Mustafa Kemâl'in ismi nîçin loca matrikülünde yok? -65
Kâzım Nâmi'nin şahâdetinin kıymeti
“Bütün rûhuyla İttihâd ve Terakkî'ye bağlanmış”, Masonluğa îmân etmiş, ömrünü Kemalizme perestiş içinde geçirmiş, bu fikriyât ve hissiyâtla İttihâdcı İhtilâline de, onun devâmı olan Kemalist İhtilâle de canla başla hizmet etmiş ve onların muvaffakıyetiyle mesrûr ve mağrûr olmuş bir şahsıyet… Ankara'daki Cumhûriyet Mahfili'nin müdâvimi olduğu 1930'lu senelerin bir gününde, sıkı ahbâb olduğu “hemşehrîsi” Osman Zeki Koylan'a, o Mahfilin salonunda sohbet ederlerken, kendisinin Selânik'te Yüzbaşı olduğu ve İtalya Meşrik-ı Âzamı'na tâbî Macedonia Risorta Locası'nın çalışmalarına katıldığı sırada, Kolağası Mustafa Kemâl'in de, Belediye Doktoru Tevfik Rüştü (Aras) ve Fethi [Ali Fethi Okyar] Beyler gibi daha başka arkadaşlarıyle berâber, aynı Locaya devâm ettiğini söylüyor. Yalnız, o devirdeki birçok İttihâdcı ihtilâlci gibi, vazîfesi, meşguliyetleri ve mizâcı sebebiyle, bilâhare Locaya devâm etmemiş. Sonradan başka bir Locaya tebennî de etmemiş. Şu var ki Macedonia Risorta Locası'ndan istîfâ etmediği gibi, etrâfını îtimâd ettiği pek çok Mason arkadaşıyle, dostuyle çevirmiş, Devletin en mes'ûl mevkilerine onları getirmiş, Kemalist İhtilâli tahakkuk ettirmek ve yaşatmak için ölünceye kadar onlarla işbirliği yapmış…
Bu gibi veriler üzerinde akl-ı selîmle düşünelim: Kâzım Nâmi'nin şahâdetinin mûteber olmadığına, perestiş ettiği zâtın kendisinin Loca arkadaşı olduğunu anlatırken yalan söylediğine hükmedebilir miyiz?
Kezâ, bu şahâdeti nakleden iki Üstâd Masonu, Osman Zeki Koylan'ı ve Tamer Ayan'ı yalancılıkla ithâm edebilir miyiz?
Dîğer taraftan, bu vâkıaya, aynı Locaya devâm etmiş veyâ o devirde yaşamış başka pek çok Masonun da vâkıf olması ve onların da bunu têyîd etmesi lâzım gelmez miydi? Bildiklerine hiç şüphe olmadığına göre, neden bunu îlân etmemişlerdir?
Bu sorunun cevâbı, Koylan'ın Üstâd-ı Âzam Okten'e mektubunda gizlidir. Ne diyordu?
“Netice itibarı ile, bize karşı umumî bir antipati devam ettiğinden Ata'mızın intisabı konusunun hârice intikalini asla tecviz etmiyorum.” (Ayan 2008: 37)
Efkârıumûmiyenin Masonluk hakkındaki menfî kanâatini bildiklerinden, Kemalizmin îtibârını hiçbir sûretle sarsmamak için, büyük bir fedâkârlığı göze alıyor ve hakîkati bir asırdır saklıyorlar…
Daha doğrusu, saklıyorlar idi! Şimdi kendilerini ve tabiî, Kemalizmi, öylesine muvaffak olmuş ve dokunulamaz hâle gelmiş görüyorlar ki artık kimseden hazer etmiyorlar… Bu “en büyük insan”, “en büyük Mason” ile, bütün Dünyâ Masonluğuyle berâber kendilerinin de iftihâr etmeye hakları olduğunu düşünüyorlar… Bu hissiyâtla, Üstâd Mason Tamer Ayan, bir kitapla, bu hakîkati evvelâ “Kardeşler”ine duyuruyor: Atatürk ve Masonluk, Güzel İstanbul Muhterem Locası, 10 Kasım 1995, Yayın No 6… Sonra, herkese hitâb eden genişletilmiş baskı: Kalbimizde Saklı Kalan Atatürk ve Masonluk, Ankara: Yurt Kitap-Yayın, Sır Metinler, 2008… Artık herkes bu tabunun da Mason olduğunu öğrenebilir; çünki onun Mason olduğunu bilen pek çok fanatik, îmânlarından şüpheye düşmiyecek, bilakis Masonluğa teveccüh edeceklerdir…
