Kuzey Afrika'da Osmanlı- Haçlı çekişmelerinin perde arkası ve Vadi us-Seyl Harbi-10
-----
2023-07-16 00:00:00
<p> Sebastian Ocak 1578 tarihinde kararı alınıp
şubat ayında ise alenen ilan edilen harp için ordusuna 24 Haziran 1578
tarihinde hareket emrini verir. Sebastian ordunun kurulması için gerçekten çok
mesai harcamış olup, yardım bulmak icin gönderilen mektupları taşıyan ulaklar
sarayın mermer döşeli koridorlarını tabiri caiz ise aşındırmaktaydılar.
Çıkarılan kanuna göre ülke dört bilgeye ayrılır ve her bölgenin 3000 asker
çıkartması şart koşulur. Evli ya da bekar denilmeden herkes orduya
alınmaktadır. Parası olan zengin takımı serbest kalma akçesi ödeyerek
isimlerini listelerden sildirmekte ve hızlıca oradan uzaklaşmaktadır. Yani yine
fakir ya da kimi kimsesi olmayan tipler savaşmak için götürülmek zorundadır. Bu
kadar çabaya rağmen sadece 9000 asker toplanabilir.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1"> Sebastian bu durum karşısında kara kara
düşünürken Albe dükü Alman prensliklerinden ulaşan müjdeli bir haberi kendisine
getirir. Gönderilen mektuplar ve yapılan görüşmeler meyvesini vermiştir ve
Katolik Alman prensliklerinden 4000 kadar mızraklı Alman askeri tedariki
konusunda anlaşma sağlanır. Anlaşmaya göre Almanlar 4000 tüfek her turu araç
gereç ve teçhizat sağlanması da kararlaştırılır. Bu anlaşma ile eli biraz daha
kuvvetlenen Sebastian, İtalya'dan gelen elçilerin Yahudi bankerlerden kredi
sağlandığı haberi ile de yüreği iyice rahatlar.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1"> Alman askerler birliklerinden süratle seçilip
Hollanda limanlarından 22 gemiye bindirilir ve kısa bir yolculuğun akabinde 14
Mayıs sabahı Portekiz limanlarına ulaşırlar. Katolik olan İtalyan devletçikleri
Papa tarafından kutsanmış bu sefer icin 3000 gönüllü asker tedarik ederler. Bur
sırada Papa da boş durmaz ve Protestan İngilizler ile savaşan Katolik
İrlandalılara gönderdiği askeri birliklerden 600 askeri İrlanda'dan Portekiz'e
kaydırır. Sebastian ısrarla İspanya kralı Felipe’den de yardım dilenmekte fakat
Felipe’den olumlu bir yanıt alamamaktadır. Bunun üzerine Sebastian adamlarını
İspanya kontrolündeki Endülüs ve Kastilya bölgelerine giderek gönüllü adam
toplaması icin görevlendirilir. Bu görevliler kısa bir sure zarfında en ücra
köylere bile sızarak 2000 kişiyi Portekiz icin savaşmaya ikna ederler. Felipe
durumdan anında haberdar olur fakat komşuluk ilişkilerinin zedelenmemesi icin
bu olaya sesini çıkartmaz.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">İşler tam olarak da
Sebastian'ın istediği gibi gitmektedir. Gerekli yardımlar sağlanmış, erzak ve
diğer malzeme ikmalleri tamamlanmış ve gemiler tamamen hazır edilmiştir. Ve en
sonunda hareket günü gelip çatmıştır. Amiral Don Diego de Sousa komutasındaki
kimi küçük kimi büyük 800-1000 parçadan müteşekkil donama Lizbon limanından
harekete geçtiğinde takvimler 24 Haziran'ı göstermektedir. Donanma uğurlanırken
yapılan gösteri ve şenlikler ise ayrı bir bahistir. Sefere katılmak icin adını
yazdıran askerler savaş sonunda elde edecekleri ganimetlerin hayalini kurmaktadırlar.
Hatta ve hatta bu askerler alacakları esirleri bağlamak icin gerekli urganları
Portekiz çarsılarından topladıkları icin memlekette urgan kara borsaya düşer.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">27 Haziran'da Lagos’a varan
donanma burada durmadan yoluna devam eder ve 30 Haziran ya da 1 Temmuz’da Cadiz
Limanı'na demirler. Burada 8 gün 8 gece şenlikler düzenlenir. Bu sırada
donamadaki başı bozukluk yüzünden iki gemi Mağribîler tarafından ele geçirilir.
