Mustafa Kemâl'in ismi nîçin loca matrikülünde yok? -41

-----

Dünden devam...

Selânik, bir Yahûdi-Sabataî şehriydi

Bunlarla berâber, dikkate alınması iktizâ eden en mühim vâkıa, Selânik'in dört asırdır (Ortodoksuyla, Sabataîsiyle) bir Yahûdi şehri olması, bu yapısı sebebiyle “Balkanlar'ın Kudüs'ü” ünvânıyle anılmasıdır. Yukarıda, Selânik Kulübü'nden bahsederken Bernard Pierron'un “La Communauté juive de Salonique et son intégration dans l'État grec (Selânik'in Yahûdi Cemâati ve Yunan Devleti'ne Dâhil Edilmesi)” başlıklı makalesine atıfta bulunmuştuk. İhtilâl Selânik'inin nüfûsu hakkında verilen rakamlar bir kaynaktan dîğerine mühim farklılıklar arzetmektedir. Bunun başlıca bir sebebi, nüfûsun, birkaç senelik târihî seyir içinde dahi göçler sebebiyle sür'atle farklılaşmasıdır. Perron'un mezkûr makalesinde, yarım asırlık zamân zarfında Selânik'in toplam nüfûsu ve bunun içindeki Yahûdi unsuru aşağıdaki şekilde çıkarılmıştır:

Seneler

Toplam Nüfûs

Yahûdi Nüfûsu

1870

90.000

50.000

1882

85.000

45.000

1902

126.000

62.000

1913

157.889

61.439

1917

170.000

90.000

 

Bu istatistikte mevzûmuz bakımından bizi hassaten alâkadâr eden, 1902 senesinin rakamlarıdır. Muhtelif kaynaklara istinâden, 1900 senesi civârında 20 bin kadar Sabataî olduğunu biliyoruz. Geriye kalan 40 bin nüfûsun kısm-ı âzamı Rum, 10 bin kadarı “asıl Türkler”, gerisi de Bulgarlar, ecnebîler, v.s.'dir.

Şehirde tam bir Yahûdi-Sabataî hâkimiyeti vardı. Öyle ki “Sebt (Cumartesi)” günü limanda hayât durmakta ve resmî gümrük dâireleri dahi tâtil yapmaktaydı. Kültürel hâkimiyetin de, bu iktisâdî hâkimiyetten geri kalır bir tarafı yoktu. Hem Mûsevîlerin, hem de Sabataîlerin devâm ettiği Alliance mektebleri yanında, münhasıran Sabataî mektebleri de mevcûddu. Maârife verdikleri ehemmiyet netîcesinde, her iki cemâatin belki kısm-ı âzamı tahsîlli hâle gelmişti; hattâ bunlardan mühim bir kısmı da Avrupa'da tahsîl görmüştü. Neşrettikleri gazeteler, mecmûalar, kitaplarla efkârıumûmiyeyi yönlendirebiliyor ve büyük bir propaganda kabiliyetine sâhib bulunuyorlardı. Bu meyânda hemen hepsi birkaç lisân bilmekteydi. Muâsır devir târihimizde “Türk” olarak anılan şahsıyetlerin büyük bir kısmı aslında Sabataîdir…

“Asıl Türkler”, daha ziyâde rençberlikle geçinen, az bir kısmı mêmur ve zâbit olabilen, kahir ekseriyetle hem ümmî, hem fakîr bir topluluktur. Dîn ve an'anelerine sıkı sıkıya merbûtturlar. Binâenaleyh Masonlukla da bir alâkaları yoktur. Zâten o senelerin “Asıl Türkler”i, Farmasonları Zındık olarak görmekte ve Dönmelerle münâsebetten de ictinâb etmektedirler.

Bir Yahûdi-Sabataî şehri olan Selânik'de Masonluğun bunca neşvünemâ bulmasının bir sebebi de, bu felsefenin hem fikrî muhtevâsı, hem de siyâsî hedefleri bakımından dahi en fazla Mûsevîliğe ve Sabataîliğe yakın olmasıdır. Bunlar, Localarda, kendilerini herkesten daha fazla kendi evlerinde hissetmektedirler.

Hâsılı, bunlara ilâve edilecek daha başka âmillerle de, Localar, hassaten Yahûdi ve Sabataîler arasında revâç bulmuş, onların bir nevi karârgâhı hâline gelmişti. Macedonia Risorta bu yapıda olduğu gibi, daha başka Selânik Locaları da mümâsili vazıyetteydi.

