Mustafa Kemâl’in hastalığı, ölümü, cenâzesi 272
Edirne Hahambaşısı Abraham Danon'un, Sabataîler hakkındaki bâzı tesbîtleri
Danon, makalesine, Sabataîler hakkındaki müşâhedelerini de dercetmiştir. Bunların kaynağının, esâs îtibâriyle, (kendisine Sabataî vesîkalarını ileten) Samuel Lévy (Saadi Lévy'nin oğlu) olduğunu ifâde ediyor. Ayrıca, bunlarla, Sabataîleri rencîde etmek gibi bir maksadı olmadığını (“loin de moi l'intention d'en blesser l'amour-propre” –p. 59-), Niebuhr'la aynı kanâatte olarak, kendisinin de, onları, kendilerine hiçbir ayıp, hiçbir kötülük yakıştırılamıyacak şerefli insanlar (“des gens honorables, auxquels on ne peut reprocher rien de blâmable et que rien de mauvais ne peut être rapporté”) olarak kabûl ettiğini vurguluyor.
Danon (ve Samuel Lévy'nin) husûsen alâka çekici ve ibret verici bulduğumuz bâzı müşâhedeleri aşağıdadır:
“2. Dönmelerin İktisâdî vazıyetleri: İçlerinde bir tâne bile dilenci görülmez. Ezkazâ böyle biri olsa, dîndaşları hemen onun imdâdına koşarlar. En azından üç zümreden (Kapanî, Karakaşzâde, Yâkubî) her birinin kendi mensûbları arasındaki bu birlik ve kardeşlik hisleri, Sabatay Sevi'nin ilk sâliklerine kadar çıkar.
“3. Dönmelerin seciyesi: Başlıca kusûrları, müdhîş bir kendini gizleme kabiliyetine sâhib olmalarıdır. Öyle ki (biraz aşağıda bahis mevzûu edeceğimiz 18 Emr'in 16'ıncısının bir lâzımesi olan) bu kabiliyet, tabîatlerinin bir parçası hâline gelmiştir. Hayâtları, nüfûz edilemez bir sır perdesiyle çevrilidir. Hakîkî Müslümanlar karşısında nasıl davranacaklarını çok iyi bilirler. Onların hayât tarzına uymak, dâimâ onların dost halkasında yer almak, alenen onların bütün mezîyet ve kusûrlarını taklîd etmek, zâhiren dâvâlarına hizmet etmek, lâkin kendi derûnlarında Müslüman vatandaşlarından fersah fersah uzak olmak… Bu ne büyük bir vicdân esnekliği, bu ne büyük bir irâde kuvvetidir! (Caractère.- Leur défaut caractéristique est ce don puissant de la dissimulation, qui leur est devenu naturel, et qui est le corollaire inéluctable de la 16e Ordonnance dont il va s'agir plus loin. Leur vie est entourée d'un mystère impénétrable. Ils savent bien se surveiller vis-à-vis des vrais musulmans. Vivre de la vie de ces derniers, être toujours avec eux dans leur intimité, imiter ouvertement leurs qualités et leurs défauts, servir extérieurement leur cause, et pourtant être dans leur for intérieur à mille lieues de leurs concitoyens mahométans, quelle élasticité de conscience! quelle force de volonté!)
“4. Dönmelerle Türkler arasındaki münâsebetler: Dönmeler ile Türkler arasında, görünüşteki dostâne, hattâ kardeşçe münâsebetlere rağmen, saklı bir husûmet, insiyâkî ve karşılıklı bir tiksinti mevcûddur. Türkler, hâllerinde sahtelik olduğunu hissettikleri bu zâhirî Müslümanlardan nefret etmekle berâber, onlarla meşrû zemînde mücâdele edebilmek için lüzûmlu hiçbir maddî delîle de sâhib bulunmuyorlar. (Relations.- Sous ces démonstrations amicales et même fraternelles se cache un antagonisme latent entre Turcs et Deunmeh, une répulsion instinctive et mutuelle. Les derniers sont cordialement détestés par les premiers, lesquels sont obligés de tolérer ces tièdes prosélytes qui, sous le point de vue musulman, sentent le fagot, d'autant plus qu'ils n'ont entre leurs mains aucune preuve matérielle qui puisse justifier une croisade en règle contre les Deunmeh.) […]
“5. Dilleri: Hiç şüphesiz, (Sefarad asıllı oldukları için) uzun müddet Yahûdi İspanyolcası konuştular. (Nitekim ele geçirdiğimiz –duâlar, 18 Emir, bayram takvîmi ve bir şiiri muhtevî- vesîkalar da kısmen bu dilde yazılmıştır.) […] Hâl-i hâzırda ise Türkçe konuşuyorlar ve duâlarını da bu dile tercüme etmiş olsalar gerektir…” (Danon 1899: 60-61)

(Danon 1899: 60)
1897 Pâris Şarkıyâtçılar Kongresi Teblîğ Kitabında, Edirne Hahambaşısı Abraham Danon'un (hassaten Samuel Lévy'ye istinâd ederek) Sabataîler hakkında yaptığı tesbîtlerden ilk dördünün yer aldığı sayfa…
***