Mustafa Kemâl'in ismi nîçin loca matrikülünde yok? -43
Yeni Söz gazetesinin 20 Aralık 2017 ilâ 9 Ocak 2018 târihli nüshalarında 21 tefrika hâlinde neşredilen “Kemalizm, İsrâil'in Kuruluşuna Nasıl Yardım Etti?” başlıklı makalemizde, Halîfe Abdülhamîd Hân'ı cebren deviren Hareket Ordusunun Selânik'de teşkîlinde ve bilâhare İstanbul'a taarruzunda Kolağası Mustafa Kemâl'in tâyîn edici ehemmiyetteki rolünü kendi ağzından nakletmiştik. İfâdelerinden şu kadarını hatırlatalım:
“…. O tarihte Makedonya Ordusu Kumandanı Bağdatlı Mahmut Şevket Paşa idi. Gerek Mahmut Şevket Paşa ve gerek diğer kumandanlarda hiçbir teşebbüs fikri görülmüyordu. Selânikte Redif Fırkası Erkânı Harbi bulunan Mustafa Kemal Bey, bu fırkanın kumandanı Hüsnü Paşa namında bir zatı, Mahmut Şevket Paşa nezdine gidip onu faaliyete getirmeğe teşvik etti. Ayni zamanda kendisi de ordu Erkânı Harbiyesine gitti ve oradaki rüesayı İstanbula bir kuvvet sevkederek isyanı bastırmak lüzumuna ikna etti; kendisi gidecek olan kuvvetin Erkânı Harp Reisliğini deruhde etti. Gidecek olan kuvvetlerin kadrosunu tespit ile onun hazırlığına başladı. Bu kuvvete Hüsnü Paşanın kumanda etmesini rica etti. Bizzat Mahmut Şevket Paşa ile de görüşerek noktai nazarlarını kabul ettirdi…” (Tarih III 1941: 300-301; Yeni Söz, 22 Aralık 2017, s. 4)
Yine aynı makalemize, Fâlih Rıfkı'ya Hareket Ordusu hakkındaki beyânâtını da dercetmiştik. Bunda, İstanbul'u işgal eden Selânik Ordusuna “Hareket Ordusu” ismini kendisinin verdiğini îzâh ettiği gibi, bu Ordu nâmına İstanbul ahâlîsine hitâben neşredilen teblîği de kendisinin kaleme aldığını ifâde ediyordu:
“İstanbul halkına bir bildiri yazmak lâzım geldi. Bunu ben yazdım. Sonra elçiler için ikinci bir bildiri yazdık. Bunun imzası üstüne ne konulmak doğru olacağını düşündük. Bazı arkadaşlar ‘Hürriyet ordusu' dediler. Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumunda idi. ‘Hürriyet ordusunun operasyon kuvvetleri' denmek teklifine karşı ben ‘operasyon' kelimesini Türkçeye çevirmeyi uygun görerek ‘Hareket ordusu' deyimini kullandım.” (Falih Rıfkı Atay, Çankaya, İstanbul: BATEŞ Yl., 1980, s. 55.)
Hâlbuki Türkiye Masonluğunun seçkin müelliflerinden Celil Layiktez'in Türkiye'de Masonluk Tarihi'nde (Cilt 1: Başlangıç, 1721-1956, Ankara: Piramit Yayıncılık, 1999, s. 98) bu teblîğin hangi şartlarda, nasıl kaleme alındığı husûsunda pek mühim bir bilgi mevcûd. Bilginin kaynağı, Macedonia Risorta Locası'nın Üstâd-ı Muhteremi Emanuele Carasso'nun halefinin kendi Locasının ihtilâlci faâliyetleri hakkında bir İtalyan Mason mecmûasında neşrettiği makalesi. Layiktez, Fransızcadan tercümesini verdiği bu makaleyi, Fransız araştırmacısı Thierry Zarcone'un Mystiques, philosophes et francs-maçons en Islam (İslâm Âleminde Mutasavvıflar, Feylesoflar ve Farmasonlar) ünvânlı kitabından iktibâs etmiş. İsmi tasrîh edilmiyen bu Üstâd-ı Muhteremin şahâdetine nazaran:
“31 Mart Vak'asından sonra, Emanüel Karaso, Üçüncü Kolordo Kumandanı, Selânik Valisi, Telgraf Müdürü (Talât Paşa) ve başka kardeşlerin bulunduğu bir toplantıda irticacılara yollanan ültimatom kaleme alınmış…”
İşte Mason ihtilâlciler, bu toplantıdadır ki içlerinden birine bahis mevzûu teblîği kaleme aldırmışlardır ve o da, kendi beyânıyle, Mustafa Kemâl'den başkası değildir!