“Selânik'de Masonluk moda olmuştu”

1900 senesi civârında “Masonluğun Selânik'de artık moda olması” tesbîti Prof. Paul Dumont'a âiddir. (Dumont / Berktay 2000: 70) O senelerde Localara o kadar rağbet vardı ki Iacovella da bu vâkıayı kasdederek “bir tekrîs çılgınlığı”ndan bahsediyor (2005: 42).

Öyleyse İhtilâl Selânik'inde (1900-1912 devresi Selânik'inde) hangi Localar faâliyetteydi? Cevâbı Prof. Paul Dumont'dan naklediyoruz:

“Selânik masonluğu 1900'den itibaren çok hızlı bir gelişim yaşadı. Yüzyıl başına doğru anlaşıldığı kadarıyla Selânik'te sadece bir loca vardı: İtalya Maşrık-ı Azamı'na bağlı Macedonia Risorta. İtalyan konsolosunun yarı resmi himayesi altındaki bu loca, Jön Türk hareketinin başlıca yataklarından biri olarak bilinir. 1908 devrimi arifesinde durum çoktan değişmişti. Birkaç yıl içinde en az beş yeni mahfil doğmuştu:

- Fransa Maşrık-ı Azamı himayesinde 1904'te kurulan Veritas locası;

- İki yıl sonra İtalya Maşrık-ı Azamı tarafından kurulan Labor et Lux locası;

- Her ikisi de 1907'de kurulan ama biri Yunanistan Maşrık-ı Azamı'na, diğeri İspanya Maşrık-ı Azamı'na bağlı Philippos ve Perseverencia locaları;

- Son olarak da Jön Türk devriminden kısa bir süre önce Romanya Büyük Millî Locası'ndan biraderler tarafından kurulan Steaoa Salonicului locası.” (Dumont / Berktay 2000: 64)

Bunlardan Labor e Lux, Macedonia Risorta'nın âzâ sayısı çok fazla artınca, İtalya Meşrik-ı Âzamı'nın müsâadesiyle, bu Locanın bir kısım âzâsı tarafından 1906'da kurulmuştur. (Iacovella / Altınova 2005: 42-43) Macedonia Risorta'nın âzâlarının kısm-ı âzamı Yahûdi ve Sabataî olduğuna göre, ondan doğan bu ikinci Locanın da Yahûdi-Sabataî ağırlıklı olduğu tahmîn edilebilir. Apak (1958: 36), Labor e Lux'ün Üstâd-ı Muhtereminin “Sento Benjamen birader” olduğunu kaydediyor. Yukarıda, Adliye Nâzırı Manyasîzâde Refîk Bey'in Ağustos 1908'de İngiliz The Morning Post gazetesine verdiği beyânatta, ihtilâlde bilhassa Macdenoia Risorta ile Labor e Lux Localarının müessir olduğunu ifâde ettiğini görmüştük.

Macedonia Risorta'dan doğan bir dîğer Loca, Veritas'tır. Dumont'dan (2000: 65), Veritas'ın 17 Eylül 1904'te açıldığını öğreniyoruz. “Kurucu biraderlerin –Üstad-ı Muhterem İsaac Vita Modiano, Birinci Nazır İsaac Rabeno de Botton, İkinci Nazır Jacob M. Mosseri, Hatip David Joseph Cohen, Kâtip Paul İsaac Modiano ve daha birkaç kişi- hepsi Selânik'in Yahudi cemaatindendi.” Têsîs senesinde 24 olan âzâ sayısı, sür'atle artarak iki sene sonra üç katına çıkıyor ve İttihâdcı İhtilâli senesinde 150'yi aşıyor. Bu âzâların “yarısından fazlasını, Musevi cemaatinin servet sahibi ya da hali vakti yerinde olanları” teşkîl ediyordu. (Dumont / Berktay 2000: 67)

Yukarıda Osmanlı Masonluğunun teşkîlâtlandırılmasında başlıca rol oynıyanlardan biri olarak gördüğümüz David J. Cohen (Apak onun ismini Davit J. Kohen şeklinde yazıyor) Veritas'ın Üstâd-ı Muhteremlerinden biri idi; Meşrik-ı Âzam-ı Osmânî'ye vücûd verildiği esnâda, yerini, kavimdaşı İsaac Rabeno de Botton'a bırakmıştı ve halefi de bu kuruluşda vazîfe almıştı. (Dumont / Berktay 2000: 66, 70-71)

