Mustafa Kemâl'in ismi nîçin loca matrikülünde yok? -55
Kont Sforza'nın şahâdeti
Hiç şüphesiz, 20. asır Türkiye târihinin hakkında derinlemesine araştırma yapılması lâzım gelen anahtar şahsıyetlerinden biri de, İtalyan Devlet adamı Kont Sforza'dır. (Carlo Sforza; 1872-1952)
Sforza, İtalya ve Avrupa'da, bilhassa Demokrasi nâmına Faşizm aleyhdârı mücâdeleleri ve Avrupacılığı (Avrupa Birliği tarafdârlığı) ile tanınan bir siyâsetçi ve hâriciyecidir. Avrupa Medeniyetinin üstünlüğüne inanan Sforza, fikirlerini İtalyanca ve Fransızca têlîf edilmiş birçok kitapla da müdâfaa etmiş ve Avrupa'nın hem siyâsî, hem de fikrî târihinde iz bırakmıştır.
Gençlik çağında daha ziyâde hâriciyeci sıfatıyle îfâ ettiği mühim vazîfeleriyle dikkati çekiyor. Olgunluk ve yaşlılık çağlarında, iki def'a, 1920-1921'de Giolitti ve 1947-1951'de De Gasperi Hükûmetlerinde Hâriciye Vekâletinin başına geçtiği görülüyor. Bu ikinci Hâriciye Vekîlliği devresinde birçok milletler arası muâhedeye imzâ attı, ki bunlardan en mühimi, İtalya'nın (Avrupa Birliği'nin temeli sayılan) Avrupa Kömür ve Çelik Birliği'ne girmesini sağlayan Schuman Planı'dır (1951). (https://wikimonde.com/article/Carlo_Sforza; 24.12.2017)
Bizim zâviyemizden en mühim faâliyeti, Mondros Mütârekesinden sonra, Îtilâf Devletlerinin menfâatlerini temsîlen İstanbul'a gönderilen (geniş selâhiyetlerle mücehhez) üç Fevkalâde Büyük Elçiden (“Haut-Commissaire”, “Yüksek Komiser”) biri olmasıdır. (Amiral Calthorpe İngiltere'yi, Amiral Amet Fransa'yı ve Sforza da İtalya'yı temsîl ediyordu.)
Sforza, tâkîb ettiği siyâsetlerden de tahmîn olunabileceği gibi, faâl bir Masondu. (İtalo Romano, “European Council on Foreign Relations e il progetto pan-europeo”, http://www.oltrelacoltre.com/?p=13820; 29.12.2014) Mason idealleri uğrunda sarfettiği gayretler, Grande Oriente d'İtalia tarafından, adına bir Loca ihdâsıyle taltîf edilmiştir. Bu, Pontremoli şehrindeki 606 numaralı Carlo Sforza di Massa Loggia'dır.
(http://www.grandeoriente.it/category/eventi-del-150/page/7/; 24.12.2017)
Grande Oriente d'İtalia'nın sitesinde, Sforza Locası'nın, 26 Mart 2011 günü, Pontremoli şehrindeki Napolyon Oteli'nde, İtalya Birliği'nin kuruluşunun 150. yıl dönümünü tes'îd edeceği haberi…
Sforza'nın, 1918-1919'da, Îtilâf Devletlerinin İstanbul'daki üç Fevkalâde Elçisinden biri sıfatıyle Mustafa Kemâl'i himâyesi altına almasında, İstiklâl Harbi ve sonrasında da ondan desteğini hiç eksik etmemesinde ve kitaplarında kendisinden dâimâ sitâyişle bahsetmesinde, muhakkak ki İtalya'nın âlî menfâatlerini koruma endîşesi yanında (Sforza'ya göre, Anadolu bölünmemeli, orada demokratik, laik bir devlet kurulmalı ve bu mücâdelesinde kendini destekleyen İtalya'ya iktisâdî avantajlar tanınmalıydı), bu masonî bağın (her ikisinin de Grande Oriente d'İtalia'nın birer müntesibi olmasının) da büyük têsîri olduğu âşikârdır.
İngiliz müellifi Lord Kinross (1904-1976), Türkiye'deki (İsmet İnönü'den Hasan Âli Yücel'e kadar) geniş bir Kemalist Devlet adamı kadrosunun yardımıyle kaleme aldığı, bu bakımdan âdetâ yarı-resmî bir hüviyet arzeden Atatürk; Bir Milletin Yeniden Doğuşu isimli kitabında, Sforza ile Mustafa Kemâl arasındaki münâsebet hakkında şu mâlûmâtı veriyor:
“[Muhtemelen 1919 başlarında,] Kont Sforza'nın aracılarından biri, [bedîhî ki Osmanlı Saltanat ve Hilâfetinin yerine] milliyetçi [yâni laik] bir hükümet kurmak konusunda Mustafa Kemal'le Fethi'nin ağzını aradı. [Ali Fethi Okyar'ın da Macedonia Risorta mensûbu olduğunu hatırlayalım!] Ayrıca iki aracı da –İtalyanları tutmakta olan iki Türk gazetecisi- İzmir gerisinde Yunanlılara karşı Mustafa Kemal'in komutasında girişilecek bir askerî direnmeyi İtalyanların silâhla destekleyeceğine söz verdiler. Gerekli ortam hazırlandıktan sonra, Mustafa Kemal, Sforza'yla tanıştırıldı. Kont ona, bütün girişeceği işlerde İtalya'nın desteğine güvenebileceğini açıkça belirtti. ‘Eğer başınız sıkışacak olursa, bu Elçiliğin her zaman emrinize amade olduğuna güvenebilirsiniz,' dedi. Mustafa Kemal verdiği cevaplarda fazla açılmadı. Ama tasarıları daha geliştiği takdirde, İtalyanların desteğinden yayarlanabileceğini anlamıştı.” (Lord Kinross, Atatürk; Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Müt.: Necdet Sander, İstanbul: Sander Yl., 1981, 8. baskı –ilk baskı: 1966-, s. 232.)
