsîri altında kalmaları sebebiyle-
Fransa’ya) hicret ettiler. Bir kısmı da Amerika kıt’asına yayıldı… <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"><span><img src="https://www.yenisoz.com.tr/uploads//WhatsApp Image 2022-09-15 at 10.35.58.jpeg" alt="WhatsApp Image 2022-09-15 at 10.35.58.jpeg"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal">(Yukarıdan aşağıya doğru)
resim 1: 1860’da Pâris’de têsîs edilen Cihânşümûl̃ Yahûdi İttifâkı’nın aynı
şehirdeki merkezi; resim 2: “Edirne Hâtırası: C.Y.İ’nın Erkek Çocuk Mektebi”;
resim 3: Cihânşümûl Yahûdi İttifâkı’nın 150. seneidevriyesi münâsebetiyle <i>Şalom </i>gazetesi tarafından neşredilen
kitab: <i>150 Yıldır Eğitim İçin Savaşan Bir
Kurum: Alliance Israélite Universelle</i> (2010, 120 s.)… Hak̆îkat̃te,
Osmanlı’nın ve Şimâlî Afrika’nın Sefarad Yahûdilerine Avrupa seviyesinde tahsîl
yaptırarak bulundukları memlekette güzîde ve nüfûzlu bir cemâat̃ hâl̃ine
gelmeleri, bununla berâber, onlara Siyonizm ve ihtil̃âl̃cilik aşılıyarak hem
Filistin’de İsrâil Devleti’nin têsîsi, hem de Osmanlı Devleti’nin tasfiye
edilip yerine L̃aik, totaliter bir Devlet kurulması emellerini güden ve
bunlarda da tam muvaffak̆iyet gösteren bir teşkîl̃ât… (Alliance’ın Siyonist
faâliyetleri hakkında <i>Yeni Söz</i>,
24-25.4.2019/214-215’e, ihtil̃âl̃ci faâliyetleri hakkında <i>Yeni Söz</i>, 15.5.2019/235’e mürâcaat)<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal">***<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height:
normal"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"><b>Cihânşümûl̃ Sefarad
Yahûdileri İttihâdı<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">1923 Carlsbad Siyonist
Kongresi’nde, Sefarad murahhaslar, bütün Sefaradlar arasında irtibâtı têmîn
edecek bir Konfederasyon fikrini ortaya atmışlar, bu fikir revâc bulmuş,
1925’te bir Cihânşümûl̃ Sefarad Yahûdileri Kongresi akdedilmiş ve bu Kongreye
iştirâk̃ eden -15 farklı memlekete mensûb- 62 murahhas, Cihânşümûl̃ Sefarad
Yahûdileri Konfederasyonu’nu (“<i>Confédération
universelle des Juifs Sépharadim</i>”) têsîs etmiştir. (“Konfederasyon” ismi,
1930’lu senelerin ortalarında, “<i>Union</i>
–İttihâd-” olarak değiştirilmiştir.) <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">20. asır başlarında, 50 bin
kadar Sefarad, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Fransa’ya hicret etmişti ve geriye
kalan Sefarad nüfûsunun mühim bir kısmı da Fransız sömürge, manda ve himâye
idâreleri altında yaşıyordu. Bu âmile bir de Fransızca ve Fransız kültürünün
têsîri eklenince, Konfederasyon, kendine merkez olarak Pâris’i seçmiş, 1932’de
Konfederasyon’un Pâris ve Kudüs’te birer İcrâ Komitesi teşkîl edilmişti. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:14.2pt;line-height:115%">Pâris’teki Merkez İcrâ
Komitesi şu 12 Âzâdan müteşekkildi: Moïse D. De Piccioto (Reîs), Dr. Nissim
Joseph Ovadia (Pâris Sefarad Dînî Cem’iyeti Hahambaşısı, Reîs Muâvini),
Salvator Abravanel (Reîs Muâvini), Maurice Messaca (Avukat, Umûmî K̃âtib),
Victor Penso (Muhâsib), Ovadia Camhy (<i>Menorah</i>
mecmûası müessisi ve <i>Le Judaïsme
Sépharadi</i> mecmûası Neşriyât Müdürü), William Oualid (Hukûk Fakültesi’nde
Profesör), A.-H. Navon (Şark Mûsevî Muallim Mektebi Müdürü), Moïse Florentin,
Salomon Shahmoon, Henri Andjel ve Albert Tubi.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:115%"> </p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>