Yine yukarıda, Kâzım Nâmi Duru'dan naklen, Vilâyât-ı Selâse Umûmî Müfettişi (sonradan, 1908-1909'da Dâhliye Nâzırı, 1909-1910'da Sadrâzam) Hüseyin Hilmi Paşa'nın Veritas Locası müntesibi Modiano'ların köşkünde oturduğunu öğrenmiştik. Anlaşıldığına göre, Paşa, onların delâletiyle Veritas Locası'na intisâb etmiştir. Bu Locadaki bir dîğer yüksek rütbeli zâbit de, eski Manastır Vâlisi ve İhtilâl esnâsında III. Kolordu Erkân-ı Harbiye Reîsi Ali Rıza Paşa'dır. (Dumont 2000: 69-70) Apak'a (1958: 38) nazaran, Loca, İhtilâlin daha birçok mühim şahsıyetini barındırıyordu:

“Veritas Locasındaki diğer Türkler meyanında, sonradan Bahriye Nazırı olan Cemal Paşa, Faik Süleyman Paşa, İsmail Canbolat, Modyano [Modiano], Mustafa Doğan, Nesim Mazelyah [Nissim Masliyah], kolağası doktor Faik, sonradan Babı Âli baskınında vurulan Mustafa Necip, sonradan Osmanlı Mebusan Meclisinde Gümülcine Mebusu olan ve benim de yakın akrabamdan bulunan rahmetli Hoca Fehmi Efendi vardı. Talât Paşa ve Naki Bey bu Mahfilde de âza idiler ve burada da vazife almışlardı.

Apak'ın, İTK'nın çekirdek kadrosundan Talât Paşa ile Nâki (Yücekök) Bey'in hem Macedonia Risorta'da, hem de Veritas'da faâliyet gösterdiğine dâir verdiği bilgi şâyân-ı dikkattir. Bunun sebebi, İhtilâli tahakkuk ettirmek için farklı obedayanslara tâbi Localar arasında koordinasyonu sağlamak olsa gerektir. Muhtemelen, bu vazıyette olan başka şahsıyetler de mevcûddu. Meselâ İspanya Meşrik-ı Âzamı'na tâbi olan Perseverencia Locası müntesibi Mehmed Câvid Bey de, Macedonia Risorta'nın çalışmalarına “sık sık iştirâk etmekteydi.” (Iacovella 2005: 39-40) Iacovella, bilvesîle ve Jacques Thobie'nin “Jeunes Turcs et haute finance (Jön Türkler ve Yüksek Mâliye)” başlıklı makalesinden naklen, İTK'nın “beynelmilel yüksek mâliye âlemi”yle münâsebetlerinin (bilâhare, 1909-1915'de Şûrâ-i Âlî-i Osmânî Âmir-i Hâkim-i Âzam Muâvini, 1915-1918'de Meşrik-ı Âzam-ı Osmânî Üstâd-ı Âzamı ve Mâliye Nâzırı) Câvid Bey'in murâkabesi altında olduğu husûsuna da dikkati çekiyor:

“İttihad ve Terakki'nin üyeleri arasında, uluslararası sermaye hareketlerine bağlı sorunların gerçekten bilincinde olan kişilerin sayısı çok azdı. Burada başlıca görev, 1909'dan 1918'e kadar, Cemiyet'in en önemli kişilerinden biri olan Cavid Bey tarafından üstlenilmiştir. Maliye kulislerinde ya da nazırlığında, Müslüman olmuş Selanikli Musevi (dönme), mason Cavid Bey, uluslararası finans piyasasının, özellikle de Fransız, İngiliz ve Alman bankacıların ayrıcalıklı muhatabıydı.”

   2_1 

 Selânikli Cemâatinin ve Macedonia Risorta, Veritas, Perseverencia Localarının iki güzîdesi: Sadrazam Talât Paşa ve Mâliye Nâzırı Câvid Bey… Yüz milyonlarca Türk ve sâir Müslümanın ter ve kanlarıyle yoğrulmuş topraklar üzerinde serpilip gelişmiş altı asırlık çınar, sonunda onu devirecek olan bu gibi Münâfıkların eline geçmişti…