Üstâd-ı Âzam Gamberini'nin şahâdeti
Mustafa Kemâl'in Masonluğu hakkında en mühim birkaç kaynaktan biri, İtalyan Üstâd-ı Âzamı Gamberini'dir.
1961 ilâ 1970 senelerinde İtalya Meşrik-ı Âzamı Üstâd-ı Âzamı olan Giordano Gamberini (1915-2003), 20. asır İtalyan Masonluğunda derin izler bırakmış pek mühim bir şahsıyettir.
“1909-1935 Döneminde Türkiye'de Masonluk Tarihi” başlıklı makalesine atıfta bulunduğumuz Mason müellif Ergin Koparan, Mustafa Kemâl'e Türkiye Yüksek Şûrâsı'na intisâb etme teklîfinin bir sene sonra bir def'a daha tekrâr edildiğini kaydediyor. Cevâbı meâlen şudur: “Gönlüm sizinledir; aynı gaye için çalışıyoruz; sizi dâimâ himâye edeceğim; fakat mevkiim ve içinde bulunduğum şartları dikkate alarak müsbet cevâb veremiyeceğim; beni mâzûr görünüz”:
“Ertesi yıl bir teklif daha yapıldı. İzmir-Çeşmealtı'nda yapılan ve Atatürk'ten başka, İsmet Paşa, Vali Kâzım Bey (Dirik), İş Bankası İzmir Şubesi Müdürü Şerif Bey'in (Onay) hazır bulundukları bir sohbette, Halk Partisi İzmir Mutemedi, aynı zamanda Güneş Mahfili üyesi Dr. Sadettin tarafından Atatürk'e ‘Masonluğa katılması halinde büyük kuvvet kazanılacağı' söylendi.
“Atatürk'ün cevabı şöyle oldu: ‘Ben sizin çok faydalı bir teşekkül olduğunuzu, insanlık idealine büyük hizmet ettiğinizi biliyorum. Bunun için size mümkün olduğu kadar yardımcı olmak isterim. Mussolini'nin yaptığı gibi takibata uğramanıza asla müsaade etmeyeceğim. Sadece büyük vazifem itibarı ile sizin usullerinize tabi olamayacağım için aranıza katılabilmem mümkün değildir.' (Koparan 2005: 135/50-51)
Yeni Söz gazetesinin 20 Aralık 2017 ilâ 9 Ocak 2018 târihli nüshalarında 21 tefrika hâlinde neşredilen “Kemalizm, İsrâil'in Kuruluşuna Nasıl Yardım Etti?” başlıklı makalemizde, Halîfe Abdülhamîd Hân'ı cebren deviren Hareket Ordusunun Selânik'de teşkîlinde ve bilâhare İstanbul'a taarruzunda Kolağası Mustafa Kemâl'in tâyîn edici ehemmiyetteki rolünü kendi ağzından nakletmiştik. İfâdelerinden şu kadarını hatırlatalım:
“…. O tarihte Makedonya Ordusu Kumandanı Bağdatlı Mahmut Şevket Paşa idi. Gerek Mahmut Şevket Paşa ve gerek diğer kumandanlarda hiçbir teşebbüs fikri görülmüyordu. Selânikte Redif Fırkası Erkânı Harbi bulunan Mustafa Kemal Bey, bu fırkanın kumandanı Hüsnü Paşa namında bir zatı, Mahmut Şevket Paşa nezdine gidip onu faaliyete getirmeğe teşvik etti. Ayni zamanda kendisi de ordu Erkânı Harbiyesine gitti ve oradaki rüesayı İstanbula bir kuvvet sevkederek isyanı bastırmak lüzumuna ikna etti; kendisi gidecek olan kuvvetin Erkânı Harp Reisliğini deruhde etti. Gidecek olan kuvvetlerin kadrosunu tespit ile onun hazırlığına başladı. Bu kuvvete Hüsnü Paşanın kumanda etmesini rica etti. Bizzat Mahmut Şevket Paşa ile de görüşerek noktai nazarlarını kabul ettirdi…” (Tarih III 1941: 300-301; Yeni Söz, 22 Aralık 2017, s. 4)
Yine aynı makalemize, Fâlih Rıfkı'ya Hareket Ordusu hakkındaki beyânâtını da dercetmiştik. Bunda, İstanbul'u işgal eden Selânik Ordusuna “Hareket Ordusu” ismini kendisinin verdiğini îzâh ettiği gibi, bu Ordu nâmına İstanbul ahâlîsine hitâben neşredilen teblîği de kendisinin kaleme aldığını ifâde ediyordu:
“İstanbul halkına bir bildiri yazmak lâzım geldi. Bunu ben yazdım. Sonra elçiler için ikinci bir bildiri yazdık. Bunun imzası üstüne ne konulmak doğru olacağını düşündük. Bazı arkadaşlar ‘Hürriyet ordusu' dediler. Halbuki bütün ordu hürriyet ordusu durumunda idi. ‘Hürriyet ordusunun operasyon kuvvetleri' denmek teklifine karşı ben ‘operasyon' kelimesini Türkçeye çevirmeyi uygun görerek ‘Hareket ordusu' deyimini kullandım.” (Falih Rıfkı Atay, Çankaya, İstanbul: BATEŞ Yl., 1980, s. 55.)
