Kuzey Afrika'da Osmanlı- Haçlı çekişmelerinin perde arkası ve Vadi us-Seyl Harbi-10

-----

<p>&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Sebastian Ocak 1578 tarihinde kararı alınıp şubat ayında ise alenen ilan edilen harp için ordusuna 24 Haziran 1578 tarihinde hareket emrini verir. Sebastian ordunun kurulması için gerçekten çok mesai harcamış olup, yardım bulmak icin gönderilen mektupları taşıyan ulaklar sarayın mermer döşeli koridorlarını tabiri caiz ise aşındırmaktaydılar. Çıkarılan kanuna göre ülke dört bilgeye ayrılır ve her bölgenin 3000 asker çıkartması şart koşulur. Evli ya da bekar denilmeden herkes orduya alınmaktadır. Parası olan zengin takımı serbest kalma akçesi ödeyerek isimlerini listelerden sildirmekte ve hızlıca oradan uzaklaşmaktadır. Yani yine fakir ya da kimi kimsesi olmayan tipler savaşmak için götürülmek zorundadır. Bu kadar çabaya rağmen sadece 9000 asker toplanabilir.</p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;Sebastian bu durum karşısında kara kara düşünürken Albe dükü Alman prensliklerinden ulaşan müjdeli bir haberi kendisine getirir. Gönderilen mektuplar ve yapılan görüşmeler meyvesini vermiştir ve Katolik Alman prensliklerinden 4000 kadar mızraklı Alman askeri tedariki konusunda anlaşma sağlanır. Anlaşmaya göre Almanlar 4000 tüfek her turu araç gereç ve teçhizat sağlanması da kararlaştırılır. Bu anlaşma ile eli biraz daha kuvvetlenen Sebastian, İtalya'dan gelen elçilerin Yahudi bankerlerden kredi sağlandığı haberi ile de yüreği iyice rahatlar.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp; Alman askerler birliklerinden süratle seçilip Hollanda limanlarından 22 gemiye bindirilir ve kısa bir yolculuğun akabinde 14 Mayıs sabahı Portekiz limanlarına ulaşırlar. Katolik olan İtalyan devletçikleri Papa tarafından kutsanmış bu sefer icin 3000 gönüllü asker tedarik ederler. Bur sırada Papa da boş durmaz ve Protestan İngilizler ile savaşan Katolik İrlandalılara gönderdiği askeri birliklerden 600 askeri İrlanda'dan Portekiz'e kaydırır. Sebastian ısrarla İspanya kralı Felipe’den de yardım dilenmekte fakat Felipe’den olumlu bir yanıt alamamaktadır. Bunun üzerine Sebastian adamlarını İspanya kontrolündeki Endülüs ve Kastilya bölgelerine giderek gönüllü adam toplaması icin görevlendirilir. Bu görevliler kısa bir sure zarfında en ücra köylere bile sızarak 2000 kişiyi Portekiz icin savaşmaya ikna ederler. Felipe durumdan anında haberdar olur fakat komşuluk ilişkilerinin zedelenmemesi icin bu olaya sesini çıkartmaz.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">İşler tam olarak da Sebastian'ın istediği gibi gitmektedir. Gerekli yardımlar sağlanmış, erzak ve diğer malzeme ikmalleri tamamlanmış ve gemiler tamamen hazır edilmiştir. Ve en sonunda hareket günü gelip çatmıştır. Amiral Don Diego de Sousa komutasındaki kimi küçük kimi büyük 800-1000 parçadan müteşekkil donama Lizbon limanından harekete geçtiğinde takvimler 24 Haziran'ı göstermektedir. Donanma uğurlanırken yapılan gösteri ve şenlikler ise ayrı bir bahistir. Sefere katılmak icin adını yazdıran askerler savaş sonunda elde edecekleri ganimetlerin hayalini kurmaktadırlar. Hatta ve hatta bu askerler alacakları esirleri bağlamak icin gerekli urganları Portekiz çarsılarından topladıkları icin memlekette urgan kara borsaya düşer.