Mustafa Kemâl’in hastalığı, ölümü, cenâzesi 401

-----

Melda Hanım'ın mezkûr tercümeihâlinde dikkatimizi çeken bir başka husûs, kendisinin, Sabataî Cemâatinin târihimizde derin iz bırakmış mensûblarından (yine Düzenin mühim bir şahsıyeti olan Farmason Dr. Adnan Adıvar'la evli) Halide Edip Adıvar ile (daha evvel mêhazıyle berâber naklettiğimiz vechiyle) kendisini, “sapına kadar Kemalist” îlân eden ve bize, Âfet Hanım'ın, “Mustafa Kemal'in, kendisiyle uzun süren mutlu bir ilişki kurduğu tek kadın” olduğunu öğreten (Falih Rıfkı Atay'ın üvey kızı) Prof. Dr. Mîna Urgan'ın talebesi olduğunu vurgulaması… Bu iki isimden Halide Edip, M. Kemâl'in refâkatinde, Mme. Corinne'in Cumartesi salon toplantılarından birine iştirâk edenlerden idi… (Özverim 2007: 33)

Kitabından, kendisi hakkında, birkaç câlib-i dikkat husûs daha öğreniyoruz: O, Mme. Corinne'in küçük kız kardeşi Edith Hanım ile “Selânik doğumlu veteriner hekim Ord. Prof. Dr. Mustafa Santur”un kızıdır. “Edîbe Hanım”, kızının dünyâya gelmesinden sekiz ay sonra kocasından boşanmış ve tekrâr evlenmemiştir… (Özverim 2007: 73) Onlar hakkında, ara başlıklar altında bir nebze bilgiyi aşağıda arzedeceğiz…

Melda Hanım münâsebetiyle üzerinde durmamız lâzım gelen bir başka mevzû, “Atatürkçü Düşünce Derneği”dir. Mme. Corinne'in –bizi hassaten alâkadâr eden- birkaç âile ferdini ve kendisini kısaca tanıttıktan sonra, Melda Hanım'ın Almanya ve Avrupa'da teşkîlâtlanmasına öncülük ettiği, 28 senedir Türkiye'deki adaşına muvâzî sûrette faâliyet gösteren ve el'ân Avrupa'nın 8 memleketinde teşkîlâtlanmış bulunan, sahte vatanperver Doğu Perinçek'in Maocu Kemalist hareketinin nüfûzu altında olduğu ve CHP ile mümâsili Kemalist teşekküllerle de iş birliği yaptığı gözlenen Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu hakkında mâlûmât vereceğiz….

 

2_41 

 

Solda, Melda Özverim'in kitabının (2007 Doğan Kitap baskısının) arka kapağı… Kapakta, Özverim'in resmi ve kısa tercümeihâli ile Erdal İnönü'nün Takrîzinden bir pasaj… Sağda, Özverim'in, Avrupa'ya seyâhat turları tertîb eden bir şirkette rehber olarak çalışan ve bu çerçevede Reşad Ersü ile tanışan Özge Ersu'ya imzâladığı kitabın takdîm yazısı… Reşad Ersü'nün Pâris'de bir otel odasında öldüğünü ve oradaki bir Müslüman mezarlığına defnedildiğini Ersu'dan öğreniyoruz…

***  

Edith Tergiman Santur

Melda Hanım hakkında bilgi verirken, ondan naklen, annesi Edith (Edîbe) Hanım'ın, Veteriner Dr. Mustafa Santur'la evlenip kızı doğduktan sekiz ay sonra boşandığını gördük. Melda Hanım'ın annesi hakkında verdiği şu mâlûmât da oldukça alâka çekicidir:

“Corinne gibi Edith de zeki ve kültürlüydü. Her ikisi de metapsişik, teozofi ve spiritüalizm (ruhbilim) [Uydurmaca “ruhbilim” kelimesi, “spiritualisme” mukābili değildir] konularına meraklı ve bilgi sahibiydiler. Çok kitap okurlardı. Kütüphanelerinde her konuda yazılmış eserler bulunurdu. Edith, yeryüzündeki mevcut dinlerin hepsini uzun uzun incelemiş, bütün dinleri ayrıntılarıyla öğrendikten sonra 23 yaşında Müslümanlığı kabul ederek adını Edibe olarak değiştirmişti.” (Özverim 2007: 24-25)