Hâlbuki Türkiye Masonluğunun seçkin müelliflerinden Celil Layiktez'in Türkiye'de Masonluk Tarihi'nde (Cilt 1: Başlangıç, 1721-1956, Ankara: Piramit Yayıncılık, 1999, s. 98) bu teblîğin hangi şartlarda, nasıl kaleme alındığı husûsunda pek mühim bir bilgi mevcûd. Bilginin kaynağı, Macedonia Risorta Locası'nın Üstâd-ı Muhteremi Emanuele Carasso'nun halefinin kendi Locasının ihtilâlci faâliyetleri hakkında bir İtalyan Mason mecmûasında neşrettiği makalesi. Layiktez, Fransızcadan tercümesini verdiği bu makaleyi, Fransız araştırmacısı Thierry Zarcone'un Mystiques, philosophes et francs-maçons en Islam (İslâm Âleminde Mutasavvıflar, Feylesoflar ve Farmasonlar) ünvânlı kitabından iktibâs etmiş. İsmi tasrîh edilmiyen bu Üstâd-ı Muhteremin şahâdetine nazaran:
“31 Mart Vak'asından sonra, Emanüel Karaso, Üçüncü Kolordo Kumandanı, Selânik Valisi, Telgraf Müdürü (Talât Paşa) ve başka kardeşlerin bulunduğu bir toplantıda irticacılara yollanan ültimatom kaleme alınmış…”
İşte Mason ihtilâlciler, bu toplantıdadır ki içlerinden birine bahis mevzûu teblîği kaleme aldırmışlardır ve o da, kendi beyânıyle, Mustafa Kemâl'den başkası değildir!
Üstâd-ı Âzam Gamberini'nin şahâdeti
Mustafa Kemâl'in Masonluğu hakkında en mühim birkaç kaynaktan biri, İtalyan Üstâd-ı Âzamı Gamberini'dir.
1961 ilâ 1970 senelerinde İtalya Meşrik-ı Âzamı Üstâd-ı Âzamı olan Giordano Gamberini (1915-2003), 20. asır İtalyan Masonluğunda derin izler bırakmış pek mühim bir şahsıyettir.
İtalya Meşrik-ı Âzamı ile daha başka birkaç Mason sitesinden edindiğimiz mâlûmata nazaran, kendi kendini yetiştirmiş bir kimya hocası olan Gamberini, 2. Cihân Harbi esnâsında Faşistler ve Nazilere mukavemet hareketi içinde yer aldı. Harb sonrasında Sosyal-Demokrat Parti'nin Ravenna Reîsliği, Istituto Autonomo Case Popolari'nin Reîs Muâvinliği ve Banca del Monte İdâre Meclisi Âzâlığı gibi işler yaptı. Mussolini Faşizmi devrinde Masonluk yer altında faâliyet gösterirken Milano'da Umanita e Progresso Locası'nda tekrîs edilmişti. 1945'te Ravenna'daki Dante Alighieri Locası'na tebennî etti. Bir ara İtalya Mârifet Kilisesi Piskoposluğunu deruhde etti (“Fu Vescovo della Chiesa Gnostica d'Italia”). Bâtınîliğe meyyâl bir Masonluk telâkkîsine sâhibdi.