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">27 Haziran'da Lagos’a varan donanma burada durmadan yoluna devam eder ve 30 Haziran ya da 1 Temmuz’da Cadiz Limanı'na demirler. Burada 8 gün 8 gece şenlikler düzenlenir. Bu sırada donamadaki başı bozukluk yüzünden iki gemi Mağribîler tarafından ele geçirilir. 7 Temmuz'da tekrardan hareket eden donanma bir iki gün içinde Tanca açıklarında demirler. Burada Sebastian ile sabık sultan Muhammed Abdullah arasında bir görüşme gerçekleşir. Muhammed Abdullah Portekizlileri kendisi davet etmemiş de onlara yardım ediyormuş gibi davranır. Görüşmenin akabinde oğlu Mevlay eş-Şeyh rehin olarak Sebastian tarafından alıkonulur. Donama 12 Temmuz’da Arzila limanına demirler ve burada askerlerin karaya çıkmasına izin verilir. Aslında bu kadar kısa bir yolun uzatılarak bu kadar uzun zamanda alınması pek çok askerin aşırı dalgalı okyanusta hastalanmasına sebebiyet verir. Karaya çıkıldığında ise bu hastaların iyileşmesi icin beklenilmeye başlanır. Bu sırada ise Abdülmelik'ten yeni bir mektup Sebastian’a ulaşır. Abdülmelik mektubunda kendisini sağduyuya davet eder ve yaptığı bu işin yanlış olduğunu ve sonunun kendisi icin hiç iyi olmayacağını Sebastian’a bir kez daha uzun uzadıya anlatır fakat bunun Sebastian üzerinde bir etkisi olmaz. Bu sırada oradan geçmekte olan bir Fransız seyyah yaka paça Sebastian'ın huzuruna çıkartılır ve ondan Abdülmelik'in durumu hakkında sorulan sorulara cevap vermesi istenir. Fransız Abdülmelik'in ordusunun çok büyük olduğundan bahseder ve sadece 60bin süvari olduğundan fakat piyadeleri sayamadığından bahseder. Sebastian’a göre bunlar sadece abartılı masallardır. O ordusuna tamamen güvenmekte ve kendisinin galip geleceğinden de adı kadar emindir ve orduya eğlencelerin devam etmesini söyler.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">Bu eğlenceler ordunun disiplininin bozulmasına ve savaşma arzusunun da en dibe indirmesine sebep vermiştir. Öyle ki bir gece teftişe çıkan üst rütbeli bir kumandan kendisini tanımayan bir İtalyan asker tarafından tüfekle vurulur ve bir kargaşa ordugâhı kaplar. İspanya kralı Felipe'ye olan biten her şeyi bildirmekle görevli elçi olarak seferde bulunan Juan de Silva gönderdiği bir raporunda Sebastian'ın içinde bulunduğu durumun vahametinden bahseder, kendisinin ordunun kontrolünden yoksun bulunduğunu, ordudaki her kumandanın başına buyruk hareket ettiğinden de yakınır ve sonlarının ölüm olacağını raporuna ekler.<o:p></o:p></span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif;mso-fareast-font-family: &quot;Times New Roman&quot;;color:black;mso-themecolor:text1">&nbsp;27 Temmuz’da toplanan konseyde savaş hali ve ordunun nerede konuşlanacağı, ne şekilde bir yol izleyeceği, nereden ve nasıl saldıracağı konuları tek tek tartışılır. Her kafadan ayrı bir ses çıkmaktadır ve bir karar almak ise uzun sürmektedir. Konseyde sıcak hava, susuzluk ve hastalıklar yüzünden meydana gelen ölümlerle Alman birliklerinin sayısında günden güne bir azalış olduğundan bahsedilir. Durum onu göstermektedir ki, eğer ordu çölde biraz daha vakit geçirmeye devam ederse tek bir Alman askeri bile savaş meydanini göremeyecektir. Ordu karargâhtan ayrılmakta iken bir ulak Abdülmelik'ten gelen yeni bir mektubu Sebastian’a ulaştırır. Abdülmelik mektubunda Sebastian'ın korkusuz bir deli olduğundan bahseder. Kendisinden harp icin herhangi bir yeri seçmesini ister ve ordusunu orada beklemesini tembihler ve ekler “Ben Abdülmelik geliyorum!” ...<o:p></o:p></span></p>