Mâhir bir stratejist: Munis Tekinalp veyâ Moiz Kohen -3
|
(http://igc.org.tr/eski/kaybettiklerimiz.php?detay=653&harf=0; 29.4.2018)
En yukarıda, İttihâdcı ve Kemalist Türkiye'nin târihinde ehemmiyetli bir mevkii hâiz olan Yeni Asır gazetesinin sâhibi Şevket Bilgin hakkında İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin sitesindeki tercümeihâl; onun altında, kendisinin, ağabeyinin ve yeğeninin ölüm îlânları; en aşağıda, bir diğer kardeşinin ve oğlunun tercümeihâlleri… Muâsır devir Türkiye târihine istikamet veren Sabataî iktidârına pek bâriz bir misâl… Sînemizde yaşadıkları dört asır zarfında bize temessül etmediler, nihâyette bizi kendilerine temessül ettirdiler. Bugün, Selânik, bütün Türkiye'dir… |
Yazdığı dîğer gazete ve mecmûalar
İstanbul'a yerleştiği 1912 târihinden îtibâren ise, “Yeni Mecmûa, Türk Yurdu, Türkiye İktisâd Mecmûası gibi mecmûalar ile Akşam, Cumhûriyet, Vatan, Hürriyet, Son Posta gibi muhtelif yevmî gazetelerde iktisâdî ve sosyolojik makaleler neşrediyor”, “1914 yılında, iki haftada bir çıkan ünlü dergi İctihâd'da, zamânın politik ve askerî gelişmelerini yazıyor” (Behmoaras 2005: 158), “Falih Rıfkı, Necmeddîn Sâdık, Köprülü Fuad gibi kalem erbâbîle berâber Büyük Mecmûa'nın dâimî muharrirlerinden olarak senelerce çalışıyor”, “İttihâd ve Terakkî Hars Şûbesi'nin yardımîle intişâr eden Türk Derneği, Türk Yurdu gibi mecmûalarda dahi tahrîrî muâvenette bulunuyor” ve 1916 ilâ 1918 senelerinde, –Celâl Sâhir Ozan'ın iştirâkiyle- “İttihâd ve Terakkî Hars Şûbesi'nin organı ve Türkçe, Fransızca, Almanca olarak İktisâdiyat nâmıyle haftalık bir mecmûa” çıkarıyor, bu meyânda İktisâdiyat Derneğinin têsîsine önayak oluyor... (Landau 1996: 409, 373-374)
Dârülfünûn ve CHP'yle alâkası
Bundan mâadâ, “1914 senesinden 1918 senesine kadar İstanbul Hukuk Fakültesi Müderris Muâvinliğinde bulunuyor”. “1945 senesinden 1950 senesine kadar İstanbul Belediye Meclisi Âzâsı sıfatîle hizmet ediyor.” (Landau 1996: 409) 3 Eylûl 1950 Belediye İntihâbâtında ve 2 Mayıs 1954 Milletvekili Seçimlerinde CHP'den namzed oluyor, lâkin, CHP'nin ağır hezîmeti sebebiyle o da seçilemiyor.
Türkiye'yi Almanya saflarında Cihân Harbine sürükleme stratejisi
Ehemmiyete şâyân ilk kitabı, 1914'te (R. 1330), Yusuf Akçura'nın Türk Yurdu Kütüphânesi içinde çıkan Türkler Bu Muhârebede Ne Kazanabilirler? Büyük Türklük. En Meşhûr Türkçülerin Mütâalâatı başlıklı ve 62 sayfalık bir risâledir. Esere makaleleri derc edilmiş dîğer muharrirler Mehmed Emîn Yurdakul, Köprülüzâde Mehmed Fuad, Aka Gündüz, Ömer Seyfeddîn, Dr. Abdullah Cevdet ve Ziyâ Gökalp'dir.
Bu tedkîkinde, o da, aynen kavimdaşı ve kendisi gibi İttihâdcı gazete ve mecmûalarında yazıp çizen Parvüs Efendi (Lenin'in arkadaşı ve 1917 Bolşevik İhtilâlinin mîmârlarından Alexander İsrael Helphand -1867/1924-) gibi (Umûmî Harb Netîcelerinden: Almanya Galib Gelirse, 1914), Osmanlı'nın Almanya saflarında Cihân Harbine katılmasını telkîn etmektedir. Neden? Daha evvel (20 Aralık 2017 - 9 Ocak 2018) Yeni Söz'de intişâr eden “Kemalizm İsrâil'in Kuruluşuna Nasıl Yardım Etti?” başlıklı araştırma makalemizde bahis mevzûu ettiğimiz Vladimir Jabotinsky'yi de hatırlayarak cevâb verelim:
Çünki 1. Cihân Harbinin başlıca müsebbibi olan Gizli-Kuvvetin (ki bu müddeânın isbâtı ayrı bir tedkîk mevzûudur) stratejisine göre, Cihân harbi netîcesinde, (kudretinin başlıca kaynaklarını teşkîl eden “demokratik” Fransa, İngiltere ve ABD'nin rakîbleri) Merkezî İmparatorluklar (Prusya ve Avusturya-Macaristan), (“pogromlar diyârı”) Çarlık Rusya'sı ve (Siyonizmin önündeki büyük mânî) Osmanlı İmparatorluğu tasfiye edileceği için, Osmanlı'nın Îtilâf Devletleri saflarında Harbe iştirâki bu planı bozardı. Bu sebebledir ki İttihâd ve Terakkî Hükûmetinin ve sâir Osmanlı ricâlinin teşebbüslerine rağmen, İngiltere ve Fransa, Türkiye'yle ittifâkı reddetmiş ve –bu strateji düşünülmezse anlaşılmaz kalacak bir sûrette- Türkiye, Almanya saflarına geçmeye zorlanmıştır.