Peyami Safa'dan yukarıda da naklettiğimiz pasajda, kendisinin 1954'te, “Mme. Coirnne'e Mektuplar” Karacan ile İpekçi'nin Milliyet gazetesinde tefrika edilirken, “sağ olduğunu” öğrenmiştik:

“(Mme. Corinne'in) kız kardeşi Edith ki, sonradan Müslüman olmuş ve Edibe adını almıştır, zeki ve kültürlü, kız kardeşi gibi metapsişik ve teozofi meselelerinde bilgi sahibi bir hanımdır. Sağdır. Ben onu 1926-1927 tarihlerinde tanımıştım, o zamandanberi de görmedim.” (“Takdîm”, Milliyet, 21.11.1954, s. 3)

Melda Hanım'ın hazırladığı âile şeceresinden, Edith Hanım'ın 1900 senesinde doğduğunu, binâenaleyh Mme. Corinne'den 17 yaş küçük olduğunu ve Peyami Safa'nın “Mme. Corinne'e Mektuplar”ı Milliyet gazetesinde neşrinden bir sene sonra, 1955'de öldüğünü öğreniyoruz. 

Mme. Corinne ve âilesi, muhtemelen 1919'da (Melda Hanım maâlesef tam târihi tasrîh etmiyor) Roma'ya hicret ettikleri zaman, yanlarında, tabîatiyle, Edith Hanım da var. Orada Üniversiteye devâm ediyor… (Özverim 2007: 73) Ne tahsîlini yaptığını Melda Hanım'dan öğrenemiyoruz. Kitabında, âilesinin târihi, birçok cihetten noksan kalıyor. O, bütün kitabını, âilesinin samîmî Türk vatanperverleri ve sâdık Kemalistler olduğunu isbât endîşesiyle kaleme almış gibi görünüyor…

Karı-koca Tergiman'lar, 1922 Kasımında Roma'dan İstanbul'a dönüyor, konakları muhâcir Beyaz Ruslar tarafından işgal edildiği ve onu boşalttırmaya muvaffak olamadıkları için, “Kurtuluş, Meyve Sokağı'nda üç katlı bir ev kirâlıyorlar”. “Dr. Luigi Tergiman, 3 Nisan 1923'te enfarktüs geçirerek” vefât ediyor. (Âilenin kabirleri, Feriköy Mezarlığı'nda…) (Özverim 2007: 71, 153)

Edith Hanım, babasının vefâtı üzerine, annesini yalnız bırakmamak için, Üniversite tahsîlini terkedip İstanbul'a dönüyor. Bu sıralarda “Müslümanlığı kabûl ederek Edîbe ismini alıyor”… “Veteriner Hekim Ord. Prof. Mustafa Santur ile” uzun sürmiyen bir izdivâc yapıyor ve Melda Hanım henüz sekiz aylıkken boşanıyor; bundan sonra bir daha evlenmiyor… (Özverim 2007: 74)

“Annem, anneannemle birlikte Beyoğlu'nun modern apartmanlarından Mısır Apartmanı'na taşınmış. Bir süre sonra çalışma yaşamına atılarak Etibank'ta tercüman ve muhabere uzmanlığı görevine başlamış. İki yıl sonra da Ankara'ya atandığı için hep birlikte Ankara'ya taşınmışız.

“Ankara'daki evimiz bahçe içindeydi. […] Evimizin üst katında Alman bir aile otururdu…” (Özverim 2007: 73)

Melda Hanım'dan yine annesinin işe giriş ve Ankara'ya nakil târihlerini öğrenemiyoruz… Kendisi 29 Ekim 1929 doğumlu olduğuna göre, annesi, muhtemelen 1930'da Etibank'da işe başlamış ve 1932'de Ankara'ya tâyîn edilmiş olmalıdır…

Bahçeli güzel bir evleri ve otomobilleri olduğuna, küçük Melda için bir dadı tutup onu ayrıca gündüzleri çocuk yuvasına verebildiklerine bakılırsa, oldukça müreffeh bir hayât yaşadıkları düşünülebilir…