İstanbul – Üsküdar'daki Sabataî Mezarlığında bir kabrin kemerine şu kinâyeli söz hâkkedilmiş: “Sakladım, söylemedim; derdimi gizli tutdum, uyuttum”… Tamer Ayan da: “Kalbimizde Saklı Kalan Atatürk ve Masonluk” diyor… Hiç olmazsa herkes için hayâtî ehemmiyet arzeden hakîkatleri artık sır olmaktan çıkarmanın vakti gelmedi mi? Yukarıda da naklettiğimiz gibi, Üstâd Mason Ayan da, farklı bir nokta-i nazardan aynı netîceye varıyor:
“Hakikatin asla saklanamayacağı ilkesinin yanında, Atatürk'ün Mason olmasının dış âlemde duyulmasının, Atatürk'ün saygınlığına gölge düşüreceği asla inandırıcı değildir. […]
“Atatürk'ün Mason olmak imtiyazını kazanmış olması gibi büyük tarihsel değeri olan böylesi önemli bir tarihsel tespit, hiç mi hiç saklı gizli kalmamalıdır!” (Ayan 2008: 38-39)
“Macedonia Risorta e Veritas” denilmesinin sebebi
Bu araştırmada üzerinde durmamız lâzım gelen bir mes'ele de, Macedonia Risorta ile Veritas ayrı iki Loca oldukları, üstelik birincisi İtalya Meşrik-ı Âzamı'na, ikincisi Fransa Meşrik-ı Âzamı'na tâbî olduğu ve Mustafa Kemâl bunlardan birincisinde tekrîs edildiği hâlde, nîçin Üstâd-ı Âzam Giordano Gamberini'nin müşârünileyhin âzâsı bulunduğu Locayı “Macedonia Risorta e Veritas” olarak isimlendirdiğidir. Bütün Dünyâ Masonluğu da muhtemelen ona istinâden aynı bilgiyi tekrâr edip durmaktadır.
Bu mes'eleyi hâlletmek için de yine Mason kaynaklarına mürâcaat etmek mecbûriyetindeyiz. O kaynaklara istinâd etmeden dermeyân edilecek bir îzâh, spekülasyondan öte bir kıymet ifâde etmez.
Nitekim bu vâkıanın mâkul bir îzâhını Tamer Ayan'da buluyoruz. Şöyle ki:
Daha evvel, Üstâd-ı Âzam Kemalettin Apak'a istinâden îzâh ettiğimiz gibi, 1908-1909 İttihâdcı İhtilâlini tâkîben, İstanbul'da, evvelâ, 33 dereceliler tarafından Şûrâ-i Âlî-i Osmânî'nin, âhiren, Şûrâ mârifetiyle de Meşrik-ı Âzam-ı Osmânî'nin têsîsine iştirâk eden Mahfillerden biri, Macedonia Risorta idi. Lâkin İttihâdcı ihâneti sebebiyle yaşanan Balkan Bozgunundan sonra, Macedonia Risorta müntesiblerinden bâzıları Meşrik-ı Âzam'a tâbi yeni Localara tebennî ettiler ve tedrîcen, Meşrik-ı Âzam-ı Osmânî ile Macedonia Risorta arasındaki münâsebetler tavsadı. Ayan'dan (2008: 145) öğrendiğimize göre, bu Loca, giderek [Yahûdiler ve Sabataîler yerine] Rumların ağırlıkta olduğu bir Loca hâline geldi. Bu meyânda Yunanistan'da da bir Büyük Loca têsîs edilmişti. Selânik'deki Yunan Locaları, Nisan 1928'de yaptıkları toplantıda, İtalya Meşrik-ı Âzamı'na tâbî Locaların Yunanistan Büyük Locası'na iltihâk etmesine karâr verdiler ve “7 Mayıs 1929 târihinde Macedonia Risorta Locası Yunan Obediyansına kabûl edildi”.
Bundan sonra ikinci bir gelişme yaşanıyor ve Macedonia Risorta ile Veritas Locaları, 1937'de, Yunanistan Büyük Locası'nın çatısı altında, No 80 Macedonia Risorta e Veritas ismini alarak birleşiyorlar. (Ayan 2008: 129, 165, 203) İşte Mustafa Kemâl'in müdâvimi olduğu Locanın, Gamberini ve sâir Mason kaynaklarında Macedonia Risorta e Veritas olarak gösterilmesinin sebebi budur:
“…Mart 1937'de iki Loca birleşerek No 80 Macedonia Risorta – Veritas Birleşik Locası adını alır. Dolayısıyla, çeşitli yayınlarda, özellikle Atatürk'ün Masonluğunu açıklayan çalışmalarda, Atatürk'ün tekris olduğu Loca olarak Macedonia Risorta – Veritas veya Macedonia Risorta et Veritas adının geçmesi bu sebepledir.
“Bu Birleşik Loca, İkinci Dünya Savaşı'nda Selânik'teki Yahudi nüfusun Naziler tarafından sürülmesi nedeniyle çalışmalarını durdurmak zorunda kalmış ve savaşın sona emesinden sonra da bir daha canlanamamıştır.” (Ayan 2008: 150)