7 Temmuz'da tekrardan hareket eden donanma bir iki gün içinde Tanca açıklarında
demirler. Burada Sebastian ile sabık sultan Muhammed Abdullah arasında bir
görüşme gerçekleşir. Muhammed Abdullah Portekizlileri kendisi davet etmemiş de
onlara yardım ediyormuş gibi davranır. Görüşmenin akabinde oğlu Mevlay eş-Şeyh
rehin olarak Sebastian tarafından alıkonulur. Donama 12 Temmuz’da Arzila
limanına demirler ve burada askerlerin karaya çıkmasına izin verilir. Aslında
bu kadar kısa bir yolun uzatılarak bu kadar uzun zamanda alınması pek çok
askerin aşırı dalgalı okyanusta hastalanmasına sebebiyet verir. Karaya
çıkıldığında ise bu hastaların iyileşmesi icin beklenilmeye başlanır. Bu sırada
ise Abdülmelik'ten yeni bir mektup Sebastian’a ulaşır. Abdülmelik mektubunda
kendisini sağduyuya davet eder ve yaptığı bu işin yanlış olduğunu ve sonunun
kendisi icin hiç iyi olmayacağını Sebastian’a bir kez daha uzun uzadıya anlatır
fakat bunun Sebastian üzerinde bir etkisi olmaz. Bu sırada oradan geçmekte olan
bir Fransız seyyah yaka paça Sebastian'ın huzuruna çıkartılır ve ondan
Abdülmelik'in durumu hakkında sorulan sorulara cevap vermesi istenir. Fransız
Abdülmelik'in ordusunun çok büyük olduğundan bahseder ve sadece 60bin süvari
olduğundan fakat piyadeleri sayamadığından bahseder. Sebastian’a göre bunlar
sadece abartılı masallardır. O ordusuna tamamen güvenmekte ve kendisinin galip
geleceğinden de adı kadar emindir ve orduya eğlencelerin devam etmesini söyler.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1">Bu eğlenceler ordunun
disiplininin bozulmasına ve savaşma arzusunun da en dibe indirmesine sebep
vermiştir. Öyle ki bir gece teftişe çıkan üst rütbeli bir kumandan kendisini
tanımayan bir İtalyan asker tarafından tüfekle vurulur ve bir kargaşa ordugâhı
kaplar. İspanya kralı Felipe'ye olan biten her şeyi bildirmekle görevli elçi
olarak seferde bulunan Juan de Silva gönderdiği bir raporunda Sebastian'ın
içinde bulunduğu durumun vahametinden bahseder, kendisinin ordunun kontrolünden
yoksun bulunduğunu, ordudaki her kumandanın başına buyruk hareket ettiğinden de
yakınır ve sonlarının ölüm olacağını raporuna ekler.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:"Times New Roman",serif;mso-fareast-font-family:
"Times New Roman";color:black;mso-themecolor:text1"> 27 Temmuz’da toplanan konseyde savaş hali ve
ordunun nerede konuşlanacağı, ne şekilde bir yol izleyeceği, nereden ve nasıl
saldıracağı konuları tek tek tartışılır. Her kafadan ayrı bir ses çıkmaktadır
ve bir karar almak ise uzun sürmektedir. Konseyde sıcak hava, susuzluk ve
hastalıklar yüzünden meydana gelen ölümlerle Alman birliklerinin sayısında
günden güne bir azalış olduğundan bahsedilir. Durum onu göstermektedir ki, eğer
ordu çölde biraz daha vakit geçirmeye devam ederse tek bir Alman askeri bile
savaş meydanini göremeyecektir. Ordu karargâhtan ayrılmakta iken bir ulak
Abdülmelik'ten gelen yeni bir mektubu Sebastian’a ulaştırır. Abdülmelik
mektubunda Sebastian'ın korkusuz bir deli olduğundan bahseder. Kendisinden harp
icin herhangi bir yeri seçmesini ister ve ordusunu orada beklemesini tembihler
ve ekler “Ben Abdülmelik geliyorum!” ...<o:p></o:p></span></p>