Mustafa Kemâl'in ismi nîçin loca matrikülünde yok? -8
1940'lı, hattâ 30'lu senelerden beri tartışılan, daha doğrusu tartışılmaktan ziyâde istismâr edilen bir mes'ele:
Mustafa Kemâl'in nazarında Masonluk muzır bir cereyân mıydı? Böyle olduğu için, Mason Localarını kapattı mı? Binâenaleyh Kemalizm ile Masonluğun birbirine zıd iki ideoloji, dahası, Masonluk-Yahûdilik münâsebetini dikkate alarak, Kemalizmin Yahûdi aleyhdârı olduğuna hükmedilebilir mi?
Bu mes'eleyi, vesîka ve delîllere istinâden, ilk def'a bundan 40 sene evvel ele almış ve aydınlığa kavuşturmuştuk. Bilâhare, yeni vesîkaların ışığı altında, mes'ele üzerinde birkaç def'a daha durduk. Buna rağmen, mes'ele, efkârıumûmiyede, mürekkep akıtmaya, nefes harcatmaya devâm etti. Devâm etti, çünki asıl derd, umûmiyetle, hakîkate ulaşmak değil, mes'eleyi şu veyâ bu maksadla kullanmaktı. Bizim bütünüyle vesîka ve delîllere müstenid neşriyâtımızın görmezlikten gelinmesinin başlıca sebebi de bu tavır olsa gerek…
Londra ve Pâris Obediyanslarına tâbî Localar
Bu meyânda, 16 Aralık 1956'da, Mason teşkîlâtının İstanbul lokalinde, “bütün Türkiye Remzî Mahfilleri mümessillerinin iştirakile toplanan konvanda”, Türkiye Büyük Locası'nın têsîsi karârlaştırılmış, 1950-1960 seneleri zarfında Başvekâlet Müsteşârı olan Ahmet Salih Korur (1905-1982) Üstâd-ı Âzam intihâb edilmiş ve Büyük Loca, yukarıdaki târihten evvel, Eylûl 1956'da, Dâhiliye Vekâletine vâkî mürâcaat üzerine, Türkiye Masonları Büyük Locası Derneği ünvâniyle resmen tescîl edilmiştir. (Apak 1958: 207, 216)
Yukarıda da tasrîh ettiğimiz gibi, Büyük Loca (sonradan aldığı isimle Türkiye Hür ve Kabûl Edilmiş Masonlar Büyük Locası) da, 1962'de İskoçya Büyük Locası tarafından yapılan “tekrîs (consécration)” (bir nevi vaftîz) âyinini tâkîben, 1970'de İngiltere Müttehid Büyük Locası tarafından tanındıktan sonra, Londra Obediyansı ve ona tâbî bütün Büyük Localar nezdinde “muntazam (régulier)” olmuştur. (http://web.archive.org/web/20060425132405/http://mason.org.tr/turkiye.htm) (17.9.2013) Bu meyânda, 1965'de, Üstâd-ı Âzam Enver Necdet Egeran tarafından, Süleyman Demirel'in Mason olmadığına dâir sahte bir vesîka tanzîm edilmesinin doğurduğu çalkantıların tahrîkiyle, fakat esâs îtibâriyle dünyâda Masonluğun başlıca iki cereyân hâlinde bölünüşüne muvâzî olarak, Türkiye'de de Masonluk bölünmüş ve mezkûr Büyük Loca yanında, Pâris Obediyansına tâbî olarak, Türkiye Büyük Mason Mahfili ismi altında, o günki Yüksek Şûrâ Masonlarının ekseriyetinin teşkîl ettiği ayrı bir Loca kurulmuş, bu Loca, bilâhare Özgür Masonlar Büyük Locası (Grande Loge Libérale de Turquie) ünvânını benimsemiştir. (Mason câmiasındaki Demirel Vak'ası ve onu tâkîb eden bölünme, tamâmen dâhilî Mason vesîkalarına istinâden kaleme aldığımız Süleyman Demirel veyâ Yalan Üzerine Kurulu Bir Politik Hayat kitabımızın -Ankara: Hakîkati Arayış Neşriyâtı, 1990, 13x19,5 cm, 315 s.- mevzûudur. İstidrâden şu husûsu da tavzîh etmiş olalım: Kemalist Uydurma Dilin fanatik tarafdârı olan bu Loca, uydurma “Özgür” kelimesini, Fransızca “libéral” karşılığı kullanıyor. Türkçede –gür diye bir türetme eki olmadığı gibi, birleşik kelime olarak düşünüldüğünde de saçma olan bu barbarca kelime, Kemalist Resmî Dilde, üstelik, hem “hür”, hem de “serbest” mukabili olarak kullanılmaktadır. Târihî Türkçenin bu üç kelimesi –liberal, hür, serbest-, farklı mefhûmları ifâde ederler; müterâdif değildirler. Sapkın ideolojilerinin târihî Türk milletine ne kadar yabancı olduğunun en mühim bir mîyârı da, bu köksüz, uydurma, menfûr, müstekreh dilleridir.)