Bu fevkalâde câlib-i dikkat mâlûmâtta yanlış bir unsur var, ki o da, Sforza ile Mustafa Kemâl'in 1919'da tanıştıklarıdır. Hâlbuki Sforza'nın biraz aşağıda bahsedeceğimiz kitabından onların, oldukça erken bir târihte, daha 1909'da tanıştıklarını öğreniyoruz.

5 Eylûl 1952 târihli (İsviçre gazetesi) Feuille d'Avis de Neuchâtel'de (s. 1) Kont Sforza'nın ölüm haberi ve hakkındaki vefâtnâme…
Sforza'nın, Mustafa Kemâl'in Masonluğu mes'elesini tartışan işbu çalışmamız nokta-i nazarından da husûsî bir ehemmiyeti var. Zîrâ Mason müellif Tamer Ayan, onun, Les Bâtisseurs de l'Europe moderne (Asrî Avrupa'nın Bânîleri) isimli kitabında, M. Kemâl'i “saygıyla anarken Mason olduğunu açıkladığını” kaydediyor. (Ayan 2008: 193)
Derin Tarih'in Haziran 2015 târihli 39. sayısında (ss. 64-75) neşredilen “Mustafa Kemâl Masonluğa Sâdık Kalmamış mıydı?” başlıklı makalemizi kaleme alırken, bahis mevzûu kitaba bizzât ulaşamadığımızdan, biz de, bu bilgiye Ayan'dan naklen yer vermiştik. Bilâhare, yaptığımız araştırmalarda, kitabın Türkiye'de sâdece Kâzım Karabekir Vakfı'nın Kütüphânesi'nde bulunduğunu öğrendik. Bu kütüphâneden, azîz dostumuz, değerli araştırmacı-yazar ve gazeteci Oğuz Çetinoğlu'nun himmetiyle, kitabın bir fotokopisini têmîn ettik ve onu bizzât tedkîk imkânı elde ettik.
Sforza'nın 1931'de aynı ânda üç dilde (Fransızca, İngilizce ve Almanca) neşredilen kitabı (elimizdeki Pâris baskısı, Librairie Gallimard tarafından yapılmıştır), daha ziyâde 1. Cihân Harbi sonrası Avrupa'daki siyâsî gelişmeler üzerinde duruyor. Sforza, bu gelişmelerden hem bir müşâhid, hem de hâdiselere bizzât müdâhil olmuş bir siyâsetçi sıfatıyle bahsediyor. Bu bakımdan, kitap, bir siyâsî hâtırât mâhiyeti arzediyor. Bunun 31. Faslı (343-364. sayfaları) “Gerçekçi Diktatör” alt başlığıyle Mustafa Kemâl'e ayrılmıştır. Sforza, diktatörlüklerden, Faşizmden, Nazizmden nefret ettiği, hattâ yine 1931'de Pâris'de Lib. Gallimard tarafından neşredilen ve diktatörlüklere şiddetle hücûm ettiği (bizde de 1930'lu senelerde Hüseyin Cahit Yalçın'ın geniş bir kısmını tercüme edip kendisinin Fikir Hareketleri mecmûasında tefrika ettiği) Dictateurs et dictatures de l'après-guerre (Harb Sonrasının Diktatör ve Diktatörlükleri) isimli bir başka kitabın müellifi olduğu hâlde, Fasıl başlığından da anlaşılacağı vechiyle, “gerçekçi diktatör” (yâni onun tahlîliyle, ihtirâslarını dizginlemeyi bilip geniş topraklar peşinde koşmıyan, yayılmacı bir siyâset tâkîb etmiyen) M. Kemâl'den sitâyişle bahsediyor.
Sforza, Mustafa Kemâl'le 1909'da tanışmıştır. Tanıştığı esnâda, onun, “İstanbul üzerine yürüyüş hâlinde olan Mahmûd Şevket Paşa'nın Erkân-ı Harbiye Reîsi” olduğunu belirtiyor. (p. 343) Yine Grande Oriente d'İtalia'nın bir başka müntesibi olan Talât Paşa ile de o sıralar tanıştığı anlaşılıyor. Ondan “alaycı dostum Talât Paşa (mon sarcastique ami Talaat pacha)” şeklinde bahsediyor. (p. 354)