İtalya Meşrik-ı Âzamı'nın başına geçtikten sonra, bir taraftan Katolik Kilisesi'nin 1738'den beri Masonluğu aforoz eden hükmünü iptâl ettirmeye, dîğer taraftan da Meşrik-ı Âzamı'nın İngiltere Müttehid Büyük Locası tarafından tanınmasını (“İntizâm”ını) sağlamaya mesâi sarfetti. Bunlardan birincisinde muvaffak olamadı, lâkin ikincisinde gayesine ulaştı. Nitekim kendisinin Üstâd-ı Âzamlığı nihâyete erdikten iki sene sonra (1972'de) İtalya Meşrik-ı Âzamı “İntizâm”a kavuştu.
İtalya Meşrik-ı Âzamı'nın nâşiriefkârı Rivista Massonica'nın 1966'dan beri Neşriyât Müdürü Gamberini idi. 1980'de mecmûanın kâğıt ve baskı kalitesini iyileştirerek onu Hiram ismiyle çıkarmaya devâm etti. İşte Mustafa Kemâl'in ölünceye kadar Macedonia Risorta Locası'na sâdık kaldığına dâir bilgi, Rivista Massonica'nın Ocak 1973 târihli nüshasının 46. sayfasında bulunmaktadır. Aynı sayfada, Mark Twain, Léon Gambetta, Francesco de Santis'e de yer verilmiştir. (Ayan 2008: 519-521)
(Ayan 2008: 521'den naklen)
İtalya Meşrik-ı Âzamı'nın nâşiriefkârı Rivista Massonica'nın Ocak 1973 târihli nüshasının 46. sayfasında, bütün dünyâ Masonluğunun kendileriyle iftihâr ettiği dört Mason şahsıyet…
Gamberini, P2 Locası ile alâkası sebebiyle, 1986'da İtalya Meşrik-ı Âzamı'ndan ihrâc edildi. Propaganda Massonica no 2 (kısaca P2) Locası, emekli ve muvazzaf zâbitleri, yüksek mêmurları, büyük sermâyedârları, siyâsî hayâttaki nüfûzlu şahsıyetleri bünyesinde toplamaya ihtimâm gösteren ve bu kadrolarla, 1970'li, 80'li senelerde birçok kirli işe bulaşan bir Locaydı. Başında büyük bankacı Licio Gelli vardı. (http://wikimonde.com/article/Licio_Gelli; 1.3.2018) 183'ü yüksek rütbeli zâbit, 43'ü muhtelif siyâsî fırkalara mensûb parlamenter, 83'ü sınâî şirket müdürü, 49'u bankacı, 14'ü hâkim ve müddeîumûmî, ilh… olmak üzere 962 âzâsı mevcûddu. (Jacques Renard, “Le franc gâchis des maçons. L'affaire de la loge P2: scandales à la pelle et crise gouvernementale”, L'Express, Paris, 5 juin 1981, pp. 58-59.)
Gamberini'nin, Masonlukla alâkalı birkaç araştırma kitabı vardır. Bunlardan biri, 1975'te neşrettiği Mille volti di massoni (Bin Mason Sîmâ)'dır. Mustafa Kemâl de, Dünyâ Masonluğunun kendileriyle iftihâr ettiği bu bin Mason sîmâ arasında yer alıyor. (Ayan 2008: 196)
Âşikârdır ki Rivista Massonica'daki bilginin kaynağı, mecmûanın Neşriyât Müdürü olan Üstâd-ı Âzam Gamberini'dir. Gamberini'nin, elinde sağlam bilgiler olmadan böyle bir neşriyâta kalkışmış olması zayıf ihtimâldir. Macedonia Risorta'nın, İtalya Meşrik-ı Âzamı'nın bir Locası olduğunu ve bu Loca hakkında pek çok vesîkanın Meşrik'ın Evrâk Hazînesi'nde mahfûz bulunduğunu gözden kaçırmamak lâzımdır. Bu mes'eledeki zaaf noktamız ise, o evrâkı bizzât araştıramamaktır. Bilhassa Fransa, İtalya, İngiltere ve Türkiye'nin Mason evrâk hazîneleri “Hâricî” ilim adamları tarafından tedkîk edilebilse, kuvvetle muhtemeldir ki Türkiye târihi, umûmiyetle bilinenden çok farklı görünürdü…