1990'da basımını ve dağıtımını dahi kendimiz yapmak mecbûriyetinde kalarak neşrettiğimiz Süleyman Demirel veyâ Yalan Üzerine Kurulu Bir Politik Hayât isimli kitabımızda Mason câmiasındaki Demirel Vak'ası ve onu tâkîb eden bölünmeyi tamâmen dâhilî Mason vesîkalarına istinâden îzâh etmiştik. Kitap, aynı zamânda, Türkiye'nin yalan üzerine kurulu siyâsî hayâtına ve makyavelist siyâset anlayışına bir isyân mâhiyetindeydi ve alternatif olarak Peygamberî / Ahlâkî Siyâset Anlayışını müdâfaa ediyordu. (Mahatma Gandhi üzerinde duruşumuz da, kendisini o anlayışın bir temsîlcisi olarak gördüğümüz içindi.) Kitapta, Masonların, iddiâları hilâfına ve yine kendi kaynaklarına istinâden, siyâsî ve ihtilâlci faâliyetlerine dâir birçok orijinal vesîka mündericdir. Makyavelist siyâset anlayışına uygun bir İslâm anlayışı ise, “Şerîatçi İslâm Anlayışının Tenkîdi” başlıklı bir ek bölümde tenkîd edilmiştir. Kullandığımız “Şerîatçi” tâbiri, “Şerîat” Kur'ânî, mübârek bir ıstılâh olduğu için yanlıştı. (Bu alenî hatâmız için Allâh'tan alenen mağfiret niyâz ediyoruz.) Bilâhare, bunun yerine, “Rivâyetçi İslâm / Dirâyetçi İslâm” tefrîkıne gittik. Mâmâfih, “Rivâyetçi İslâm Telâkkîsinin” de, totaliter ve tedhîşçi olmıyan, daha mülâyim bir yorumu vardır, ki ona karşı biz de daha müsâmahakâr bir tavır içindeyiz. Bu kitabı, borç-harç 6 bin nüsha bastırmıştık. Satamadık veyâ bâzı “Müslüman” kitapçılardan paramızı alamadık ve netîcede 3-4 bin nüshasını bedâva dağıttık; bir kısmı da kâğıtçılara gitti… Türkiye'de müstakil fikir adamı olmanın küçük bir bedeli…
Mahmut Esat Bozkurt'un muvâzaalı hücûmları
Kemalist devrin hâdiseleri üzerinde etrâflı düşününce, fanatik bir Kemalist, Materyalist ve İslâm aleyhdârı olan (zâten bunlar birbirinden ayrılabilir mi?) İzmir Meb'ûsu ve sâbık Adliye Vekîli (1924-1930) Prof. Dr. Mahmut Esat Bozkurt'un (1892-1943) 1931'den îtibâren Masonluğa müteveccih hücûmları da, Masonlukla alâkalı Kemalist mizansenin bir parçası gibi görünüyor.

Fanatik bir Kemalist olduğu hâlde 1931-1932'de gûyâ Masonluk aleyhdârı neşriyâtıyle “Locaların kapatılması” mizanseninde rol alan Mahmut Esat Bozkurt'un o senelerdeki ciddiyetsiz makaleleri, Maocu Kemalist Doğu Perinçek tarafından toplatılıp Masonlar Dinleyiniz! ismiyle 2005'de Partisinin Kaynak Yayınevi tarafından neşredilmiştir.
Lozan dayatmasının netîcesi olarak Milletimizi Avrupa'dan tercüme kanûnlarla idâre edilmek gibi bir zillete dûçâr eden Hukuk İnkılâbının “kahramanlarından”, bu inkılâb çerçevesinde laik / dünyevî / materyalist zihniyetin harâretli müdâfîi, bütün hâl ve hareketleriyle Mason zihniyetinin tipik bir temsîlcisi olan Mahmut Esat Bozkurt'un Masonluğa kuru sıkı hücûmlarını “kapatma” mizanseni hâricinde yorumlamak, bu sâbık Adliye Vekîlinin “Tek Adam”ın irâdesi dışında hareket etmiş olduğunu kabûl etmek mümkün müdür? Kemalist Hükûmetin girdisine çıktısına onca vâkıf olan bu bir-iki sene evvelinin Adliye Vekîli, Locaların bir kısmının ve ancak zâhiren “kapandığı”nı ve bu meyânda bütün Mason ekâbirin Kemalist İktidârın zirvesini işgale devâm ettiğini anlayamamış mıdır? 13 Ekim 1931 târihli Milliyet'te (Tunaşar 2005: 26), (başta Şükrü Kaya olmak üzere) kendilerinden “Masonlar arasında çok sevgili arkadaşlarım vardır” diye bahsettiği bu zâtların, mevcûdiyetleri ve tâkîb ettikleri masonî siyâsetle İttihâdcıların “Mason Devleti”ni devâm ettirmeleri, onu hiç rahatsız etmemiş midir ki onların hiçbirine isim vererek hücûm etmemişdir? Masonluk, yazdığı gibi, “Türk milleti, Türk memleketi için zararlı ve tehlikeli” ise, bu kadarcık tedbîrle (Localardan bir kısmının, faâliyetlerini –o da zâhiren- tâtil etmeleriyle) bu tehlike bertaraf edilmiş midir ki 1935 senesi sonrasında Masonluk aleyhinde hiçbir neşriyat yapmamıştır?
Fanatik Kemalist Mahmut Esat Bozkurt, 1931-1932 senelerinde, Anadolu ve Milliyet gibi mahâllî veyâ millî gazetelerde, delîlsiz, mesnedsiz iddiâlardan ibâret, küçük boy 70-80 sayfalık bir kitap teşkîl edecek 5-10 hamâsî makale neşretmiş, Parti içinde de bu istikamette ajitasyon yapmış, bilâhare sesini kesmiştir. Onun bu makalelerini, kendisi kadar sahte bir milliyetçi, makyavelist bir siyâsetçi ve sıkı bir Marksist (daha doğrusu Kemalo-Marksist Maocu), ayrıca gençliğinden beri Türkiye'deki (Dev-Genç, TİİKP, Halkın Sesi, Halkın Yolu, Halkın Birliği, Halkın Kurtuluşu'ndan PKK'ya kadar) birçok tedhîşçi hareketin tahrîkçisi ve cinâyetlerinin azmettiricisi olan Doğu Perinçek toplatmış, Partisinin Kaynak Yayınları arasında, Masonlar Dinleyiniz! ismiyle neşrettirmiştir (2005, 13,5x19,5 cm, 80 s.). Kitap, bu Maocu Kemalist neşriyatevi tarafından şu sözlere takdîm olunuyor:
“Kitapta yer alan yazılar, Mahmut Esat Bozkurt'un masonlara karşı kişisel tutumunu değil Kemalist iktidarın ortak tutumunu ortaya koymaktadır.
Nitekim Mahmut Esat Bozkurt'un 1931'de yazılarıyla masonlara karşı başlattığı kampanya, bizzat Mustafa Kemal tarafından yönlendirilmiştir. Mahmut Esat Bozkurt'un masonlarla ilgili bilgilenmesi için ona kitaplar veren Mustafa Kemal 'bunu güzelce mütalaa et, bir önergeyle Halk Partisi grup başkanlığına ver, grupta bunlara şiddetli hücum yap ve grupça kapanmasına önayak ol' demiştir.
Kemalist iktidarın masonlara karşı yürüttüğü bu faaliyetin sonunda, Türkiye Mason Derneği'nin bütün malları Halkevleri'ne bağışlanmış;1935'te dernek kapatılmıştır.”
Bozkurt'un “Tek Adam”ın tasvîbi olmadan böyle (pek yapmacık) bir taarruza geçmesi elbette düşünülemez. Fakat bu hücûmların samîmî olduğunu ve Kemalizmin de gûyâ “Masonluk aleyhdârı olduğu için” Locaları “kapattığını” iddiâ etmek, târihi tahrîf etmek, okurları aldatmaktır.
(Cumhuriyet, 10 Eylûl 1929, s. 1)
1931-1932'de neşrettiği makalelerle Masonluğa gûyâ şiddetle hücûm eden (1924-1930 senelerinin) fanatik Kemalist Adliye Vekîli Mahmut Esat Bozkurt… “Hem perhîz, hem turşu olmıyacağı gibi, insan hem Milliyetçi, hem Mason da olmaz” diyordu. Hâlbuki bu düstûr kendisi için de cârîydi. Çünki hem Kemalist-Mason zihniyetinin tipik bir temsîlcisi idi, hem de gûyâ Masonluk aleyhdârlığı yapıyordu…